Avcıoğlu: Tarladan bu şehrin kalbine inmek çok zor

Avcıoğlu: Tarladan bu şehrin kalbine inmek çok zor

07.09.2020 13:21:44

Çiftçi bir ailenin kızı olmasına rağmen son 8 yıla kadar tarımsal üretimle hiç ilgilenmeyen Funda Avcıoğlu, kendisini bölgemizin en tanınmış Enginar üreticisine dönüştüren serüveni Hürhaber'e anlattı.

Tek ve zorlu bir ürün ile güçlükleri aşa aşa verdiği üretim mücadelesini anlatan Funda Avcıoğlu ile Silivri Köy Pazarındaki tezgahında söyleştik.

Sevginar SALİ: Funda Avcıoğlu'nu sizi tanıyabilir miyiz? 

Funda AVCIOĞLU: Gümüşyaka 1977 doğumluyum. Lise öğrenimime kadar buradaydım. Doğal olarak eşim, arkadaşlarım hep bu çevrede.

“HAYATIM BOYUNCA İKİ DOMATES BİLE EKMEYEN BİRİYİM”
Sevginar SALİ: Tarımsal üretimle tanışmanız nasıl oldu?
Funda AVCIOĞLU: Hayatım boyunca rahmetli annemin tabiriyle iki domates bile ekmeyen biriyim. Enginara başlayana kadar hiç ekmemiştim. Babamların ektiği tarlaya geçmişte işçi götürüyorduk. Ben sadece işçilerin römorkun altında yemek yeme zamanlarını çok severdim. Sırf bunun için tarlaya giderdim. Bir şeyler alıp onlarla paylaşmak hoşuma gidiyordu. Üretimle ilgili hiçbir bilgim yoktu. Geçmiş dönemki belediyede görev alan bir ziraat mühendisi arkadaşım vardı. Kendisi beni teşvik etti. Silivri Belediyesi olarak enginar üretimini deneyeceklerini, benim de Gümüşyaka'ya yakın olmam dolayısıyla bu işe girmemi ve kendisinin de bana yardımcı olacağını söyledi. Heves ettim. Yedi ay hazırlık yaptım. Arkadaşımla yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi fakat yedi ayın sonunda fide almaya gideceğimiz gün beni yalnız bıraktı. Çok üzüldüm. Yaşayarak ve kendim öğreneceğim deyip Bursa'ya gittim. Çiftçi üreticilerle görüştüm. Onlarda bilgi edindim ve fide satın aldım.

Sevginar SALİ: Sizden önce Enginar Silivri bölgesinde hiç üretilmiyor muydu?
Funda AVCIOĞLU: Benden bir yıl önce üretim yapan vardı. Burada üretim yapıldığını sonradan öğrendim. Bursa'dan fidelerim geldi ertesi gün de ekim yaptım.

“GURUR DUYDUĞUM EN GÜZEL TARAFIM; TEK BAŞINALIĞIM”
Sevginar SALİ: Ne kadarlık bir alana ektiniz?
Funda AVCIOĞLU: İlk 15 dönüme ekim yaptım. Sulamanın kolay olacağını düşünmüştüm ama işin iç yüzü hiç de öyle değilmiş. Tarlaya büyük bir havuz yapmak zorunda kaldım. İçine sera brandası gerdim. Damla sulama yaptırdım. Havuzu taşıma suyla doldurdum. Öyle devam ettim. Bunları hep süreç içinde öğrendim ve kendim yaptım. Gurur duyduğum en güzel tarafım; tek başınalığım. Bir sürü zorluğun üstesinden kendi gücümle geldim.

