“İstanbul kan kaybediyor, AK Parti emin adımlarla geliyor”

“İstanbul kan kaybediyor, AK Parti emin adımlarla geliyor”

21.09.2026 15:03:20

Kasaba TV'de yayınlanan “Siyasetin Yörüngesi” programında gazeteci Alparslan Ermiş'in sorularını yanıtlayan iş insanı, mimar ve AK Partili siyasetçi Metin Karakaş; AK Parti'den ayrıldığı döneme ilişkin pişmanlığından Silivri'de yarım kalan projelere, İstanbul seçimlerinin kaybedilme nedenlerinden olası erken seçime kadar dikkat çeken açıklamalarda bulundu. İstanbul'un hizmet ve sorunların çözümü açısından ciddi biçimde kan kaybettiğini savunan Karakaş, AK Parti teşkilatının yeniden alan hâkimiyeti kurduğunu belirterek, “AK Parti İstanbul'u almaya emin adımlarla ilerliyor” dedi.
Kasaba TV ekranlarında gazeteci Alparslan Ermiş'in hazırlayıp sunduğu “Siyasetin Yörüngesi” programına konuk olan Metin Karakaş, siyasi hayatının muhasebesini yaptı. Geçmişte aldığı kararları, AK Parti'ye dönüş sürecinde karşılaştığı ilgiyi ve Silivri için gerçekleştirmek isteyip yarım bıraktıkları projeleri anlatan Karakaş, İstanbul ve Türkiye siyasetine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
AK Parti'nin İstanbul seçimlerini kaybetmesinde yalnızca adayların ya da teşkilatların değil, “İstanbulluluk” duygusunun da önemli olduğunu savunan Karakaş, Binali Yıldırım ve Murat Kurum'un başarılı ve çalışkan isimler olmalarına rağmen seçmen tarafından yeterince “İstanbullu” görülmediklerini ileri sürdü.
“EN BÜYÜK HATAM AK PARTİ'DEN AYRILMAKTI”
Alparslan Ermiş'in, “Siyasette yaptığınız en büyük hata neydi?” sorusuna yanıt veren Karakaş, kısa bir dönem AK Parti'den ayrılmasını siyasi hayatının en büyük hatası olarak değerlendirdi.
Karakaş, “Kısa bir süre AK Parti'den ayrılmamın pişmanlığını kendi içimde her zaman yaşadım. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı Kızıl Elma hedefine ulaştırma noktasında küçük de olsa bir sekteye uğrattığımızı düşünüyorum. Bundan dolayı bir pişmanlığım var” dedi.
Siyasi görüşünde ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a desteğinde herhangi bir değişiklik olmadığını belirten Karakaş, AK Parti'den uzak kaldığı dönemde de Silivri kamuoyunun kendisini AK Partili olarak görmeye devam ettiğini söyledi.
“İYİ Kİ SİYASETİ ONURLU BİR ŞEKİLDE BIRAKMIŞIM”
“İyi ki yapmışım dediğiniz siyasi karar nedir?” sorusunu da yanıtlayan Karakaş, aktif siyasetten çekilme biçiminin kendisi açısından önemli olduğunu ifade etti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesinin önceki başkanlarından merhum Kadir Topbaş'ı kaybettikleri dönemde aktif siyaseti bırakmaya karar verdiğini anlatan Karakaş, “Kadir Topbaş'ı kaybettiğimiz gün, ‘Artık aktif siyaset yapmayacağım ve kenara çekileceğim' dedim. O günden bu yana aktif siyasetin içerisinde değilim. Siyaseti onurlu bir şekilde bırakmış olmak, ‘İyi ki yapmışım' dediğim kararlardan biridir” diye konuştu.
AK PARTİ'YE DÖNÜŞÜNDEKİ İLGİYİ ANLATTI
AK Parti'ye yeniden döndüğünde gördüğü ilginin kendisini memnun ettiğini belirten Karakaş, bunun yalnızca Silivri ile sınırlı olmadığını söyledi.
