Kültür Merkezi yapımı konusunda Öztek Firması'nın taahhüdü
ile ilgili gelişmelerin değerlendirildiği meclis toplantısının gündem dışı
bölümünde konuşan Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar ve İmar Komisyon
Başkanı Süheyl Kırkıcı gelişmeleri aktardı, merkezin söz verildiği şekilde
yapılmasını istedi. AKP Belediye Meclis Üyesi Metin Karakaş, iktidarın
değerlendirmelerine katıldığını söylerken, firmanın taahhüdünü yerine getirmeye
hazır olduğunu açıkladı.
Öztek Firması ile Silivri Belediyesi arasında Kültür
Merkezi yapımı konusunda imza altına alınan 4 Milyon TL'lik bağış protokolü
geçtiğimiz Cuma günü Silivri Belediye Meclisi'nin gündem dışı bölümünde ele
alındı.
Konuyla ilgili Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar
yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Kültür Evi, Silivri'nin gündeminde,
basında yansıdıktan sonra cevap verme ihtiyacı duydum. İki ay geçmesine rağmen
konuyu yaşanan aksaklıklara rağmen kamuoyuna yansıtmadan çözme gayreti
içerisinde oldum.
IŞIKLAR: KÜLTÜR MERKEZİ'NİN
BİTİRİLMESİNİ İSTİYORUZ!
Kültür Merkezi'nde de böyle oldu konu basına
yansıdıktan sonra ben cevap verme gereği duydum. Kültür Merkezi'nin devam
etmesini, bitmesini istiyoruz. Protokol var, şartlarına uyulmasını istiyoruz.
Çağırdık geldiler. Dosyasını istedik. Biz siyasi görevler içindeyiz. Halkın oyu
ile gelmişiz. 'O arkadaşımız bunu yaptı benim haberim yoktu' deme lüksüne sahip
değiliz. Bu gün bir sorun varsa benimdir, geçmişte varsa geçmişteki
arkadaşındır. Sorumluluktan kaçma, kurtulma diye bir şey olamaz. Ben birilerini
suçlama anlamında söylemiyorum. Sorumluları biziz, hesabı biz vereceğiz. Onun
için açıklamayı ben yaptım.
"SONUÇ ALMAK İSTİYORUZ"
Bunu yaparken de çok beğendiğim bir söz var; 'Kedinin
siyah veya beyaz olması fark etmez önemli olan fare yakalaması'. Biz artık
geçmişte şuymuş, bu protokolmüş, bunun peşinde olamayız. Burada sonuç almak
istiyoruz. Onu almak için görüşme yaptığımızda muhatap olan arkadaşımız
beyefendi; 'Yaparım. Ben söz verdim, ne demek' dedi. Dedim, tamam çok güzel söz
veriyorsunuz da burada böyle yazmıyor.
"DURUM ORAYA GELMİŞ,
FİRMA İSTERSE YAPAR"
Gerçekten durum oraya gelmiş, isterse yapar. Meclisten
geçen protokolü gördüm 15 madde olarak hazırlanmış. Şimdi meclis üyelerimize
dağıtacağız protokol örneklerini, çok net görebilirsiniz. Hiçbir suçlama
peşinde değilim. 15 madde olarak meclisin başkanı, 'Bunu onayla' dediği
protokol imzasız. Başkanın imzası yok, onaylamamış. Raporlar önünüzde tarihlere
bakabilirsiniz. 'Yapılmazsa yüzde 20'sini biz yaparız' dediği, aylara böldüğü,
müeyyidesi olan üç madde imzalanan protokolde yok. Bir öncekine yakın bir
tarihte bir protokol daha var. 'Yüklenici istediğine yaptırır' diye bir ilave
yapılmış. Onu da havale yapmış.
"MECLİSİN ONAYLA DEDİĞİ
PROTOKOLÜ BAŞKAN İMZALAMAMIŞ"
Üç tane protokol var. Hepsi burada. Takdirinize
bırakıyorum. Hiçbir şeyin peşinde değilim. Meclisin onayladığı, 'böyle yap'
dediği protokolü Başkan imzalamamış. Gitmiş başka bir protokolü imzalamış. Onda
da firma isterse yapar haline gelmiş. Adam da doğal olarak, 'Ben söz verdim,
yapacağım.' dedi. Bu söz ne zaman yerine getirilecek? Devlet ilişkilerinde
böyle bir şey olamaz. Ben sana güvenirim, o bana güvenir böyle bir şey yok.
