“ZiNCiRLER KIRILSIN AYASOFYA iBADETE AÇILSIN”

“ZiNCiRLER KIRILSIN AYASOFYA iBADETE AÇILSIN”

21.05.2013 10:42:01
Anadolu Gençlik Derneği önceki gün Piri Mehmet Paşa Cami’nin önünde açtığı stantla Ayasofya’nın ibadete açılması için imza topladı. Türkiye genelinde yapılan başlatılan ‘Zincirler Kırılsın Ayasofya İbadete Açılsın’ kampanyasına Saadet Partisi Silivri İlçe Teşkilatı da destek verdi. Saadet Partisi İlçe Başkanı Mahmut Hamdemirci dernekle ilgili bilgi vererek, "Anadolu Gençlik Derneği, Erbakan Hocamızın kurduğu gençlerin eğitilmesine, İslami şuurla şuurlanmasına yönelik bir dernek. Anadolu Gençlik Derneğimiz, yıllardan beri Ayasofya’nın cami olarak açılması için mücadele ediyor. Bununla ilgili de ‘Zincirler Kırılsın Ayasofya İbadete Açılsın’ diye de bir kampanya başlatıldı. Biz de Saadet Partisi olarak onlara destek vermek amacıyla yanlarındayız. İnşallah en kısa zamanda Ayasofya Müzesi’ni cami olarak görebiliriz. İnşallah ilk namazı da orada kılabiliriz.’ dedi.
Anadolu Gençlik Derneği Silivri İlçe Başkanı Rıdvan Ersoy da başlatılan imza kampanyasının amacını şu sözlerle belirtti "Son yüzyıla baktığımızda başucumuzda olması gerekenlerin kapının dışında kaldığını, dilimizden hiç düşürmememiz gerekenleri ise tamamen unuttuğumuzu görüyoruz. Anadolu Gençlik Derneğimiz, bu unutturulmak istenen güzelliklerimizi birer birer ülkemizin gündemine taşıyor. Şimdi de milli bir mesele olan, kalbinde zerre miktarı iman olan her Müslüman’ın rahatsız olduğu, insan hakları noktasında bakıldığında bütün Müslümanların cami olarak kullanma hakkı olan Ayasofya gibi önemli bir konuyu gündemimize getiriyoruz.” Hedeflerinin 10 milyon imza olduğuna dikkat çeken Ersoy şunları kaydetti: "Beş asır İslam medeniyetine payitahtlık yapmış İstanbul’umuz hem geçmişten gelen misyonuyla hem de tarihi dokusuyla dünyanın en önemli şehirlerinden biridir. 1204 yılındaki Latin istilasında yağmalanan, talana ve tahribata uğrayan İstanbul, sonraki yıllarda yeniden Bizans’ın eline geçse de 29 Mayıs 1453 yılında İslam ordusu tarafından fethedilinceye kadar harabe bir şehir görünümünden çıkamamıştır. Şehrin sembolü bir mabet olan Ayasofya da, bu Latin istilasından nasibini almış ve metruk bir bina haline dönüşmüştür.

"İSTANBUL’UN İLK CUMA NAMAZI AYASOFYA’DA KILINDI”
Efendimiz (SAV)’in "İstanbul’u fetheden kumandan ne güzel kumandandır; asker ne güzel askerdir” müjdesine nail olabilmek için Fatih Sultan Mehmet komutasındaki İslam ordusu İstanbul’u fethettiğinde Bizans’ın elindeyken azametine yakışır bir ilgiyi göremeyen Ayasofya, fetihten hemen sonra Müslüman mimarlar tarafından onarılarak mamur bir mabet haline getirilip camiye dönüştürülmüştür. İstanbul’un ilk Cuma namazı burada kılınmıştır. İlk Cuma namazının hutbesini Fatih Sultan Mehmet okumuş namazı da Akşemseddin kıldırmıştır. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’un sembolü olan bu mabedin ilahi bilgelik ya da kutsal bilgelik anlamına gelen Ayasofya adını değiştirmemiştir. Onarılıp bir mabede yakışır duruma getirilen Ayasofya, İstanbul’un fethi uğruna verilen şehitler adına, Peygamber müjdesine nail olan o güzel ordu adına, Peygamber müjdesine nail olan o güzel kumandan adına Müslümanların secdegâhına dönüştürülmüştür. Fetihle birlikte Ayasofya cihetini Beytullah’a çevirmiştir.

"AYASOFYA FETHİN SİMGESİDİR”
Fetihle birlikte İstanbul, hakkı üstün tutan anlayışın sembolü olan bir şehir haline gelmiştir. Yeryüzünde hakkı hâkim kılmak ve adaleti tesis etmek için mücadele eden bir medeniyetin başkenti olmuştur. İstanbul fethedildiğinde Fatih Sultan Mehmet Han tarafından camiye dönüştürülen Ayasofya ise hem bu fethin sembolü, hem de adaletin zulme karşı üstünlüğünün bir timsali olarak minaresinden ezanların yükseldiği bir mabet haline gelmiştir.

