“Siyaseti peygamber mesleği olarak görürüm”

“Siyaseti peygamber mesleği olarak görürüm”

26.12.2019 11:12:07

SİAD ve Küpe FM işbirliğinde hazırlanan İş Dünyası'na konuk olan Yetgin Çavdar siyasi ve ticari faaliyetleri hakkında içten açıklamalarda bulundu.

Doğrular Grup A.Ş.'nin Yönetim Kurulu Başkanı Yetgin Çavdar, SİAD ve Küpe FM işbirliğinde hazırlanan İş Dünyası programının konuğu oldu.

Silivri Sanayici ve İş Adamları Derneği'nin katkılarıyla Küpe FM'de yayımlanan İş Dünyası'na bu hafta Doğrular Grup A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Yetgin Çavdar konuk oldu. Radyo programcısı Turhan Alyakut'un sorularını yanıtlayan Çavdar, çalışma ve siyasi yaşamına ilişkin merak edilenleri içtenlikle paylaştı.

“DOĞRULAR GRUP, BÜNYESİNDE 6-7 ŞİRKETİ BİR ARAYA GETİREN BİR AİLE ŞİRKETİ”

Turhan ALYAKUT: Doğrular Grup bünyesinde neler var?

Yetgin ÇAVDAR: Doğrular Grup, bünyesinde 6-7 şirketi bir araya getiren daha çok hizmet sektörü ile ilgili çalışmalar yapan bir aile şirketi. Mali müşavirim ben. Mali müşavirlik var. Kızım hukukçu, hukuk var. Sigorta şirketimiz, OSGB firmamız, Çağrı Merkezi ve İnşaat yap-sat işimiz var. İnşaat taahhüt firması var ayrıca. Bir de dış ticaret firmamız var. Merkezimiz Silivri'de. Türkiye'nin birkaç yerinde çalışıyoruz. 

“SİYASETİ PEYGAMBER MESLEĞİ OLARAK GÖRÜRÜM”

Turhan ALYAKUT: Siyasetle ilişkiniz aktif olarak devam ediyor mu?

Yetgin ÇAVDAR: Siyaset bir yaşam tarzı. Bazıları siyaset deyince kaçar. Türkiye'ye dışarıdan ‘siyaset kötüdür, uzak durun' gibi bir mantalite oluşturulmaya çalışılıyor ama ben hep bunun karşısında durdum. Siyaset bence insan idare etme sanatıdır dolayısıyla yaşam biçimi. Hayatta her anın bir siyasettir. Ben siyaseti peygamber mesleği olarak görürüm dolayısıyla mutlaka yapılması gereken ama doğru yapılması gereken bir iş olarak bakıyorum. Böyle yaklaştığım için çocukluğumdan, 14 yaşımdan beri gençlik teşkilatından başlayarak aktif siyasetin içinde yer aldım. O zaman ailem Cumhuriyet Halk Partili olduğu için doğal olarak ailenin etkisiyle başladı. Ondan sonra da başka taraflara geldik. Yıllardır siyasi çizgim değişmeden devam ediyor.

“YILLARCA ÇOK YÖNLÜ ÇALIŞMALARIM OLDU”

Siyasette aktif olarak şu an herhangi bir görevim yok. Birçok görev yaptım. Gençlik Kolları Başkanlığı, İlçe Başkanlığı, Seçim İşleri Başkanlığı, Teşkilatlanma Başkanlığı, İl yöneticiliği, İl Gençlik Kolları'nda yöneticilik yaptım. Bürokraside görevler aldım. Bakan danışmanlığı, belediye başkan yardımcılığı yaptım. Daha önceki dönemde Sağlık Bakanlığı ve Maliye Bakanlığından memuriyetim var. Yıllarca çok yönlü çalışmalarım oldu.

“ÜLKEMİZİN BEKASI İÇİN SİYASETLE UĞRAŞIYORUM”

Aktif olarak bir görevim yok ama inandığım siyasi yapıya her zaman destek veriyorum. Hele seçimlerde işimi gücümü bırakıp gidiyorum, inandığım siyasi yapının başarılı olması için gece gündüz çalışıyorum. Gençler bunları pek bilmez ama ben bir gecede iflas ettiğimi biliyorum. Yine böyle 6-7 şirketimiz vardı. Sanayiciydim o zaman. Silivri'de fabrikamız vardı. Devletin tepesinde Cumhurbaşkanı, Başbakanın olduğu bir masa üzerinde anayasa kitapçığı uçunca Türkiye'de bir gecede her şey değişti. Gecelik faizler %7500'lere çıktı. Enflasyon bir anda %100'lere çıktı. Kur bir gecede %100 arttı. Hiç unutmam rahmetli Sabancı televizyonda, ‘Bir gecede servetimin yarısını kaybettim' demişti. Hepimiz öyle olduk. Bunların yeniden yaşanmaması için mutlaka siyaset yapmaya çalışıyorum. Ülkenin kurtuluşu birinci dereceden siyasi kurumdan geçiyor.

