MHP İl Başkanlığı İstanbul Sefaköy'de Radisson Otel'de düzenlediği toplantıda 3. seçim bölgesi mahalle , köy muhtarları ve basın mensuplarıyla bir araya gelerek karşılıklı görüş alışverişinde bulundu, muhtar ve basın mensuplarının sorunlarını dinledi. Toplantıya TBMM Başkan Vekili ve MHP İstanbul Milletvekili Meral Akşener, MHP Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyeleri, MHP İstanbul İl Başkanı İhsan Barutçu ve İl yöneticileri, MHP Silivri İlçe Başkanı Şenoğlu Türkyılmaz ve yöneticileri, Muhtarlar Derneği BaşkanıFenerköy Muhtarı Muharrem Eren’in yanı sıra toplam 201 Muhtar ve 27 basın mensubu katıldı.
BARUTÇU: İSTANBUL
KAOS ŞEHRİNE DÖNÜŞTÜ
Toplantıda ilk söz alan MHP İstanbul İl Başkanı İhsan Barutçu yaptığı açılış konuşmasında davetlilere seslenerek bölgeleri ile ilgili muhtarların düşüncelerini almak istediklerini belirtti. İstanbul'un bir kaos şehrine dönüştüğünü ve bu kaos şehrinin mimarının AKP iradesinin olduğunu, trafik çilesinin büyüyerek sürdüğünü dile getiren Barutçu, yaşanan sel felaketinde vatandaşların yaşadığı mağduriyeti hatırlattı. İstanbul'un şehir olarak yaşananları hak etmediğini söyleyen MHP İstanbul İl Başkanı, burayı yönetecek iradenin tarihiyle barışık olması gerektiğinin altını çizdi. Din hortumcularını da sert bir dille eleştiren Barutçu, yaşanan olumsuzluklardan dolayı yöneten zihniyeti suçladı.
"BU GİDİŞATA BİRLİKTE
DUR DİYELİM"
"Ortak kaygılarımız üzerine ortak eylem projesi ve planı gerçekleştirildiğinde bizim yönetenler mutlaka sesimize ve uyarılarımıza kulak verecektir. Eksik bıraktıkları bir şeyi yapmak durumunda olacaklardır. Mahalli seçimler geldiğinde bunlar yeniden değerlendirilip bizler de talip olduğumuz 39 ilçemize ve Büyükşehir'imizde de MHP olarak eksik bıraktığımız bazı problemleri çözmek üzere var olacaktır. İstanbul'a yakışan bir kent kimliği oluşturmak için var olacaktır. İstanbul MHP İl Başkanlığı, siz kıymetli muhtarlar ve basın mensuplarıyla ilçe nezdinde ve benzeri organizasyonlarla birlikte hareket etmeyi planlıyoruz. Eğer bu gidişattan rahatsızsanız, memnun değilseniz, bir çözüm arıyorsanız MHP'nin gönlü ve kapısı hepinize açık. Bu problemlerin üstesinden birlikte gelelim. Hem gönül hem eylem birliği içerisinde olalım. Muhtarların problemlerini bilmekteyiz. TBMM Başkan Vekilimiz Meral Akşener Hanımefendi sizlerin problemlerini meclise kadar taşıyıp çözüm noktasında gayret sarf ettiğini bilmektesiniz. Talep ve isteklerinizi karşılamaya her zaman hazırız.
"SORUNLARININ
ÇÖZÜMÜ NOKTASINDA
BASININ YANINDAYIZ"
Yerel basınımızın da yaşadığı sıkıntıları bilmekteyiz. Giderek tekelleşen bir yargı basını ile yerel basınımız yeterince hizmet veremez duruma gelmiştir. Bu dertlerinizin çözümü noktasında ben sizlerle beraberim. Bugün beraberim, tek başımıza iktidar olduğumuzda da beraber olacağımızı taahhüt ediyorum. " şeklinde konuştu.
