Uzun bir aradan sonra ilk
mülakatını Hürhaber Gazetesi için veren Silivri Belediyesi AKP Grup Sözcüsü
Metin Karakaş, AKP’nin kaybettiği ve CHP’nin kazandığı ilçemizdeki yerel seçim
sürecini “Silivri 29 Mart’ta bir bilinmeyene oy verdi” sözleriyle yorumladı.
Silivri siyasetinin
yetiştirdiği etkinliğinin yaşını aştığı, tecrübesinin zamanın çok üzerinde
seyrettiği en önemli aktörlerden biri… 2004-2009 döneminde Silivri Belediyesi
ölçeğini İBB düzeyinde temsil ve görev noktasında üstlenen isim; Metin Karakaş.
2004 yerel seçimleri
arifesinden sonra ilçe siyaseti, siyasi yaşantısı, Ak Parti iktidarı ile dahil
olduğu belediyecilik serüveninde yaşananlara ilişkin ilk kez Hürhaber İmtiyaz
Sahibi İlhan Uygun’un sorularını samimiyetle yanıtlayan Metin Karakaş’ın
değerlendirmeleri ses getirecek.
“SİLİVRİ SİYASETİ DEDİKODU
ÜZERİNE KURULU”
HÜRHABER: SİZCE SİYASET,
KASABA SİYASETİNİN TANIMI NEDİR?
METİN KARAKAŞ: Çok partili
sistemlerde siyaset eğer seviyeli bir şekilde yapılabilirse, demokrasinin en
güzel göstergelerinden biridir. En iyi siyaseti yapanlar +1 en kötü siyaseti
yapanlar da -1 arasında gidip gelmekte. Kendini çok başarılı gören iktidarlar
da bir takım kırmızı çizgileri aşamadıkları için bu artı ve eksi 1 arasında
gidip, gelmişlerdir. Derin devlet gibi tanımları görüyoruz, deşersek… Siya
partilerin çok rahat bir manevra alanı yok.
Silivri siyasetine
indirgediğimiz zaman da maalesef dedikodu üzerine yapıldığı gerçeği ile
yüzleşmek zorundayız. Siyasi partilerin özellikle sadece seçim zamanı saman
alevi gibi yanıp sahalara çıkıp, seçim sonrası da kapılarına kilit vurduğunu
biliyoruz, yıllardır yaşıyoruz. Siyasete gönül veren insanlarda seviyesinin çok
yüksek olmayışından da Silivri siyaseti hak ettiği yerde değil. Şahsa ve lidere
bağlı oluşumlar ile Silivri’de siyaseti şekillendirmeye çalışıyorlar. Özellikle
son 10 yılda ilçemizde siyaset ya iki yada üç kutuplu halde gitmiştir. MHP ve
DP ara ara araya girmiştir. Sağ ve muhafazakar parti ile sol ve sosyal demokrat
parti arasında, gidip gelmiştir. Şunu da kabul etmek gerekir, seçim
dönemlerinde Silivri’de siyaset çok üst seviyede seyreder.
“BİR ŞEHRİN SİYASETÇİLERİ,
MECLİS ÜYELERİ KALİTELİ OLMAZ İSE ŞEHRİN ŞEKİLLENMESİNDE ÇOK CİDDİ ETKİLERİ
OLUYOR”
Özellikle meclis üyeliklerinin
seçimleri konusunu iyi tahlil etmek gerekir. Türkiye Belediyeler Birliği’nin
son toplantısında bir konuşma yaptım. Çok büyük alkış aldı. Türkiye’nin bir çok
ilinden, her partiden meclis üyelerinin katıldığı bir kesime hitap ettim.
Meclis üyelerini eleştirdim. Seçim zamanı geldiğinde tüm yöresel dernekler
çıkar ve der ki; “Bizden bir meclis üyesi olmaz ise partinizi kesinlikle
desteklemeyeceğiz!” Kimileri de der ki, “Bizim adamımız bu partide yoksa
hepimiz istifa edeceğiz!”… “En büyük meclis üyesi bizim meclis üyemiz”
nidalarıyla seçilen kişiyi meclise uğurlarlar ve özellikle iktidar partisinin
üyesiyle ondan çok şey beklerler. 6 ay sonra ayakları yere basar. Bir şehrin
siyasetçileri, meclis üyeleri kaliteli olmaz ise şehrin şekillenmesinde çok ciddi
etkileri oluyor. Bunun örneklerini vermek gerekirse; meclis üyesi söz ettiğimiz
durumda farklı ilişkileri içine giriyor. Belediye Başkanına baskı kuruyor; iş
alabilmek, yandaşlarını işe aldırabilmek için veya çok farklı durumlarla
ilgili. Böyle bir meclis üyesinin etkisinde yanlış kararlar da alınabilir.
