Doğal Afet Değil; Yönetim-Yöneticisi Koordinasyon Felaketi

Doğal Afet Değil; Yönetim-Yöneticisi  Koordinasyon Felaketi

22.09.2009 10:31:45

Eğitim Sen Silivri Temsilcisi Tamer Atalay, yaşananların bir doğal afet değil, 'yönetim-yöneticisi koordinasyon felaketi' olduğunu ifade etti.

Yaşanan sel dolayısıyla geçmiş olsun dileklerini iletmek üzere Kesk Başkanı Sami Eren Silivri'ye geldi. Eğitim Sen Silivri şube binasında yapılan toplantıyla Kesk Başkanı ve ilçe yöneticileri yaşanan afeti değerlendirdi.

ATALAY: DOĞAL AFET DEĞİL,

YÖNETİM-YÖNETİCİ

KOORDİNASYONU FELAKETİ

Eğitimsen Silivri Şube Başkanı Tamer Atalay yaptığı açılış konuşmasında şunları söyledi: "Hepinizin bildiği gibi 8 Eylül Salı günü, Silivri'mizde büyük bir sel felaketiyle karşı karşıya kaldık. Sel felaketi dolayısıyla tüm yurttaşlarımıza bir kez daha geçmiş olsun diyorum. Mal ve can kaybı büyük ölçüde yaşandı. Birçok yetkilinin ağzından ısrarla bunun bir doğal afet vurgusu yapılmakta. Bize göre bu bir doğal felaket değildir. Yönetim-yönetici koordinasyonu felaketi olarak bunu değerlendiriyoruz.

"ÖĞRENCİLER OKULDA OLSAYDI

FELAKETİN BOYUTUNU

DÜŞÜNEMİYORUZ BİLE"

Sekiz tane okulumuz dere yatağına yapıldı. Ve bu okullarımız yaşanan sel felaketinde büyük ölçüde zarar gördü, eğitim görülemez hale geldi. Hasan Özvarnalı İlköğretim Okulu, Ertuğrul Gazi İlköğretim Okulu, Esen İbak Eğitim Uygulama Okulu, Teknik Lise, Avni Çoğal İlköğretim Okulu, Hasan Sabriye Gümüş Anadolu Lisesi kullanılamaz hale geldi. Bu tam öğrencilerin olmadığı bir süreçte gerçekleşti. Eğer öğrencilerin olduğu da düşünülürse felaketin ne kadar büyük olabileceğini düşünemiyoruz bile.

"HASTANE, FELAKETİN

TA KENDİSİ OLDU"

Okullar bu kadar zarar görürken yerel seçimlerden hemen önce açılan ve Trakya'nın en büyük ikinci devlet hastanesi şeklinde lanse edilen hastanemiz felaketin ta kendisi olmuştur. Afette vatandaşlara hizmet etmesi gereken devlet hastanesi kullanılamaz hale geldi.

"FELAKET SONRASI AÇIKLAMALAR

FELAKETTEN DAHA DA ACI"

Asıl felaketten sonra yapılan açıklamalar, felaketten daha da acıdır. Yıllardır İstanbul'da belediyecilik yapan Başbakanımız Tayyip Erdoğan aynen şöyle dedi: "Derelerin intikamı ağır olur." Aslında onun söylemesi gereken atasözü, 'Göç yolda düzülür.' Gerek devlet gerek yerel yönetimleriyle, sel felaketinden sonra yaptıkları yönetim plansız, tamamen tesadüfen devam eden ve felaketin boyutlarını daha arttıran şekilde. Evler oturulmaz hale gelmişken, evi olmayan insanlara çekyat dağıtmaya kalktılar.

"KÜLTÜR BAŞKENTİ

SELE BOYUN EĞDİ"

Hepimizin bildiği gibi İstanbul 2010 yılının Kültür Başkenti. Bu kültür başkenti sele boyun eğdi. Çok düşündürücüdür.

"YAŞANANLAR İHMAL SONUCUDUR"

Yaşanan bu olaylar bizim açımızdan büyük bir ihmal sonucudur. Can ve mal kaybı olmuştur. Sorumlular derhal bulunmalı. Bu olaylara göz yumanlar en az sebebiyet verenler kadar suçludur.