DİDİNMEZ: PROBLEMLERİ SİZ
MUHTARLARIN GÖZÜYLE
BİZE AKTARILMASINI İSTEDİK
Teşkilatlanmadan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bülent Didinmez, Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin selamını ileterek başladığı konuşmasında en önemli yönetim biçimi olan demokrasiyi tanımlayarak ülkemizde uygulanan seçim örneklerin başında en güzeli muhtarların seçimi olduğunu belirtti. Bundan dolayı görevlerinde çok önemli bir misyon yüklendiklerini anlatan Didinmez, bazı problemlerin muhtarlar gözüyle kendilerine aktarılmasına binaen karşılıklı olarak toplantının düzenlenmesi icap ettiğini söyledi.
"ONURLU MUHALEFET
ÖRNEĞİNİ DÜN, BU GÜN
VE YARIN DA
MUHAFAZA EDECEĞİZ"
MHP'nin olaylar karşısında genel tavrına değinen Didinmez, TBMM'inde kavgacı bir üslup yerine yapıcı, katkı sağlayıcı ve onurlu bir muhalefetin örneklerini koyma kararlılığını dün muhafaza ettiğini, bu gün ve yarın da bunun gereğini yapacağını belirtti.
"MİLLİ DEVLETİN ÜNİTER
YAPISINI ZARARA
UĞRATMAYA ÇALIŞANLARIN
KARŞISINDAYIZ"
Ülkenin lehine olacak yasal düzenlemelerde bu katkıyı sağlayan MHP'nin ülkenin ve milletin beraberliğinin milli devlet, üniter yapının hasara ve zarara uğratılacak, Cumhuriyetin temel niteliklerine saldırıları ifade edecek tasarılar, teşebbüsler ya da uygulamaların gündeme geldiğinde bunların şiddetle karşısında olduğunu ifade etti. Didinmez, bunun en güzel örneğinin sözde açılımın olduğunu söyledi.
"HERKESİN YAPACAĞI KATKI,
TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN
DEĞERLERİNE SAHİP ÇIKMAK"
Konuşmasına son verirken bir çağırıda bulunan Didinmez, muhtarlara şöyle seslendi: "Siyasi görüşünüz ne olursa olsun, yaklaşımınız nasıl olursa olsun, ülke çıkarları noktasında durulması gereken noktada durmak suretiyle, ihtiyaçların istismarına dayalı iradenin ipotek altına alındığı bir siyasi tavır yerine gönlüyle, beyniyle, olup bitenleri objektif değerlendirmeyle yaşaması gerekin Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun milleti olduğu gerçekten hareketle herkesin ama herkesin bu ülke için yapabileceği az ya da çok şey olduğunun farkında olarak diyoruz ki, bu ülke bize çok şey veriyor, bu millet bize çok şeyler verdi. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilelebet yaşayabilmesi için de herkesin yapacağı katkı onun değerlerine sahip çıkmak, götürülmek istendiği yanlış yerlere götürülmemesi için de birey olarak var olan tek hakkını, iradesini millet değerinde kullanmasını gerekliliğini ifade ediyoruz."
AKŞENER: İKTİDAR VE
MUHALEFET ARASINDAKİ
REKABET ETTİRME
ANLAYIŞINI KAYBETMİŞSİNİZ
TBMM Başkan Vekili ve İstanbul Milletvekili Meral Akşener söz alarak, toplantıda tüm konuşulanları Genel Merkez'de değerlendireceklerini söyledi. Silivri ve Çatalca köy ve mahallelerini tek tek gezdiklerini, onlarla ilgili ihtiyaç listelerini belirlediklerini anlatan Akşener, önce Ankara'da Bakanlarla, daha sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İSKİ Genel Müdürlüğü ile görüştüklerini belirtti.