Peki dedim, şimdi nasıl yapacağız, burayı bütün Silivri biliyor, arkasında 20
dönüm yerin ve diğer işlerle ilgili sizin bir çabanız var, bir kent rantı karşılığında
oluşmuş bir rantın siz… 'Hayır' deniyor. Protokolle organik bir bağ yok ama
belli ki burada bir şey yapılmak istenmiş. Onu da bırakın hiçbir şeye
dayanmamış olsa bile meclisin 'İmzala' dediği bir protokol var, Başkanın
imzaladığı ve yürürlükte olan başka bir protokol söz konusu. Arada
"Bayındırlık Bakanlığı'nın yüzde 25 indirim yapılır fiyatlarda" denen
madde tenzil edilerek, çıkarılarak imzalanmış.
"İMZALANAN PROTOKOLÜN
BAĞLAYICILIĞI, YAPTIRIMI KALMAMIŞ"
Bu güne kadar hizmetin sarkmasının bir anlamda
gerekçesi oluşturulmuş oluyor. Bağlayıcılık yok, yaptırım kalmamış. Bunu da
dikkate almayalım, bunu ben fark ettikten otuz gün sonra gazetede çıktı. Otuz
gün ben bunu herhangi bir gerekçesiyle ortaya koyma niyetinde değildim. Devam
ettik, görüşme talebinde bulunarak, bu işi bitirmek istedik. Meclisten geçen
protokolü yapalım. Olmadı.
Firma zaten var, çalışıyor. Firma değiştirme gibi bir
derdimiz yok. Devam etsin. Firmaya da verilecek bir ödeme planı yapın ki o da
ne yapacağını bilerek çalışsın. Biz ona da müdahale etmiyoruz. Geçtiğimiz
yönetim kime takdir etmişse o devam etsin, bitirsin. Firmayla bir araya gelin,
gerekirse ben de katılayım, toplantıyı belediyede yapalım. Siz firmaya
taahhüdünüzü yapın ki işlerini düzenlesin ve işi bitirsin."
KARAKAŞ: SÖYLEDİKLERİNİZİN ALTINA
SONUNA KADAR İMZA ATIYORUM
Konuyla ilgili söz alan AKP Belediye Meclis Üyesi
Metin Karakaş, Öztek Firması'yla Kültür Merkezi yapım sürecine girilmesini
sağlayan nedenleri özetledikten sonra konunun protokol imzalanmaksızın da gerçekleştirilebilecek
olmasına karşın mecliste değerlendirildiğine dikkat çekerek şöyle konuştu:
"Kültür Merkezi ruhsatımız var. Tahsisi seçim sürecinin yoğunluğundan
dolayı takip edemedim.
Söylediklerinizin hepsi geçerli. Özellikle kamuoyunun
bilmesini istiyorum, firmayı kendileri bulmadılar. Güçlü bir firmaya
yaptırılmasını istedik çünkü ödeme 18 taksitte bitecekti ve üç dört ayda işi
bitirmesini istedik. Herhangi bir ödeme yapılmamıştır.
Söylediklerinizin altına sonuna kadar imza atıyorum.
Sonuçta işi ortaya çıkarmak önemli. Firma yetkilileriyle bir görüşme yaptım.
"Kesinlikle bir problem yok. Bu konuda ben sözümün arkasındayım.
Ödeyeceğim miktar budur. Meclisimizin ana hatlarıyla çizmiş olduğu protokol
verme yetkisindeki yapma yetkileri de aynı geçerliliği sürdürmekte"
dediler. Firma da yapmaya şu anda hazır."
IŞIKLAR: POLEMİK PEŞİNDE DEĞİLİZ
Belediye Başkanı Özcan Işıklar, tekrar söz alarak,
"Bu konuda polemiğe girmek istemediğimi zaten tavrımla belli ediyorum. İki
aydır kamuoyu şahit. Burada artık yaygara yapmaya gerek yok. Ama kamusal bir
zarar konusunda polemiğe girdiğiniz zaman sıkıntı oluyor. Arkadaşımızın verdiği
cevap şu; 'CHP'li birini arıyorlar, ona verecekler herhalde.' Böyle bir cevap
olabilir mi? Hürhaber'de yazıyor. Burada yapılan belli. Adam faturasını kesmiş.
Ben görüşmelerimi yapmışım. Bu polemik kısmı; ben bir şey söyleyeyim öne
geçeyim de öbürü karambolde geçsin. O, kadar ucuz değil. Konu ortada. 4
trilyonluk bir anlaşma yapıyorsunuz. Diyorsunuz ki bu 4 trilyona nasıl
ulaşacağım? Bayındırlık birim fiyatlarından yapılacak işin tenzil edildikten
sonra 4 trilyona ulaşacağım. O zaman kaç paralık iş yapmam lazım? 5 trilyonluk
değil mi? 4 trilyonun üzerinden indirilirse kaç paralık iş yapmış olacak? O
madde yok. Bir trilyon zarar. Kamu zararı oluşmuyor mu? Net değil mi bu? 249
milyarlık fatura kesilmiş. Muhatap değilim, adam gelmiş faturayla firmayı
belediyede arıyor. 'Bana yardımcı olun, firmayla görüştürün' diyor. Şu var;
yapılan 250 bin liralık imalat olması demek şunu söylüyor, burada iş başlamış.
