Cemil Kenar

Memento Mori

Seçim ortamındayız ya bir seçim hikâyesiyle başlayalım.

Rivayete göre, adayın birine kendi oy kullandığı sandıktan bir oy çıkmış onun da eşi ertesi gün beni aldatıyorsun diye boşanma davası açmış!!!

Kamusal görevlere talip olanların kampanya çalışmalarına dikkat edin eşi yanında değilse seçilme ihtimali düşüktür. Zira eşini ikna edemeyen kimseyi ikna edemez…

İkna kabiliyeti önemlidir.
Ancak bizde vizyon misyon, projeler, icraatlar bakımından değil genellikle bol keseden vaatler verilen sözler üzerinden daha etkili olunuyor.

Sonra seçilenin etrafında bir çember etten bir duvar oluşuyor. Seçenler bu duvarı aşıp o çemberin içine pek giremiyor ve evet efendim siz bilirsiniz efendim, nasıl uygun görürseniz efendim reveransları eşliğinde güç zehirlenmesi başlıyor.

Hayır diyen, itiraz eden, karşı çıkan yok. Ne dese, ne yapsa alkışlanıyor. Böyle olunca da ego yükseliyor ve bir anda vay ben ne olmuşum havasına giriliyor, sonrası malum…

Konuyu biri Roma'dan biri bizden iki hikâyeyle bağlayalım.
Roma İmparatoru Marcus Aurelius bir zafer kazanıp şehre geri döndüğünde halkı selamlarken tacı düşmesin diye yardımcını yakınında durur tacı tutarmış. Ancak yardımcının tek görevi bu değilmiş. Bu kişi halkın iltifatları, tapınmaları karşısında imparatorun kulağına eğilip “Memento Mori” dermiş.
Memento Mori, Zafer Sarhoşu olma, fani olduğunu hatırla, ölümlüsün unutma, iyi insan ol şeklinde çevrilebilen Latince bir deyiştir.
Bu birden felsefelik oldu ama bizimki de fena değil.
Adayımız seçilmiş meclise girecek yeni takım elbise diktirmek için terziye gidiyor, terzi ölçüleri aldıktan sonra beyefendi takımları ne tarafa yatırıyorsunuz diye sormuş.
Adayımız ne fark eder deyince, terzi çok şey fark eder neyi nereye koyacağınızı bilmezseniz öyle baş ağrısı yapar ki demiş!

Diğer adayımız da kampanya o kadar yoğun geçmiş ki o kadar yorulmuş ki baş ağrısından duramıyormuş. Hangi doktora gitse ne ilaç kullansa ağrıdan kurtulamıyormuş.
Bugün meclis var bari tıraş olayım demiş. Berbere gitmiş baş ağrısından şikâyeti olduğunu dikkatli olmasını söylemiş. Berber tıraşı tamamlarken adayımızın burnundan kan boşalmış tam berbere kızacakken birden baş ağrısının geçtiğini fark etmiş.
Demek ki arada bir berber Hasan efendileri de dinlemek lazımmış, dinlemeyenlerin burnundan kıl aldırmayanların başı çok ağrırmış.
Anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az!!!...

YORUM YAP