AYDOĞAN: YALNIZ DEĞİLSİNİZ
İlçe Başkanı Muharrem Aydoğan yaptığı açılış konuşmasında Ortaköylü vatandaşlara şöyle seslendi: "Çok değerli sevgili Belediye Başkanım, değerli yönetici arkadaşlarım, çok saygıdeğer Ortaköylü hemşerilerimiz, çok saygıdeğer büyüklerim, bizi bu soğuk havada burada beklediniz bize gönlünüzü, kapınızı açtınız. Sizlere Silivri CHP İlçe Örgütü'nün her türlü sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Bu akşam buraya gelmeden önce bölgemizi ve mahallenizi dolaştık yani mahalle demek durumundayız yasa böyle istediği için. Biz beldelerimiz demek istiyoruz ama yasa gereği bir mahalleye dönüştünüz, buna itiraz etmemize rağmen. Çünkü biz yerel yönetimlerde yerinden yönetimi çok önemseyen bir siyasi partiyiz. Ortaköy kendi belediye başkanını, kendi belediye meclis üyelerini seçsin, kendi kendisini yönetsin anlayışında bir siyasi partiyiz. Sosyal demokrat bir partiyiz. Yerel yönetimin çok önemli olduğunu bilen ve bunu anlayan bir partiyiz. Ama maalesef yasa ve düzenleme ile Ortaköy beldemizi mahalleye çevirdiler. Yıllardır alıştık belde demeye ama artık mahalle diyeceğiz bundan sonra. Ama hiç merak etmeyin yalnız değilsiniz.
"İYİ Kİ VARSINIZ, SİZLERE MİNNET
VE ŞÜKRAN BORCUMUZ VAR"
29 Mart'ta bir seçim geçirdik. Seçimlerde siyasi partiler adayları ile seçimlere girerler bir yarış yaşanır. Sonuçta sandıktan bir iktidar çıkar. 29 Mart seçimlerinde partimize, adaylarımıza, mahallemize sahip çıktığınız için sizlerin önünde saygı ile eğiliyorum. 29 Mart'ta çok önemli bir destek verdiniz adaylarımıza. Çok önemli bir oy oranı ile Ortaköy'de birinci parti çıktık. Bizim size bir teşekkür borcumuz var. Gerçekten bütün dürüstlüğüm ile söylüyorum iyi ki varsınız iyi ki sizlerle birlikte bir seçim kaderini paylaştık. 29 Mart'ta Silivri'de CHP'nin sandıktan çıkmasına vermiş olduğunuz desteklerden dolayı size minnet ve şükran borcumuz var. Bütün ekibim adına hepinize bir kere daha teşekkür ediyorum.
"29 MART'TA HALK SİLİVRİ'Yİ
ESAS SATIŞTAN KURTARDI"
29 Mart seçimlerinin bir önemi daha vardı. O ara gündem dışı bir tartışma yaşandı. Onunla ilgili sevgili Belediye Başkanım çok önemli çok güzel şeyler söyleyecek, günlerdir de söylüyor zaten. Ben küçük bir not düşerek, teğet geçeceğim. Geçen dönemde belediye meclis üyesi olduğum için biliyorum o konuyla ilgili bir şey söylemek istiyorum. Arkadaşlarımızdan bazıları diyorlar ki işte "bir arazi satışları var biz o satışları durdurduk". Bir tane meclis üyesi de diyor ki: "Silivri halkı teşekkür ediyor bize o satışları durdurduğumuz için." Silivri halkının sizin için ne düşündüğünü gördünüz 29 Mart'ta sandıkta size göre öyle dedi esas Silivri halkı. Silivri halkı 29 Mart'ta esas Silivri'yi satıştan kurtardı. Silivri gidiyordu. Biz bunu biliyoruz. Şimdi bir borç sıkıntısı var borcumuz yok diyorlar. Bugün Belediye Başkanı çıktı mecliste aslanlar gibi yüzüne vurdu onların "İşte borç bu" dedi. İşte borç bunu kabul etmek durumunda kaldınız. Şimdi ben bir soru soruyorum bu arkadaşlara bu borç niye? 5 yılda Silivri'de yaşayan vatandaşlarımız belediyenin bütçesine 125 Milyon TL para koydu kasaya, bir tane yatırım yok. Allah'tan günahlarını almayayım. Bir yatırım var çarşıda: bir Zabıta binası var kulübe gibi. Küçük maliyeti de 40-50 Bin TL civarında. Tek yatırım o. 125 Milyon ortada yok, hiçbir yatırım yok. 40 milyon lira da borç var. Şimdi eğer o yönetimin içerisinde ben olmuş olsaydım sizi şerefimle temin ediyorum sokağa çıkmaya utanırdım. Yatırım yapmayacaksın 125 Milyon lirayı çarçur edeceksin ve 40 Milyon borç bırakacaksın bugün vatandaşlarımız sizin bıraktığınız o borcu ödemek için çırpınacaklar. Arkadaşlarımız sizin bıraktığınız bu borcu ödemek için her türlü çalışmayı yapıyorlar. 29 Mart'ta kullandığınız oylar çok önemli. Silivri'yi felaketten kurtardığınız için sizlere çok teşekkür ediyorum.
