Bulgaristan göçmeni Emekli Biyoloji Öğretmeni Kazım Öztürk ve Emekli sağlık hekimi ve yazar İsmail Tunalı, Büyük Göç’ün 25. Yıldönümünde dönemin Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal’ı mezarı başında anarak minnettarlıklarını ifade etti.
ÖZTÜRK: BULGAR ZULMÜNDEN KURTULUP ANAVATANIMIZA KAVUŞTUĞUMUZ GÜNDÜR
Öztürk, gazetemize yaptığı özel açıklamada şu ifadelere yer verdi: "3 Haziran 1989 tarihinde insanlık utancı olan, "Utanç Treni” adı verilen trenin Bulgaristan'dan kalkıp anavatanımız Türkiye topraklarına, Kapıkule'ye girişinin 25'inci yıldönümü. Dünyada eşi görülmemiş bir insanlık ayıbının başlangıç günüdür. O gün doğmuş olan bir çocuk bugün 25 yaşını doldurdu. Çeyrek asır geçti bugüne kadar. Biz canlı şahitlerin Bulgar zulmünden kurtulup anavatanımıza kavuştuğumuz gündür.
"ASİL BİR KÖKENDEN GELDİĞMİZ İÇİN BİZİ BULGARLAŞTIRAMADILAR”
Bulgar zulmümü bizlere kimliğimizi, kökenimizi,Türklüğümüzü unutturup Bulgarlaştırma çabası vardı, ancak biz asil bir kökenden geldiğimiz için bunu başaramadılar. Bulgar komünist partisinin en büyük hatası buydu. Bizleri küçümseyerek, hiçe sayarak soykırıma başladılar. Gözümüzün içine baka baka " Biliyoruz sizi Bulgarlaştıramayacağız, ama amacımız sizin çocuklarınızı Bulgar olarak yetiştirmek, onlara Bulgar kimliğini ve kültürünü aşılamak. " diyorlardı.
Sadece hayatta olanlarımızla kalmayıp, öbür dünyaya göç etmiş olan büyüklerimizi de rahat bırakmadılar. Onların mezar taşlarından isimlerini, ayyıldızlı nişanlarını kırarak, boyalarla silerek yerlerine takma Bulgar isimleri yazdılar. Yetmedi Türk mezarlıklarını kapatarak cenazelerimizi Bulgar mezarlıklarına defnetmeye mecbur ettiler. Bulgar mezarlığı olmayan köylerde eski mezarlıklarla yeni mezarlıkların aralarına setler çekerek ayırdılar. Bu şekilde Bulgaristan’da Türklerin yaşamadığını, Türk olmadığını kanıtlamaya çalıştılar.
"ANAVATANIMIZ BİZLERİ YALNIZ BIRAKMADI”
Dünya tarihini inkar ederek boylarından büyük işlere kalkıştılar, fakat başaramadılar. Çünkü anavatanımız bizleri yalnız bırakmadı ve sahip çıktı. Tüm Türk milleti, Türk dünyası bir yumruğun parmakları gibi birleşti ve tepki gösterdi. Anavatınımız Türkiye sınırlarını açarak bizi bağrına bastı.
"MANEVİ BABAMIZ ÖZAL’I SAYGIYLA ANIYORUZ”
Zamanın başbakanı olan merhum Turgut Özal "Yılanın altından yumurtaları kırmadan alacağız " demişti ve aynen dediği gibi de yaptı. Kimsenin burnu kanamadan Bulgaristan Türklerini kurtarmayı başardı. Zulmün başkanı olan Todor Jivkov'a seslenerek "Sınırlarımızı ardına kadar açtık, Jivkov da gelsin " dedi. Böylece
Anavatanımız Türkiye, tüm imkanlarını seferber ederek bizlere kucak açtı. Hepimize iş, aş, kira yardımı ne gerekiyorsa yaptı. Merhum Turgut Özal bizlere babalık yaptı, kendisi manevi babamızdır. Bizler ona duacıyız. Önünde saygıyla eğiliyoruz. Yerde yatmasın, nurda yatsın. Mekanı cennet olsun. Ne mutlu türküm diyene.”






