29 Mart 2009 yerel seçimlerinin ardından CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin'in bulunduğu "TOKİ'nin Kentsel Dönüşüm tehdidinin olduğu yerlerde seçimi rahat bir şekilde kazandık. 2 B Yasası'nın kapsamına giren bölgelerde ise başarılı olamadık" şeklindeki değerlendirme, AKP'nin Silivri'de kaybetmesi ve CHP'nin kazanması ile ilgili önemli bir etkene gözlerin çevrilmesini sağladı.
Yerel seçimlerde yerel gündemlerin önemi ve belirleyiciliği tartışılmaz bir gerçekken,
politikacıların halkın yaşadığı sorunlara ilişkin çözümler üretmeyi vaat ettiği ya da ürettiği taktirde, mutlaka bunun bir karşılığı olduğu bilinmekte.
İSTİMLAK SANCISI
Silivri merkezde KİPTAŞ, Ortaköy ve Selimpaşa'da TOKİ yatırımlarının yanı sıra Boğluca Deresi çevresinde hedeflenen istimlak sonrası yıkım AKP'nin bölgede oylarını önemli ölçüde etkiledi. Uzun yıllar devam eden istimlak tartışmalarının, bunu takip eden yargı süreci mevcut AKP'li iktidara tepkilere ve bunların gündemde kalmalarına neden oldu.
İBB, SİYASİ İKTİDARI
KAYBETMEK UĞRUNA,
SİLİVRİ'NİN ŞEHİR RANTINI
SONUNA KADAR KULLANDI
İBB'nin KİPTAŞ aracılığı ile ortak olduğu ilçelerin şehir rantına Hükümet TOKİ ile müdahil oluyor. Silivri'ye geçtiğimiz dönem kazandırılan KİPTAŞ konutları, kira ve ev fiyatlarının düşmesine neden olurken, inşaat aşamasında özellikle bulundukları bölgenin ekonomik, iş ve sosyal hayatlarına katkıda bulunmaması genel olarak siyasi iktidarlara sonuçta yarardan çok zarar sağladı. İBB, siyasi iktidarı kaybetmek uğruna, Silivri'nin şehir rantını sonuna kadar kullandı.
CHP'Lİ BAŞKANLARIN
TOKİ İLE İMTİHANI
AKP'nin 2 B arazilerine ilişkin gerçekleştirdiği yasal düzenlemeler "sınırsız yağma'' hakkı olarak değerlendirilirken, CHP'nin "Kentsel Dönüşüm yaptırmayacağız, evlerinizi yıktırmayacağız'' vaatleriyle çıktığı birçok İstanbul ilçesinde seçim başarısı yakaladığı ortaya çıktı. Kağıt üzerinde "orman'' olarak görülen bölgenin imara açılmasını isteyen yurttaşların tercihi Pendik, Beykoz ve Çekmeköy'de AKP'nin kazanmasıyla sonuçlanıyor.
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Gerçek Gündem İnternet Sitesi köşe yazarı Barış Yardaş, şu tespitleri aktarıyor: "Yurttaşlar, "kişisel çıkarı''nı koruyacağını iddia eden partiye yöneliyor. ''Ormanın yağmalanması'' yurttaşın gündemine dahi girmiyor. CHP "2 B''ye karşı çıktığı için, bu kapsama giren bölgelerde başarı sağlayamıyor.
CHP'ye bu yıl İstanbul'da oy veren önemli bir kesim ise AKP'nin "Kentsel Dönüşüm'' adını verdiği "sürgün politikası'' na sandıkta tepki gösterdi.
Maltepe'nin Başıbüyük, Ataşehir'in Örnek, Esatpaşa ve Mustafa Kemal Mahallesi sakinleri, ''Evlerimizi yıkacaklar'' korkusuyla AKP'ye verdiği desteği çekti. Zira; CHP'li Maltepe Belediye Başkan Adayı Mustafa Zengin ile Ataşehir Belediye Başkan Adayı Battal İlgezdi, seçim öncesi yaptıkları çalışmalarda "Evlerinizi yıktırmayacağız'' sözü vermişti.
CHP'li başkan adaylarının sözlerine güvenen Maltepe ve Ataşehirli seçmenler, AKP - TOKİ'nin öncülüğünü yaptığı ''Kentsel Dönüşüm Politikası'nı sandığa gömdü. Her iki ilçede de CHP'li başkanlar kazandı.
