“Silivri kültürü en önemli hazinemiz”

“Silivri kültürü en önemli hazinemiz”

22.11.2016 11:55:32

Çanta ve Silivri üzerine söyleştiğimiz CHP'li Belediye Meclis Üyesi Devrim Uzun, “Cumhuriyet Yürüyüşünde üç farklı görüş aynı anda slogan attı ve kimsenin tadı kaçmadı. Birileri “Türkiye laiktir, laik kalacak” diyor, diğerleri “Bozkurt yuvası”, ötekiler tekbir getiriyor. Türkiye'nin pek çok yerinde bu üç grubu aynı yerde ve alanda bırakın birlikte yürütmek, yakın mesafede tutmak bile zor. İstanbul'da Taksim'de bunu yapın kan gövdeyi götürür. Ama Silivri'de olabiliyor ve bunun adı asıl korumamız gereken en önemli hazinemiz “Silivri Kültürü”dür” dedi.

Önseçimle Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar'ın meclis listesinde yer alan Çanta'da yetişen genç siyasetçilerimizden günümüz CHP Meclis Üyesi Devrim Uzun ile iki buçuk yıllık geride bıraktığı yerel yönetim sorumluluk sürecini konuştuk. Siyaset, yerel yönetim, spora dair çabaları ile hedeflerini şöyle yanıtladı:

“ÇANTA'DA ÇOK HIZLI BİR KENTSEL DÖNÜŞÜM VAR”
Sevginar SALİ: Çanta'da hayat nasıl gidiyor? Hizmet ve yerel iktidardan beklentiler konusunda gündemde neler var?
Devrim UZUN: Çanta'da çok hızlı bir kentsel dönüşüm, acayip bir müteahhit girdisi var. Gerçi yeni yasada değişince kentsel dönüşüm durma noktasına geldi.


Sevginar SALİ: Yeni yasa derken?
Devrim UZUN: Harç yatırılmadan inşaat yapma şartı kaldırılınca, yasalarla tıkanınca önü eski rahatlık gitti. Ama biliyorsunuz çok geç değil Yeni Çanta'ya gelmesi eski Çanta'dan. Planlar kadastrodan geçerken arsalar çok düzgün şekilde kibrit kutusu gibi uygulandı. Yani terklere çok uygun. Müteahhidi de yer vereni de cezbediyor. Daire sayısı da uygun. Esasen Çanta'da çok şiddetli bir değişim yaşıyoruz. Herhalde 100 taneye yakın arsa kentsel dönüşüm veya kat karşılığı vermede, böyle bir değişim yaşanıyor. Tabi böyle bir değişimin yaşandığı yerde sirkülasyon, nüfus göçü, hareketlilik var ama ülkenin yaşadığı gündem de buna çok müsaade etmiyor. Maddi boyutunu söylüyorum; esnaf sıkıntılı...”

“...Herkes işlerin kötülüğünden, paranın dönmediğinden şikâyet ediyor. Genel bağlamda bu ama hizmet bağlamında da yol, taş, kaldırım, park türü yerel yönetimin yerine getireceği hizmetlerde de aksama oluyor. Niye? Tam, blok düşünüp bir sokağı veya bir yeri komple revizyona alamıyorsun. Aldığınızı düşün, 3 ay sonra x adadaki ya da parseldeki kişi evi kat karşılığı veriyor. Uygulamayı yapıp bitirilen yere mikser, beton kamyonu geliyor. Yeni binaya da altyapı bağlantıları olacak dolayısıyla bir takım aksaklıklar kaçınılmaz olarak meydana geliyor. Bunu gören var, görmeyen var. Sürekli bir değişim yaşıyoruz. Buna ayak uydurmak zorundayız. Böyle bir gündemimiz var. Çok hızlı çevre ya da yol, kaldırım revizyon çalışmalarına gidemiyoruz ama rutin ihtiyaçlarda, yapılması gerekenlerde elimizden gelen gayreti yerel yönetim olarak gösteriyoruz. Bu süreci böyle tamamlayacağız diye düşünüyorum. Çanta'nın gidişatıyla ilgili bilgi bağlamında söylüyorum; Çağdaşkent büyük bir potansiyel oluşturdu, göç, nüfus ve yapılaşma olarak farklı bir dünya kapısı açtı Çanta'da. E şimdi bir de merkezde içimizde yani Çanta biraz Çantalıktan çıkıyor. Bir kasaba hüviyetine bürünüyor.