İmalat var. Bu protokol şartlarının 15 maddelik olanını uygulasaydım. Yapmamız
halinde yüzde 20'sini fazlasıyla alırım deseydim ne kaldı geriye? 3 trilyon 750
milyar artı 375 milyon alma hakkım vardı değil mi? O madde yok.
Eğer 15 maddelik protokol imzalanmış olsaydı burada bu
iş başlamıştı. Ciddi bir durum oluşuyor. 250 bin liralık imalat yapılmış bunun
üstünde 3 trilyon 750 milyarlık bir boşluk kalıyor mu?"
KIRKICI: ÖZTEK FİRMASINA OLAĞAN
ÜSTÜ BİR RANT SAĞLANMIŞTIR
CHP Meclis Üyesi Süheyl Kırkıcı söz alarak durumu
şöyle özetledi: "Protokol farklılıklarına girmek istemiyorum. Yaklaşık bir
yıldır Öztek firmasıyla Silivri Belediye Meclisi'nin yaptığı protokolü okuyarak
hiçbir görüşme yapmamıştır. 30 gün içinde bir çalışmaya başlanmamış, Öztek firmasıyla
herhangi bir ilişki kurulamamış. Biz iki aydan beri belediye meclisinde meclis
üyeleri olarak Öztek firmasından bir muhatap arıyoruz. Yaklaşık 30 dönümlük bir
arazinin 0,25 konut lejantlı planı en az sekiz kat arttırarak, bodrum katları
emsali dahil edilmeyerek ikiye çıkartılıyor. Artı ticaret alanı olarak rezidans
plan lejantı 1 plan değişikliği yapılmış, burada belediye meclisinden alınan
kararla olağanüstü bir rant sağlanmıştır. Belediye meclisi haklı olarak kısmen
de olsa bir bölümünün kamuya döndürülmesinin yolunu açmış Kültür Merkezi
inşaatıyla somutlaşmış fakat yaklaşık bir yıldır böyle bir çalışmaya
girmemiştir. Meclis protokolünde mücbir sebeplerden bahsedilmiş fakat hiçbiri
gerçekleşmemiş. Firma bununla ilgili herhangi bir özürde bulunmamış. Başka bir
şey kaçmak üzere. Kaçmakta olan şu; 1/5 bin ölçekli plan tadilatı. 1/bin
ölçekli Uygulamayı İmar Planı Pazartesi günkü İstanbul Büyükşehir belediye
meclisinden geçmek üzereyken muhatap alınmayışımızın gereği olarak olayın
durdurulmasını talep ettik. Şu anda Büyükşehir Belediye Meclis gündemine
alınmadı."
KARAKAŞ: SON BİR GÖRÜŞME
YAPMADAN HER ŞEYİ
TAMAMLAMAYALIM
Tekrar söz alan AKP Belediye Meclis Üyesi Metin
Karakaş: "Dosyayı ben gördüm, meclis gündemine alındı. CHP yanlış
bilgilendirme yapmasın diye ben şunları da söyleyeyim, dosya hakkında Silivri
Belediyesi son bir görüşme yapıyor. Bu netice vermeden her şeyi
tamamlamayalım."
IŞIKLAR: İŞİN BİR AN ÖNCE YAPILIP
BİTİRİLMESİNİ İSTİYORUZ!
Belediye Başkanı Özcan Işıklar, konuya şu ifadelerle
nokta koydu: "Geri tahsis zaten seçimden önce gelmiş. Buradaki polemiği
sürdürmek istemiyorum. Firma ile bir görüşmemiz oldu. Başkan yardımcımız bu
konuda delege edildi. "Bir hafta içinde dönüyoruz" dendi. Aradan bir
ay geçti telefonla dahi aranmıyoruz. Söylemek istediğim bu. Eğer 1. protokol
hayata geçmiş olsaydı hukuki süreç başlatabilirdik. İsterse yapar haline
getirildiği için biraz da rahat davranıyorlar. Sonra bir temas sağlandı, 15
Haziran gibi geleceklerini söylediler. Bekliyoruz. O tarihi de bekleyeceğiz.
İşin bir an önce yapılıp bitmesini istiyoruz."