Silivri'de insanların kendisini her zaman AK Partili olarak gördüğünü dile getiren Karakaş, İstanbul ve Ankara'da da uzun yıllara dayanan geniş bir siyasi ve sivil toplum çevresine sahip olduğunu ifade etti.
Karakaş, “Silivri'de insanlar, partide olmadığımız dönemde bile bizi AK Partili olarak görmeye devam etti. İstanbul'da sivil toplum kuruluşları, Büyükşehir Belediyesi ve AK Parti özelinde ciddi bir çevremiz var. Ankara'da da güçlü dostluklarımız bulunuyor. Dönüşümüzde gösterilen teveccüh beni gerçekten çok memnun etti. Bana, ‘Biz seni böyle biliyoruz, böyle devam et' dediler” ifadelerini kullandı.
“GÖREV VERİLDİĞİNDE SORUMLULUK ALIRIZ”
Aktif siyasetin içinde bulunmasa da teşkilat çalışmalarından kopmadığını belirten Karakaş, AK Parti ilçe ve il yönetimlerinin ihtiyaç duyması halinde sorumluluk almaya hazır olduğunu söyledi.
Karakaş, “Allah ömür verdiği sürece Sayın Cumhurbaşkanımıza uzaktan da olsa desteğimizi sürdüreceğiz. İlçe başkanımız ya da il başkanımız bize bir görev verdiğinde aktif olarak çalışmanın içerisine gireriz” dedi.
ADNAN KAHVECİ MAHALLESİNİN SORUMLULUĞUNU ÜSTLENDİ
AK Parti İstanbul teşkilatında uygulanan “Mahalle Hamileri” çalışması kapsamında sorumluluk üstlendiğini açıklayan Karakaş, İstanbul'un en büyük mahallelerinden biri olan Beylikdüzü Adnan Kahveci Mahallesi'nde görev yaptığını belirtti.
Yaklaşık 950 mahalleyi kapsayan uygulama çerçevesinde Adnan Kahveci Mahallesi'ndeki teşkilatlanma çalışmalarına katkı sunduğunu dile getiren Karakaş, Mustafa Necati Başkan ile birlikte güçlü bir yapı oluşturmaya çalıştıklarını anlattı.
Karakaş, “Adnan Kahveci Mahallesi'nin sorumluluğu bizde. Orada yeniden yapılandırma çalışmaları yürütüyoruz. Mustafa Necati Başkan'la birlikte güzel bir teşkilatımız var. İl Başkanımız bu görevi ‘torun sevgisi' olarak tanımladı. Biz de üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
“20 YIL ÖNCEKİ METİN KARAKAŞ DAHA CESURDU”
“Bugünkü Metin Karakaş, 20 yıl önceki Metin Karakaş'a ne söylerdi?” sorusuna da yanıt veren Karakaş, geçmişte daha cesur ve daha hızlı hareket ettiğini söyledi.
Siyasi hayatındaki çalışmalarından pişman olmadığını belirten Karakaş, yoğun çalışma temposunun sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Karakaş, “20 yıl önceki Metin Karakaş daha cesurdu. Hiçbir pişmanlığım yok. Ancak kendisine, ‘Biraz daha yavaş hareket et, geceleri biraz uyu' derdim. Gerçekten çok çalışıyorduk. Günde dört-beş saat uyuduğumuz dönemler oldu. Bugün bunun sağlık açısından bazı sıkıntılarını hissediyoruz” ifadelerini kullandı.
“BÜTÜN DERDİMİZ SİLİVRİ'YE NE GETİREBİLİRİZ SORUSUYDU”
Geçmişte önemli görevlerde bulunmalarına rağmen çalışmalarının merkezinde her zaman Silivri'nin yer aldığını söyleyen Karakaş; önceki dönem Belediye Başkanı Hüseyin Turan, dönemin İlçe Başkanı ve daha sonra milletvekili olan Tülay Kaynarca ile diğer siyasi paydaşların ilçeye yatırım kazandırmak için mücadele ettiğini anlattı.