“AYNI BÖLGEDE YAŞAYACAKSAK BİRBİRİMİZLE YAŞAMA KÜLTÜRÜNÜ GELİŞTİRMEMİZ LAZIM”
Sevginar SALİ: Çağdaşkent eskiden mahalleden biraz uzaktaydı ayrı bir dünya gibi kalıyordu şimdi süreç içerisinde aradaki mesafe kapandı, entegrasyon sağlandığı gibi değil mi?
Devrim UZUN: Sıkıntılar yaşadık. Kılıçarslan, Yıldırım Beyazıt, Bilgehan ve Bahadırhan Siteleri'nden oluşan 4 tane site var Çağdaşkent'te. Kendi içinde zaten birbirinden farklı yaşayan bir grup. Onlara aynı anda hizmet vermek, sıkıntılarını çözmek, iskan aşamaları, asansörler, yeşil alanları, ruhsat vs. hepsi sıkıntılı süreçlerdi. Onun yolu, bunun taşı, diğerinin parkı, havuzunun durumu, sosyal tesislerdeki ihtiyaçları falan bunları verirken sıkıntılar yaşadık. Birine veriyorsun diğeri rahatsız oluyordu. Şikâyetler vuku buluyordu. Onları bir arada toplayıp yoğurmak, bir seviyeye getirmek süreç aldı. Çanta'nın onlara bakış açısı, onların Çanta'ya bakış açısı farklıydı. Bu dönem mahalle konseyine 4 sitenin başkanını da dahil ettik. Halk toplantısı yapılıyordu gelip bölgesinin, vatandaşın sıkıntısını, kendi aralarındaki ihtilafları anlatıyordu. Bu iş böyle olmaz dedik. Sayın Başkana konuyu anlattım. “Bu süreci böyle aşamayız. Bunları bu işin içine dahil etmemiz lazım” dedim. Çok da sağlıklı bir karar verdiğimizi geldiğimiz noktada gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Şimdi site başkanı geliyor. Sıkıntılarını tespit ediyor. Mahalle konseylerinde raporlarını iletiyor. Kendi işlerini kendilerinin takip etmesini sağladık. Bizim de yükümüz azalmış oldu. Bunu yaparken de kendi bölgemizle onları entegre etmiş olduk. Bir kaynaşma sağladık. Birbirlerine bakış açıları değişti. Aynı bölgenin insanlarıyız havasını oluşturuyoruz artık. Mahalle Evi açacağız. Yeri bulduk, çalışmalarını yapıyoruz. Pankartlarını astık. En fazla talep yönündeki müracaatı Çağdaşkent'ten alıyoruz. Hangi kurslar var, katılmak istiyoruz, bilgi alabilir miyiz türünde talepleri oradan alıyoruz. Aynı bölgede yaşayacaksak birbirimizle yaşama kültürünü kesinlikle geliştirmemiz lazım. Onlar dışardan geldi, ben köylüyüm, onun hakkı, benim hakkım yok biz aynı bölgede karnımızı doyuruyorsak doğduğumuz yer de doyduğumuz yer de bizim vatanımız.

