Anne adaylarının çoğunun gebelik esnasında yaşadığı bulantı ve kusmalara değinen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Jinekolog Op. Dr. Hakkı İnce, nedenlerini, alınacak önlemleri ve tedavisini anlattı. İnce, bulantı ve kusmaların bebeğe zarar vermediğini belirtti.
BULANTI VE KUSMA KRİTERLERİ
Kadın Doğum branşında Op.Dr. Hakkı İnce, gebelik döneminde yaşanan bulantı ve kusmanın oluşumları, nedenleri ve alınacak önlemleri gazetemize yaptığı özel açıklamada şöyle anlattı: "Gebelikte bulantı ve kusmalarla oldukça sık karşılaşıyoruz. Yapılan çalışmalarda gebeliklerin yaklaşık olarak yüzde 50-90'ı arasında gibi çok yüksek orantılarda bulantılarla karşılaşıldığı anlaşılıyor. Bulantılar özellikle sabahları görülüyor. Bu zaten alışagelmiş bir şeydir. Sabah bulantıları bir çok kadını gebelikte rahatsız ediyor. Tipik olarak da gebeliğin tespit edildiği adet gecikmesini takip eden dönemden başlayıp 6. Hafta civarında yani yaklaşık 1.5 aylık gebelik sırasında maksimum seviyelere ulaşıp 12. Gebelik haftasına kadar da bulantılar umumiyetle sürüyor. Gebeler tarafından tarif edilen birçok şey var: Aşerme diye halk arasında bilinen şey, bir takım kokular daha belirgin olarak algılanmaya başlıyor. Ağır parfüm, sigara, ter kokuları bulantı hissini gebelikte arttırmakta. Burada doktor tarafından değerlendirilmesi gereken şey, bu bulantıların acaba gebenin yaşam koşullarına önemli şekilde etkisi oluyor mu? Gebenin sağlığını tehdit ediyor mu? Belirlenen belli kriterler var. Bu kriterleri ayırt etmek çok önemli. Ne yapıyoruz? Evet, somut bir şeyler sunmak lazım. Hasta, 'Bulantım, kusmam var' diyor ama bunu bir şekilde klasifiye etmek lazım. Genelde günde 3, 4, 5 kereye kadar olan hafif kusmaları tolere edebiliyoruz. Bu bir sınır. 5 kereye kadar hafif bir öğürtü şeklinde olan ciddi bir mide içeriğinin kaybına yol açmayan ve kişiyi halsiz ve bitkin hale düşürmeyen kusmalara hafif bulantı diyoruz. Eğer ki daha ciddi şekle dönüşürse bunlar gebelikteki ağır derecede olan kusmalar. Burada eşlik eden somut bulgulardan bir tanesi de Tam İdrar Tahlili'nde baktığımız asetondur. Bu keton denilen bir madde gerçekten kişinin iyi beslenemediğinin somut bulgusudur. Mide içeriğinin ciddi şekilde kaybı ne demek? Buradaki minerallerinin kaybedilmesi demek. Yani sodyum, potasyum, klor gibi ciddi bir şekilde mineral kaybı oluyor. Kişide metabolik olarak bu maddelere açlık oluşuyor. Dolayısıyla bitkinlik, yorgunluk doğuyor. Hatta kilo kaybına yol açabiliyor. Bu da önemli üçüncü bir kriter.
HORMONAL ETKİLER
Bulantıların nedeni olarak araştırmalar yapılmış fakat çok somut bulgular yok ama bazı hormonal etkenleri var. Gebelikte çeşitli hormonlar artıyor. Bunlar da bulantılara sebep olarak görülmüş. Artan hormonlar etkisinde rahim kasları geriliyor. Hormonal etkilerle de midedeki kas dokusunun gevşemesine bağlı bir takım fiziksel değişiklikler oluyor. Bu fiziksel değişiklikler beyindeki bulantı noktalarını uyararak kişideki ağır derecede kusmanın ortaya çıkmasına neden olabilir. Yeni teorilere göre B6 vitamin eksiklikleri bundan sorumlu tutulmuş.
PSİKOLOJİK ETKİLER
Benim 20 yıla yaklaşan kadın doğum çalışmalarımda da tespit ettim, hasta psikolojik portföylerimden aldığımız bilgilere göre hastanın psikolojik, ailevi sorunları, yaşı, kültür çevresi, eşi ile olan ilişkileri gibi gebeliğe hazır olup olmaması, beklemesi ve arzulaması veya arzulamaması ile ilgili olan psikolojik etkiler de bulantı ve kusmalarda çok ciddi rol açıyor. Kişisel deneyimim olarak son saydığım nedenleri kapsayan teori en güçlü. Kişinin fiziksel yanıyla psikolojik olarak gebeliğe hazır olup olmadığı ile ilgili de bu bulantı kusmaların ortaya çıkması söz konusu.
BULANTI VE KUSMAYA NEDEN
OLAN BAZI HASTALIKLAR
Bunun dışında bir takım hastalıklar var. Bunlardan biri Troid bezi, guatr olarak biliniyor. Boyun bölgesinde bulunan bu salgı bezidir ve çok önemli bir metabolik hormon salgılar. Hipotroid olduğumuz durumlarda da stres ve aşırı yorgunluklarda bulantı ve kusmalar ortaya çıkabiliyor. Bir de nadir sebeplerine gelirsek morgebeliği denilen gebeliğin bir hastalığı olan çok ayrıntısına girmeye gerek olmayan bir durumda bulantı kusmalar inatçı hale gelebiliyor. Bunlar tabi uzman tarafından teşhis ediliyor ve tanısı konuluyor.
