Baykaldan Işıklara Altın Tavsiyeler

Baykaldan Işıklara Altın Tavsiyeler

21.04.2009 10:29:32

Ankara programını gazetemiz için değerlendiren çiçeği burnunda CHP’li Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin belediye başkanlarına öğütlerini, “Sayın Baykal, adeta 29 Mart’taki CHP Silivri’nin yerel seçim bildirgesini okudu” şeklinde değerlendirdi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin İl Başkanları, Belediye Başkanları, MYK, PM, YDK Üyeleri Ve Milletvekilleri ile cumartesi günü Ankara' da bir araya geldi. Baykal, bir çoğu ilk kez seçilmiş belediye başkanlarına belediyecilik konusunda altın öğütler verdi. Toplantıya Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar, Belediye Başkan Yardımcıları Abdullah Yıldırım ve Yılmaz Kandemir de katıldı.

Toplantıda partisinin belediye başkanlarına şeffaflık, dürüstlük, hesap verebilirlik, halkla kaynaşma, kucaklaşma ve hizmet öneren Deniz Baykal, "Gerçekten çok güzel bir kampanya götürdünüz. Çok güzel çalışmalar yaptınız ve geçmişten daha başarılı bir sonuç aldık. Bu sonucun alınmasına hiç kuşku yok en büyük katkıyı Cumhuriyet Halk Partisinin örgütü, adaylarımız, her düzeyde bu çalışmalara katkı veren örgüt emekçilerimiz ve değerli vatandaşlarımız yapmışlardır." diyerek başladığı konuşmasında, "Değerli arkadaşlarım, bu seçimlerden sonra Türkiye'de yerel yönetim tablosu önemli ölçüde değişim gösterdi. Yeni bir belediye başkanları kadrosu sorumluluk üstlendi. Bu tablo içinde sosyal demokrat belediyeciliği temsil eden arkadaşlarım daha ağırlıklı bir pay tuttular. Sosyal demokrat belediyeciliğin Türkiye belediyeciliği içindeki yeri, ağırlığı, önemi daha da artmış oldu. Bu sosyal demokrat belediyeciliğin geleceğe yönelik sorumluluğunu, önemini daha da yukarı bir düzeye çekti. Bu bilinç içindeyiz, bu dikkat içindeyiz. Bu seçim mücadelesinde daha önce zaten belediye başkanı olarak sorumluluk üstlenmiş arkadaşlarımın çok önemli bir kısmı tekrar görev aldılar. Bu o arkadaşlarımın çok başarılı çalışma yaptığının bir kanıtıydı. Yer yer değişimler yaşandı. Bazen yeni adaylarla kazandığımız yerlerde biz belediye başkanlıklarını kazandık. Bazen karşı partilerin elindeki belediye başkanlıklarını Cumhuriyet Halk Partili adaylarımız kazandılar. Bir değişim, bir genişleme, bir açılım sosyal demokrat belediyeciliğin etkisinin daha da yaygınlaşması doğrultusunda bir gelişmeyi hep beraber yaşadık." dedi.