Karakaş, “Çok önemli görevlerde bile aklımızda hep Silivri vardı. ‘Silivri'ye ne getirebiliriz?' diye düşünüyorduk. Hüseyin Başkan, Tülay Hanım ve diğer arkadaşlarımızla bütün derdimiz buydu. Bugün o günlere dönebilseydim, daha fazla okul yapmak isterdim. Çünkü yarım kalan çok işimiz oldu” dedi.
“SİLİVRİ'Yİ NİTELİKLİ GÖÇLE BÜYÜTMEK İSTEDİK”
Siyasi hayatında yarım kalan bir hesap değil ancak tamamlanamayan projeler bulunduğunu ifade eden Karakaş, geçmişte Silivri için kapsamlı bir kent vizyonu oluşturduklarını söyledi.
Silivri'nin yalnızca nüfus olarak değil, nitelikli yatırımlar ve yetişmiş insan gücüyle büyümesini amaçladıklarını belirten Karakaş, planlamaların odağında eğitim, bilişim, teknoloji, sanayi, ulaşım, denizcilik ve üniversite yatırımlarının bulunduğunu anlattı.
Karakaş, “Biz bazı planlar yaptık ve ortaya bir vizyon koyduk. ‘Şehri büyütelim ancak nitelikli göç alalım' dedik. Sanayici gelsin, yollar ve raylı sistemler gelişsin, denizin sunduğu imkânlar kullanılsın, mavi tarım ve mavi vatan anlayışının paydaşları Silivri'de yer alsın istedik. Şehrin niteliğini yükselterek büyümeyi hedefledik” diye konuştu.
“SİLİVRİ SADECE EMLAKÇI, GALERİCİ VE İNŞAATÇIDAN İBARET DEĞİL”
Geçmişte hazırlanan planlarda Silivri'de eğitim, bilişim ve teknoloji alanları ayrıldığını belirten Karakaş, bunun ilçeye yönelik uzun vadeli vizyonun göstergesi olduğunu söyledi.
Karakaş, “Silivri sadece emlakçılardan, galericilerden ya da inşaatçılardan ibaret değildir. Eğitim, bilişim ve teknoloji alanı planlamak bir vizyondur. Bu alanları biz daha Özcan Işıklar aktif siyasette değilken planlamıştık” dedi.
Hüseyin Turan döneminde hazırlanan Liman Projesi'ni de hatırlatan Karakaş, ileri teknoloji merkezi, “Silikon Vadisi” ve üniversite alanları gibi projelerin planlarda yer aldığını ifade etti.
“PROJEYİ ÜRETMEK YETMEZ, FİNANSMANINI DA BULACAKSINIZ”
Yerel yönetimlerin yalnızca proje hazırlamakla yetinemeyeceğini belirten Karakaş, hazırlanan projelerin bakanlıklara sunularak finansman bulunması gerektiğini söyledi.
Karakaş, “Tek başınıza iktidar olsanız bile proje üretmez ve projenin finansmanını bulmazsanız sonuç alamazsınız. Yalnızca proje üretmek yeterli değil. Projenin nasıl yapılacağını ve kaynağın nereden sağlanacağını da belirlemeniz gerekir” ifadelerini kullandı.
Geçmişte adliye binası, belediye binası ve hastane gibi kamu yatırımlarının projelerini hazırladıklarını anlatan Karakaş, Hüseyin Turan ile birlikte birçok çalışmanın mimari sürecinde yer aldığını belirtti.
Karakaş, “Adliye binasını, belediye binasını ve hastane binasını çizdik. Mimarları bizdik. Ancak bunları yapacak mali gücümüz yoktu. Projeyi alıp bakanın önüne koyuyorduk. ‘Un da helva da hazır, yalnızca finansman desteğine ihtiyacımız var' diyorduk. Bu şekilde ödenek alabiliyorduk” dedi.