Silivri’de iktidar partisi meclis üyesi kendi hemşerilerini korumak için tarlayı
imara açma noktasında çaba sarf ediyor. İBB olmasa, İlçe Belediye Başkanına
baskı kursa açtırır. Selami Değirmenci döneminde örneğin, oluşan Ortaçeşme, Samsun
Mahallesi, Garden arkası bölgeleri… Buralarda yaşayan pek çok insan benim
tanıdığım, akrabamdır… Çoğunun oluşum nedeni o günün meclis üyelerinin
bastırmasıdır. Tokatlı Mahallesi dediğiniz zaman oluşumuna etkin isim aklınıza
hemen geliyor. Varoş, standart yok. Siyasette de aynı kural geçerli; eğer
kaliteli insanlar yoksa partinizin ömrünün uzamasında veya siyaseti
şekillendirmesinde aynı durum söz konusu. Silivri’de siyasi partilere
baktığınız zaman bu etken kendini çok iyi hissettiriyor. Oysa Silivri’de
siyasete çok emek veren, çok kaliteli insanlar var. Baskılar ve kendilerine
duydukları özgüven noksanlığından dolayı siyaset maalesef +1 ve -1 arasında
gidip geliyor.
“SİYASETİMİZDE BİR MERDİVEN
ALTI İMALAT ANLAYIŞI VAR”
HÜRHABER: SİYASİ OKUL VE
LİDER TANIMINLARI SİZDE NEYİ VE KİMLERİ ÇAĞRIŞTIRIYOR?
METİN KARAKAŞ: Bence son
dönemin gelmiş geçmiş en büyük siyasi lideri Necmettin Erbakan’dır. Siyasette
her zaman Hocam’ı kendime örnek aldım. Siyasette genç ve kaliteli insanların
önünü açmak gerek. Bugün Yalçın Yönet veya Lütfü Vardar benim için
tehlikemidir, tehlikedir. Ama onları bertaraf etmek için çeşitli kumpaslar
içine girsem yarın öbür gün birlikte siyaset yapacağımız kaliteli insan kalmaz.
Abdullah Gül, Necmettin Erbakan’ın karşısına Kayseri’den çıktığı zaman Hocam,
“Ben onu 1. sıra meclis üyesi yapacağım!” dedi. Her dönem Manisa’dan Genel
Başkan Adayı çıkan bir Bülent Arınç’ı vardı Hocam’ın. Her kurultayda çıkar
konuşur, konuşur bir kesim yuhalardı. Hocam, “Manisa 1. sıra milletvekili adayı
Bülent Arınç” derdi. Necmettin Erbakan’ın yetiştirdiği kadrolar bugün
Türkiye’yi yönetiyor. Siyaseten çok büyük bir kazancı var.
Oysa bizim ilçemiz düzeyinde
her teşkilat yönetimi gelecekte kendilerine rakip olacak oluşumları erkenden
ekarte etme çabası içine girmiştir. Siyasetimizde bir merdiven altı imalat
anlayışı var. Zamanı geldiğinde ortaya çıkan. Silivri’de gençlerin siyasete
daha çok ilgi göstermesi ve bu konuda teşvik edilmeleri gerektiğine tüm
samimiyetimle inanıyorum.
“MİLLİ GÖRÜŞ BİR OKULDUR”
HÜRHABER: REFAH, FAZİLET VE
AK PARTİ’DE SİYASET YAPMANIN FARLILIK İLE AYNILIĞI NE SİZE GÖRE?