“İNSANIN MUTLU OLMADIĞI HİÇBİR YERDE DEVLET DE YAŞAYAMAZ”

Turhan ALYAKUT: OSGB hizmeti insan odaklı bir hizmet. İş kazaları, ciddi can kayıplarının ve ekonomik zararların ortaya çıkmasına sebep oluyor dolayısıyla OSGB hizmetleri de tüm bunları azaltmaya ve yok etmeye yönelik.  Türkiye'yi dünya ve Avrupa'yla kıyasladığımız zaman sözünü ettiğimiz bu konularda nasıl bir yerde duruyoruz?

Yetgin ÇAVDAR: İnsanın mutlu olmadığı hiçbir yerde devlet de yaşayamaz, ileri de gidemezsin. Muasır medeniyet seviyesine çıkmak istiyorsak öncelikle insanımızı mutlu mesut etmemiz lazım. Bunun yollarından biri de iş sağlığı ve güvenliği. Türkiye iş sağlığı güvenliği konusunda gerçekten çok gerideydi, hala da geride. Bu konuyla ilgili devlet 6331 sayılı bir yasa çıkardı, 1 Ocak 2013'te de uygulamaya koydu. Her iş yeri mutlaka işçisinin sağlığını ve güvenliğini sağlamakla mükellef oldu. Devlet bakanlığa, bakanlıkta bizim gibi firmalara yetki verdi. 2013'ten beri iş yerinin ve işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamaya başladık.  Avrupa'da ve dünyanın birçok ülkesinde 60-70 yıl önce yapılmaya başlandı ama biz 2013'te başladık. Artık bizde de birçok şey düzeldi ve düzelmeye devam ediyor. Görevli uzmanlarımız gidip işyerlerini denetliyor, işçinin sağlığı ile ilgili herhangi bir engel varsa onları iş sahibine tamamlatıyor. Doktorumuz mutlaka periyodik muayene işlemi gerçekleştiriyor. İşçinin sağlığında problem varsa iş başı yaptırmıyor, tedavi ediyor. Bu durum sadece işçinin değil aynı zamanda işverenin de huzurunu sağlıyor. Çalışma barışını sağlıyor. Güzel bir yasaydı. 2013'te uygulamaya konulduktan sonra Silivri'de bu konudaki boşluğu gördük, işyerimizi açtık ve o günden bugüne işi yapmaya çalışıyoruz.

“BİZ SİLİVRİ'NİN EN ESKİ FİRMASIYIZ”

Turhan ALYAKUT:  OSGB kurumlarında ciddi bir artış söz konusu. Tabi bu kalite konusunu gündeme getiriyor. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yetgin ÇAVDAR: Maalesef bu iş böyle. Serbest piyasa ekonomisinin handikapı. Bir iş başlayınca herkes oraya hücum ediyor ama maalesef hem rekabetten hem de pazarda yeterince talep olmadığı için müşteri bulamamaktan birçok firma kısa zaman içinde kapanıyor. 2013'ten önce Türkiye'de 100 tane OSGB vardı. Yasa çıktıktan sonra zannediyorum şu an 2500 civarında OSGB var. Silivri'de yasa çıktıktan sonra 3 taneydik. Sonra 6 oldu. Biri kapandı, bir tanesi birleşti, biri faaliyetini durdurdu. Yine 3'e düştük ama tekrar 1-2 firma kuruldu. Böyle devam ediyor. Oynak bir zemin. Biz Silivri'nin en eski firmasıyız, çevremizden dolayı iş sıkıntımız yok ama birçok arkadaşımız iş sıkıntısı çekiyor. Bir de acımasız bir rekabet var. O da tabi arkadaşları zor durumda bırakıyor. İnşallah zamanla düzelir diyorum.

“ADAPRASYON SÜRECİ BİZİ ZORLADI”

Turhan ALYAKUT: İş sağlığı ve güvenliği uygulamalarında sizi kurum olarak hangi uygulama zorluyor?

Yetgin ÇAVDAR: Başlangıçta bizi en çok zorlayan iş yerlerinde iş sahiplerinin ve işçilerin bu işe adaptasyonuydu. Böyle bir şey yoktu, istedikleri gibi çalışıyorlardı ama yasa iş sahibinden ve işçiden belli şartlar isteyince iş sahibi de işçi de direndi. Zamanla bunlar aşıldı tabi. Şimdi iş ortamları hakikaten çok güzel yerlere geldi. Geçiş süreci biraz zor oldu ama atlattık.

“ARTIK HERKES MÜTEAHHİTLİK YAPAMAYACAK”

Turhan ALYAKUT: Sohbetimizin başında inşaat yap-sat işini yaptığınızı söylemiştiniz. 2019 inşaat sektörü açısından nasıl geçti?