"BU ARKADAŞLAR BİR DAHAKİ DÖNEM
MUHALEFETTE DAHİ OLMAYACAKLAR"
Çok önemli bir tarih uygulandı 29 Mart'ta. Belki bütün seçimler önemlidir ama 29 Mart seçimleri çok daha önemli idi. Ve şunu da biliyorum bu dönem arkadaşlar muhalefetteler bir dahaki dönem muhalefette dahi olmayacaklar. Sizler sayesinde sizlerle birlikte Silivri'nin gücünü göstereceğiz. Bu kadar yanlış yapan insanlar Türkiye'de bir yönetim elde etme hakkınsa sahip olmamalılar.
"BİRBİRİMİZE SAHIP ÇAKACAĞIZ"
O zaman biz bir şeye sahip çıkacağız sandıklara sahip çıkacağız birbirimize sahip çıkacağız. Gücümüzü sandıkta demokratik bir şekilde sandıktan çıkaracağız. Şimdi 29 Mart geride kaldı değerli arkadaşlar ve önümüzde yeni bir süreç var. Bu süreç hizmet yarışı, sevgili Belediye Başkanım ve meclis üyelerimize sonuna kadar güveniyoruz ve arkasındayız biz. Sizlerden de ricam nasıl ki oylarınızı verirken Belediye Başkanımızın meclis üyelerimizin arkasındaydınız lütfen bu güven ve desteğinizi devam ettirin. Onlar bu beldemizi mahalle yaptılar nasıl ki Silivri'nin Alibey mahallesinde, Fatih mahallesinde, Piripaşa mahallesinde ne ise bu mahallemizde de hiç merak etmeyin o olacak. Ortaköy'de yaşayan vatandaşlarımız Silivri Belediye'sinin nimetlerinden eşit şekilde faydalanacak. Bu ilçemizde, bu mahallemizde en güzel şekilde huzurlu bir yaşam içinde olacağız. Bu duygularla ben bir kez daha destekleriniz için teşekkür ediyorum. Bizi bu akşam burada beklediğiniz için teşekkür ediyorum. Sizlere en derin saygı ve sevgilerimi duyuyorum iyi akşamlar diliyorum."
ÖZCAN: KÜLFETTE BERABER
NİMETTE AYRI OLMAZ
Belediye Başkanı Özcan Işıklar yaptığı konuşmada şu açıklamalarda bulundu: "Aslında İlçe Başkanımız eski bir belediye meclis üyesi olarak kendi duygularını da anlatmış oldu. Çünkü geçtiğimiz dönem gerçekten muhalefetin nasıl yapıldığını nasıl yapılması gerektiğini, bugün ki mecliste de gördük bu geldiğimiz beş aylık süre içinde de gördük. Genelde beldelerimiz yaşadığımız yerler hepimizin ortak mülküdür malıdır. Burası ortak bir paydaşlık beraber yaşama duygusu içinde olanı da beraber paylaşma olmayanı da var etme. Bir şeyler yaratma ondan sonra da gelecek nesillere aktarmak gibi beraber bir yönetişim anlayışı içerisinde ortak mülklerimizdir. Buranın geleceğini, sıkıntılarını, günü birlik problemlerini de ortak paylaşırız. Külfette beraber nimette ayrı bu olmaz. Geçtiğimiz dönem işte bu çarpık siyaset anlayışını bu çarpık düşüncenin sonuçlarını Silivri bir dönem yaşadı yaşadık. Bugün onun devamını görüyoruz. Arkadaşlarımız nimeti paylaşırken dar bir kadro siyaset anlayışı içerisinde adam kayırarak, insan ayırarak insanı kimliği ile inancı ile memleketi ile rozetiyle veya başka bir kriter ile kapalı açık neyse artık bu mübarek ayda inanç konsüllüsü yapmak anlamına gelir. Birçok kriterleri ayırtarak az önce ilçe başkanımızın dediği o milyonlarca değeri maalesef dar bir kadroda heba edildi.
