Tarihi Köprüye Kadar Yıkama Engel Yoktu

Tarihi Köprüye Kadar  Yıkama Engel Yoktu

27.09.2009 10:31:45

Aygaz'dan tarihi köprüye kadar olan kısımda istimlak ve yıkım ile ilgili açılan tüm yürütmeyi durdurma davaları iptal edilirken, Gümüşoğlu Pasajı'ndan Şuayip Çay Bahçesi'ne kadar olan kısımdaki yerlerin 7 metrelik dere koruma bandının dışında kaldıkları gerekçesiyle yıkım kararı iptal edildi. CHP ve AKP'nin selin ardından İl Başkanlıkları düzeyinde gerçekleştirdiği siyasi tartışmada haklı ve haksız olandan ziyade selin gerçek nedenleri ve bundan sonra yapılacaklar, sağlanacak çözümler önem arz etmekte.

TEKİN: YIKIMA ENGEL YOKTU

CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, sel afeti ile ilgili partisine yönelik suçlamalara şöyle yanıt verdi:

"Selden CHP sorumludur'' anlamına gelecek sözler söyledi. Topbaş'ın sözlerini herkes gibi biz de hayretle izledik…

Bu tavır Topbaş'la sınırlı kalsa iyi… AKP'liler, aynı söylemi tekrar etmeye başladı. Seldeki sorumluluklarını CHP'nin üstüne atmaya çalışan AKP'liler, böylece beceriksizliklerini de örtmeye çalıştı. AKP İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu, Topbaş'ın söylemini tekrarlamaya başladı. Selde kaybedilen canların sorumluluğunu partimiz CHP'ye yüklemeye çalıştı.

AKP'li iki kafadar, Silivri'de CHP'nin açtığı dava yüzünden gerekli çalışmaların yapılamadığından dem vurdu. Topbaş ve Babuşçu'ya göre, "CHP dava açtı ve çalışmaları mahkeme kararıyla engelledi.''

Bu yalanı tüm kanallarda saatlerce anlatan Topbaş - Babuşçu ikilisi, Ramazan ayında bile nasıl bu denli rahat bir şekilde yalan söyleyebiliyor, doğrusu anlamak güç… Babuşçu - Topbaş, "Elimizde mahkeme kararları var, Boğluca Deresi'nde çalışma yapamadık. Dereyi islah edemedik'' diyor. Bu yalana göre, CHP dava açtığı için çalışma yapılamamış.

Bu iddia üzerine partimizin hukuk bürosu tüm davalarımızı taramadan geçirdi. Bölgedeki partili arkadaşlarımıza da "Parti adına herhangi bir itirazda bulundunuz mu?'' diye soruldu. İlçe örgütlerimizden de ''Hayır bulunmadık'' şeklinde yanıt geldi. Bunun üzerine, "CHP İstanbul İl Başkanı - Gürsel Tekin'' olarak, partimize atılmaya çalışılan bu iftiraya yanıt vermek zorunda kaldım. Ve dedim ki; "Eğer partimiz adına açılmış tek bir dava gösterirlerse, hemen istifaya hazırım. AKP beceriksizliğini örtmeye çalışırken, bizi yalanlarına alet etmesin.''

AKP İstanbul İl Başkanı Babuşçu, bunun üzerine aldığı talimat gereği hemen canlı yayına çıktı. Babuşçu'nun basın toplantısını tam 11 TV kanalı en az bir saat boyunca "canlı'' olarak yayımladı. AKP'li başkan bizi "ölüm üzerinden siyaset yapmak'' la suçladı. Halbuki; bu tartışmayı başlatan biz değildik, kendileriydi. Biz; CHP olarak, selin yaşandığı 8 - 9 Eylül'de tek bir kelime dahi etmedik. Yurttaşlarımızın acılarını yaşaması ve yaslarını tutması için sustuk. Siyasi tek bir demeç vermedik. Topbaş ise, 9 Eylül günü bu tavrımıza rağmen partimizi suçladı. Babuşçu, işi gücü bıraktı, CHP'nin açığını aradı. Biz iseyaşamını yitirenlere saygımızdan sustuk. Ancak 10 Eylül günü, Sayın Genel Başkanımız Deniz Baykal İstanbul'a geldiğinde gazetecilerin ısrarlı soruları üzerine ilk cevabımızı verdik. AKP'nin belediyecilikten sınıfta kaldığını açıkladık. Genel başkanımızın söylemleri, AKP'nin sinir sistemini alt üst etti. Topbaş bunun üzerine "kızağa çekildi.'' Yerine Babuşçu sahneye sürüldü. Zaten Topbaş o günden beri ortada görünmüyor. Büyükşehir Belediye Meclisi'ne de gelmiyor.

Babuşçu ise, Genel Başkanımızın belediyecilik dersi vermesi üzerine, apar -topar bir açıklama yaptı. Babuşçu elinde hiçbir kıymet-i harbiyesi olmayan kağıt parçalarıyla kamera karşısına geçti. CHP'nin dava açtığını iddia etti. Babuşçu, Boğluca Deresi'nde yapılacak olan ıslah çalışmasına CHP'nin engel koyduğunu söylüyor. Oysa ki; bu dere ıslah çalışmasına ve istimlak planına itiraz eden ve AKP'nin de "belge'' olarak kullan

maya çalıştığı mahkemeyi açan Şerif Sezen adlı partili arkadaşımız başvurusunu 2007'de ''bireysel olarak'' yapıyor. Şerif Sezen, mülkiyetinin "haksız yere istimlak edileceğini ve belediyenin keyfi tutum içinde olduğu''nu iddia ediyor. 10. İdare Mahkemesi tarafların görüşlerini aldıktan sonra 2008 yılının 11. ayında meseleyi karara bağlıyor. Şerif Sezen'i "haksız'' buluyor ve "dere ıslah çalışması ile istimlakların yapılacağına'' hükmediyor.