“SADECE İLÇE BAŞKANININ ÇALIŞMASI YETMEZ”
Silivri'ye yatırım kazandırmak için siyasi partilerin bünyesinde uzman çalışma grupları oluşturulması gerektiğini belirten Karakaş, bütün sorumluluğun ilçe başkanına bırakılmasını yanlış bulduğunu söyledi.
İlçe başkanı, belediye meclis üyeleri ve uzman ekiplerin birlikte hareket etmesi gerektiğini ifade eden Karakaş, “Arkadaşlarımız bir vizyon ortaya koymalı ve çalışma grupları oluşturmalı. Sadece ilçe başkanı çalışmamalı. Meclis üyeleri ve alanında uzman isimler de projeleri takip etmeli” diye konuştu.
İLÇE TARIM MÜDÜRLÜĞÜNE ÖVGÜ
Silivri İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün reform niteliğinde çalışmalar gerçekleştirdiğini belirten Karakaş, bu çalışmaların kamuoyu tarafından yeterince fark edilmediğini savundu.
Tarım, sahil güvenlik, balıkçılık, sanayi ve sağlık gibi alanlarda ilgili tüm tarafların bir araya getirilmesi gerektiğini söyleyen Karakaş, sorunların yalnızca kriz zamanlarında hatırlanmasının yeterli olmadığını ifade etti.
Karakaş, “İlçe Tarım Müdürlüğü çok reformist çalışmalar yapıyor ancak bunu kimse yeterince algılamıyor. Sahil güvenlik ve balıkçılar konusunda da yeni bir anlayış var. Bu işler yalnızca kazalar yaşandığında gündeme gelmemeli” dedi.
“SANAYİCİNİN SORUNLARI MASAYA YATIRILMALI”
Silivri'deki sanayicilerin önemli sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Karakaş, siyasi temsilcilerin sanayicilerle düzenli olarak bir araya gelmesi gerektiğini söyledi.
Sanayicilerin kendisine zaman zaman sorunlarını anlattığını ifade eden Karakaş, “Sanayicilerimizin çok büyük sorunları var. Bize, ‘Başkanım, bunları nasıl çözebiliriz?' diye soruyorlar. Sanayicileri, kamu kurumlarını ve diğer paydaşları aynı masada buluşturmak gerekir” diye konuştu.
“TAYYİP BEY'İN SİLİVRİ'DEKİ TEMSİLCİSİ İLÇE BAŞKANIDIR”
AK Parti'nin iktidar partisi olarak Silivri'de alan hâkimiyeti oluşturması gerektiğini savunan Karakaş, bu çalışmanın öncüsünün ilçe başkanı olduğunu söyledi.
Karakaş, “Alan hâkimiyeti oluşturma noktasında patron sizsiniz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ilçedeki temsilcisi ilçe başkanıdır. Ancak ilçe başkanının arkasında projeleri hazırlayan ve takip eden güçlü ekiplerin bulunması gerekir” dedi.
“DEVLET HASTANESİ ARTIK YETERSİZ KALIYOR”
Silivri Devlet Hastanesinin ilçenin mevcut ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kaldığını savunan Karakaş, hastanenin doktor, cihaz ve diğer sağlık yatırımlarıyla desteklenmesi gerektiğini belirtti.
Bu ihtiyaçların bakanlıklara taşınması için ekip çalışmasının önemine değinen Karakaş, “İlçe başkanı bakanla görüşür. Ancak görüşmeye esas olacak dosyayı hazırlayacak, süreci takip edecek ve çalışmayı sonuçlandıracak bir ekibin bulunması gerekir. Biz geçmişte böyle çalışıyorduk” ifadelerini kullandı.
