
ozkankilbas@gmail.com
"Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) «Selam!» derler (geçerler);
Gecelerini Rablerine secde ederek ve kıyam durarak geçirirler.
Ve şöyle derler: Rabbimiz! Cehennem azabını üzerimizden sav. Doğrusu onun azabı gelip geçici değil, devamlıdır.
Orası cidden ne kötü bir yerleşme ve ikamet yeridir!
O kullar), harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.
Yine onlar ki, Allah ile beraber (tuttukları) başka bir tanrıya yalvarmazlar, Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Bunları yapan, günahı(nın cezasını) bulur;
Kıyamet günü azabı kat kat arttırılır ve onda (azapta) alçaltılmış olarak devamlı kalır.
Ancak tevbe ve iman edip iyi davranışta bulunanlar başkadır; Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.
Kim tevbe edip iyi davranış gösterirse, şüphesiz o, tevbesi kabul edilmiş olarak Allah'a döner.
(O kullar), yalan yere şahitlik etmezler, boş sözlerle karşılaştıklarında vakar ile (oradan) geçip giderler.
Kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında ise, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar.”
Evet, yukarıda mealen sunduğum ayetlerin muhtevasına baktığımız zaman, güvenilir bir bireyin temel kodlarını görürüz. Tevazu (alçakgönüllülük) ile davranmak, hilm ve yumuşak söz sahibi olmak, geceyi ibadetle ihya etmek, cehenneme girmekten korkmak, harcamada itidalli olmak, şirk, adam öldürme ve zinadan uzak durmak, yalancı şahitlik etmekten ve yalandan sakınmak, öğütleri kabul etmek, gibi bireyin ve toplumun hayatında gerçekten çok elzem olan, birlik beraberlik ve huzur içinde yaşamak için gerekli hatta şart olan hususlar bize hatırlatılmakta ve bunlara uygun bir hayat yaşamamız istenmekte.
Çok iyi bilinmelidir ki Allah’a samimi ve içten kulluk yapmak, Onun emirlerine içten bağlanmak insanı alabildiğine özgür kılar. Çünkü Allah’a gerçekten kul olanlar asla ve kata başak kimseye kul olmazlar. Günlük hayatta görmekteyiz ki, makamın, mevkinin, paranın, sapkın ideoloji ve anlayışların, nefsi arzularının, hırs ve kininin, dünyevi şan ve şöhretin kölesi olmuş insanların kendisine, ailesine, çevresine ve ülkesine güzellik adına katacağı hiçbir şey yoktur. İnançlı insan, zarif insandır. Adap güzel ahlakın zirvesi iken, nezaket ve zerafet de, adabın zirvesidir. Harcamada orta yollu olmak, kötü bir varış ve konaklama yeri olan cehennemden uzak durmak, oraya gitmemenin yollarını aramak yani Yüce Mevla’nın emirlerine uygun yaşamaya çalışmak, yalancı şahitlikten ve yalandan uzak durmak, geceyi ibadetle geçirmek, verilen güzel öğütlerden, Allah’ın Kur’an’daki tavsiyelerinden istifade etmek, şirkten, zinadan ve adam öldürmekten, masum bir cana kıymaktan uzak durmak, gönül yapmak, insanları sevmek, fani olduğunu unutmamak ve buna göre tavır belirlemek, bu hayatta bir yolcu olduğumuzu unutmadan hesap gününe hazır yaşamak Rahmanın has kullarının özelliklerindendir. Bu nitelikleri kendinde barındıran ve buna göre duru bir hayat yaşayan kimse de Rahmanın has kuludur. Rahmanın has kullarından olmak dilek ve temennisi ile herkese hayırlı cumalar…
Selam ve dua ile…