“YILBAŞINA KADAR ÇANTA MAHALLE EVİ AÇILACAK”
Sevginar SALİ: Mahalle Evi nereye açılacak?
Devrim UZUN: Çanta'nın içinde açılacak. Yılbaşına kadar sonuçlandırmayı düşünüyoruz. Bizim eski Çanta Belediyesi 1992 yılında kurulduğunda bir muhtarlık binamız vardı. Daha sonra Başkan Tahir Sert belediyeyi E-5 kenarına taşıyınca İSKİ'ye encümen kararıyla oranın devrini yaptı. Yer normalde bizim. Bağışla bize verilen bir yer. Ama İSKİ yeri kullanınca hak talep etti. Mahkemelik olduk. İSKİ davayı kazandı. Temyize götürdük. Mevcut yer tam da Atatürk Parkı'nın önünde. Yer bizim, İSKİ hak sahibi bile olamaz. Bu düzelirse orada başlarız diye düşünüyorduk projeye ama süreç uzadı, talepler de artınca mecbur kaldık. Cadde üzerinde güzel bir yer bulduk. İyi de bir ağabeyimiz, uygun şartlarda bize imkân sundu. Birkaç yıllığına kiralık orada başlayıp devam edeceğiz. Onun hazırlığını yapıyoruz. Küçük mahallelerimizde vardı, bizde yoktu, eksikliği dile getiriliyordu. Tahminimce yılbaşına kadar Mahalle Evi'mizi hazır durumuna getiririz.

“ÇANTA ZOR BİR YER”
Sevginar SALİ: Daha önce Çanta'da Belde Başkanlığı yaptınız. Sürekli muhalefette olduğunuz bir dönemdi. Şimdi iktidar meclis üyesi olarak siyaset yapmak daha mı kolay?
Devrim UZUN: Onu her yerde söylüyorum. Muhalefette yetişmek, olayları bu açıdan görebilmek, iyi bir beyin dağarcığı geliştiriyor insanda. Gelebilecek olayı yaşadıklarından tecrübe edebiliyorsun. Sana bir birikim sunuyor. Bocalamıyorsun. Bu olabilir ya da böyle gitmeli gibi fikrini çok net söyleyebiliyorsun. En doğrusu tecrübe ediniyorsun. ‘Sinirlerine hakim olma yolunda iyi bir profil çizmiyorsun' diyeceksin ama o tecrübeyi çok iyi veriyor. Sürekli kendini yenilemek, okumak, üstüne koymak gerekiyor. Orada edindiğin bilgiyi göz ardı edemezsin. 23-24 yaşımda çok gençken o işe girmiştim. Okulu bitirmiş gelmiş Belde Başkanı olmuştum. Tahir Sert gibi 3-4 dönem belediye yönetmiş adamın karşısında 2 meclis üyesi ile Belde Başkanlığı yapmak… Bir de Çanta zor yer. Siyaseti çok bilen insan var. O kadar kurdun içinde politika yapmak bunlar öyle basit şeyler değil. Zorlanıyorsun. Yeri geldiğinde kandırıyorlar, yeri geldiğinde yaşadıklarından tecrübe ediniyorsun ama hayat böyle devam ediyor. Buna alışmak zorundasın. Zor ama tatlı tecrübeler. Çanta öyle kritik bir yer ki seni doğru bulduğunda onore eder. Mesela 2009 yılında ben meclis üyesi adayı olduğumda kaybettiğim süreçte 2010 delege seçimlerini yaşarken Çanta'da iki mahalleyi de sıfıra karşı aldım mevcut yerel yönetimin listesine karşı. 28'e 0, 15'e 1 bitti. 2012'ye geldik. Halk her zaman sana destek vermiyor. 2012'de 2 mahalleyi de kaybettik. ‘Bu aslında senin hatan' mesajını alman lazım. Orası sana doğru yapma hakkını veriyor ama yanlış yaparsan, sen ve grubuna bir kenarda dur, bu böyle değil demesini biliyor. Böyle adamlarla, böyle bir güçle, örgütle siyaset yapmak büyük tecrübe. Ama ben Çanta'nın hakkını her zaman söylüyorum. Bana çok şey kattı. Bugünlerde burada olmamın bir sebebi varsa, bir şeyler yapabiliyorsak Çanta Örgütü sayesinde.