BULANTILAR BEBEĞE
ZARAR VERİR Mİ?
Burada çok önemli bir saptamayı da yapmak lazım, bulantılar acaba bebeğe zarar verir mi? Anne adayının ileri derecede metabolik sorunlarla karşılaşmaması halinde bebeğe zararı olmuyor. Bebek daha çok küçük ve gereken her türlü ihtiyacı olağanüstü bir mekanizmayla anneden temin ediyor. Anne ancak çok çok ağır metabolik problemlerle karşılaşırsa bebek bunlardan etkilenir. Burada bulantıların bebeğe zararı olmadığını da teorik olarak vurgulayabiliriz.
BULANTI VE KUSMALARA
NASIL KARŞI KOYABİLİRİZ?
Burada beslenme alışkanlıklarını iyi organize etmek lazım. Burada çok acılı, baharatlı yenilmemesi gerekiyor. Mümkün olduğu kadar az yağlı, haşlamalı ve sulu gıdaları almak gerekir. Bol miktarda sıvıyı bir defada almak değil, çünkü o da ayrıca bulantı sebebi olabilir. Yani amacımız hazmı kolay gıdalar. Gebelikte mide bağırsak sistemi kısmen yavaşlıyor. Bu da gıda akışının yavaşlaması demek. Üç öğün mutlaka yemek ama aralara da hafif birer öğün serpiştirmek, bütün öğünlerdeki toplam miktarı azaltma anlamında gıdasal önlemler alınabilir. İlk üç ay için protein ve karbonhidrat ağırlıklı olabilir. Yemeğe başlarken kuru gıdalarla başlanabilir. Mesela kızarmış ekmek, etimek, galete, tuzlu kraker gibi midenin sıvısını da absorbe edeceğinden gebe o bulantı ve klopotaj dediğimiz midedeki çalkantı hissini hisseder. Bunu engellemek için yemeğe kuru gıdalarla başlanabilir. Ben tuzlu sarı leblebi öneriyorum. Toz haline gelerek midede suyunu absorbe ediyor. Çok sıvı kaybeden kadınlarda eğer tolere edebiliyorlarsa bölünmüş porsiyonlarda sıvı alınması, üç şişeye kadar azar azar eğer ki gaz distansiyon gerginlik yaratmıyorsa soda tüketmelerini öneriyorum. Ama kimi kadınlar için bu geçerli olmaya bilir. Su içemiyorlarsa, sulu gıdalar, kavun karpuz gibi meyvelerle su ihtiyacı karşılanabilir. Yatmadan yarım saat önce bir bardak süt ve kuru kraker alınabilir. Genellikle sabah yataktan kalkar kalkmaz ilk hareketlerle bu bulantılar oluştuğu için anne adayları eşlerine yatakta bir kahvaltı hizmeti emri de verebilirler. Amaç yataktan çıkmadan önce ilk hareket ve mide kazınmasını önlemek için hafif bir kraker, galeta, yarım dilim kızarmış ekmek gibi bir şey alarak yataktan kalkmak da mantıklı bir öneri olabilir. Keskin diş macunları tercih edilmemeli. Eğer doktor önerirse B6 vitaminleri, suda eriyen vitaminler alınabilir. B vitaminin sinir sistemi üzerinde de çok önemli etkileri var. Genç anne adayları, migren şikayeti olanlar daha dikkatli olsun.
NASIL TEDAVİ ETMELİ?
Risk grubu düşük orandadır. 25 tane gebelik olgusunda bir tanesi riskli gruba giriyor. Bu riskli gruplarda hastaneye yatışi öneriyoruz. Önerdiğimiz çarelerle ağır bulantı kusmaları çözemediğimiz grubu hastaneye sevk ediyoruz. Bunlarda damar yolundan beslenme yapıyoruz. Buradaki kasıt, kaybedilen mineralleri, şekeri ve ağızdan alamadığı suyu karşılıyor. Çarpıcı ve iyi etkileri oluyor. Bu işlemin etkili olabilmesi için en azından 2-3 gün hastanede yatış ve bu süre boyunca ağızdan beslenmenin kesilmesi gerekir. Bunu çok iyi uygulamak lazım. Çok ağır vakalarda halk arasında kortizon diye bilinen kortigosteroitler bile denenmiş. Kimi zaman etkili olmuş. Tabi bunların yan etkilerini de göz önünde bulundurmak lazım. Çoğunlukla psikoterapiler faydalı oluyor. Çok çok nadir bir durumla da karşı karşıya kalabiliyoruz. Çok ağır bir bulantı durumu var ki artık baş edemiyorsunuz, ne yazık ki böyle durumlarda gebeliğin sonlandırılmasına başvurmak da çare olabilir. Çok ciddi sıvı ve kilo kaybı, idrardaki bulgulardan örneğin keton gibi buna eşlik ediyorsa bu hastaları bir kez daha dikkatli değerlendirmek gerekiyorsa hastane yatışlarını sağlamak ve iyi bir şekilde araştırarak bulantı kusmaların kaynaklandığını yukarıda belirttiğim hastalıklar olmadan sadece gebeliğe bağlı olduğunu tespit etmek böylece bunların eksikliklerini tamamlayarak tedavi etmek söz konusu."
Cemile KAYAR






