Yeni Silivri

Seçim muhabbetlerinden eminim yavaştan herkese fenalık gelmek üzere. İş gereği işin içinde olmamıza rağmen bazen kendimi o kadar yabancı bir ortamda ve olayların içinde hissediyorum ki. Biz neyi tartışıyoruz anlamlandırmakta güçlük çekiyorum.

Gazeteci kimliğimi bir kenara koyup bu şehirde yaşan herkes gibi sıradan bir vatandaş olduğumdan yola çıkalım. Benim bir çocuğum yok. Olsaydı ve sosyal şartlarımın yetersizliği durumunda belediyenin kırtasiye, forma, kahvaltı desteği olduğunu bilmek içimi rahatlatırdı. Köy okulunda çocuğumun erişebileceği bir kütüphane, kullanabileceği bir tiyatro salonu ve laboratuvar sınıfı imkânı olmasını önemseyen bir yerel yönetimin varlığı kuşkusuz iyi gelirdi. Bir köy okulunun tuvaletlerini seçim vaatlerinde yer almamasına karşın düşünecek kadar hassas yaklaşımda bir belediye başkanına sahip olmak kimin içini cız ettirmez ki.
Anaokulları, 20'ye yakın kütüphane, etüt merkezleri, ücretsiz üniversiteye hazırlık, yabancı dil, müzik, tiyatro kursu imkanını bu şehrin çocuklarına vaat eden değil, gerçekleştiren bir belediye yönetimi! Sınav ücretlerini karşılayan, eğitim bursları veren bir yerel iktidar.

Bu şehrin kadınlarını önceleyen, sadece dilinden değil, gündemi ve çalışmalarından, yatırımlarından düşürmeyen bir yönetim.

Tarım ve hayvancılığı bizzat üreterek her yıl artan bir ivme ile destekleyen bir anlayış. Yerli ve milli tohum konusunda ülke çapıda farkındalık yaratan bir yaklaşımdan kim gurur duymaz ki?

Festivaller, sergiler, kültürel etkinlikler, gezileri halkın gündeminden eksik etmeyen bir irade.

Kentin kronikleşen sorunlarını, yarım kalmışlıklarını çözüme kavuşturan bir beceri.

Silivri'nin en ücra köşelerine azimle giden, gittiği yere de STK temsilcileri, basını sürükleyen bir yerel yönetim. Gitmediğimiz yerin bizim, bizden olmadığını öğreten bir yönelim.

Bizden Size Marketle binlerce ihtiyaç sahibine düzenli temel ihtiyaç desteği, yüzlerce yaşlı, kimsesize aşevi aracılığı ile sıcak yemek, engelsiz bireylere eşsiz bir imkan.

Her yaştan insanımızın nefes alması için onlarca park, spor yapmak için alanlar, yüzme havuzu, statlar, sosyal tesislere kavuşan, alt yapıda ayrı üst yapıda ayrı çalışmaların, kurumsal iş birlikleri ile hız kesmeden sürdüğü bir şehir.

Hayvan satış yeri, kapalı pazar yerleri, yerli üreticilere yönelik köy pazarları, sağlık ve huzur evlerinin yapıldığı, camisiyle cemevi ile ibadet, ırk, siyasi görüş ayrımcılığın da esmediği bir kent…
Teknopark, kentsel dönüşüm projesi, ek hizmet binaları, otoparklar, müzeler, restitüsyon, restorasyon çalışmaları, çevre düzenlemeleri…

Unutulan, ötelenin, önemsenmeyen bir Silivri'den başta İBB ve hatta Türkiye'nin gündemine örnek konularla gelmeye başlayan şehre doğru gelişim. Borçlanmayan, kaynak üreten, tasarruf eden bir mali yapı.
Atık ayrıştırma, yağmur sularını biriktirme, güneş enerji sistemleri ile çevre duyarlılığını eksik bırakmayan bir idare.

Hükümet destekli Emniyet, Jandarma, Hükümet, Sağlık binaları, okullar, yol geçiş projesine erişen, kırsal mahalle gibi TBMM'de yasaların çıkmasına itici güç olan bir Silivri. Yeni üniversitelerin (Demiroğlu Bilim Üniversitesi önümüzdeki dönem eğitim-öğretime başlıyor), eğitim araştırma hastanesi, marina, gençlik ve kültür merkezine kavuşmak için gün sayan bir şehir.

Sosyal adaletin belediye eliyle sağlandığı, kamu kaynaklarının israf edilmediği, toplumsal huzurun, barışın muhafaza edildiği, ayrımcılığın olmadığı, kamu kaynaklarına deniz, yemeyene keriz gözüyle bakılmasına müsaade edilmeyen, gelişim yolunda bir Silivri.

Tüm bunlar kendiliğinden olmadı. Kimse kendi kendini baltalayan bir yapıyla ne yan yana gelmek ister ne de destek vermeyi düşünür. İşleyen ve parlayan bir yapıyla anılmak, katkı sunmak tercih edilir. Tam da bundan sebep her geçen gün sayısı artan bağışçılar ile ilçemize kazandırıla birbirinden kıymetli yatırımlar, hizmetlere şahitlik ettik.

Sayısız defa Silivri'ye gelen Bakanlar, Başkan Yardımcıları, Genel, İl Müdürlerinden dinledik Volkan Yılmaz'ın şehrimize katkı ve hizmet için ortaya koyduğu kararlılığı.

Yılmaz, bu aralar pek söylemiyor ama Belediye Başkanlarını şehrin annelerine benzetirdi. Bizi yetiştirirken annelerimizin sevgi ve şefkatinin yanı sıra koydukları yasaklar, getirdikleri kısıtlamalar, çizdikleri sınırlar, verdikleri cezalar, hedef olduğumuz terlik saldırılarını da hatırlayın…

Eskiden cezaevi ile anılan Silivri artık Belediye Başkanı Volkan Yılmaz ile anılıyor. Silivri'yi belediyecilikte, kendini de Başkanlıkta bir marka haline getirmesini gündüz yorulmadan, gece uyumadan iktidarda geçirdiği son beş seneye borçlu. Ömründen çok daha fazla şeye mal olduğunu anlamak için yüzüne bakmanız yeterli.

Halkı, iktidarından daha çok düşündüğünü, koruyup, kolladığını kanıtlayan siyasetçiler o kadar az ki.

Başka Yılmaz'ın iktidarı süresince vurguladığı ‘sosyal deney'e, 31 Mart'ta Silivri açısından vefa ve kıymet bilip bilmediğimizin testini de ekleyin.

 

 

YORUM YAP