“Bir dönem daha Silivri’ye hizmet etmemin gerektiğini düşünüyorum...”

Türkiye'yi bir süredir etkisi altına alan ‘boran' şiddetine ara verdiğine göre biraz kendi konularımıza dönmeye ne dersiniz?
Geçtiğimiz hafta Başkan Volkan Yılmaz ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Yaptıkları yapacaklarına en iyi referansı oluşturduğundan ayrıca mevzunun bu bölümüne dair her hangi bir ilaveye ihtiyaç yok diye düşünüyorum.
Yılmaz'ın Silivri Belediye Başkanlığındaki başarısını sorgulayan en başından beri yok neredeyse. Bundan sonrası için konuşulan tek konu siyasi kimliğini tanımamızın asıl sebebi olan ‘milletvekilliği adaylığı' olasılığı… Silivri halkının kendisine seçimlerde verdiği başkanlık kredisini de üçtür aldığı belediye adına borçlanma yetkisi gibi kullanmadı aslında Volkan Yılmaz.
Üzerine hizmet ve yatırımlar kanalıyla, halkla ilişkiler yoluyla ciddi bir seçim sermayesi biriktirdi. (Bu ara herkesin aklı ekonomik sermaye olan tl-döviz cinsi ile bulanık olduğundan ayrıca belirteyim, siyasetin sermayesi ‘insan' bundan söz ediyorum : ) Konumuz siyaset, ekonomi değil… Herkes ekonomist, ben asla değil! Kapattım parantezi…)

Başka şeyler konuşmamız için sebep vermediğinden midir bilinmez, aslında çok net olduğu bir konuyu biz Yılmaz'ın önüne geçmişe göre daha ite kaka da olsa sürmeye devam ediyoruz. “24 Haziran seçimlerinde isteseydim Genel Başkanımın takdir ettiği İzmir'den milletvekili olurdum (1.Sıra). Siyasi anlayışım gereği etik ve doğru bulmadım. İzmir'deki teşkilatta görev yapan arkadaşlara haksızlık olarak gördüğüm için İstanbul 3. Bölgedeki hangi sıra olursa olsun onu yeğledim. İstanbul 3. Bölgeden 6. sıradan milletvekili adayı oldum” diye yaşadıklarını açıklarken Yılmaz, ‘etik değerlerini kurban vereceği siyasi hırslara sahip olmadığını' kanıtlıyor.

Adına yazılan ikinci senaryo “Önümüzdeki dönem farklı ilçeden belediye başkan adayı olması” ile ilgili de “Bir başka ilçeden belediye başkanı olacak veya şu olacak bu olacak söylemleri esasında hoşuma da gidiyor. Bunları söyleyenler daha çok muhalefet partisi mensupları. Şöyle hoşuma gidiyor; Volkan Yılmaz'ın artık Silivri'de bir dönem daha kalmasında seçimi kazanabilecekleri hiç şans kalmamış olacak ki, benden kurtulmanın yolunu bu olduğuna inanıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

Ve üzerine basa basa şunu söyledi: “Silivri Belediye Başkanı olarak çok mutluyum. Silivri'ye yapacağım çok şey olduğuna inanıyorum. Önümüzdeki dönem de Silivri'de Belediye Başkanı Adayı olma arzusunu taşıyorum. Bir dönem daha Silivri'ye hizmet etmemin gerektiğini düşünüyorum. Yapacağımız çok şey, İstanbul ve Türkiye'yi buluşturacağımız çok proje var.”

En sıcak örneği üzerinden gidecek olursak (ki epey var bunlardan hafızamızı şöyle bir yoklarsak)…
10 günde 750'ye yakın, üniversiteyle bu yıl tanışan, öğrencinin talebini toplayıp, başvuru süre bitiminin ertesi günü evrakı tamam olanların hesabına söz verdiği desteği yatırma hassasiyetini gösteren kişinin; ağzından çıkan sözler yerine önce kendimden sonra gerekirse (ki sorgulamak kötü bir şey değil mantık ve akıl ile desteklendiği sürece) ondan da şüphe ederim sanki!

Pek tabi kusursuzluk veya mükemmellikten söz etmiyorum hepimiz gibi zayıf yönleri, boşluğa düştüğü vakitleri var muhakkak ki, şahit olduklarımız da oluyor zaman zaman…

Ancak siyasetçi (6. Sıradayken son milletvekili seçimlerinde yaptığı çalışmayı ki bence 29 Mart 2019'da da imza attığı şey kesinlikle politik mucizeye yakın bir şeydi…) ve yönetici kimliği ile verdiği sözleri yerine getirme, karşılaştığı tüm güçlükleri bertaraf etme kudreti sadece yerel değil genel ölçekte de ender karşılaştığımız olaydır.

Zoru başaran bir belediye başkanımız var. Zorlukların insanın karakterini düzelttiğini söylerler… Yılmaz'ın yerine geçmek isteyen daha zorunu başarmak zorunda olduğunu bilmeli üstelik buna ve kendine halkı inandırmalı.

YORUM YAP