"SİLİVRİ UÇURUMUN
KENARINDAN DÖNDÜ"
Geçtiğimiz dönem bunu yaşadık. Şimdi bunun sonuçlarını nasıl görüyoruz? Bunun sonuçlarını geçtiğimiz dönemde herhangi bir sıkıntıya düştüğümüzde ben de bu partinin bir üyesi olarak meclis üyelerimizle geçtiğimiz dönemde gerçekten gurur duyuyorum. Bunu bütün samimiyetimle söylüyorum, alınmış kararların hangilerine 'evet' hangilerine 'hayır' dedikleri bugün çok daha iyi anlaşılır durumda. Geçtiğimiz dönemde zora düştüğünde sıkıntı ile meclise gelindiğinde CHP onlara 'evet' demiştir. Bu sıkıntıyı beraber aşalım diye onlara destek olmuştur. Alınan bütün geçmişteki kararlara bakıyoruz 20 Milyon'a yakın mülk satışı yapılmış ve bu mülk satışlarını haklı gerekçeler getirdikleri için çünkü ihtiyaç var denmiş. Silivri'nin ihtiyacı var denmiş bu gerekçeleri haklı buluyoruz. Bunlara 'evet' demişler ve bunlar alınmış fakat bu sözde de durulmamış. Silivri tarihinde görülmeden bir yatırım yapıldığı dendiği için bu satıştan elde edilen kaynaklar maalesef heba edilmiş. Nasıl mı heba edilmiş çok var örneği de ben birkaç tanesini söyleyeceğim. Silivri'ye girerken gördüğünüz o şelale 520 milyar daha söylenecek çok var. 960 tane personel kendi insanını almak için, 3 gün Silivri Belediyesi'nde tutmak için 1,5 trilyon ceza ödemekle karşı karşıyayız. İşte bu kaynaklar bu ve bunun benzeri şekilde heba edilmiştir. Kişisellik taşıyan yardımlar dağıtarak, ayrımcılık yaparak, insan kayırarak ve ihtiyacı ve önceliği belli olmayan sıralaması ihtiyacın belki de çok sonrasında yapılacak işlerin ve heba ederek bir liralık işi beş liraya yaparak belli bir yandaş koruması içerisinde bu kaynaklar heba edildi. Şimdi geldiğimiz noktada uçurumun kenarından döndü Silivri inanın, bu ifadeyi söylemek hiç abartı değil. Bütün belge ve dosyaları ile açık bir şekilde net söylüyorum ne alanlarda döndü uçurumun kenarında planlama açısından döndü. Silivri'nin neredeyse bir emir komuta zinciri içerisinde Ankara'dan İstanbul'a, İstanbul'dan Silivri'ye uzanan bir zincirle emir komuta içerisinde yağmalanma süreci başlatılmıştı. İşte bir tanesi Dişli ama bir tanesini biliyorsunuz. Yasal bir kılıf içinde yapılmış gibi görülüyor yasaya uygun mu uygun. Ama hakkaniyete uygun mu adalete uygun mu vicdanlara uygun mu? Maalesef insan vicdanını acıtan kamuyu zarara sokan belki de geleceği heba eden bir anlayışla planlamalar yapıldı. Bunlar yıllarca bu ülkenin kuruluşundan beri, 80 yıldır bu ülkenin elinde tutulan varlıkları bir gecede birilerine transfer edildi. Bu zenginlikler başka yerlere aktarıldı. İşte bu planlamalar devam etseydi ki bu sonuca siz dur dediniz, dur diyen güçlü, kararlı bir şekilde buna karşı koyan mahallelerimizden biride Ortaköy'dür onun için sizlere ben ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Bu inanca bu anlayışa dur dediğiniz için uçurumun kenarında durdu. Şimdi orada toparlamak gibi bir görevi biz üstlenmiş durumdayız.
"NE ZAMAN İKTİDARA GELSEKBÖYLE
BİR BATAKLIK DÖNEMİNDE GELİR"
Çünkü zor bir döneme geldiğimizi söylemek istiyorum bundan ağlaşacak değiliz kesinlikle bunu ifade etmiyorum. Biz böyle dönemlerde zaten sanki Türkiye'nin acil ambulansıymışız gibi sosyal demokratlarız. Ne zaman iktidara gelsek böyle bir bataklık döneminde gelir. İşte bizim de kısmetimiz böyleymiş derler. Allah insanı zor zamanında yenermiş. Zorlukları yenerseniz size inanır size insanlar güvenir, size insanlar umudunu bağlar. Bizde CHP'ye böyle bir umut bağlamasını buna yoruyoruz. Bizlerin arkadaşlarımıza, ekibimize, kadromuza ve sizlere inandığımız için bu uğurda korumaya onu yeşertmeye onu geleceğe taşımaya biz canla başla çalışacağız bundan şüpheniz olmasın.