“İLETİŞİM NOKTASININ YENİDEN HİZMETE AÇILMASINI BEKLİYORUZ”
Sevginar SALİ: Kısa bir süre önce mahallenizdeki İletişim Merkezi çalışmalarına ara verdi.
Bununla ilgili son durum nedir?
Devrim UZUN: O konu şu an için sıkıntı gibi duruyor ama bu yasaya (kamu borçlarının yeniden yapılandırılması) istinaden personel eksikliğinden dolayı çıkan bir uygulama. Gümüşyaka ve Çanta'daki 2 personelimizi bu yapılandırmaların ödemelerin yapıldığı yere alınma talebi geldi. İlk etapta Kasım ayının başına kadar o süreç içerisinde alındığını düşündük. Uzayınca Kasım'ın 25'ine sarktı. Tahmin ediyorum Kasım'ın 25'inde yapılandırmalar bittiğinde tekrar aynı pozisyonlarda arkadaşlar devam edecekler. Halk İletişim Noktasının kapanmasını biraz yadırgadı. Konuyla ilgili tepkiler muhtarlarımıza da bana da geldi.


Sevginar SALİ: İletişim Merkezi faaliyetteyken halka ne faydası oluyordu?
Devrim UZUN: Bulunduğun bölge büyüdüğü zaman talepler, sıkıntılar artıyor. Sirkülasyon ve hızlı bir inşaatlaşma var bölgede. Herkes birbirinden rahatsız. Gelen arabadan rahatsız, yolun bozulmasından rahatsız… Köy kültürünün getirdiği alışkanlıklar var. Hayvan bakan var. Bir sürü sıkıntı. Sahili bir bölge, Çağdaşkent ayrı bir bölge. Dolayısıyla sıkıntıların oluşması için ziyadesiyle sebep mevcut. Bu sıkıntıları kalifiye elemanlarla, bölgeyi bilen kişilerle tutabiliyorsunuz, çözüm üretebiliyorsunuz.
Hak da yemeyim, işin doğrusunu söyleyeyim, Sayın Başkan şunu kaldırmamızı istiyor; Bölgeci meclis üyeleri değiliz, Silivri'nin meclis üyeleriyiz diyor ama geldiğin bölgenin etiketi de senin üzerinde. Bölgesinde yaşadığı sıkıntıları çözmek için vatandaş sana ulaşıyor.

Sevginar SALİ: “Bölgesel meclis üyesi derken” Çanta'yla ilgili bir şey soracaksak olsak dinamitlerini en iyi ve takip açısından en ilgili gördüğümüz için biz de sizi ararız?
Devrim UZUN: Bunu da bir parça kırmak gerekiyor sonuçta. Biz her bölgenin meclis üyeleriyiz, Silivri'yi genel düşünmemiz lazım. Kurulu düzen bu zaten. Özcan Başkanın 2009'daki seçim sürecinde vaatlerinden biri, “Beldelerin yokluğunu hissettirmeyeceğiz”di. O mantıkla gittik ama bu küçük bir aksaklıktı. Kasım'ın 25'i gibi çözülecek diye düşünüyorum. Tabi hissedilmiştir yokluğu sonuçta orada insanlara hizmet veren, ihtiyaçları için elinden gelen gayreti gösteren, onları benimseyen, sahip çıkan tanıdık birinin olması önemli.

“SAKİN VE İDARECİ OLMAYI ÖĞRENİYORSUN”
Sevginar SALİ: Belediye Başkanlığı ve Meclis Başkanlığına dönem dönem vekaletleriniz oldu. Ne hissettiriyor, ne düşündürüyor bu durum?
Devrim UZUN: Zorlukları da var güzel yanları da var. Vekilliğin güzel yanı bir kere onore oluyorsunuz. Bir de işe adapte olduğunuzu düşünüyorsunuz. Sorunlar size farklı geliyor. Oturduğunuzda sıkıntıyı ya da gelen sorunu çözme noktasında iyi yönde bir motivasyon oluşuyor. Mutlu oluyorsunuz. Vekillik enteresan. Konuya çok hakim olmak lazım. Acemilik de çekiyorsunuz ama bunlar tecrübe sonuçta. Senin baktığın yerden sen karşı tarafa bakabiliyorsun. Böyle bir durum. Ama en büyük katkısı sakin ve idareci olmayı öğreniyorsun. Kademe kademe hep sana bir şeyler katıyor. Her arkadaş da bunu yaşayacaktır. Biz hakikaten muhalefetiyle iktidarıyla kaliteli bir meclisiz. Tartışma kültürü de belli bir noktada gidiyor. Arada ufak tartışmalar oluyor ama terbiye sınırının dışına çıktığını görmedim. Zaten o durumda değiliz, ülkenin durumu belli, bir sürü sıkıntılar var. Silivri olarak bu konuda çok farklı bir yeriz. Allah bu birliği beraberliği bozmasın.