“TARLADAN BU ŞEHRİN KALBİNE İNMEK ÇOK ZOR HERKES ANLAYAMAZ; BU ÇOK GURUR VERİYOR”
Sevginar SALİ: Tezgâha ürünlerinizi dizmişsiniz bundan daha net başarı mı olur?
Funda AVCIOĞLU: Tarladan bu şehrin kalbine inmek çok zor bir şey, bunu herkes anlayamaz. Bu çok gurur veriyor. Ben buraya inebildim.
Bu da şikayet değil ama tezgahın önünden geçip bir beş dakika uğranmaması, bir hayırlı olsun denmemesi beni üzüyor. Böyle olmasın. Diyorlar ya ben değil, biz. Ben bunu anlamış değilim. Bu lafın altını doldurun. Biz isek ben de buranın kızıyım. Beni tanımasan bile sosyal medyada güçlü kadınlara destek veren bir sürü insan görüyorum yazıp çiziyorlar. Hiç inandırıcı gelmiyor. Sosyal medyaya oynuyorlar.
Enginar satışıyla alakalı bir çabam yok. Zaten müşterimi oturtmuşum. Benden enginar almasınlar, herkes sevmek zorunda değil. Kültürümüzde yok, benim müşterim var. Ben satışlarımdan memnunum. Bir hayırlı olsun demek bu kadar zor olmamalı. Ama bu da beni güçlendiriyor. Onlara da teşekkür ediyorum. Benim gücümü artırıyorlar.

“ÇİFTÇİLİĞİN HER TÜRLÜSÜ ÇOK ZOR ÇÜNKÜ BÜYÜK RİSK ALIYORSUNUZ”
Sevginar SALİ: İlk ne zaman enginar ektiniz?
Funda AVCIOĞLU: 2012 yılında ektim. 15 Dönümle başladım 52 dönüme çıkardım. 17 Dönüm de Fenerköy'e ektim. O biraz şartları zorladı ama başardım. Dört sene oradan mahsul aldım, sonra rahatsızlandım. Tam ayağa kalktım derken kalp krizi geçirdim. Farklı özel sıkıntılarım da oldu. O yüzden ara verdim, bu sene yeniden başladım. O arada da enginar biraz meşakkatli olduğu için yerine kıvırcık ürettim. Çiftçiliğin her türlüsü çok zor çünkü büyük risk alıyorsunuz.

“ÇİFTÇİLİK YORUYOR AMA SONU ÇOK GÜZEL OLUYOR”
Sevginar SALİ: Kontrolünüz dışında bir sürü faktörle mücadele ediyorsunuz…
Funda AVCIOĞLU: Hele hele dar gelirli ise çiftçi daha da zor. Ben mesela bu sene evimi hastanenin arkasına taşıdım ve tarlama yürüyerek gidip geldim. Arabam da yoktu. Ben tek başıma mücadele ediyorum. Köy pazarındaki çiftçi ablalarımın eşi, oğlu, kardeşi var. Çiftçiliği hep beraber yapıyorlar. Ben tarlada da tezgahta da yalnızım. Tezgahı tek başıma açıyorum. Tarlada işçiyle ben muhatap oluyorum. Yoruyor ama sonu çok güzel oluyor.

“HANİ ÜRETİCİYE DESTEK?”
Sevginar SALİ: Üretim sürecinde sizi en çok zorlayan ne oluyor?
Funda AVCIOĞLU: İşçi bulma, tarla sürümleri ve traktörler… Hepsi kendi insanımız ama tanıdık indirimi diye bir şey yok. 300 m2 yeri 500 TL'ye sürdürdüğümü bilirim. Maliyeti de biliyorum. Yapacak bir şey yok, ihtiyacımız var mecburuz. Hani üreticiye, tarıma destek? Tarıma desteği çok iyi anlıyorum ama üreticiye destek yok. Siyaset benim dışımda, biz buranın vatandaşıyız, belediyeden ya da ilgili birimlerden illa ki bir destek beklersin. Maalesef geçen dönemde böyle bir destek göremedim. Köstek olundu mu? Evet, o başta beni teşvik eden kişilerden köstek gördüm. Yalan yanlış şeyler söylendi. Ben de yüzlerine söylediğim için benimle diyalog kurmaktan kaçıyorlar. Fideyi kendim aldım, tarlaya kendim ektim. Önceki dönem belediyenin sloganı “Silivri'de yaşamak güzel” idi. Silivri'de yaşamak güzel ama zor. Destek olursanız güzel olacak.

