Sevginar Sali

14 Mayıs kilidi

Milletvekili aday adayı furyasının ardından aslında listelerde Silivri açısından bereketli bir seçim süreci yaşıyoruz.
Volkan Yılmaz'ın azımsanmayacak katkıları ile Silivri'nin adı İstanbul'dan sonra ulusal arenada da sıklıkla duyulmaya başlayınca siyasi alanda ilçe olarak yerimizi genişlettik, hatta sağlamlaştırdık bile denilebilir.
İttifaklar neticesinde oluşan liste sıralamalarının yaratacağı sıkıntı tahmin ediliyordu zaten ama ufuk bir dalgalanmadan sonra herkes nihai hedefe kilitlenme doğrultusunda hareket etmeyi benimsemiş görünüyor.
Teşkilatlar hazırlanacak çalışma programları doğrultusunda sahaya inecek. Silivri'de asıl merak konusu Volkan Yılmaz'ın, seleflerinin yaptığı gibi bir fiil sahada bulunup bulunmayacağı.
Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu'na ciddi bir desteğin çıkacağı tahmin edilen Silivri'de, Memleket Partinin Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce'den yana tercihini kullanacak azımsanmayacak bir kesim var. Cumhur İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Recep Tayyip Erdoğan'ın kemik oyu dışında ne kadarlık bir destek kazanabildiği de merakla izlenecek kuşkusuz.
Son Cumhurbaşkanı ve milletvekili, 2018 seçimlerinde Millet İttifakı Silivri'de %46.8 ile birinci, Cumhur İttifakı %42 ile ikinci oldu. Muharrem İnce, Partisine %10 oranında fark atarken, Erdoğan ile partisi arasındaki fark 7 puandı. Meral Akşener, İYİ Parti'nin 3 puan altında, Selahattin Demirtaş da HDP'nin %10.7'lik seçmen desteğine rağmen %6.2'de kaldı.
Silivri'nin genel seçim sonuçları Türkiye ile hep ters orantılı gelişti. Bir ihtimal bu seçimlerde aradaki farkın azalması. Silivri, Kemal Kılıçdaroğlu'nu Cumhurbaşkanı seçer de bu görüşüne Türkiye genelinin belirleyiciliği ve etkisini seçimlerin sonucunda hep birlikte göreceğiz.
HDP ve İYİ Parti'nin Silivri sonuçları Türkiye geneli ile hemen hemen başa baş giderken, artarak MHP'de, makas daha çok açılarak CHP lehine ve AK Parti aleyhine bozuluyor…
Daha önce yaşadıklarımızın ezberini ciddi oranda bozabilecek bir sürecin içindeyiz. Yıllardır AK Parti'ye muhalefet edip, Cumhur İttifakında ‘bildiği kötü'yü bilmediği bir geleceğe sığınacak güvenli liman olarak telaffuz edenleri dikkate alın derim.
Sorunumuz çok, çözüme odaklanmak gerek.
Sonucu tartışırken, nedenlerini de objektif bir biçimde muhakkak değerlendirmeliyiz.
Siyasetin en temel görevinin insanlara hayatlarına dair umut aşılamak olduğunu da kimse unutmasın. Korkutarak, sindirerek, saldırarak bir neticeye varmaya çalışmak bizi kör kuyular ve çıkmaz sokaklardan başka bir yere götürmez.
14 Mayıs ile ilgili pompalanan kaos ve karmaşa tehditleri var. Belki genç ama bu ülkeyi borçlu olduğumuz Kurucumuzun tohumlarını ektiği demokrasi ve hoşgörü kültürümüzü aklımızdan çıkarmayıp, kıymetini bilelim.
Bu ülke çok badireler atlattı. Hepsinden de güçlenerek çıktı. Cumhuriyetimizin 100. yılına yakışan bir seçimde demokrasi bayrağımızı gururla dalgalandıralım. Milletin özgür iradesiyle hareket ettiği ve belirleyici olduğu bir süreçte kimse kaybetmez, Türkiye kazanır.

YORUM YAP