“ELEŞTİRİRKEN YOL DA GÖSTERMEK GEREKİYOR”
Açıklamalarının mevcut teşkilat yöneticilerine yönelik kişisel bir eleştiri olarak değerlendirilmesini istemediğini belirten Karakaş, deneyimli siyasetçilerin eleştiri kadar yol gösterme sorumluluğu da taşıdığını söyledi.
Karakaş, “Bu programın sonunda ‘Metin Karakaş konuştu, bize vurdu' denilmesin. Niyetimiz bu değil. Bizi eleştirmiş olabilir ama bir de yol göstermiş denilmesi gerekir. Biz artık usta siyasetçileriz. Bazı şeyleri insanlara anlatırken ve eleştirirken yol gösterici olmamız gerekiyor” dedi.
“SİYASİ PARTİNİN GÜCÜ YETİŞTİRDİĞİ SİYASETÇİLERLE ÖLÇÜLÜR”
AK Parti'nin İstanbul'daki en büyük sorununun ne olduğuna ilişkin soruyu da yanıtlayan Karakaş, bir siyasi partinin gücünün kendi bünyesinde yetiştirdiği siyasetçilerle ölçüleceğini söyledi.
Seçim dönemlerinde başka partilerden transfer edilen popüler isimlerin kalıcı siyasi başarı sağlayamayacağını savunan Karakaş, “Bir siyasi partinin dirliği, yetiştirdiği siyasetçilerle ölçülür. Seçim zamanı başka bir partiden aday olamayan popüler bir ismi transfer edebilirsiniz. Ancak bunlar kökü olmayan mantar gibidir. Böyle insanlarla kalıcı siyaset yapılmaz” ifadelerini kullandı.
“KADİR TOPBAŞ İSTANBUL'UN KENDİ İÇİNDEN ÇIKTI”
İstanbul'un Türkiye'nin her alanda lokomotifi olduğunu belirten Karakaş, kenti yönetecek siyasi kadroların da İstanbul'un kendi içinden yetişmesi gerektiğini söyledi.
Merhum Kadir Topbaş'ın yakınında bulunmuş bir isim olarak değerlendirmelerde bulunan Karakaş, Topbaş'ın kendisini her zaman İstanbul'a ait hissettiğini ifade etti.
Karakaş, “Kadir Topbaş bizim Kadir Topbaş'ımızdı, İstanbullu Kadir Topbaş'tı. Kendisine bakanlık dâhil farklı görevler teklif edildiğinde, ‘Ben İstanbul'u yönetmeye talibim, Türkiye'yi yönetmeye talip değilim' derdi” diye konuştu.
BİNALİ YILDIRIM VE MURAT KURUM DEĞERLENDİRMESİ
AK Parti'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için gösterdiği Binali Yıldırım ve Murat Kurum'un kötü adaylar olmadığını vurgulayan Karakaş, her iki ismin de çalışkan ve üretken olduğunu söyledi.
Karakaş, “Binali Bey başbakanlık yapmış ve ülke yönetmiş bir isim. Kendisi çok üretken bir siyasetçidir. Murat Kurum da en çalışkan bakanlarımızdan biridir. Kötü aday değillerdi. Ancak ülke yönetmiş birine bu kez şehir yönetmesini söylüyorsunuz” dedi.
“İSTANBULLU SEÇMEN ADAYLARI KENDİSİNDEN GÖRMEDİ”
AK Parti'nin İstanbul seçimlerini kaybetmesinde “İstanbulluluk” kavramının belirleyici olduğunu savunan Karakaş, İstanbul seçmeninin Binali Yıldırım ve Murat Kurum'u kentin kendi içinden çıkan isimler olarak değerlendirmediğini ileri sürdü.
Karakaş, “Binali Yıldırım, Ekrem İmamoğlu'ndan daha iyi yönetirdi. Murat Kurum da İstanbul'u daha iyi yönetirdi. Ancak İstanbul seçmeni onları İstanbullu olarak görmedi. Bu çok önemli bir kavramdır” ifadelerini kullandı.
