CHP’de ilk hesaplaşma

CHP’de ilk hesaplaşma

02.05.2014 10:45:57

Yerel seçim sonuçlarını kritik eden CHP Silivri İlçe Örgütü’nde İlçe Başkanı Mümin Tuğlu ve Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar, yenilenmiş kadro ile yeni hedef ve stratejilerle genel seçime hazırlanacaklarını ifade etti. 30 Mart’ta sandığa giderek demokratik hakkını kullanan tüm vatandaşlara teşekkür eden Başkan Işıklar, seçim sonuçlarına sahip çıkan sandık görevlilerine ayrıca teşekkür etti. Tüm parti üyelerine açık olan, ikinci dönem meclis üyeleri ve geçmiş dönem meclis üyelerinin de katıldığı toplantı, 29 Nisan Salı günü parti binasında gerçekleştirildi.

TUĞLU: BAŞBAKAN ÜLKEYİ GENEL SEÇİM HAVASINA SOKTU
CHP İlçe Başkanı Mümin Tuğlu, açılış konuşmasında Türkiye’nin siyasal ve anayasal gündemini değerlendirdi. 10 Ağustos’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçiminin "Başkanlık Sistemi”ne doğru giden bir adım olacağını söyleyen Tuğlu, şöyle konuştu: "30 Mart’ta yaşadığımız yerel seçim hem Silivri’miz için hem İstanbul hem de ülkemiz için önemli bir seçimdi. Silivri’de beş yıldır koruduğumuz kalemizi kaptırmamak ve İstanbul’da CHP’yi iktidar yapabilmek için mücadele verdik. Türkiye genelinde de Genel Başkanımız aynı mücadeleyi verdi ama beklenilen sonucu alamadık. Başbakan bu seçimi kendisi için bir genel seçim havasına soktu.

"BAŞKANLIK SİSTEMİNE DOĞRU YOL ALIYORUZ”
2-2,5 ay sonra Cumhurbaşkanlığı seçimi var. Türk ulusu bir cumhurbaşkanlığı seçimi olarak düşünüyor ama Başbakan bunu Başkanlık sistemi olarak düşünüyor. Bundan sonra rejimimizin nasıl olacağı konusunda tereddütler var. Büyük Önder Atatürk’ümüzün Kurtuluş Savaş’ını verdiğinden Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşundan bugüne kadar süregelen egemenliğin halkta olması niteliği ve meclisten cumhurbaşkanının seçilerek kendine verilen görevlerini yapmasının dışında bir başkanlık sistemine doğru yol aldığımızı görüyoruz. Başbakanın demeç ve ifadelerinde bir cumhurbaşkanı değil bir başkan olmak, ‘sürekli koşturan, yerinde oturmayan cumhurbaşkanı’ ifadesiyle neyi arzuladığını hepimiz biliyoruz. Devleti kuran, özgürlükleri, demokrasiyi getiren CHP olarak mücadelemiz devam edecek.”

1 MAYIS PROGRAMI HAKKINDA BİLGİLENDİRDİ
İşçi Bayramı’nda yapılacak olan eylem programı hakkında bilgi veren Tuğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "1 Mayıs işçinin ve emeğin bayramıdır. 30 Nisan Çarşamba günü Demokrasi Platformu içerisinde yer alan arkadaşlarımız sabah 07.00’de duraklarda işçilerimizin bayramını çiçeklerle kutlayacak. Yönetimimiz sendika temsilcilerini ziyaret edecek. Taksim oluşmasına destek olmak amacıyla CHP İstanbul İlçe Örgütleri 1 Mayıs 2014 Perşembe günü saat 10.00’da Beşiktaş Meydanı’nda olacaktır. 1 Mayıs sabahı saat 08.00’de otobüslerimizle buradan hareket edeceğiz.”