İTİRAZLAR KASIM

2008'DE İPTAL EDİLMİŞ

AKP diyor ki; "CHP itiraz etti, çalışmayı bu yüzden yapamadık.'' Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere, mahkeme 2008 yılının 11. ayında sonuçlanmış. AKP o günden bugüne tek bir adım dahi atmamış. Ne dere ıslah çalışması yapılmış ne de istimlak... Ayrıca, AKP hangi mahkeme kararını dinliyor ki… Topbaş, TV'de ne diyordu: "Biz buraları yıkacağız. Gitsin mahkemeye versinler.''

Silivri'de yaşanan sel felaketi'nin ardından, Boğluca Deresi çevresi ile ilgili dere koruma bandı içerisine alınarak park olarak düzenlenmesi amacıyla Silivri İlçe Belediyesi'nin 1/1000 Uygulama İmar Planı ve 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı tadilatına ilişkin teklifin ve kabul edilmesi ve onanması hakkındaki İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 15/02/2007 tarih ve 288 sayı kararının iptal istemiyle açılan davalar tekrar gündeme geldi. Özellikle İBB kanalından, "Sele neden olan dere yatağındaki yapıları yıkacaktık. CHP engel oldu" şeklindeki açıklamalar üzerine sorumlu tutulan tarafın cevabı gecikmedi.

BAŞKAN IŞIKLAR

BOĞLUCA DERESİNE

AÇIKLIK GETİRDİ

Sel ile ilgili düzenlediği son değerlendirme toplantısında konuya değinen Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar, Boğluca Deresi ile ilgili çözüm önerisini şu şekilde anlattı; "Boğluca Deresi ile ilgili önemli bir konuyu sizlerle de paylaşmak istiyorum. Dere yatağının tarihi köprüye kadar olan kısmında yıkım ile ilgili hiçbir yasal engel yok. Açılan davarın da hepsi kaybedilmiş. Burada hukuksal olarak bunun yapılmasına hiçbir engel yok. Bu bizim açımızdan sevindirici bir durum. Buranın betonlanması ve dere yatağının ıslah edilerek, iki tarafında bulunan konutların yıkılması konusunda, Büyükşehir Belediyesi ile aynı fikirdeyiz. Bölgedeki esnafımızı ve vatandaşlarımızı mağdur etmemek adına, bizim bölge ile ilgili başka bir önerimiz var. Burada yeni yapılacak olan 3.000 dönüm alan planlamasındaki 50 dönüm bir yerden, buradaki hane ve işyeri sahiplerine alt yapısı ile konutları yapılmış, çevre şartları uygun, sosyal yapıyı bozmayan bir bölge oluşturarak, esnaf ve vatandaşlarımızı mağdur etmeden bu bölgeye taşımayı öneriyoruz. Biz en başından beri, ilçemizi farklı birçok merkezle yönetmeyi hedefliyoruz. Dere boyunda bulunan tüm esnaf ve vatandaşlarımıza yeni yapılacak olan planlamada bir merkez oluşturarak, aynı şekilde dükkân ve konut verilmesi, mağduriyeti ortadan kaldıracaktır. "

 

"ÜST GEÇİT

PROJESİ

SİLİVRİ'NİN

İKİ YAKASINI

BİR ARAYA

GETİRECEK"

İstanbul- Edirne Devlet Yolu Silivri Şehir Geçişi projesinden de söz eden Başkan Işıklar, Kipa Alışveriş Merkezi'nin ön kısmında yapılması düşünülen üst geçidin, E-5 ile Boğluca Dere yatağının kesiştiği noktada bulunan menfezlerin tıkanmasına ve olası sel baskınlarına engel olacağını ifade ederek; "Üst geçit projesi hayata geçtiği taktirde, menfezlerin tıkanması gibi bir durum söz konusu olmayacak. Hem Silivri'nin iki yakası bir araya gelecek, hem de bu tür doğal afetlerde, sel baskınlarında derenin kapanması konusunda etkileşimden kurtulmuş olacağız.

Bu projenin bir benzerini de Gümüşyaka için düşünüyoruz. Silivri'de planlanan üst geçit, Gümüşyaka'da ki ise alt geçit şeklinde olacak. Bunların projelerini hazırlayarak, Kadir Başkanımıza sunduk. Kendisi de projeye sıcak baktı.

Hemen akabinde, planlar ile ilgili bizden bilgi istendi. İnşallah çalışmalar aksamadan devam eder" dedi.

DEREYİ TIKAYAN İSKİ BORUSU

Silivri Merkez'de selin en etkili olduğu bölge Boğluca Deresi ile E-5 Karayolunun kesiştiği noktada bulunan İSKİ borusu ve demir kafesin neden olduğu tıkanıklıktan kaynaklandı. Derenin geçişi içi bırakılan alanın darlığı kısa sürede tıkanarak su E-5 yolunu çift yönlü trafiğe kapattı. Bu durum kurtarma çalışmalarını da büyük ölçüde etkileyen bir unsur olarak gerçekleşti.

  • ETİKETLER
PAYLAŞ
« Önceki Çanta Projesi İhaleye Çıkıyor
Sonraki »

YORUM YAP