“SİLİVRİ KÜLTÜRÜ EN ÖNEMLİ VE KORUMAMIZ GEREKEN HAZİNEMİZ”
Cumhuriyet Yürüyüşünde en son yaşadığımız bir durumu paylaşmak isterim bununla ilgili. Üç farklı görüş aynı anda slogan attı ve kimsenin tadı kaçmadı. Birileri “Türkiye laiktir, laik kalacak” diyor, diğerleri “Bozkurt yuvası”, ötekiler tekbir getiriyor. Türkiye'nin pek çok yerinde bu üç grubu aynı yerde ve alanda bırakın birlikte yürütmek, yakın mesafede tutmak bile çok zordur. İstanbul'da Taksim'de bunu yapın kan gövdeyi götürür. Ama Silivri'de olabiliyor ve bunun adı asıl korumamız gereken en önemli hazinemiz “Silivri Kültürü”dür.

2,5 YILDA ÇANTA'DA YAPILANLAR VE İHTİYAÇ DUYULANLAR
Sevginar SALİ: 2,5 yılı geride bıraktınız. Bu dönemin içerisinde şunu da yapsaydık iyi olurdu dediğiniz bir şey var mı?
Devrim UZUN: Çanta'yla ilgili Mostarpark'ın karşı tarafında E-5'in cephe tarafında Eser Diamond'un önündeki alanın değerlendirilmesini istiyorum kesinlikle. Bunların bir takım konuşmalarını Sayın Başkan, Başkan Yardımcıları ve Meclis Üyeleri ile yapıyoruz. Çünkü orası iyi bir yer. En basiti Değirmenköy'ün giriş kısmındaki dükkanlar gibi bir uygulama sağlanabilir. Tepeden birine verilirse hiçbir şey yapamayız. Benim olan bende değerlendirilmeli. Buraya bir uygulama düşünüyoruz. Bunu yapacak bütçe de önemli çünkü uzun bir arazi orası. Yap-İşlet-Devret modeli de olabilir. Kot müsait. Kotu biraz aşağı indirip çift katlı dükkân şeklinde uygulama olabilir.
Çanta'da en büyük sıkıntı yıllardan beri bir benzin istasyonu yok. Yasalar ne der bilmiyorum, araştırılması gerekiyor. 5 senelik süreci tamamlarken, “Bu çocuk zamanında bu yapıldı, buraya katkı sundu” dedirtmek isterim. Gayretimizi gösteriyoruz.
Eski Çanta etrafında yeşil alan, çeşme, piknik yerleri türünde bölgeler oldukça fazla. Buralara herkesin gidebileceği bir revizyon yapamadık. Hasan Başkanla bunun araştırmalarını gerçekleştirdik. Çeşme yapılmış, ağaç var ama yanındaki tarla x şahsın. Bunun üzerinde bir iki yerde çalışma yapıyoruz. Onu yaparsak iyi olur.
Merkezde havuzlu parkın alt tarafında belediyeye ait 4-5 tane dükkan var. Selimpaşa'daki berceste gibi arazi müsait bir alan. Bir yer çalışması yapmayı düşünüyoruz. Çanta yeni yer olduğu için çok sıkıntısı yok. Caddeler iyi, asfaltlaması 2009-2014 Cafer Bilgiç'in olduğu süreçte yapıldı. Sağ olsun o da elinden gelen gayreti gösterdi.
Bu ayki programda parkları yeniliyoruz, kumu kaldırdık, kauçuk zemin yapılıyor. Çevre düzenlemeleri, çimleme ve aletlerin yenilenmesi türünde şeyler yapıyoruz. Belediyenin yapması gereken genel şeylerin tamamı yapılıyor.
18. Madde uyguladığımız yerle ilgili bir sıkıntı vardı. Bir kısmında yolların açılması ve stabilize dökülmesi işi vardı ama her yerde uygulayamıyoruz çünkü uyguladığımız yerde kendi tarlasını çitle saran, konteynır koyan, ağaç dikenler var. Yolu açacağız bir yazışma süreci var. Bir taraftan parsel oldu diye sevinen var bir taraftan da tarlayı ekemedim diye üzülen. Bunun sıkıntısını yaşadık ama dün itibariyle yolları açmaya başladık. O konuda da halkımız rahat olsun. Herhalde 10-15 gün içerisinde stabilizeyi de dökmeye başlarız. Parselleri hazır duruma getireceğiz. Sağlıklı bir şey oldu. Çanta'nın buna ihtiyacı vardı. Belediyenin sorumluluğu dışında olan talepler de söz konusu. Onlara cevap veremiyoruz. Aksama bu yönde kaynaklandı. Talepler bize Çelik Evlerin olduğu tarafa doğru uzayarak gelmesi yönünde ama belediyenin onu yapacak bütçesi olmadı. İlk etapta burası uygulandı. Yerleşimin durumuna ve taleplere bağlı olarak ileride değerlendirilir.