METİN KARAKAŞ: Düz mantıkla
baktığınız zaman en azından tabela farklılığı var. Bence Milli Görüş bir
okuldur. Çok ciddi siyasetçiler yetiştirmiştir Cumhurbaşkanı, Başbakanımız
gibi. Ama Ak Parti’de çok farklı bir konum var. Dört eğilimi de içinde
barındırıyor. Her siyasi görüşten insanlar var. Başbakanımızın da söylediği
gibi Sosyalist Enternasyonal Kulübü bile Ak Parti’yi davet etmesinin sebebi sosyalistlerin
bile yapmak istedikleri bir çok ideallerinin Ak Parti’nin gerçekleştirdiğini
görmesindeki gerekçelerden dolayıdır.
Saydığınız tüm partilerin
ortak noktası ise teşkilat ve çalışmalarına son derece önem vermesidir.
Teşkilatın iç yapılandırmalarında da otokontrol işler. Belediyeler için de aynı
durum geçerlidir. Bir karar ilçe başkanının inisiyatifine bırakılmaz. Veya il
bir karar alacağı zaman ilçe başkanlarına mutlaka danışır. İlçe başkanları da
kendi yönetimleri ile mahalle temsilcileriyle değerlendirmede bulunmadan karar
vermez. İstişare dediğimi olgu çok fazla ön planda tutulur. Ak Parti Hükümet
kuran bir parti aynı zamanda 7 yıllık bir zaman diliminde tek başına iktidar
olan bir siyasi oluşum. Bu açıdan da Refah ve Fazilet’ten çok farklı
seyrediyor. Dört eğilim içerisinde olduğu gibi de, ülke sorumlulukları
içerisinde de hareket etmesi gereken bir konumda. Refah Parti’si kısmen iktidar
oldu, Fazilet Partisi hep muhalefetteydi.
“UĞRADIĞIM EN HAKSIZ ELEŞTİRİ
ŞABAN DİŞLİ OLAYIYDI”
HÜRHABER: SİYASİ HAYATINIZDA
ALDIĞINIZ EN HAKSIZ ELEŞTİRİ SİZCE NEYDİ? SİZİ EN ÇOK GURURLANDIRAN BAŞARINIZ
NE?
METİN KARAKAŞ: Siyasi
hayatımda aldığım en haksız eleştiri Şaban Dişli olayıydı. Hem Devlet
Hastanesi’nin yapılması noktasında, hem de orada kanayan bir yara vardı,
bataklığın, sinekliğin kurutulması bakımından çok doğru bir adım atıldı. Hem de
orada bir türlü ne olacağı belli olmayan bir arazi vardı. Buradaki plan
kesinlikle ne Şaban Dişli ne de bir başkasının müdahalesiyle değil tamamen
bizim kontrolümüzde gelişti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden de oybirliği
ile geçti. Kamu menfaati korunmuştur ve Silivri de bunu çok yakınen biliyor.
Fakat bir evraktan dolayı bizi de bu işin içine çektiler. Sabahlara kadar
uyuyamadığım anlar oldu. Ağlamayı çok seven bir insan olmama rağmen
çocuklarımın yatağının başucunda göz yaşları döktüğümü biliyorum. Taa ki Kemal
Kılıçdaroğlu’nun katıldığı televizyon programında konuşana kadar. Aklımdan
geçen her şeyi Kılıçdaroğlu’na söyledikten sonra bu konuda çok rahatladım. Ama
beni en çok üzen konulardan biri buydu?
“GURURUM, SİLİVRİ’YE
KAZANDIRDIKLARIMIZ”
En çok gururlanmamı sağlayan
konu 5 yıl boyunca belediyecilikteki ekip başarımızdır. Çünkü bir çok siyasi
partinin, belki sadeci bir hizmeti bile yapıp 5 yıl boyunca pazarlama
noktasında gidebileceği konuların çok üstünde farklı bir performans gösterdik.