"OKULLAR TAM HAZIR HALE

GELMEDEN AÇILMASIN"

Eğitim-öğretimin başlamasın çok az bir süre kaldı. Okullardaki çalışmalar bitmemiş olmasına rağmen aldığımız duyumlara göre Valiliğin emriyle onları çok hızlı açmaya çalışıyorlar. Sağlık açısından da bu okulların yeniden denetlenmesi gerekiyor. Biz diyoruz ki binalar tam hazır hale gelmeden açılmasın. Sel sonrası doğabilecek salgın hastalıklara karşı önlemler alınsın. İçme suları devamlı tahlil edilsin. Okullara temiz içme suyu sağlansın.

"OLAYLARIN TAKİPÇİSİYİZ"

Bu felaketi bize unutturmaya çalışmasın

lar. Olayları doğal afet olarak değerlendirmesinler. Eğitim Sen olarak bu gelişmelerin takipçisiyiz olmaya da devam edeceğiz."

EREN: ÖNCE BASİTE ALINDI

SONRA CİNAYETLE SONUÇLANDI

Kesk Başkanı Sami Eren yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Konunun boyutlarını hep birlikte yaşayarak gördünüz. Önce basite alındı, sonra giderek ortaya çıkan sonuçların cinayetle sonuçlandı. Çok sayıda insanımız yaşamını yitirdi. Burada mal kaybının bir önemi yok. İnsanlarımızı kaybettik. Çok acı sonuçları oldu. Türkiye zaman zaman felaketlerle karşılaşmış bir ülke. Belki 17 Ağustos depremi en ağırlarıydı. Bunlar o kadar ağır değil ama sonuçta yanlış yapılanma, sosyal belediyecilikten vazgeçme, kentlerin inşasından imar durumlarına kadar bütün yaşamsal kurgu piyasanın insafına terk edilirse ortaya çıkacak olan sonuçlar böyle olur.

"HERŞEYİ KAR, PARA VE ŞİRKET

ÇIKARLARI ÜZERİNE

KURARSANIZ HALK ÖLÜR"

Örgüt olarak yıllardır ifade ediyoruz, kamusal alanı talan ederseniz, sosyal belediyeyi şirket devletlerine dönüştürürseniz, rant alanlarını kar, para, şirket çıkarları üzerine kurarsanız sonuçlarını halk öder. Selde de, trafik kazasında da, depremde de öder.

"SİYASAL İKTİDARLARIN

SİYASİ TERCİHLERİ ÖNEMLİ"

Tüm Silivrililere geçmiş olsun diyorum. Bu tür olayların ortaya çıkmasında siyasal iktidarların siyasi tercihleri önemli. Siyasi iktidar tercihini halkından yana yaparsa, kent yapılanması da, eğitimi de, sağlığı da, gelir dağılımındaki adaletsizliği de her şeyi ona göre kurgularsınız. Siyasi tercihinizi kendi halkınızdan yana yapmazsanız kentleri, eğitim sistemini ona göre kurursanız, kıyı şeridindeki bütün rant ilişkilerini ona göre kurarsınız, ortaya sel felaketinde olduğu gibi sonuçlar çıkar.

"BU ÜLKEDE OLUP BİTEN

HERŞEYDEN BAŞBAKAN VE

AKP HÜKÜMETİ SORUMLUDUR"

Burada Başbakan o kadar pişkin konuşuyor ki, o da çok doğal konuşuyor. Bir ülkenin Başbakanı bu ülkede olup biten her şeyden sorumlu. Kendini böyle hissetmeli. Başbakan böyle hissetmeyip, üçüncü veya ikinci şahıs gibi konuşamaz. O kadar rahat konuşuyor ki sanki kendisinin dışında bir olaymış gibi. Bu ülkede olup biten her şeyden Başbakan ve AKP hükümeti sorumludur. Siyasal sorumluluğu üstlenmiştir. Ortaya koyduğu siyasi tercih bu iktidarsa, o zaman bu iktidar sorumluğu almak zorunda."

Cemile KAYAR

  • ETİKETLER
PAYLAŞ
« Önceki
Sonraki » Akpli Belediyelerden Silivriye Yardım Eli...

YORUM YAP