“ÇANTASPOR'U GÖRMEZDEN GELEMEZDİM”
Sevginar SALİ: Çantaspor'u da konuşalım mı biraz?
Devrim UZUN: O benim gönlümün hakikaten bir tarafı. Yıllarca severek oynadığım, formasını giydiğim, sıkıntılar çektiğim, mutluluklar yaşadığım bir yer. Tabi aynı sıkıntıları bir başkasına yaşatmak istemiyoruz. Bir meclis üyesi olarak benim çok reklama ihtiyacım yok. Reklamı da seven bir adam değilim. Beni meclise takım elbiseyle girerken görür adam, 45 dakika sonra kot pantolonla inşaatta. O tarzda yaşıyorum. İşimle yaşadığım için söylüyorum. Çantaspor benim için reklam amaçlı bir şey değil. Çantaspor bana artı bir yük. 2 sene lige katılmamış bir takımı ben görmüyorum, ben yapmam deyip de federeliğini düşürmeye göz yummak bize yakışmazdı. Aldık. Borçları vardı. Benim gibi çok büyük ticaret yapmayan bir adam için risk bunlar ama bu sorumluluğu üstlendik. Köyden gençleri aldık, bir altyapı kurduk, takımı hazırladık. Çok uzun zamandır Silivri'de yapılmayan bir şeyi söylüyorum, altına da imzamı atıyorum; kimseyi dışardan katmadan, kendi bölgesinden çocuklarla maliyeti düşürerek bir yapı kurduk. Göreceksiniz o yapı bu sene 1. Amatör'e çıkacak. 2 tane parkımız vardı. Belediyeden müracaatlarını yapıp kiralamalarını spor kulübü üzerinden encümen kararı çıkarttık. Ruhsatlarını aldık, vergiye tabi tuttuk. İşletmelerini spor kulübü adına atadığımız bir mesul müdüre yaptırtıyoruz. İSKİ 2-3 senedir plajımızı almıştı. İyi bir gelir kaynağıydı. Plajdan çıktı İSKİ. İmalat sürecini bitirdi. Orası boşaldı. O konuyla ilgili talebimiz olacak. Mali yapısını sağlamlaştırdıktan sonra kongre ile bu işi yapabilecek arkadaşlara bırakmayı, desteklemeyi sürdürmeyi düşünüyorum çünkü belediye, iş ve aile hayatı üzerine spor kulübü yoruyor.