Bunda benim de payım varsa ciddi şekilde gurur duyuyorum. Bizim belki de en
büyük hatamız da burada oluştu. Devlet kademelerinde bir bina tamamlanıp, 1,5
yıl içinde hizmet vermeye başlayacak. Devlet Hastanesi, Adliye, Belediye
Binası, okullar ve diğer yatırımlar… Gerçekleştirdiğimiz projelere bakınca
devletin kendi oligarşisi içinde bunların kararlarını aldırmak ve tamamlayarak
hizmete açmanın ne kadar zor bir süreç olduğu göz ardı edilmemeli. Biz ekip
olarak siyasi mekanizmalarımızı çok iyi kullanarak, gerekse de Belediye
Başkanımız Hüseyin Turan ve diğer ekip arkadaşlarımız ile birlikte olayları
birebir takip ederek çok ciddi hizmetler getirdik. Hatta 6 ay sonra yaptığımız
hizmet o kadar gölgede kalıyordu ki, başka beklentiler konuşulmaya
başlanıyordu. 2004-2009 yerel yönetim döneminde Silivri’ye gerçekleştirdiğimiz
hizmetler, gurur duyacağım en önemli tablo. Silivri’ye bir şeyler verdiğimize
inanıyorum.
“SİLİVRİ’DE BAŞKAN YARDIMCILIĞIM KADAR, İSTANBUL’DA DA İMAR KOMİSYON BAŞKAN YARDIMCILIĞI GÖREVLERİMDEKİ HİZMET İLE GURUR DUYUYORUM”
HÜRHABER: SİLİVRİ BELEDİYESİ
DIŞINDA İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NDE İMAR KOMİSYON BAŞKAN YARDIMCILIĞI
GÖREVİNİ ÜSTLENDİNİZ. BURADA HANGİ ÇALIŞMALARDA YER ALDINIZ?
METİN KARAKAŞ: İBB’de çok
önemli çalışmalara imza attık. İlk defa İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin
1/100000’lik planını yaptık. CHP buna da onay vermedi. Şu anda Silivri Belediye
Başkanı Özcan Işıklar’ın gururla anlattığı ilçemiz ile ilgili 1/100000’lik
plana CHP onay vermedi. Ben bu çalışmaların mutfağında görev yapan insanlardan
biriyim. İstanbul’da parsel bazında bir çok tadilatlar yapıldı. Bu sistemin
getirmiş olduğu bir olaydı. Şu an 39 daha önce 32 ilçede alınan her imar kararın
İBB İmar Komisyonu’nca görüşülmesi, onaylanması veya ret edilmesi gereken bir sürece
var. Her belediyeden yılda 50 tane karar gelse 1500-2000 adet dosya anlamına
geliyor. Bunlar bir tarafa. Önemli olan İstanbul Anayasası’nın nasıl kurulabildiği.
Ve ilk defa bir siyasi irade 5216 sayılı yasadan aldığı yetki ile birlikte 1/100000’lik
planı yapmıştır. Bu da İstanbul’un dünya ölçeğinde algılanabilirlik noktasındaki
rolünü ortaya koydu. İstanbul’un 2010 Avrupa Kültür Başkenti olması, İstanbul’dan
sanayinin arındırılması (Çerkezköy ve Adapazarı, Bilecik, Kocaeli, İzmit’e
gidecek büyük sanayiler, orta ve küçük ölçekler İstanbul’da kalacak), tarihi
değerlerin ön plana çıkartılması bu plan dahilinde işlendi ve gerçekleşecek.
İlk defa bunların İstanbul Mastır Ulaşım planları yapıldı. Bu çok önemli. Raylı sistemle İstanbul nasıl birbirine bağlanır, bunların entegrasyonu nasıl sağlanır bunlar belirlendi. İstanbul tarihi yarım adasının ilk defa bu dönem planı yapıldı ve uygulama noktasında ciddi adımlar atıldı. Özellikle Balat tarafında bir çok tarihi bina restore edilmek suretiyle kültürel bir kazanıma dönüştü. İstanbul gerçek kimliğini bizim komisyonunda olduğumuz yapıda siyasi iradenin tavrıyla kazandı. Ve bundan Silivri olarak bizler de payımıza düşeni aldık. Bakın Mart 2008 Meclis Kararlarına Silivri Planlarıyla 1/100000’lik planlar aynı anda işlenmiştir. Çünkü Silivri’de şu anda yürürlükte olan 1/5000’lik planı 1/100000’likteki planlardaki ana öçlüklerle entegrasyonu sağlanarak hazırlandı. Bir havaalanı nereye yapılacaksa Silivri’yi biz ona göre şekillendirdik. Konutu, ticaret alanı bunlara göre düzenlendi. Benim en ciddi görevim İstanbul ve Silivri’nin bu 1/100000’lik planlarında çalışmaktır. Yoksa yol, bina, köprü yaparsınız, doğalgazı getirirsiniz ama 50 yıl sonra bunların bir önemi kalmaz. Silivri’de Başkan Yardımcılığı yaptığım dönemdeki hizmetler kadar, İstanbul’da da İmar Komisyon Başkan Yardımcılığı görevlerimdeki hizmet ile gurur duyuyorum.