Mahalle muhtarları çerçevesinde bir baskı grubu oluşturulamadığını dile getiren Meral Akşener, sözlerine şöyle devam etti: "Demokrasiyi tarif ettiğimiz zaman parlamenter demokraside önce bir iktidar olur, sonra muhalefet partileri olur. İktidar partisini seçmen yani siz seçerken dersiniz ki, 'Bizi yönet, bize hizmet et.' Muhalefet partilerine de dersiniz ki, 'İktidarı denetleyin, bizim avukatlığımızı yapın.' Beş yıl (2002-2007)yılları arasında ara verip tekrar seçildiğimde bu bölgeye geldiğimde o rekabet duygusu ortadan kalkmış. İktidar partisinin milletvekillerine ulaşmak zor olur. İşleri çoktur. Muhalefet partisi milletvekilleri değer verip mahallelere, sivil toplum örgütlerine ve yerel basına değer verdiği taktirde doğal olarak iktidarın ulaşılamayan Genel Başkan Yardımcısı, Bakanı, milletvekili o alanlara yeni baştan ulaşmaya çalışır. Bu böyle bir mekanizmaydı. Ben döndüğümde bu ilişki biçiminin bozulmuş olduğunu gördüm. Rekabet ettirme anlayışını da siz kaybetmişiniz. İlgili Bakana götürdüğüm zaman iktidar partisi milletvekilleri size ilgilendi mi? İlgilendi. Birebir görüşmelerde iktidardan ürken muhtarlar için konuşmuyorum, dernek başkanlarıyla karşılaştık. Silivri ve Çatalca'da iktidarla bu ilişkileri yavaş yavaş kurmaya çalışıyoruz. Siyaset, insana değer vererek, oy isteyerek, iletişimi doğru kurarak yapılan bir iş olduğu için sonuç itibariyle sandığa kim gider ne yapar o ayrı bir şey. Rekabet ettirme anlayışını geriye götürmüşüz, onu canlandıracağız.
"YEREL BASINLA İLGİLİ
TEKLİFİ CANLI TUTMALIYIZ"
Anamuhalefet partisi milletvekili yani iki ayrı partide görev alıyor olmamıza rağmen Ferit Mevlüt Aslanoğlu'nun yerel basının iyileştirmeye yönelik verdiği önergeyi her gittiğim yerde anlatmıştım. Bu konuda bir kamuoyu oluştu ve muhtarlarla ilgili de olduğu gibi dolayısıyla bir rekabet oluşsun iktidar partisi de bu teklife 'evet' desin diye uğraştık fakat 'evet' denmedi. Ama bu teklif canlı tutulduğu takdirde bu manada bir talep zinciri oluştuğu takdirde bizimkiler ret edilir ama iktidar partisinden bir başka arkadaşımız verir biz de ona destek veririz sonuç olarak esas olan sizin işiniz görülmüş olur.
"MUHTAR MAAŞLARI
İLE İLGİLİ BİR
KANUN TEKLİFİ VAR"
MHP Milletvekillerinin muhtarların maaşları ile ilgili bir kanun teklifi var. Fakat bu teklif henüz gündeme alınmadı. Grup Başkanlarımız iktidar partisi grup başkanlarıyla bir araya gelerek kanun teklifinin öne gelmesi için bir uzlaşma ile çıkması konusunda görüşmeler yapmaya devam ediyor. İnşallah öne alınır ve meclis gündemine alınır.