IŞIKLAR: SİLİVRİ, CHP’DE YÜKSELİŞE GEÇTİ
Türkiye’nin içinde bulunduğu cendereden çıkması için her türlü hileye, tuzağa ve baskıya karşı daha çok çalışarak ilerleyeceklerini vurgulayan Özcan Işıklar, şunları söyledi: "2009 yılında seçimi aldığımız süreçte sekiz tane belediyeyi teslim aldığımızda sekizi de CHP’li değildi. İki tanesi Demokrat Parti altı tanesi de Ak Parti’liydi. %46 gibi bir oyla seçimi kazanmıştık. 2007’de partinin %29-30 gibi bir oyu vardı. 2011 seçimlerinde de aldığımız oy 40.3’tü. CHP 2007’den sonra Silivri’de çok ciddi oranda bir sıçrama yarattı. 40.3’le 2011 genel seçim oyuna girmiştik ve 2014 yerel seçimlerinde de 50 oranına çok yaklaştık. Demek ki yaptığımız çalışmalar halkın gözünde takdir toplamış. Halk bize sahip çıktı, bu anlayışı koruma iradesini ortaya koydu.

"TÜRKİYE, SİLİVRİ GİBİ OLMALI”
Seçim süresince Silivri’nin farklılıklarını koruyarak, geçmişinden bağını koparmadan, demokrat duruşun, insana olan saygının yer aldığı bir sosyal proje sunduk. Silivri aslında Türkiye’nin prototipi. 81 ilden hemşerimizin olduğu bir yer. Silivri’de 81 ilin izi var. Burada aldığımız sonuç aynı anlayışla Türkiye’de de genelleştirilebilir gibi bir duyguya kapıldım. Yerel seçimlerde aldığımız desteğin anlamını ve kıymetini iyi bilmemiz lazım. Bu seçim sonucunun verdiği fotoğrafı bütün Türkiye’ye uyarlayabiliriz.

"HALKIMIZ İKTİDAR BASKISINA BOYUN EĞMEDİ”
Türkiye’de bize kurulan tuzakları aşabilirsek özellikle AKP’nin yarattığı politika türbülasyonun içine saplanmazsak Türkiye Silivri gibi olabilir. Biz seçimde demokrasiyi, çağdaş yaşamı, aydınlığı savunduk. Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerleriyle oynanacağını, Silivri’nin üzerinde İstanbul’un büyük bir baskısının olduğunu, Beylikdüzü’ne kadar gelmiş olan yağma anlayışının buralara kadar sirayet edeceğini halkımıza anlatmaya çalıştık. Halkımız iktidar baskısına boyun eğmedi. İktidarın, "Biz gelirsek hizmet gelir” anlayışına inanmadı. Bunların içi boş olduğunu biliyordu.

"SANDIKLARDA HİLE YAPILDI”
Seçim anketlerine dayanarak söylüyorum beklentimiz %52-53 civarında bir oydu. Bu oy var ama sandıklardan çıkaramadık. Çok başarılı bir çalışma yapmamıza rağmen bizim de öngöremediğimiz farklı senaryolar yapıldı. İki-üç bölgede oy taşıması yapıldığını sonradan tespit ettik. Oy oranını kapayacak bir orana yaklaşmadılar. Seçim riski oluşmadı. Sahte oy kullanıldı. Bunların dışında Başbakanın buraya gelmesinden sonra ortamı gerginleştirmek için ağır manipüle eden, çok daha ayrıştıran, karşıtlaştıran, kavgacı bir üsluba dönüştürülmeye çalışıldı. Bu süreçte bunlar bize kötü yansıdı. Biz bu tuzaklara gelmedik.

"İNSANLAR MEDYANIN AĞIR BASKISI ALTINDA SEÇİME GİRDİ”
Medyanın hemşerilerimiz üzerindeki ağır baskısı, haber kaynaklarının kapalı olması, özgür bir basının olmaması, 60’tan fazla yayın organı sistemli bir şekilde AKP’nin baskısı dolayısıyla seçimi yerel seçim havasından genel seçim havasına taşıdı. Sandığa giderken, "Acaba CHP’ye oy verdiğimi gördüler mi?” korkusunu yaşayan hemşerilerimizden dinledim bunları. 12 Eylül’de buna benzer bir baskı hissetmiştim bir de bu seçimde gördüm. Seçim atmosferi umduğumuzdan çok daha gergin ve baskı altında geçti. Genel bir seçim atmosferinde girilmesi, insanların genel atmosfere göre oy kullanması dolayısıyla yerelleşmeden uzaklaşmalarını istediler. Yerele geçtiğinde İstanbul’da Mustafa Sarıgül öne geçecekti. Çok ince bir hesap yapıldı ve bütün güçleriyle saldırdılar.