Belediye başkanları, ilçe başkanları ve milletvekilleri arasından İstanbul'u yönetecek güçlü adayların yetiştirilmesi gerektiğini belirten Karakaş, İstanbul siyasetinin kendi kadrolarını üretmek zorunda olduğunu söyledi.
“AK PARTİ GENÇ NESLİ SİYASETE KAZANDIRDI”
AK Parti'nin Türkiye'ye sağladığı en önemli katkılardan birinin gençlerin siyasete katılımı olduğunu belirten Karakaş, yeni siyasi kadroların parti teşkilatlarında yetiştiğini ifade etti.
Karakaş, “AK Parti'nin Türkiye'ye kazandırdığı en büyük değerlerden biri genç nesli siyasetin içerisine sokmasıdır. İstanbul da kendi yöneticisini ve gelecekte kenti yönetecek kadroları kendi bünyesinden çıkarmalıdır” dedi.
“AK PARTİ İSTANBUL'U ALMAYA EMİN ADIMLARLA İLERLİYOR”
AK Parti İstanbul İl Başkanı ile ilçe belediye başkanlarının İstanbul'u yeniden kazanma hedefi doğrultusunda yoğun bir çalışma ortaya koyduğunu belirten Karakaş, teşkilatların yeniden alan hâkimiyeti sağlamaya başladığını söyledi.
Karakaş, “Gerek İl Başkanımız gerekse belediye başkanlarımız, İstanbul'u yeniden alma noktasında emin adımlarla ilerliyor. Bunu samimiyetle söylüyorum. Müthiş bir çalışma ve alan hâkimiyeti ortaya koyuyorlar” ifadelerini kullandı.
Hükümetin, büyükşehir ve ilçe belediyelerinin çözemediği sorunlarda devreye girdiğini savunan Karakaş, AK Parti teşkilatlarının İstanbul'un sorunlarına çözüm üretmeye çalıştığını belirtti.
“BELEDİYE BAŞKANI OLDUK AMA HİZMET ÜRETEMİYORUZ DİYENLER VAR”
Bazı belediye başkanları ve yöneticilerinin kendi partilerinden yeterli destek alamadıklarını söylediğini ileri süren Karakaş, AK Parti'nin yönetimde olmadığı yerlerde dahi daha fazla hizmet sunduğu yönünde değerlendirmeler duyduğunu belirtti.
Karakaş, “Bazı belediye başkanları ve yöneticileri, ‘Şehre hizmet etmek için göreve geldik ama hiçbir şey yapamıyoruz. AK Parti'nin büyükşehir idaresi elinde değil fakat bizden daha fazla hizmet ediyor' diyorlar. Buna bizzat şahit oldum” ifadelerini kullandı.
SİLİVRİ BELEDİYESİNE SERT ELEŞTİRİ
Silivri Belediyesi yönetimini de eleştiren Karakaş, yaklaşık iki buçuk yıllık süreç içerisinde ilçeye kazandırılan hizmetlerin sorgulanması gerektiğini söyledi.
Karakaş, “Silivri özelinde soruyorum: Yaklaşık iki buçuk yıl içerisinde belediye başkanı, başkan vekili ve meclis üyeleri hangi hizmeti gerçekleştirme noktasında başarılı oldu? Cenaze programları, karşılama ve uğurlama dışında ne yapıldı?” diye konuştu.
Belediye yönetiminin yalnızca sosyal programlara katılmakla sınırlandırılamayacağını belirten Karakaş, “Belediye yönetmek bu değildir. Bu tablo karşısında gerçekten üzülüyorum” dedi.
“İSTANBUL ACAYİP KAN KAYBEDİYOR”
Eleştirilerinin yalnızca Silivri ile sınırlı olmadığını belirten Karakaş, İstanbul'un genelinde hizmet ve sorunların çözümü açısından ciddi bir gerileme yaşandığını öne sürdü.