"BİZİ SOPA
OLARAK KULLANIN"
Sizin rahat etmenizin yolu rekabet, meclisin işleyişi de rekabet. Mesela durumunuz 20 milletvekili fazlasıyla tek partili iktidar olsa durumunuz daha rahat olurdu ama 50 milletvekili fazlasıyla bir iktidar bir ülkeyi yönetiyorsa seçmen, sivil toplum örgütleri, muhtarlar ve yerel basın açısından o rekabet olayını yaratmak çok kolay değil. Yerel basın mensupları ve muhtarlarımızın söylediği korku hissiyatını anlıyorum. Bu doğal çünkü ayakta kalabilmek için bazı şeyleri yapmak zorunda kalıyorsunuz. İşte bunları aza indirmek için bir birimizden faydalanalım. Üzerinizdeki o bulutun kaldırılmasının yolu, benim gibi, CHP'de görev yapan bilinen isimlerle ilgili olarak bizi sopa olarak kullanın. Mesele, duyulma meselesidir, bunu sağlamanın yolu da bu manada bir iş birliğinden geçiyor. Dolayısıyla bu dönem Silivri ve Çatalca köyleri bu iş birliğinin faydalarını gördüler. Herşey kavga ile olmaz. İyi niyetle Bakanlarımızdan randevu alıyoruz. Sorunların bir kısmı çözülüyor, bir kısmı çözülmüyor.
YEREL BASINLA TOPLANTI SÖZÜ
Yerel basının maddi sorunları ile ilgili ayrı bir toplantı düzenleyerek bizi yönlendirmeniz açısından faydalı olacağını düşünüyorum."
EREN: HALKIMIZA EŞİT
KOŞULLARDA HİZMET
VERMEKTEYİZ
İlçemiz muhtarların ve bölgenin sorunlarını dile getirmek üzere söz alan Muhtarlar Derneği Başkanı Muharrem Eren yaptığı konuşmada şunları söyledi: "16 yıldır muhtarlık yapmaktayım. Aynı zamanda dernek başkanıyım. Bugün Türkiye'nin her ücra köşesinde güç şartlar alında halkına hizmet eden ve halkın devletin ilk basamağı olan devletin en küçük birimiyiz. 53 bin muhtar olarak vatanımızın her köşesinde halkımıza hizmet vermekteyiz. Bizler seçilirken bir siyasi partinin uzantısı olarak seçime girmedik. Kendi isteğimizle girerken gönüllü olarak bu mesleği seçtik. Hiçbir ayrım göz etmeden halkımıza eşit koşullarda hizmet vermekteyiz.
"MASRAFLARIMIZI
KENDİMİZ KARŞILIYORUZ"
Seçim masraflarımızı kendimiz karşılamaktayız. Devletten seçim masrafı için para almadık. Muhtarlık hizmeti verirken bürolarımızın yakıt, telefon, internet, büro kirası, su, elektrik, Bağ-Kur, kırtasiye masraflarını kendimiz karşılıyoruz. Nüfus Müdürlüğü'nün gönderdiği evrakları ücretsiz kontrol ediyoruz.
"MUHTARLIK KAPILARINA KİLİT
VURMA NOKTASINA GELDİK"
Köy muhtarlıklarımızın, halkın ormanını da elinden alındı. Köy bütçeleri yok edildi. Köy muhtarlıklarının aylık gederleri 6-7 Bin TL olup hiçbir gelir kalmadı. Muhtarlık kapılarına kilit vurma noktasına geldik.
"BÖYLE BİR DÜZEN OLUR MU?"