“VOLKAN YILMAZ SAYESİNDE GÜCÜME GÜÇ KATTIM”
Sevginar SALİ: Hangi konularda destek olunsa sizin gibi bu üretim sürecine soyunan insanlar daha rahat çalışır?

Funda AVCIOĞLU: Hayatımın hiçbir döneminde kimseye yaranma çabam veya öyle bir tarzım olmadı. Olmamış bir şeyi oluyormuş gibi göstermedim. Dümdüz biriyim. Belediye Başkanımız Volkan Yılmaz'ı hiç tanımam. Seçimlere girdiği zaman gördüm. Mitinglerini takip ettim. Kendisini takdir ettim. Desteğimi de verdim m, verdim. Geçmiş dönemdekileri çok iyi tanıyorum. Eski Belediye Başkanımız, babamın çok yakını, okul arkadaşı. Geçen gün karşı kaldırımda yürüyordu kendisine, “Tarlanın önünden geçtin, bari tezgâhın önünden geçme” dedim. Manevi destek bekledim. Ben 7 sene bu tarlayı ektim. Belediye Başkanı olarak değil abim olarak gel. Biz idik, biz olacaktık! Bunu bekledim. Bana fide alın, tarlamı sürdürün diye beklemedim. Yaptıklarımın takdir edilmesini ya da en azından görmemezlikten gelinmemesini istedim. Belki olup bitenlerin çoğundan haberi yoktu ama sen bir Belediye Başkanısın. Sen neden beni 7 yıl görmedin? Enginar ürettiğimi bilen yeni başkan anladı, anlayabildi. Bu tezgâhta duruyorsam ve gücüme güç katıyorsa bu Volkan Yılmaz sayesinde. Gururumu daha da yükselten, her gün para kazanmama sebep olan rızkı veren Allah ama bir de imkân veren var. Ben ne kadar dururum, ne kadar üretirim, bu ürünlere ne kadar gücüm yeter bilmiyorum ama gittiğim yere kadar devam edeceğim. Bu tezgâh beni daha da güçlendirdi. Tarla ektim, ürünlerimi sattım, iş bitti evde oturuyordum ama burası daha ne yapabilirimi düşündürdü. Konserveyi başka bir arkadaşımın tesisinde yapmak zorundaydım çünkü burada kurulu bir düzenim yoktu. Köy Pazarı bir alanda olan bir şeydi. Çok şükür enginar işinde de güzel çevre edindim.

“ÜRETTİĞİM ÜRÜNE GÜVENİYORUM”
Sevginar SALİ: Satış ve pazarlama kısmında nasıl ilerliyorsunuz tam olarak?
Funda AVCIOĞLU: Buraya bu sene yetecek enginarım var. Ev ve restoranlardan da sipariş alıyorum. Biliyorum ki enginar dışarıda biter, bende bitmez. Ürettiğim ürüne güveniyorum. Enginarımdan 7 sene hiç şikâyet almadım. Tarlada işimi bitirdim, konservelerimi yaptım, Pazara öyle geldim. Enginar üretiminin zamanı belli. Ben kışın çalıştım. Tek bir ürün üzerine çalışıyorum. Çok fazla daldan dala konmak istemiyorum. Hala eksiklerim olduğunu düşünüyorum.

“SADECE ENGİNAR EKMEK BÜYÜK BİR RİSK”
Sevginar SALİ: Silivri'de sizin dışınızda enginar üreticileri var mı?
Funda AVCIOĞLU: Şu anda yok. Çiftçi Kadınlar Kooperatifi'ne bu sene fide sattım. Sanıyorum onlar da enginar üretimi konusunda istekli. Bu düzeni görünce herkes biraz daha hevesleniyor. Çok insana fide verdim. Bilgisini de paylaştım. Enginar bir yere kadar. Yedi senenizi vermek zorundasınız, tarladan çarşıya öyle kolay inilmiyor. Üretimin her alanına saygım var. Çiftçilikte de bilhassa öyle. Domates ekersin, salatalık ekersin. Domates olmazsa salatalıktan para kazanırsın. Salata olmazsa biberden kazanırsın ama sadece enginar ekmek büyük bir risk. Gözü kapalı enginar ekerim. Maddi gücüm yetse bin dönem eker arkama bile bakmam. Konservemi de artık kendim yaparım.

