Ülkenin Çıkan Çivisini Yerine Koymalıyız

Ülkenin Çıkan Çivisini Yerine Koymalıyız

30.08.2010 10:33:03



CHP İlçe Örgütü 12 Eylül Referandum çalışmalarına aralıksız devam ediyor. İlçe Başkanı Selami Değirmeci, İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri, Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar, Belediye Meclisi ve İl Genel Meclisi Üyeleri, partililer ile birlikte Büyükkılıçlı ve Seymen Köylerini ziyaret ettiler.

 

DEĞİRMENCİ: ÜLKENİN ÇIKAN

ÇİVİSİNİ YERİNE KOYMALIYIZ

Büyükkılıçlılara seslenen CHP İlçe Başkanı Selami Değirmenci, şöyle konuştu: “12 Eylül’de yapılacak Referandum’da 26 soruya tek cevap isteniyor. Bu maddelerin içinde elbette evet diyeceklerimiz var hayır diyeceklerimiz de. 26 maddelik anayasa değişikliğinde 24 tanesi konusunda hiç birimizin söyleyeceği bir şey yok.  Ama ikisine karşı çıkıyoruz. Nedir bu 2 madde? Türkiye devleti, Cumhuriyetin temel yapısını değiştirmeğe yönelik 2 madde.

1 tanesi yüksek yargı organlarına yapılacak atamalarla ilgili hükümet daha doğrusu meclis, yani Türkiye’deki haliyle meclisin tek hakimi Başbakan istediği kişileri buraya atayabilecek. Yani ancak onun gibi düşünenler orada olabilecek. 2. Maddede hakimler savcılar yüksek kurulunun hakimleri ile ilgi atamalar burada da aynı şekilde yine hükümetin yapacağı atamalarla oluşacak.

Bu ne demektir? Hükümetin kendi atadığı yargıçlarla istediği kararları çıkartıp onaylatacak. AKP iktidardan düşerde Yüce Divana gelirse kendisini yargılayacak hakimleri seçmek istiyorlar.

Anayasa mahkemesinde yapılacak değişikliklerle tek adam yönetimine geçilmiş oluyor. Yani totoliter bir sistemin temelleri atılıyor,askeri diktalardan korkulurken sivil diktanın temeli atılmış oluyor. AKP “Size  demokrasiyi getiriyoruz” diyor ama bilmeliyiz ki o 2 madde 24 maddeye sarılmış bir zehir.

 

“GÖZÜMÜZÜN İÇİNE BAKA

BAKA YALAN SÖYLÜYORLAR”

Değişiklikle getirildiği söylenen özgürlükler zaten bugün için geçerli ama sanki yeni haklar getiriyormuş gibi işçilere, memurlara ülkede yaşayan insanların refah seviyesini yükseltmeğe yönelik kararlarmış gibi göstermeye çalışıyorlar. Gözümüzün içine bakarak yalan söylüyorlar. İşçilerimiz bir baksınlar geçmişte burada çalışan arkadaşlarımız var. Sendikal mücadeleyle gelir seviyelerinin daha da yükselmesinin mücadelesini veriyordu oysa bu gün sendikalar ortadan kaldırıldı insanlar asgari ücretin altında çalışmayı kabul eder durumda. Sigortasız çalışmayı kabul eder durumda çünkü iş yok çünkü ilk defa Cumhuriyet tarihinde genel işsizlik oranı %20 bulmuş gençlerde %25. Her 4 gençten 1 tanesi işsiz. Her 5 insandan biri işsiz. Yine esnaf olarak bir değerlendirin ne durumdasınız eskisinden daha iyi şartlarda mı çalışıyorsunuz yoksa alabildiğince yoksulluğa mı gidiyorsunuz. 2002’de  Silivri’de kayıtlı 8100 esnaf bulunuyordu. Bu gün nüfus nerdeyse ikiye katlamışken esnaf sayısı 3200’e düşmüş. Bu durumda bize bir şeyler anlatmalı. Memurlarımızın durumları zaten belli. Emeklilerimizin durumu malum toplumun hangi kesimine giderseniz gidin isterseniz sanayicilere bir bakın etrafımızda bir çok fabrika kapanmış durumda orada çalışan binlerce insanın nasıl işsiz kaldığını görebiliyoruz. Bu maalesef çok acı bir tablo.

12 Eylül Referandumunda parti iktidar olur muhalefette kalır veya bir yerel seçim olarak düşünün desteklediğiniz kişi bu dönem seçilemez bir başka zaman seçilir alternatif deneme şansınız vardır. Ama değerli arkadaşlarım bu Anayasa değişikliğinde bir dahası yok, son şansımız olduğunu bilmeliyiz. Eğer bu ülkenin bütünlüğünü korumaya talipsek eğer bu bayrağımızın oradan inmemesini istiyorsak, eğer 30 yıldır bu şehitleri boşuna vermediysek bu Anayasa değişikliğine hayır demeliyiz.

Bu iktidarın genel zihniyeti insanları olabildiğince yoksullaştırarak kendine muhtaç hale getirmek kömür,  gıda yardımına, yeşil kartla kendine bağlar hale getirmek amacında. İnsanları kendine biat etmeye mecbur hale getiriyor, onurluca yaşamaktan alıkoyuyor. Herkes çoluk çocuğuna alın teriyle kazandığını parayla evine yemek götürmek ister. Bu gün öğle bir hale düştük ki insanlarımız herkes bir yerden bir şey bekler duruma geldi. Bunlara dur demeliyiz. Ülkenin çıkan çivisini tekrar yerine koymalıyız. Bu da sizin elinizde arkadaşlar bunu ancak siz yapabilirsiniz. Bulunduğumuz durumu iyi değerlendirmeniz gerekiyor, güzel sözlere kanmamanız gerekiyor.