Milli Eğitim Müdürlüğü öğrenciler, Askerlik Şubesi askere gidecek kişiler hakkında bizden bilgi alırlar. Oğlu, yeğeni askere gidecek vatandaş muhtardan yardım ister. Defterdarlık vergi borçlusunun adresi hakkında bizden bilgi alır. PTT parayı toplar ama dağıtıcısı elindeki evrakı muhtarlık nezdinde sahibine ulaştırır. Sağlık müdürlükleri mahallede, köyde sağlıkla ilgili bilgiyi muhtarlıklardan almakta. Emniyet Müdürlükleri, Jandarma Komutanlığı arananlar ve Emniyetle ilgili konularda muhtarlara başvururlar. Okul müdürü muhtarı arar 'öğrenciler yarışmaya gidecek minibüs lazım der, odun kömür bitti, bul' der. Cami Dernek Başkanı camii giderleri için muhtarı arar yardım ister. Spor Kulübü Başkanı ihtiyaçlarını muhtardan ister. Gariban ve kimsesizler muhtardan yardım ister. Ziraat ve Tarım Müdürlükleri bilgileri muhtardan alır. Sivil Savunma Müdürlükleri bizlerden bilgi alırlar. Belediyeler mahalle ve köylere yapılması gereken işler ile ilgili bilgiyi alırlar. Belediyeler Mahalle ve köylere yapılması gereken işler ile ilgili bilgiyi muhtardan alırlar. Sosyal Yardımlaşma Kurumları Mahalle ve Köylerde fakir aileler hakkında muhtarlardan bilgi alır. Bunun gibi diğer kurumlar da bu şekilde muhtarlardan bilgi alır. Böyle sorumluluklarla yüklenmiş devletin bir kurumunu görmemezlikten gelemezsiniz. Bu kadar sorumluluklarla yüklenmiş bu kuruma bu hizmeti yürütecek bir ofis vermeyecekseniz, burada hizmeti yürütürken bu kuruma Bağ-Kur'unu, ısınma, elektrik, internet, kira, su, telefonunu karşılamayacaksınız, ülkesine vergi veren iş verenlere sigortasız işçi çalıştırdı için ceza keseceksiniz, muhtarı çalıştıracak Bağ-Kur'unu, sigortasını ödemeyeceksiniz. Üstelik bir suç işlediğinde muhtara normal memurun alacağı ceza ile cezalandıracaksınız, böyle bir düzen olur mu?
"BU KURUMLARIMIZA
SAHİP ÇIKILIRSA ÜLKEMİZ
VE HALKIMIZ KAZANIR"
Lütfen bu kurumlarımıza sahip çıkalım çünkü bu ülkenin temel taşlarını teşkil etmektedirler. Çatı yıkılır tamiri mümkündür ama bir binanın temeli bozuk olursa o bine sağlıklı bir şekilde ayakta durmaz. Komik ücretlerle bu kurumu yönetemezsiniz. Biz gönüllü neferlere sahip çıkın. Sahip çıkılırsa ülkemiz ve halk kazanır.
"MUHTARLAR SEÇİLİR FAKAT
SEÇİLMİŞLERİN HAKLARINDAN
YARARLANAMAZ"
Hangi hükümet kurulduysa bizim sorunlarımıza el atmadı, atmak istemedi. Çok garip ülkemiz var. Seçilmişlerle beraber seçilirsin, devletimizin onlara vermiş olduğu haklardan yararlanamazsın. Onlar devlet yardımıyla bütün seçim reklamlarını yapmakta. En yüksek dereceden maaş almakta, sağlık ve emekli durumunu ücretsiz emekli sandığına bağlı olmakta. Kendilerine özel araba, sekreter özel ayrı ofislerde çalışmakta. Vekillerim kusura bakmayın kendi maaşlarınıza zam konusunda gece yarısında kanun çıkarıyorsunuz, biz muhtarlara geldiğinizde enflasyonun altında ezdiriyorsunuz.
"HÜKÜMETLER
MUHTARLARIN YETKİSİNİ ALIP,
SORUMLULUKLARINI ARTTIRDI"
Hangi hükümet kurulduysa biz muhtarların elimizdeki yetkiyi almış, sorumluluklarını arttırmış. Bu gün muhtarlıklar Türkiye'mizin temel taşlarını teşkil etmekte. Bugün devletin çok kurumu muhtarlarımızın onlara vermiş olduğu bilgi ışığında çalışmaktadır. Gerçekten güç şartlarda hizmet vermekteyiz. Bu kurumun sorunun başkasının öğütleriyle değil o işleri icra eden o kurumun fertleriyle öğrenmiş olursunuz. Basından izledik. Maaşlara yapılan iyileştirme yetmez, muhtarları sınıflara ayıramazsınız. Bu yanlış olur. Mahalle muhtarım mahallesine, köy muhtarım köyüne, halkına hizmet verir."