Seçimde CHP'li başkanı seçerek "yıkımdan kurtuldukları''nı sanan Maltepe ve Ataşehirli seçmenlerin sevinci ise ne yazık ki kısa sürdü. TOKİ, "ağzını sulandıran'' bu iki bölge için kolları yeniden sıvadı. Seçim sonuçlarının bekledikleri şekilde sonuçlanmaması üzerine CHP'li belediyelerle görüşmek zorunda kalan TOKİ yetkilileri, ilk olarak Maltepe Belediye Başkanı Profesör Mustafa Zengin'e bir mektup yazdı. TOKİ, "Başıbüyük'teki projemiz hakkında ne düşünüyorsunuz?'' diye sordu. CHP'li Zengin, mektuba mektupla cevap verdi. "Sizinle herhangi bir faaliyet yürütmeyi düşünmüyoruz.''
Zengin'den "beklenmedik'' bir cevap alan TOKİ, bu yüzden işi "sağlam''a bağlamak için ikinci hamleyi ''yüz yüze'' yapmaya karar verdi. Kamuoyunda ''Finans Merkezi'' olarak da bilinen Ataşehir'de "milyar dolarlık'' projeler yürütmeyi hedefleyen TOKİ, bu kez CHP'li Battal İlgezdi'nin kapısını çaldı. TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar, Mustafa Kemal Mahallesi'nde (1 Mayıs Mahallesi olarak da biliniyor) yapmak istedikleri "Kentsel Dönüşüm''e ilişkin "birlikte çalışma'' önerisi götürdü. İlgezdi, "Bu mahallenin önce tapu ve iskan sorununu çözmemiz gerekiyor. Biz bunu yapmaya söz verdik. Aksi taktirde burada yapılacak bir kentsel dönüşüm, büyük hak kayıplarına sebep olur. Biz bunun altına imza atamayız'' dedi.
CHP'li İlgezdi, Bayraktar'ın ziyaretinde CHP'nin "Kentsel Dönüşüm'e karşı olmadığı, ancak parti politikasının (Yerinde Dönüşüm) olduğuna da dikkat çekti. "Kentsel Dönüşüm''ün mevcut yapısıyla yurttaşları "yerinden - yurdundan ettiği''ni vurgulayan İlgezdi, konuşmasını şöyle tamamladı: "Kimse eski, güvensiz, depreme dayanıksız ve estetikten yoksun binalarda oturmak istemez. Biz de kentin güzel olmasını istiyoruz. Ancak, kimseyi yerinden de etmeyiz.''
CHP'li iki belediyenin bu tutumu, TOKİ'yi yeni arayışlara itti. Bayraktar, muhtemelen konuyu AKP'li yöneticilere açtı. Ve bu görüşmelerin hemen ardından, Ataşehir'deki ''imar yetkisi''nin TOKİ'ye verilmesini öngören bir yasa teklifi TBMM gündemine geldi. Tasarıya göre, TOKİ, Ataşehir'de istediği gibi at oynatacaktı. Bu teklif, komisyona indiğinde, CHP'li milletvekilleri tepki gösterdi. Tartışmalar büyüyünce, komisyon çalışmasına ara verdi.
Yukarıda özetlediğimiz süreç, CHP'li belediyeleri çok zor günlerin beklediğini gösteriyor. AKP yarattığı rant alanlarının elinden gitmemesi için her türlü çabayı gösteriyor. Gerekirse, "kanun değiştiriyor.''
CHP'li belediyelerin işi bu yüzden çok zor. Belediye Başkanları, özetlediğimiz gelişmeleri halkla paylaştığı taktirde, seçim öncesi verdiği sözü de tutmuş olur. Ayrıca, halk, çıkarının yok edileceği yasa tasarılarının "yasalaşması''na izin vermez. Geniş kitlelerin tepki gösterdiği hiçbir yasa -çıksa dahi- uygulanamaz. CHP'li belediyeler halkla birlikte hareket etmediği ve tepkileri örgütlemediği taktirde, AKP - TOKİ ittifakı, istediğini yapar. Bir gecede çıkarılan yasalar, başkanları etkisiz-yetkisiz kılar, halk da CHP'li politikacılara bir daha inanmaz. Bu yüzden, CHP'li belediyelere iki görev düşüyor: "AKP - TOKİ yağmacı anlayışına karşı dik durmak, olan biteni halkla paylaşmak…'' Sevginar UYGUN