İstanbul Büyükşehir Belediyesinin birçok ülkenin bütçesinden daha büyük bir mali güce ve birçok ülkeyi yönetebilecek nitelikte insan kaynağına sahip olduğunu belirten Karakaş, bu kapasitenin yeterince kullanılamadığını savundu.
Karakaş, “İstanbul şu anda acayip kan kaybediyor. Bunu hizmet ve sorunların çözümü açısından söylüyorum. Büyükşehir Belediyesinin bütçesi birçok ülkeden büyük, kadroları da birçok ülkeyi yönetebilecek kalitede. Buna rağmen bu idarenin çaresiz biçimde durması beni çok rahatsız ediyor” ifadelerini kullandı.
“İSTANBUL'U KAZANMANIN ANAHTARI İNSANLARIN GÖNLÜNE GİRMEK”
AK Parti'nin İstanbul Büyükşehir Belediyesini yeniden kazanmasının tek bir faktöre bağlı olmadığını belirten Karakaş; genel siyasetin, aday tercihinin, İstanbulluluk duygusunun ve teşkilat performansının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Karakaş, “İnsanların gönlüne girmek gerekir. Yalnızca seçim zamanı ortaya çıkarak hizmet anlatamazsınız. Sokak sokak, pazar pazar gezmeli ve vatandaşla sürekli birlikte olmalısınız” dedi.
“İL BAŞKANIMIZIN TEMPOSUNA ROBOT DAYANMAZ”
AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir'in çalışma temposuna dikkat çeken Karakaş, ilçe ilçe yürütülen saha programlarını yakından takip ettiğini anlattı.
Karakaş, “İl Başkanımızın programını takip ediyor musunuz? Robot olsa bozulur. İlçe ilçe gerçekleştirdiği programları uzaktan takip ediyor, bazılarına biz de katılıyoruz. Adeta yedek parçası olmayan bir makine gibi gece gündüz çalışıyor” ifadelerini kullandı.
Teşkilatların diri tutulduğunu, belediye başkanları, meclis üyeleri, milletvekilleri ve parti yöneticilerinin performanslarının düzenli olarak değerlendirildiğini belirten Karakaş, bu çalışmaların İstanbul'un yeniden kazanılması açısından önemli olduğunu söyledi.
“HALKLA SORUN VAR AMA ÇÖZECEK İRADE AK PARTİ'DİR”
AK Parti'nin halkla ilişkisinde sorunlar bulunduğunu kabul eden Karakaş, buna karşın söz konusu sorunları çözebilecek siyasi iradenin yine AK Parti olduğunu savundu.
Karakaş, “‘Yaparsa AK Parti yapar' deniliyor. AK Parti yapacak, başkası yapmayacak. Bu inanç insanların zihninde oluşmuş durumda” dedi.
“CUMHUR İTTİFAKI'NIN DEVAM ETMESİ GEREKİYOR”
Türkiye'nin güvenliği ve bölgesel gelişmeler açısından Cumhur İttifakı'nın devam etmesi gerektiğini savunan Karakaş, Malazgirt'te katıldığı program sırasında bu düşüncesinin daha da güçlendiğini söyledi.
Karakaş, “Ülkenin bekası açısından Cumhur İttifakı'nın devam etmesi gerekiyor. Bunu siyasi bir slogan olarak değil, Türkiye'nin çevresinde yaşanan gelişmelere bakarak söylüyorum” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE DÜNYADAKİ KRİZLERDE ÇÖZÜM ORTAĞI HALİNE GELDİ”
Son 10 yılda Türkiye'nin çevresinde savaşların ve siyasi çıkmazların arttığına dikkat çeken Karakaş, Türkiye Cumhuriyeti'nin birçok uluslararası sorunun çözümünde önemli bir aktör olarak görüldüğünü söyledi.