Konuşmasına bölge sorunlarını anlatarak devam eden Muhtarlar Derneği Başkanı Muharrem Eren, şu önemli noktaların altını çizdi;
1. Ormanlar elimizden alındı, orman köylerimizin gelirleri kalmadı. Çözüm istiyoruz.
2. 2B çalışmasında orman köylerinin tapuları verilmişti. Veriler tapularımız iptal edildi. Yeni 2B tapularımızı ve eski 2B tapularını istiyoruz
3. Tapusuz köylerimizin tapularını ne zaman vereceksiniz?
4. Doğu Anadolu'ya ve diğer illere devletimiz köylere hizmet götürme birliği kanalı ile birçok yardım yapmaktadır köylere Hizmet Götürme Birliği'ni kurduk ama Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı olduğumuzdan orman köyü vasfımız kalmadığı halde hükümetten köylere hizmet götürme birliğine yardım gelmiyor.
5. Çiftçilerimiz dört yıldır zor durumdadır. Çiftçilerimize geri ödemeli kredi yardımı istiyoruz. Örnek olarak çiftçi kayıt sistemine göre ÇKS belgesi olan çiftçilerimize, Hizmet Götürme Birliği kanalıyla 50 dönüme kadar 15 bin TL, 50 dönümden yukarı olan çiftçilerimize 30 bin TL geri ödemeli yardım istiyoruz.
6. Geri dönüşümlü devletimizden inek, koyun istiyoruz. Kredi kullandığımızda süt, buğday, ayçiçeği müstahsilleri Ziraat Bankası'ndan kredi almaya müracaat ettiğimizde ipotek delil bordo yerine kabul edilmesini istiyoruz.
7. Orman köylerimize 300-500 büyük başlık süt sığırcılığı tesisleri istiyoruz.
8. Orman köylüsüne orman köyü kütüğüne kayıtlı olanlara orman boşluklarını düşük oranda kiraya vererek hayvancılıkta tesis hakkı verilmesini istiyoruz.
9. Orman köylerimizde inşaat yapımları eski düzende olmasını istiyoruz. Tarlası olan M" durumuna göre yüzde 10 inşaat verilmesini istiyoruz. Benim dört oğlum var. Yerleşim yerinde arsa yok. Ben ve oğullarım köyde oturmak istiyoruz. Arsam yok ama tarlamız var, inşaat yapamıyoruz.
10. Temizlik konusuna gelince çöp, inşaat ve diğer tüm vergilerimizi Silivri Belediyesi'ne ödüyoruz ama Silivri Belediye Başkanlığı için seçme seçilme hakkımız yok. Böyle bir şey olur mu? Bu yasanın düzeltilmesini istiyoruz.
11. Belediyeler İller Bankası'ndan nüfusa göre yardım alıyorlar. Tüzel kişiliği devam eden muhtarlıklara iller bankasından yardım verilmesini talep ediyoruz.
12. Köylerimize gençlerimizin mücadele edebileceği spor tesisleri istiyoruz.
13. Bölgemizde bir çok kapkaç olayları oluyordu. Devletimiz kapkaç yapanlara ağır ceza uyguladı. Kapkaç olayları kalmadı. Şimdi hayvan hırsızlıkları oluyor. Hayvan hırsızları için yeni bir yasa çıkarlımsın. Ağır cezalar verilsin. Yasa çıkarılana kadar köylerimize kamera sistemi kurulmasını istiyoruz. Halkını güzel yüzle t atlı sözle karşılar odasında derdini dinler, çare arar, kimsesi yok ki arkasında devleti temsil eder, devlet ona hiç bakmaz. Tüm kurumlar gibi, giderlerini karşılamaz, yetkilerinin kısıtlamış, sorunları ile ilgilenmez, dertler ile baş başa yaşar, devlet sahiplenmez. Sorunlarımızla ilgilenmesini temenni ediyor saygılar sunuyorum."
Cemile KAYAR