“SİYASETE GİRİŞİM EN DERİN
PİŞMANLIĞIMDIR, BU SÜREÇTEKİ HİZMET KAZANIMLARI EN BÜYÜK MUTLULUĞUM”
HÜRHABER: AKTİF SİYASET
HAYATINIZDAKİ EN DERİN PİŞMANLIK İLE EN BÜYÜK MUTLULUĞUNUZ NELER?
METİN KARAKAŞ: Siyasete ilk
girdiğim gün en derin pişmanlığımdır. Çünkü bir uyuşturucu gibi bizi içerisine
çekti. Okuldaki öğrenciler gibi bizler de siyasette bilgi ve tecrübe kazandık.
Enerjimi faklı yerlerde harcasaydım diye çok düşündüm, çünkü çok iyi bir
öğrenciydim. Burada Numan Kurtulmuş’un hakkını teslim etmek istiyorum o zamanki
İl Başkanımızdı. Beni adeta siyasetin içine
ittiler.
En büyük mutluluk da her
halde siyasete girmenin verdiği pişmanlık karşısında bugün yaptığımız
hizmetlerdir. Siyasette bir şeyler verebildiğime inanıyorum.
“KARDEŞİM OLMASA SİYASETİ
ÇOKTAN BIRAKMIŞTIM”
HÜRHABER: İNSANLAR SOKAKTA
BİR SİYASETÇİNİN VERDİKLERİNDEN ZİYADE ALDIKLARIYLA İLGİLENİYORLAR. BU
GAZETECİLİK İÇİN DE GEÇERLİ. SİYASETTEN MADDİ OLARAK BİR KAZANCINIZ OLDU MU?
METİN KARAKAŞ: Kesinlikle hayır. Kardeşim olmasaydı ben siyaseti çoktan bırakmıştım. İkimizin ortak olduğu MEYKA isminde bir şirketimiz var. Ben hayatım boyunca 1999 senesinin Ekim ayını unutamam ve o dönemde çektiğim maddi sıkıntıları. Kurulu bir düzeniniz veya arkanızda çok sağlam bir insan yoksa siyaset yapmanız, rahat hareket etmeniz çok zor. Belediyecilikten sora ticari hayatta bocalamayışımın nedeni de kardeşim ve kurmuş olduğumuz ilişki. Hiçbir resmi kurumla Askeriye dışında iş yapmadık. Bütün işlerimiz özel sektörle ilgili. Şu anda da hamdolsun ticarette iyi bir seviyedeyiz, gelir düzeyimiz de normalin biraz üzerinde. Şunu da belirteyim yeri gelmişken, hayatım boyunca kimsenin üzerine mal varlığı yapmadım, eşim dışında. Mal varlıklarımızı eşimin üzerine veya ortak olduğumuz şirket üzerine yapıyoruz. Orta ölçekli bir ailenin mal varlığı kadar mülkümüz vardır. 2-3 tane arsa, bir kooperatif, bir de oturduğum dairem var. Ayrıca bürom. Birader ile birlikte birer arabamız. Bunun dışında başka bir tapu kaydımız yok. Normal bir aile gelirinin biraz üzerinde yaşam standardımız var.
“ÇOK BÜYÜK İNSANLARIN SİYASETTE DE BELEDİYEDE DE NE KADAR KÜÇÜLDÜĞÜNÜ GÖRDÜM”
HÜRHABER: ÇOK FAZLA ŞEY
BİLİP, BUNLARI PAYLAŞMAK İÇİN İNANILMAZ BİR İSTEK DUYARKEN SESSİZ KALMAK NASIL
BİR ŞEY?
