YGS’YE DOĞRU

YGS’YE DOĞRU

03.03.2015 11:49:34
Gençlerin hayallerini süsleyen üniversiteli olabilme idealleri için ilk ciddi sınavlarını verecek olmaları haliyle kaygılara yol açmaktadır. Bu yazıda kaygıya değinmeyeceğim. Ancak genel hatlarıyla son on beş günlük süreçte neler yapmaları gerektiğini tartışmak istiyorum.
Sınava çok iyi hazırlanmak kadar sınav stratejilerine hakim olmak da çok önemlidir. Burada altını çizmek istediğim özellikle hızı ve duyguları yönetebilmek. YGS sorularının mantığına baktığımızda bu iki faktör çok büyük önem kazanmaktadır. Denemeler provadır. Bu provalarda hızımızı ve duygularımızı yönetme becerisi kazanmış olmalıyız. Aksi takdirde zaman kaybetmeden okullarımızda görevli rehberlik uzmanlarına başvurmalıyız.
Şu ana kadar konuları bitirmiş durumdayız. O halde kalan on beş günde ne yapmalıyız? Tavsiyem her gün en az bir deneme testi çözmek. Ancak burada öğrencileri bekleyen birkaç tuzak var; birincisi umutsuzluğa düşmek. Netleri beklentilerinin altında olan öğrencilerin zihinlerine hemen karamsar ve olumsuz düşünceler doluyor. Eğer bu duyguları iyi yönetip olumluya çeviremezsek süreç aleyhimize işler. İkinci tuzak denemelerde sadece skoru dikkate almak. Bu durum ilerlememize ket vurur. Burada skordan ziyade önemli olan öğrencilerin  yanlışları üzerine odaklanmalarıdır. Böyle yapılırsa bir sonraki denemede hatalar azalır. Bir konudan farklı mantıklarda sorular gelmektedir. Konuyu iyi bilmemiz  o konuyla ilgili her mantık da çıkacak sorunun yapılacağı anlamına gelmez. Bu açıdan yanlış yaptığımız her soruyu analiz etmeliyiz. Burada hata yapmamıza neden olan faktörü ve ya faktörleri belirlemeliyiz. Bunlara çözüm bulmak YGS’de çıkacak aynı mantıktaki sorularda size avantaj sağlar.
YGS’yi genel hatlarıyla analiz ettiğimizde bilgiden ziyade yorum gücünü, hızı ve dikkati ölçtüğünü görüyoruz. Bunun için okuma ve anlama, yorumlama, neden sonuç ilişkisi kurabilme, analiz ve sentez yapabilme ve problem çözme becerilerimizin gelişmiş olması  gerekir.
Burada kısa bir hata analizi yapmak istiyorum. On beş yıllık tecrübemden yola çıkarak şunu fark ettim; öğrencilerin yaptığı on yanlıştan genelde altısı okuma hatası, ikisi konuyu iyi bilmemek ve geriye kalan ikisi ise işlem hatası. Fakat Rehberlik Servislerine başvuran öğrenciler bunların hepsini dikkate bağlıyorlar. Bu hataların dikkat eksikliğinden kaynaklandığını iddia ediyorlar. Gerçekte ise on yanlıştan sadece ikisi dikkatten kaynaklanıyor olabilir. Peki diğer onda sekizi için sihirli formül ne?
Kitap okumak. Bu da bir sınav stratejisidir. İyi bir kitap okuyucusu iseniz herkesin yaptığı on yanlıştan sekizini yapmayacaksınız demektir. Bunun da size ciddi katkısı olur.
Son olarak sonuç ne olursa  olsun siz her şeyden daha önemli ve değerlisiniz. Hiçbir şeyin mutluluğunuzu bozmasına asla müsaade etmeyin. Siz biriciksiniz. Bu duygu ve düşüncelere en uygun giden anonimi paylaşmak istiyorum.
"Gölgeler düşse de  yüreğinin üstüne,
Güneşi sakın söndürme,
Eğer umut yoksa yarınlar uzak kalır insana,
Unutma bir sen daha yok bu dünyada.”
Adeta bütün yazının özeti gibi oldu. Bütün öğrencilerimize beklentilerinin üzerinde başarılar diliyorum.
  • ETİKETLER
PAYLAŞ
« Önceki İrfan Sırdaş’ta sıra dışı etkinlik
Sonraki »

YORUM YAP