"AYASOFYA KIYAMETE KADAR CAMİ OLARAK VAKFEDİLMİŞTİR”
Fatih Sultan Mehmet, fethin sembolü olan Ayasofya’nın üzerine titremiş, bu mabedi kendi parasıyla satın alıp vakfetmiş ve bu mabet için şöyle vasiyet etmiştir: ‘Ayasofya, kıyamete kadar cami olarak vakfedilmiştir. Bunu, Allah’a, ahirete, O’nun heybetine inanan hiçbir mahlûk; sultan olsun, hâkim olsun, bir mütegallibe olsun, değiştiremez. Kim vakfiyeyi değiştirirse Allah’ın meleklerin, bütün insanların laneti onların üzerine olsun. Yüzlerine bakan ve onlara şefaat eden hiçbir kimse bulunmasın.”

"AYASOFYA HUKUKSUZ BİR ŞEKİLDE MÜZEYE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ”
İstanbul’un fethinin nişanesi ve Fatih Sultan Mehmet’in bir vakfı olarak 482 yıl boyunca kıyamlara, rükûlara ve secdelere ev sahipliği yapan Ayasofya Cami, hukuksuz bir şekilde 24 Kasım 1934’te bir oldubittiyle müze haline getirilmiştir. Bu dönüşüm milli irade hiçe sayılarak Bakanlar Kurulu kararı ile gerçekleştirilmiştir. Bu kararı içeren vesikanın doğruluğu bile şüphe götürmektedir. Cumhurbaşkanının imzasının taklit edildiği ve kararname numarasının da geriye dönük olduğu konuşulmaktadır. Velev ki imzalar ve belgeler gerçek dahi olsa alınan bu karar yanlış bir karardır. 24 Kasım 1934’te yapılan bir işleme gerekçe olarak 5 Haziran 1935 tarihli, 2762 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 17. maddesinin gösterilmesi hukuksuzluğun resmidir.

"MEVCUT DURUMA MİLLETİ RAZI ETMEYİ AMAÇLIYORLAR”
Ayasofya Cami’nin açılması talebi karşısında birilerinin ‘’Ayasofya’nın aslı kilisedir, öyle de kalmalıdır” demeleri ise oldukça manidardır. Çünkü bu yaklaşımın ‘’Eskiden İstanbul Bizans’ındı, şimdi İstanbul’u onlara geri vermeliyiz” demekten ya da ‘’Malazgirt’ten önce Anadolu Bizans’ındı, şimdi yine öyle olmalıdır” demekten bir farkı yoktur. Bu çıkışları yapanlar mevcut duruma milletimizi razı etmek gayesini gütmektedirler.

"İSLAM ANADOLU’DAN SÜRÜLMEK İSTENİYOR”
Avrupa’nın içlerinde İslam varlığına tahammül edemeyen ve kendinden olmayanı imha etmek için tüm gücünü kullanan Batı, 781 yıl İber Yarımadası’nı Müslümanlardan arındırmak için büyük katliamlara girişmiş ve Endülüs Medeniyetinden kalan İslam adına ne varsa neredeyse hepsini silip atmıştır. Avrupa’nın Batısı İslam’ı hatırlatan tarihi dokudan temizlenince bu sefer hedef Avrupa’nın doğusu olmuştur. Önce Doğu Avrupa’dan, akabinde Balkanlardan çıkarılan İslam Anadolu’dan da sürülmek istenmiştir. Ancak milletimizin direnişi bu düşüncenin gerçekleşmesine izin vermemiştir.
Silahlı mücadeleyle bu topraklardan İslam’ı silme düşüncesinde başarılı olamayacağını anlayan Batı dünyası bu sefer kültürel bir savaş başlatmış ve İslam’ın sembolü olan her şeyi hedef almıştır. İngiliz Dışişleri Bakanı Lord Curzon’un 2 Ocak 1918’de söylediği, ‘İstanbul özellikle doğu dünyasının kozmopolit ve uluslararası bir şehridir. Ayasofya ki, 9 yüzyıl önce bir Hıristiyan Kilisesiydi, elbette eski durumuna getirilecektir” sözleri bu savaşın anahtarı olan bir cümledir.

"AYASOFYA BATIYA KARŞI BOYUN EĞİŞİN GÖSTERGESİDİR”
Ayasofya’nın cami oluşuna müdahale bu ülkenin bağımsızlığına müdahaleden farksızdır. 1931’de, Amerika’daki Bizans Enstitüsü Ayasofya’nın Müze yapılması konusunda talepte bulunmuştur. Bulgaristan’da toplanan, Bizans Asarım İhya Kongresi Ayasofya’nın müze yapılması talebinde bulunmuştur. Netice itibariyle bu taleplerin toprak talebinden bir farkı yoktur. Ayasofya Cami nasıl ki fethin bir sembolüdür, ne acıdır ki Ayasofya Müzesi de Batı’ya karşı bir boyun eğişin göstergesidir.