METİN KARAKAŞ: 22 yıllık
siyasi hayatımda o kadar çok şey gördüm ki, hepsi birer tecrübe olarak benim
hayatıma girdi. Ama tüm bunları bir gün kitap haline getirip yazmayı
düşünüyorum. Şimdilik günlük tutuyorum… Karar alma aşamalarında da bulunduğum
içi bir çok şeyi biliyorum… Bu bir şifre olsun; Çok büyük insanların siyasette
de belediyede de ne kadar küçüldüğünü gördüm! Büyükşehir daha da iyi gördüm.
Çok büyük, önemli görevlere talip olan siyasetçi veya işadamlarının kişisel
çıkarları için ne kadar küçülebildiğine şahit oldum. Yazacağım kitabın reytingi
açısından da bu bilgileri bir süre daha sır olarak tutmaya devam etmem lazım.
KARAKAŞ’I ŞOK EDEN SEÇMEN
İSTEĞİ
HÜRHABER: UNUTAMADIĞINIZ BİR
SİYASİ ANINIZI BİZİMLE PAYLAŞIR MISINIZ?
METİN KARAKAŞ: Seçim zamanı
yaptığımız ziyaretlerde malumunuzdur herkes bir şeyler ister. İş, eşya, hizmet…
Bir grubun içerisindeydim, yanlış hatırlamıyorsam birkaç meclis üyesi
arkadaşımız da yanımdaydı. Bir kadın söz aldı, “Başkanım ben senden bir şey
isteyeceğim” dedi. Ne isteyeceğini sordum, “Çocuk istiyorum” dedi. Herkes önce
bir şaşırdı. Nasıl diye sordum, çok da rahat konuşan bir bayandı dedi ki “Benim
çocuğum olmuyor, eşimle aramızda problem var. Bana söz verir misiniz bu konuda
yardımcı olmaya ben size oy vereceğim!” İster oyunu ver istersen de verme bu
konuda gereken tedavi için yardımcı olacağımı demiştim. Çünkü çocuk özlemlerini
gerçekten çok duygusal bir biçimde bizimle paylaştı. Nitekim seçimi kaybettik ama
ben notumu almıştım bir de beşik isteyen bir aile vardı. İkinci istek hemen
çözüme kavuşturuldu tabi ama bebek özlemi çeken çiftimize seçimlerden sonra ulaştım
ve İstanbul’da özel bir hastaneye yönlendirdik onları. Üç aylık bir tedavi
yapıldı ama yine sorun çıkmış.
HÜRHABER: ÇOK İSTEDİĞİNİZ,
ÇALIŞTIĞINIZ VE BAŞARAMADIĞINIZ ZAMAN NE HİSSEDERSİNİZ?
METİN KARAKAŞ: Böyle bir
durumla karşılaşmadım. Çok istemek ve çalışmak zaten otomatik olarak başarmayı
getirir.
“SİLİVRİ 29 MART’TA BİR BİLİNMEZE
OY VERDİ”
HÜRHABER: 29 MART YEREL
SEÇİMLERİNİ KAZANMAYI ÇOK İSTEDİNİZ ÇALIŞTINIZ AMA BAŞARAMADINIZ?
METİN KARAKAŞ: O insanların gönlüne girmekle ilgili bir durum. Nerede eksik kaldığımızı, kazananların bizden üstün tarafı neydi bunun sorgulamasını yaptım tabi. Her alanda doğru iş yaptığımıza inanıyorum. Stratejilerimizi doğru oluşturduğumuzu da düşünüyorum. Ama demek ki Özcan Işıklar bizden daha çok çalıştı ki seçimi aldı. Ama ben Işıklar’a şunu da söyledim; ‘Sakın ola ki ‘çok karizmatik biriyim’ diye insanlar sana oy verdi sanma. Sakın ‘çok ciddi projelerim vardı’ deme. Çoğu uçuk projeydi. Gerçekleştireceğine inanıp da insanlar sana oy vermedi. İnsanlar bir bilinmeze oy verdi. Genel siyasetle de doğru orantılı Ak Parti’ye karşı durdu bir kesim. Bizim kırdığımız şahsım veya Hüseyin Başkan’a karşı oluşan tepkiden dolayı CHP’ye oy verenler oldu. Bu oylar bir kuşun iki kanadı değil, kuş tüyü gibidir, bir rüzgarla bu oyların hepsi kaçar gider. Ak Parti olarak fazla bile oy aldık. Farklı kutuplardaki oyların son 10-15 günde birleşeceğini hesap edemedik. Seçimin kaybedildiğini son 10 günde hissettik. Seçimin sonucunu kişilere mal etmek kesinlikle çok yanlış.