"İMAR HATALARINDAN
DOLAYI SIKINTI YAŞIYORUZ"
Teslim aldığımız Silivri'nin yapısı ile büyük bir şehir görünümünde. Çok ciddi büyüklüklere sahibiz yüzölçümü açısından, zenginlikler açısından, alan açısından, nüfusun dağınıklığı açısından. Bir Avcılar'dan 9-10 kat büyüğüz ama nüfus onun yarısı kadar. Bu bizim şansımız ama ekonominin temel konvektörünün getirdiği sıkıntılar yüzünden biraz şanssızlığımız gibi görülüyor. Bu yapılmış olan imar hatalarından Silivri'nin planlamasının iyi yönetilememesinden dolayı da bir sıkıntı yaşıyoruz. Silivri'de özellikle planlama süreci bir yılda çivi çakılamayacak durumda. Bu hizmet Silivri gibi inşaat, emlak veya buna benzer sektörsel bunların yan dallarını sağlayacak sektörlerin durması demek Silivri'ye insan hareketinin durması anlamına gelir. Silivri'de ekonomik hayatın yavaşlaması anlamına gelir. Silivri'de yoksulluğun, fakirliğin baş gösterdiğini işsizliğin hat safhaya çıktığı anlamına gelir ki burada acı gerçeği de yaşıyoruz. Burada yapılan eksiklik, hata Silivri'nin bu zenginlik ve geleceğe dönük iyi yönetilememesinden kaynaklanıyor. Bu planlamanın özellikle isteyerek ve bilerek insan kayırarak birilerine peşkeş çekilmesinden kaynaklanıyor işte buna dur demek bunu durdurmak.
"SİLİVRİ'NİN YAĞMALANMASINA
KARŞI ÇIKACAĞIZ"
Bazı yaptığınız şeyler önemli değildir, önemli şeyler yaparsınız yolları yaparsınız, binalar yaparsınız ama yaptırtmadıklarınız bazen yaptıklarınızdan daha önemli hale gelir. Biz bunları yaptırmayacağız, yapmayacağız en önemli belki bunlar fark edilmeyecek belki de hissedilmeyecek. Ama Silivri'nin bundan sonra yukardan emir komuta zinciri içerisinde soyulmasına, yağmalanmasına kesinlikle direneceğiz ve karşı çıkacağız.
"SİLİVRİ'NİN GELECEĞİNİ
GÖRMEMEK AYVAZLIKTIR"
Silivri'nin hizmeti ile üniversiteleri ile bileşim teknolojileri gerektiren şirketleri ile istihdam yaratan sektörleri ile gelişmesinin önünü açacak bütün planlamaları yapacağız. Emin olun size hiç hava atmadan söylüyorum bu kadro, görev verdiğiniz arkadaşlarınız Silivri'nin bu dönem gelecek belde kuşaklara aktaracak olan zenginliklerini koruyan onları geliştiren bir şansı olacaktır. Bunu göreceksiniz çünkü çok yakın geçmişte bu üniversite kenti olmasına dönük yedi bin dönüme yakın alanı planlara üniversite eğitim öğretim ve bu sektörün gelişmesine dönük planlamayı yapıp teklifini götürüp buna müdahale ettik. Biz tekliflerimizi götürdük önerilerimizi götürdük ve bu götürdüğümüz haklı gerekçelerle kabul görüyor. Silivri'nin geleceğinin burada olduğunu görmemek ayvazlıktır, görmemek kötü niyettir daha ileri gitmek istemiyorum, ihaneti ayırıyorum bir kenara. Bunu bilerek de yapmamak daha kötü bir suçtur. Işığın olduğu yerde bu tip kayırmalar bu tip kaçırmalar olmaz. Şeffaf ve saydam yaparsanız halkın gözü önünde halkın varlıklarını bunları doğru yönetirseniz işte böyle üniversiteye kurumların gelişmesine özellikle özel sektörün, kamunun ortak projelerine bunları yönlendirir açarsanız bu zenginliği herkese yayarsınız. Belki saçma geldi, 'Neden 7 bin dönüm araziyi üniversiteye veriyorsunuz?' dendi. Bazı söylenenler oldu ama biz diyoruz ki burası bu amaç için feda olsun. Çoluğumuzun çocuğumuzun geleceğine, burada yaşayan insanlarımızın umutlarına ve yaşam standartlarına yaşam kalitelerine yükselmesine zenginliğin artmasına, eşit-adil paylaşılmasına buranın standartlarını yükseltecekse o yerler feda olsun. O yerde hepimizin katkısı varsa hepimin geleceği ortak bir ışıltıya, ortak bir parıltıya doğru gidiyorsa helal olsun diyeceğiz ve seve seve vereceğiz. Borç içinde yüzen bir belediye iken bu varlıkları oraya planlama konusunda veremeye taviz ettik. Üniversiteleri de dolaşıyoruz çok iyi mesafeler aldık bu konuda."