Yetgin ÇAVDAR: Çok bilinmez ama ben Silivri'deki en eski müteahhitlerdenim. Bakıyorum eski arkadaşlardan kalan pek yok, herkes kenara çekildi. Biz devam etmeye çalışıyoruz ama hakikaten son yıllarda çok zorlanıyoruz. Ben 3 senedir Silivri'de inşaat yapmıyorum. En son İstanbul'un bir iki yerinde inşaat yaptık şimdi bir hazırlığımız var yine İstanbul'da. Silivri'de özelde biraz zor oldu, fazla müteahhit girdi, fazla üretim yapıldı, satışlarda sıkıntı oldu ama bu genelde Türkiye'de oldu. İnşaat sektöründe bir daralma yaşandı. Ona kendini uydurmaya çalışan çok sıkıntı yaşamadı ama uyduramayan birçok müteahhidimiz sıkıntı yaşadı. İstanbul'daki yapı stoğumuzun %80-90'ının yenilenmesi lazım çünkü deprem gibi bir korkumuz var. Yapıların depreme uygun hale getirilmesi gerekiyor. Devlet bir yasa çıkardı artık herkes müteahhitlik yapamayacak. Zaten her sektörde böyle olması lazım. Böyle olursa başarı gelir, bilmediğin işe girersen sonuç iflas oluyor. Emek ve sermaye kaybı oluyor, yazık oluyor. İşi bilenler bu işi yapmaya devam edecek. Müteahhitlik önümüzdeki günlerde düzelerek daha güzel noktalara gidecek.

“İŞ SAHİPLERİNİ DİKKATLİ OLMALARI KONUSUNDA UYARIYORUM”

Turhan ALYAKUT: Yeni yılla ilgili plan ve projeleriniz neler?

Yetgin ÇAVDAR: İş sağlığı güvenliğinde durum Türkiye açısından iyi bir yere gidiyor. İnşallah bu konuda daha dikkatli olursak daha da güzel şeyler olacak. Bu iş gerçekten çok ciddi bir iş ama hala bazı yerlerde ciddiyeti anlaşılmış değil. Maalesef OSGB firması kurup ondan sonra iş yapamayan bazı insanlar istismar ettiği için kötü şeyler oluyor. İş kazası olunca firmalar çok zor duruma düşüyor. Son günlerde yaşadığımız bazı şeyler var. Mesela firma OSGB firmasıyla anlaşma yapıyor ama OSGB anlaşmayı 2-3 ay sonra sistemden kaldırıyor. Bir şekilde süreci kılıfına uyduruyor ama iş sahibinin bundan ne yazık ki haberi yok. Kazada olunca sistemde anlaşma gözükmüyor. Bunun iş sahibine de OSGB firmasına da cezası çok ağır. İş sahibi bir sözleşme yapmış parasını ödüyor ama öbür tarafta OSGB firması doktora para veremediği ve zor durumda olduğu için sözleşmeyi iptal etmiş. Bu durum tabi kaza olunca ortaya çıkıyor. Mesela sisteme doktoru tanımlıyor ama doktor gitmiyor hemşireyi gönderiyor. Bunlar hep suç. Maalesef böyle şeyleri çok yaşıyoruz. Buradan iş sahiplerine uyarım olsun. Kontrol etsinler. Dikkatli olsunlar. Kaza sonucu ortaya çıkınca sonu felaket oluyor. Milyarlara varan cezalar söz konusu oluyor. Ondan sonra da kimse altından kalkamıyor.

“HERKESİ ‘DOĞU TÜRKİSTAN' KONUSUNDA DUYARLI OLMAYA DAVET EDİYORUM”

Turhan ALYAKUT: İlave etmek istediğiniz bir şey var mı?

Yetgin ÇAVDAR: Bir organizasyon hazırlığımız var. Demin de söylediğim gibi siyasete pasif olarak devam ediyorum ama sivil toplum kuruluşu faaliyetlerimiz devam ediyor. Benim bir de öyle bir yönüm var. Silivri'de 10'a yakın sivil toplum kuruluşunu kurdum şimdi başkaları yürütüyor. Gençliğimden beri yaklaşık 40 yıldır Silivri'de bu tür faaliyetleri de yapmaya devam ediyorum. Yine bir kısmını benim kurduğum sivil toplum kuruluşlarını ve gönüllü teşekküller dediğimiz sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirdik Silivri'de. Silivri Sivil İnisiyatif Platformu adı altında onları birleştirdik. Ara ara ülkemiz ve dünyayla ilgili ses getirmesi amacıyla bazı faaliyetler yapıyoruz. Bugünlerde de biliyorsunuz gündemde Doğu Türkistan meselesi var. Oradaki kardeşlerimiz çok zor durumdalar. Çin'in zulmü altında inim inim inliyorlar. O konuyu Silivri kamuoyuna anlatmak için bir program düzenledik. Herkesi süreç hakkında duyarlı olmaya davet ediyorum.

Hazal BAŞARAN


YORUM YAP