Geçen haftaki köşemde yazmıştım. Sayın Doruk Bulut İlçe Başkan adaylığını açıklamış ve Neocanlar'ın talebi yerine getirilmişti. Neocanlar kendileri direkt görünmese de ikinci bir adayın çıkışının önünü kesmek adına çarşı esnafından birkaç kişi “onlar kendilerini bilirler” Bora Başkanın yakınları, Silivri'nin mihenk taşları kullanılarak, pasifize çalışmaları yürütüldü. Sonuç olarak şehrin emiri, siyasetin lokomotifi tarafsızlığa ikna edildi ve Sayın Bora Balcıoğlu, ilçe, dernek, vakıf kongrelerinde tarafsız kalacağını kamuoyuna deklare etti. Ben de Neocanlar'ın oyununu bozma adına Sayın Doruk Bulut'u aradım. Tek aday olduğunu, seçilmek için kimseye ihtiyacı olmadığını, Silivri'yi kucaklayacak, bütünlüğü sağlayacak bir Yönetim Kurulu oluşturmasını istedim.
Bu tutumun hem kendisi, hem de siyaset yapanların yararına bir bütünlük sağlayacağını ısrarla söyledim. Sayın Bulut, bu ifadelerimi uygun bulmadı sanıyorum ki, Neocanlar'ın yöneteceği bir liste oluşturdu. Sonrasında kendisinin de bu yönetim listesinden hoşnut olmadığı ortaya çıkmış oldu.
Gün geldi, olası bir erken seçimde, aday olması durumunda İlçe Başkan Vekilliği gündeme gelir ve Sayın Doruk Bulut'a sorulur; “Sizden sonra İlçe Başkan Vekili kim olmalı?”. Sayın Bulut, “Bu yönetimden hiçbir şey olmaz, bunların içinden ilçeyi yönetebilecek kapasitede kimse yok” ifadesini kullanır. Bu ifade Yönetim Kurulu arasında tartışmalara, hatta istifalara doğru gider. Hatalı bir cümle kurduğunu fark eden Sayın Bulut, toparlamaya çalıştığı bir dönemde, tutuklanır. Boşalan İlçe Başkanlığı yerine Yönetim Kurulu kendi içinden Av. Sayın Nilay Öndül Kalaman'ı Başkan Vekilliğine seçer. Sayın Kalaman, eğitimli, kültürlü, parti aidiyeti olan saygın ve değer verdiğim bir kişiliktir. Görevini layığı ile yapar diye düşünüyorum. Ben bu arda bunun üzerinde durmuyorum. Her arkadaşımız verilen görevleri layığı ile yapar. Üzerinde durduğum gerçekten Sayın Bulut'un söylediği gibi, bu arkadaşlardan hiçbir şeyin olmadığı mı ya da “ben bu işi yapar toparlarım” diyen arkadaşların başarısının, kendi önlerinin kesileceği mi? Düşündükleri bu mu? Parti önemli değil, ikbal önemli anlayışı mı? Eğer öyle ise bu siyasi bir hastalıktır, maalesef bu hastalıktan Silivri'de çok var.
Tabi bilinsin ki Sayın Doruk Bulut'un Yönetim Kuruluna karşı bu söylemi Neocanlar'ı rahatsız etti ve tutuklanmasını sağlamak için elinden geleni yaptılar ve başardılar. Bu süreç sonrası parti ikiye bölündü. Sayın Özgür Özel liderliğinde Yeni Parti kuruldu. Parti kurulur kurulmaz Neocanlar'dan birileri Yeni Parti Silivri İlçe Başkanı olmak istedi, gidip görüşmeler yapıldı. Tabi bu arada cezaevinde olmamız, çalışmalarımızı engelleyemedi. Avukatlar aracılığı ile fikirlerimi, düşüncelerimi ilettim. Başarılı olamadılar. Eksikleri, yanlışları ve hataları olmasına rağmen, Silivri iradesi hakim kılındı ve Av. Sayın Nilay Öndül Kalaman CHP Silivri İlçe Başkan Vekili oldu.
Sonrasında gördüğüm odur ki, eksikler, yanlışlar ve hatalar yapılmaya devam ediyor. Neocanlar hiç vazgeçmiyor, yine iş başındalar. Belediye Başkanımız Sayın Bora Balcıoğlu ve Meclis Üyeleri CHP'de kalıyor, İlçe Başkanı Sayın Doruk Bulut ve Yönetim Kurulu, Yeni Parti'ye geçiyor.
Burada parti sorumluluğum gereği detaya girmek istemiyorum. Günü gelince gireriz. Bunu da şöyle tariflemek istiyorum; nasıl ki yağmur yağıyor, yağmur tanecikleri birleşir su olur. O su da coşkun sele dönüşür. O selin karşısında hiç bir şey duramaz, yarar geçer. O nedenle Silivri'de bu selin önüne set çekilmek isteniyor. Bilesiniz ki selin önüne set çekilirse, sel yön değiştirir. Neocanlar'ın yapmak istediği budur. Çekilmek istenen setlere izin vermeyin. Kimse için siyaset yapmayın, siyaset yapacak olan, kendisi ve bulunduğu toplum yararına yapsın. Aksi halde bu işler ne İsa'ya yarar, ne Musa'ya. Kalın sağlıcakla…