Baykal, konuşmasında Türkiye gündemine ve özellikle Ergenekon Operasyonu' na da değindi... Sık sık alkışlarla kesilen konuşmasını "Değerli arkadaşlarım, bu seçimlerde göreve geldiniz. Bu büyük yolculuğun bir aşamasıdır. Bundan sonra daha büyük yeni hedeflerimiz var. Oraya hep beraber yöneldik. Oraya doğru gidiyoruz. Ama bu aşamada sizin sergileyeceğiniz başarı, yapacağınız güzel hizmetler Türkiye'nin önünü açacaktır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin önünü açacaktır. Türkiye'de dürüst, namuslu bütün insanların, haksızlıklara karşı tepki gösterme ihtiyacını hisseden bütün insanların özlemlerinin gerçekleştirilmesine yardımcı olacaktır. Bakın demin söyledik. Ekonomik bunalım belli bir noktaya gelmiş, adalet kavramı ayaklar altında, insan hakları ihlal ediliyor. Yapılan adli uygulamalar toplumun giderek tepkisini çekiyor, toplumda bir büyük adaletsizlik almış başını gidiyor. Deniz Feneri dedik yolsuzlukları anlattık. Kıyamet koptu. Hala Deniz Feneriyle ilgili bir somut adım atılabilmiş değil. Yani niye Deniz Feneri için harekete geçmediniz diyoruz. E daha tercüme bitmedi diyorlar. Yani 5 ay dosya buraya gelsin diye beklendi. Şimdi 1 ay oldu çeviri tamamlansın diye bekleniyor. Yayın yasağı var. Deniz Fenerini yazmak yasak, konuşmak yasak, Deniz Feneriyle ilgili haber yapmak yasak. Ergenekonla ilgili her gün insan hakları ihlal ediliyor. Ne yayın yasağı var, ne bir şey. Bizzat yargının içinden televizyonlara, gazetelere servis yapılıyor. Hak ve adalet duygusu rencide olmuş, çiğnenmiş bir hal içinde. Yani bunlar nasıl değişecek, bunlar nasıl düzelecek, nasıl toparlanacak. Siz işinizi iyi yapacaksınız. Bilmelisiniz ki siz başarılı olursanız ne Deniz Feneri olur, ne Deniz Fenerini himaye etmek isteyen iktidarlar olur. Bunu hep beraber gerçekleştireceğimize güveniyorum. Sizleri böyle giderek artan sayıda bu salonda görmek çok mutluluk verici önümüzdeki dönemlerde inşallah çok daha kalabalık, çok daha büyük topluluklar oluşturacağız. Ben hepinize tekrar yürekten başarılar diliyorum. Başarılarınızla iftihar ettik. Hepinizi yürekten kutluyorum ve sevgiler, saygılar sunuyorum." sözleriyle tamamlayan Baykal, daha sonra bazı isimlerle özel görüşmeler de gerçekleştirdi.

 

DENİZ BAYKAL' IN

ALTIN ÖĞÜTLERİ

"Belediyeciliği kapalı kapılar arkasında sürdürülen bir faaliyet olmaktan çıkarmalıyız. Kamuoyunun gözü önünde, gözetiminde, denetiminde, hiçbir şeyi saklama ihtiyacı duymadan, her şeyi ortaya koyarak gerçekleştirmenin yolunu bulmalıyız. Belediyenin bütçesi gelirleri ve giderleri internet ortamında çok açık bir şekilde ortaya konulmalıdır..."

"İbadet yerlerine sahip çıkın. Camilere, mescitlere, cem evlerine, havralarına, kiliselere lütfen saygı gösterin. Onlara sahip çıkmak belediyenin görevidir."

"Sivil toplumla ilişkiler çok önemli bir konudur. Bütün dernekleri teker teker içişleri bakanlığı dernekler masası gibi inceleyin. Muhtarlarla, esnafla el ele verin sorunları çözün. Zabıta belediyeciliği yapmayın"

"Kültür ve sanat faaliyetlerini gerçekten önemseyin, ama bunu alışılmış festival düzenlemeleriyle geçiştirmeyin. Sinemayı, tiyatroyu diğer etkinlikleri mahallelere taşıyın."

"İktidar partisinin adı AKP, ama bu partide de uygulamalarında da ne adalet var, ne de kalkınma sözkonusu. Kalkınma yerini küçülmeye bıraktı ve adalet kavramı da bu iktidar döneminde, Türkiye tarihinde hiç görülmemiş bir biçimde alt üst edildi, ayaklar altına alındı, içi boşaltıldı..."

"Ne yazık ki bugün ülkemizde Adalet Bakanı, hakimlerin dinlenmesi düğmesine basma yetkisine sahip olan insandır..."

''Bu memleketin namuslu, dürüst profesörleri, dekanları cezaevlerinde acı çekiyorlar Mehmet Haberal can derdinde. . Kimsenin kılı kıpırdamıyor''

“Türkiye'de ortaya çıkan bu olumsuz tabloyu ortadan kaldıracak tek güç milletin kendisidir. Ne çiçek göndererek, ne sempati demeçleri vererek bu gidişi önlemek mümkün değildir. Bu gidişi önleyecek olan milletin iradesidir, milletin kendisidir"

"Her gün 3500 kişi işsiz kalmaktadır. Her gün 3500 kişi işsiz ordusuna yazılmaktadır Türkiye'de. Bu ağır bir tablodur ve bu tablonun sorumlusu hükümettir"

YORUM YAP