Biz halk olarak Hayırsever insanlarız, sizlere hayır’lı akşamlar dilerken, sizleri Belediye Başkanımızla baş başa bırakıyorum.”

 

IŞIKLAR: HAYIR DİYECEĞİZ

Söz alan Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar, “Anayasa oylaması diye dayatılan kurulmaya çalışılan tuzağın ortaya çıkmasına sayılı günler kaldı. Sayın Başbakan diyor ki; “Sizi aydınlık Türkiye’ye götüreceğiz.”

Bir ışık var değerli hemşerilerim Sinekli’de oturanlar bilir. Bazen trenler gelir tünelin ucunda bir ışık görürsünüz o ışık üzerimize gelen trenin farı mı yoksa aydınlığa giden bir yolun ışık mı? İşte bu referandum da böyle bir şey aslında. Üzerimize gelen trenin ışığı. Şimdiden görüp önlemimizi almamız gereken bir uyarı.

Geçen yıl da geldik hatırlarsanız ramazan ayıydı burada önümüze çıkan ilk fırsatta Silivri’de gösterdiğiniz direnci aydınlığa, adalete, hakkaniyete, fakirlikten, fukaralıktan beslenen anlayışı sandığa gömdüğünüz gibi Türkiye’de gelecek ilk fırsatta bunu hayata geçirelim demiştik. Erken seçimi yapmaya cesaretleri olmadı. Şimdi bir referandum tuzağı var? Bu mübarek ayda sadaka dağıtır gibi kap, kap yemek dağıtan anlayış toplumu ikiye bölecek. Arkasından aldığı oyu kendisinin sayarak “seçime o rüzgarla giderim” hesabı yapacak. Bunun içerisinde bir anayasa ucubesi de var. 26 tane madde koyacak içinden çok önemli olan iki tanesiyle kendi iktidarını kurmak, ümmet anlayışına çevirerek bizi karanlıklar içerisine göndermek gizli gündemleri. 2 madde dışında kimsenin itirazı yok çocuk istismarını, fişlenmeyi önlemek… Peki yüksek hakimler kurulu oluşturmanın ne alakası var? Bu maddeler yan yana konulacak şey mi? İşte 26 soru sorup bir tane cevap isteme ahlaksızlığı ancak bu referandum tuzağıyla ortaya konabilirdi.

Yarın Silivri’nin gözü önünde göreceksiniz bu rezilliği Atatürk Meydanı’nda dizecekler sandalyeleri kamyon gelecek kap, kap yemek dağıtacak. 365 günün bir gününde sadaka dağıtır gibi. Milleti fakirleştirip tescilini yapacaklar. Bunları tanımak lazım. İyi tanıyın bunları tanıyacağız ki ona göre oyumuzu kullanacağız.

Memleketin 85 yıldır edindiği bütün zenginlikleri yok pahasına çıkarıp haraç mezat satan anlayış bunlar. Önce çiftçiden başladı çiftçiin belini kırdılar. Durmak yok yola devam diyorlar.

 

“BÖYLESİ HALKIN DÜŞMANI

BİR ANLAYIŞ GÖRMEDİM”

1960’tan bu yana bir sürü iktidar gördüm ama böylesi gözü kara, böylesi halkın düşmanı bir anlayış görmedim. İşin özü burada fakirliği, yoksulluğu bir ümmete çevirmek isteyen bir anlayışın tuzağı.

 

“CAMİYE İHTİYAÇ VARSA

ELİMDEN GELENİ YAPARIM”

Camii yapımı konusunda sizlere burada söz veriyorum elimizden geleni yaparım. İhtiyaç varsa biz ibadete, inanca, dine imana en güzel onu koruyan örneklerini veren milletiz.

 

“3 EYLÜL’DE KONUŞULANLARA

DİKKAT EDİN”

52 tane İslam ülkesi arasından laikliği koruyan, din ve devlet işlerini ayıran, insanları vicdan özgürlüğüyle baş başa bırakan tek ülke biziz. Bunu yapan tek lider Atatürk.

Bir de İsmet İnönü ile Atatürk’ün imzaladığı Lozan anlaşmasını yırtıp, servi getirecek demokratik özerklik istiyorlar. 3 Eylül’e dikkatinizi çekerim. Diyarbakır’da ne söyleyecek hep birlikte dinleyeceğiz. Başbakan bakalım demokratik özerklik isteklerinde ne diyecek? İşte bir oy pazarlığı.

 

“İBB BUGÜNE KADAR

SİLİVRİ BELEDİYESİ’NE

1 KG ASFALT DAHİ VERMEDİ”

Büyükşehir köylerin her türlü ihtiyaçları bize yaptırtıyor. İBB bu güne kadar Silivri Belediyesi’ne 1 kilo asfalt dahi vermedi. Geçtiğimiz ayda bir tek Kavaklı yolunu yaptılar, onu da sel baskınından dolayı avazımız çıkana dek bağırmamıza rağmen yeni asfalt yaması yapıldı. 1,5 yıl geçti neden insanımızı cezalandıracak?

 

“BU ZİHNİYETE HAYIR DİYECEĞİZ”

Bütün değerleri canla başla verdiğimiz o savaşları bu mücadeleleri hiçe sayan, milletin biriktirdiği, alın terini yok sayan bu zihniyete hayır diyeceğiz. 1000 defada gelse hayır diyeceğiz.”

YORUM YAP