ABD, Rusya, İran, Katar, Libya ve Orta Doğu'daki gelişmeleri örnek gösteren Karakaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın uluslararası siyasetteki etkisinin Türkiye'nin masadaki konumunu güçlendirdiğini savundu.
Karakaş, “Dünyanın birçok bölgesinde Türkiye'nin ve Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ne söyleyeceği takip ediliyor. Ordunuz ve diplomasiniz güçlü olmazsa sizi masaya oturtmazlar. Türkiye'nin geçmişte yok sayıldığı dönemler oldu” diye konuştu.
D-8 VE BÖLGESEL İŞ BİRLİĞİ VURGUSU
Merhum Başbakan Necmettin Erbakan döneminde oluşturulan D-8 yapılanmasını hatırlatan Karakaş, Türkiye'nin bölgesel iş birliklerinde öncü rol üstlenmesinin geçmişten bugüne önemli olduğunu söyledi.
Karakaş, Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır, İran ve diğer bölge ülkeleri arasında ortak menfaatlere dayalı yeni bir iş birliği anlayışının geliştiğini savundu.
Türkiye'nin güvenliğinin yalnızca ülke sınırlarıyla ilgili olmadığını belirten Karakaş, “Türkiye'nin bekası yalnızca Türkiye Cumhuriyeti'ni ilgilendiren bir mesele değil. Bölgenin güvenliği ve geleceği de Türkiye'nin güçlü olmasına bağlıdır” dedi.
“CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ BİRAZ DAHA ERKEN YAPILABİLİR”
Programda erken seçim tartışmalarına ilişkin görüşlerini de açıklayan Karakaş, Cumhurbaşkanlığı seçiminin planlanan tarihten bir miktar önce gerçekleştirilebileceğini düşündüğünü söyledi.
Karakaş, “Cumhurbaşkanlığı seçiminin biraz daha erken yapılacağı kanaatindeyim. Onun dışındaki seçimler zamanında yapılabilir. Yerel seçim tarihi de yakın olduğu için seçim takviminde bir düzenleme yapılabilir” ifadelerini kullandı.
“SENEYE ERKEN SEÇİM BÜYÜK İHTİMAL”
Alparslan Ermiş'in, “Seneye erken seçim olur mu?” sorusuna Karakaş, “Bence büyük ihtimal” yanıtını verdi.
Karakaş'ın bu açıklaması, erken seçim tartışmalarına ilişkin kişisel siyasi öngörüsü olarak dikkat çekti.
KARAKAŞ'TAN İSİMLERE TEK CÜMLELİK TANIMLAR
Programın sonunda kendisine yöneltilen kavram ve isimleri kısa ifadelerle tanımlayan Karakaş, Silivri için “Vatanım”, siyaset için “Yaşam tarzım”, AK Parti için ise “Güvence” ifadelerini kullandı.
Karakaş'ın kısa tanımları şöyle oldu:
• Silivri: Vatanım.
• Siyaset: Yaşam tarzım.
• AK Parti: Güvence.
• İstanbul: Her şeyim.
• Recep Tayyip Erdoğan: Dünya lideri.
• Abdullah Özdemir: Çok yakın bir dostum.
• Volkan Yılmaz: Kutup Yıldızı.
• Hüseyin Turan: Can dostum.
• Özcan Işıklar: Bilge Başkan.
• Selami Değirmenci: Cesur Başkan.
• Bora Balcıoğlu: Güzel bir arkadaş.
• Belediye başkanlığı:Hammallık.
• Dostluk: Nadide çiçek.
Karakaş'ın açıklamaları, bir taraftan siyasi geçmişine yönelik özeleştiri ve muhasebe içerirken diğer taraftan Silivri ile İstanbul'un geleceğine ilişkin yeni bir siyasi yapılanma ve hizmet modeli çağrısı olarak öne çıktı.
Sevginar SALİ

YORUM YAP