"DIŞTA ONUR, İÇTE HUZUR KALMADI”
Bütün bu yolsuzluklara rağmen AKP %45 oy alıyor. Ülkenin içinde bulunduğu bölünme tehlikelerini de geçtik artık. Bölünme reel hale geldi. Neredeyse sınırları çizildi, bayrakları hazır, parası basılacak o kadar. İlan edilmemiş. Ermenilere karşı son yapılan tarihinde ilk defa yüz karası bir dış politika uygulanıyor. Dışta onur yok, içte huzuru da bozan bir anlayışa karşı hala bu oyu almasına hepimiz şaşırdık. Bu memleketin hak ettiği yönetim anlayışına oy oranı bu değildi. Şunu anladık ki; oy verilmez, alınır. Silivri’de bu oyu alabiliyorsak Türkiye genelinde de bunu sağlayabiliriz diye düşünüyorum. Dini duyguların suiistimaliyle, ekonomik (9 milyon yeşil kartla insanları köleleştiren, sadaka kültürüyle onları baskı altında tutan) iktidar baskısı tehditleriyle, köşeye sıkıştıran ve korkutan anlayışa karşı bu kadar oy almak bile bana göre başarı. Umutsuzluğa kapılmak doğru değil. Pes etmeyeceğiz.

"KARŞIMIZDAKİ GÜÇ TARİHİNİN EN ŞAİBELİ SEÇİMİNİ YAPACAK KADAR GÖZÜ KARA”
Herkes çalıştı. Bir CHP üyesinin partisi seçime girdiği zaman kenarda oturup, oy atmayacağına inanmıyorum. İstisnalar olsa da bu genele bağlanamaz. Türkiye’de üzerine düşen yapıldı. Ankara, İstanbul’da dört tane ilçe, Yalova’da emin olun, aldık biz bu seçimleri. Küçük Çekmece’de, Üsküdar’da seçim bizim. Ankara kesinlikle bizim. Hatay ve Yalova, alınmış seçimler iptal edildi. Karşımızdaki gücün ne kadar fütursuz, tarihinin en şaibeli seçimini yapmaktan çekinmeyen, Yüksek Seçim Kurulu’nu bile yeni yasayla baskı altına alan, artık ‘nihai sonuçları orada lehime çeviririm’ düşüncesiyle baskı yapmaya kalkacak kadar gözü kara bir anlayış.

"ESAS MÜCADELEMİZ ŞİMDİ BAŞLIYOR”
CHP’nin aldığı oy bu mücadele karşısında hiç de öyle azımsanacak bir oy değil. Üzerimize düşeni burada büyük ölçüde yaptığımıza inanıyorum. 7’den 70’e çoluk çocuk, gençlerimizin, kadınlarımızın, cumhuriyete sahip çıkan bütün hemşerilerimizin desteğini aldık. Mücadelemizi Türkiye’nin her tarafı Silivri olana kadar sürdüreceğiz. Belediye bir amaç değil, araçtır. Esas şimdi başladı görevimiz. Beş yıl seçim varmış gibi haftaya başlayacağız. Durmak, yorulmak yok. Cumhurbaşkanlığı ve genel seçime hazırlanacağız. Belediyenin sosyal bir varlık olduğunu, hemşerilerimize değer verdiğini, önünde eğildiğini, emrinde olduğunu cümle âlem görecek. CHP’nin toplumun kılcal damarlarına kadar girebildiğini göstereceğiz.”

Toplantı sonunda katılımcıların soru, öneri ve görüşleri alınarak tek tek değerlendirildi.

Hazal BAŞARAN

YORUM YAP