“ÜRETİCİLER MİNNET DUYMALI VE İŞLERİNE DAHA SIKI SARILMALI”
Sevginar SALİ: Silivri Köy Pazarı ile ilgili eleştiriler var; “tam hedefe ulaşılamadı” deniyor. Bir üretici olarak burada siz de varsınız. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Funda AVCIOĞLU: Köy Pazarı bir kere başlı başına çok güzel bir fikir. Halktan önce burada tezgâh verilen üreticilerin minnet duyması, daha çok güçlenmesi, daha iyi olması için ne yapabilirim demesi ve sezonu bu doğrultuda geçirmemesi lazım. Ben nasıl diyorum beni bu tezgâh güçlendirdi diye, şimdi kendimce başka projelerim var. Artık konserveyi de kendim yapacağım. Üreticiler ilk önce kendileri Köy Pazarına sarılmalı. Belediye Başkanı yeni geldi, ilk önce kadınları hedef aldı, onlara destek oldu. Bu adamın hakkı yenmez. Böyle bir kapı açmış. Kusur yok. Varsa da telafi edilecek kusurlardır. Üreticiler işlerine sarılırsa, üretimi arttırırlarsa daha güzel olacağına inanıyorum. Halkın da desteklemesi şart.

“SİLİVRİ KÖY PAZARI ÜRÜNÜNÜ KENDİLİĞİNDEN PAZARLIYOR”
Sevginar SALİ: Üretim başka, satış bambaşka bir şey… Başarılı üretim, pazarlamaya da yansıyor mu?
Funda AVCIOĞLU: Silivri Köy Pazarı ürününü kendiliğinden zaten pazarlıyor. Eskiden traktörler buradaydı teyzelerimiz bu mücadeleyi böyle verdiler. Hep onlardan almaya gayret gösterdik. Şimdi mis gibi kurulu bir düzen var. Tezgah parası alınmıyor, kira alınmıyor. Teşekkürdür ayakta tutmak, teşekkürdür üretmek. Volkan Yılmaz'a teşekkürdür. Neden 7 sene önce bunları yapamadım? Neden Enginarın 2. veya 3. senesinde biraz daha yükselmedim!? Çünkü destek şart. Volkan Yılmaz bu desteği sonuna kadar vermiş. Her şey bizde. Bize bu kapı açılmış, burayı ayakta tutmak ilk önce biz üreticilerin, ondan sonra halkın işi. Halkın desteği olmadan da olmaz.

“KÖY PAZARINDA ARACISIZ BİR SATIŞIMIZ VAR”
Sevginar SALİ: Son olarak ne söylemek istersiniz?
Funda AVCIOĞLU: İkinci yılımda öyle güzel bir mahsul yetiştirmişim ki böyle bir Pazar olsaydı benim şimdi sırtım yere gelmezdi. Hal'deki aracılara çok ciddi paralar kazandırdım. Bir seneki mahsulden sonra 300-500 dönümü rahat ekebilirmişim. Çok güzel paralar kazanabilirmişim ama ben başkalarına kazandırmışım. Şimdi Köy Pazarında aracısız bir satışımız var. Bundan daha güzel ne olabilir. Halkın desteği şart ama bizim de mahcup etmemek için güzel üretim yapmamız gerek. Artık istediğim kadar ürün üreteyim elimde kalacağından korkmuyorum. Konserve yapar pazarda satarım. Enginarda kendimi kanıtladım. Memnun olan gelip beni buluyor. Tekirdağ kadar ürün verdim. Yazlıklarına gelen müşterilerim var. Gözlerinin önünde bu işi yapan bir üreticin varsa ondan al. Bu her yerde bulunan bir ürün değil.
Enginar üretimi ile ilgili edindiğim tüm tecrübeleri, herkesle, tüm içtenliğimle paylaşmaya hazır olduğumu da belirtmek isterim. Bir kişiye bile yardımım, faydam dokunsa bu konuda çok mutlu olurum.


YORUM YAP