“SİLİVRİ AK PARTİ İLE KİMLİK
KAZANDI”
HÜRHABER: SİLİVRİ AKP
İKTİDARIYLA NE KAZANDI?
METİN KARAKAŞ: Silivri bence
Ak Parti iktidarıyla kimlik kazandı. Silivri’ye bir rol biçildi. Silivri’nin
üniversiteler şehri olacağı kararı Özcan Işıklar daha siyasette ki yerini
almamışken alındı. Teknoloji alanları da aynı şekilde çoktan belirlenmişti.
Bugün sadece bunları tamamlama noktasındayız. Pişirilmiş bir yemek var, servis konusunda
bugünkü iktidar başarı gösterebilirse zaten Silivri’nin hiçbir problemi kalmayacak.
Silivri Ak Parti’yle ne kazandı diye sorduğunuzda ne alt yapı, ne üst yapı, ne
adliye, belediye binası veya hastaneyi söylemem. Planlama ölçeğinde Silivri’nin
en az 100 yıllık perspektifi ortaya kondu. Teknik eleman olmam asabiyle belki
bana göre planlama Silivri’ye sağladığımız en önemli kazanımdı.
“BENCE AK PARTİ DEĞİL SİLİVRİ
KAYBETTİ!”
HÜRHABER: AKP SİLİVRİ’DE NE
KAYBETTİ?
METİN KARAKAŞ: Bence Silivri
kaybetti. Çünkü Ak Parti iktidarının bir dönem daha kalıp, yarım projelerimizi
tamamlamamız gerekiyordu.
HÜRHABER: SİLİVRİ
BELEDİYESİ’NİN ÇALIŞMALARINI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ? SİLİVRİ’Yİ ÖNÜMÜZDEKİ
4 YIL NELER BEKLİYOR?
METİN KARAKAŞ: Bu konuda
konuşmak için daha 1-2 yıla ihtiyacımız var. Ama 8 aylık zaman çok basit
projelerle kaybedildi.
HÜRHABER: İBB, SİLİRVİ’DE AKP
KAYBETTİ DİYE HİZMET DESTEĞİNİ KESECEK Mİ?
METİN KARAKAŞ: Kesinlikle
böyle bir şey yok. Gelmeden önce İstimlak Daire Başkanı ile dere
etrafındaki istimlak bedelleri konusunda çata çat münakaşa ediyorduk. Çünkü çok
cüzi paralar teklif etmişler; dairelere 40 Bin TL, dükkanlar için 100 Bin TL
gibi. Bizim konuştuğumuz rakamlar vardı; Daireler için 100 Bin TL, iş yerleri
için 250-300 Bin TL gibi. Bununla ilgili bir basın açıklamamız da olacak. Şu
anda satmaya kalksalar kimse almaz. İBB’nin maddi yönden yaşadığı sıkıntı da
teklif edilen fiyatlara yansımış görünüyor. İstimlak şu anda artık Bakanlar
Kurulu kararıyla yapılıyor.
YARIN DEVAM EDECEK…
- Silivri siyasetinin geçmişteki en önemli beş
aktörü kimler sizce?
- Siyasetimizde gelecek vaat eden beş ismi de
bizimle paylaşır mısınız?
- Sizi AK Parti’nin ilçe başkanı olarak görecek
miyiz?
- Silivri’ye İBB açısından bakma imkânınız oldu
geçtiğimiz dönem İmar Komisyonu Başkan Yardımcısı olarak. Silivri,
Büyükşehir düzeyinden bakılınca nasıl görünüyor?
- Çok kısa bu olay ve isimlerin size
çağrıştırdıkları; Seymen Villaları, Safahat, Kipa, Kültür Merkezi, Kemal
Kılıçdaroğlu, Yetkin Çavdar, Hüseyin Turan, Selami Değirmenci…
- Kiptaş hakkındaki iddialar hakkında açıklama…
- Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?