"AYASOFYA’NIN CAMİ OLMASI İÇİN İMZA KAMPANYASI BAŞLATTIK”
Anadolu Gençlik Derneği mensupları olarak geçtiğimiz yıl Ayasofya’nın önünde 50 bin kişi ile namaz kılarak tepkimizi ortaya koyduk, bu sene de imza kampanyasıyla hem Müslüman halkımız hem de tüm dünya Müslüman halkları adına fethin sembolü Ayasofya’nın bir an evvel camiye dönüşmesi için bir imza kampanyası başlatmış bulunuyoruz. Biz biliyoruz ve inanıyoruz ki yeryüzündeki tüm Müslümanlar İstanbul’a bakmaktadırlar. Ayasofya’nın yeniden cami oluşunu beklemektedirler. Bu mutlu haber hakkı üstün tutan anlayışa Yeni Bir Dünya’nın kurulmasına giden yolda önemli bir merhale olacaktır.

"KAMPANYAMIZ ÜLKEMİZLE SINIRLI KALMAYACAK”
‘İmzanla zincirleri kır’ kampanyamız ülkemizle sınırlı bir kampanya olarak kalmayacak.
Tüm dünya Müslümanları için nasıl ki İstanbul ülkemiz sınırlarını aşan tarihi bir misyona sahiptir aynı şekilde Ayasofya da İslam ümmeti için önemli bir semboldür Kudüs davasına, Mescid-i Aksa davasına sahip çıkan Müslümanlar elbette Ayasofya’nın şimdiki konumundan da mustariptirler. Ayasofya Camii’nin minarelerinden okunacak ezanların şehadetleri tüm Müslümanların yüreklerinde bir sürür oluşturacaktır.

"MÜSLÜMANLARI DUYARLI OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ”
Biz Anadolu Gençlik Derneği mensupları olarak bu anlayışla dünyanın birçok bölgesinden sivil toplum kuruluşlarıyla; Bosna-Hersek’ten Malezya’ya, Çeçenistan’dan Filistin’e birçok İslam ülkesi ile Ayasofya’mız için irtibata geçeceğiz. Ayasofya’nın misyonuna uygun hale getirilmesinin İslam dünyasının yeniden yükselişinde bir merhale olacağına inanıyoruz. Tüm dünya Müslümanlarını da bu konuda duyarlı olmaya çağıyoruz.

"HEDEFİMİZ 10 MİLYON İMZA”
Kendini bu coğrafyaya, bu coğrafyayı da kadim bir medeniyet fütühat anlayışına bağlayan herkes Ayasofya’nın yeniden camiye dönüştürülmesini arzu etmektedir. Yine de biz inanıyoruz ki İmzanla Zincirleri Kır kampanyamıza yaşam tarzı nasıl olursa olsun toplumumuzun her kesimi destek verecektir. Çünkü milletimiz Ayasofya Cami’nin bir bayrak gibi özgürlük temsili olduğunun farkındadır. Hedefimiz on milyon imzaya ulaşmaktır.

"AYASOFYA’NIN CAMİ OLMASI BAĞIMSIZLIĞIN BİR GEREĞİDİR”
Ayasofya mutlaka camiye dönüşecek ve bu mahzun halinden kurtulacaktır. Ayasofya'mızın camı oluşu öncelikle Fatih Sultan Mehmet’in vakfiyesinin bir gereğidir, ikinci olarak İstanbul’un fethinin bir gereğidir, üçüncü olarak milli iradenin tezahürünün bir gereğidir, dördüncü olarak bu ülkenin bağımsızlığının bir gereğidir. İstanbul İslam’ın baş şehridir. Sembol şehridir. Ayasofya Camii de İstanbul’un sembolüdür. Fethin sembolüdür. Bir kez cihetini Beytullah’a dönmüş bir yapıdır. Ayasofya Camii’nin minarelerinde ezan sesini yeniden duymak, Ayasofya Camii’nde Âlemlerin Rabbinin huzuruna yeniden durmak tüm Müslümanların arzusudur.

"İNANIYORUZ, AYASOFYA CAMİİ AÇILACAK”
Ayasofya Camii’nin açılışı her daim haktan yana bir duruşun yeniden İstanbul tarafından kuşanılmasının ilk adımı olacaktır. İstanbul’un Fethinin 560.Yıldönümüne yakışan budur. Biz tüm yüreğimizle inanıyoruz ki Ayasofya Camii açılacaktır.”

Esra TATAR

YORUM YAP