“SİLİVRİ İL OLMA YOLUNDA GİDİYOR”
Sevginar SALİ: Meclis üyesi ve bir işadamı olarak da cevap verebilirsiniz; Silivri nereye gidiyor?
Devrim UZUN: Silivri il olmaya gidiyor. Tek Çanta olarak düşünmemek lazım. İnşaat tüm mahallelere girecek. Çok ciddi şekilde kabuk değiştiriyoruz. Bu kadar göç de korkutuyor ama Silivri'nin birbirine sahip çıkan yapısını bozmadan, dengeleri tutma konusunda burada yerel yönetime de büyük iş düşüyor. Başkanın dediği gibi yağmalatmadan bu yapıyı koruyabilirsek kontrollü bir nüfus sağlayıp Silivri'nin yeni koşullara ayak uydurmasını sağlayabiliriz. Frene basa basa sağlam gitmek önemli.

“MUHTARLARIMIZ İSTEDİKLERİ SÜRECEÇANTA'DA MUHTARLIK YAPARLAR”
Sevginar SALİ: Muhtarlarla halkın seçtiği kişiler olarak çok güzel bir dayanışma içerisindesiniz. Ondan da bahsedelim mi?
Devrim UZUN: Zaten Çanta'da kendini kanıtlamış muhtarlar. Ömer Ercan da Hasan Susulu muhtar da istedikleri sürece Çanta'da muhtarlık yaparlar. İşini iyi yapıyorlar. Olaylara hakimler. Sormasını, uyarmasını, söylemesini iyi biliyorlar. Halkla iletişim noktasında çok iyi çalışıyorlar. İkisine de çok teşekkür ediyorum. Ömer muhtarım başarısın Dernek Başkanlığıyla taçlandırdı zaten. Bölgeye sahip çıkıyorlar. Muhtarlarımızın tamamına yakını işlerini iyi ve kutuplaştırmadan yapıyor.

“BİR DÖNEM DAHA HİZMETBEKLENİRSE ÖNSEÇİME GİRERİM”
Sevginar SALİ: Önümüzdeki dönemle ilgili tamam mı, devam mı?
Devrim UZUN: 2 yıl uzun bir zaman. Şartlar bize ne getirecek, sağlık, iş, ülkenin ve yerel yönetimlerin durumu önemli etkenler. Neler olacağını bilemezsin. Silivri'de bizim yapabileceğimiz bir görev döneminin daha kapısı açılırsa bizde bu işte varız. Ön seçim olacaksa da parti de gönlüm bundan yana olur, ben örgütün ne olduğunu çok iyi bilenlerdenim çünkü çocukluktan girip yoğruldum. Şartlara bağlı diyorum ama bir dönem daha Silivri bizden hizmet beklerse o medeni cesaretimi kullanır bir ön seçim sürecine giderim. İlk önce 2 kere seçilmişlik gücüyle işi layıkıyla yaparak gemiyi limana yanaştırmak istiyorum. Ondan sonra oturulur konuşulur ama önemli olan Silivri'nin geleceği ve hak ettiği güzellikler.

“ÖNSEÇİMİN ALTINDA KALDIK”
Şöyle de bir şey oldu; ön seçim durumunda ezildik biz, yani ön seçimin altında kaldık. Listeler, birilerinin gücü, etkiler, kendi gücünü ortaya koyamama gibi bir süreç getirdi. Yıldız savaşları oldu. Filler tepişir çimler ezilir muhabbetinde biz gümbürtüye gittik. Sokakta bizi herkes meclis üyesi yaptı ama kimse de kusura bakmasın ki Devrim Uzun, Zafer Bıyıklı, Mümin Koçoğlu, İbrahim Çeşmecioğlu ve diğer arkadaşlar bölgesinde kahvede ıstakada okey oynayan adamlar değildi. Onlar da siyasi bir etkisi ve gücü olduğu için listede oldular. Onların da çok büyük emekleri vardı. O listede olmayı hak ettikleri için geldiler zaten.
Mesele olmak ya da olmamak değil. Silivri bizim için önemli. Ben Silivri sevdalısıyım. Olmadığım 2009-2014 döneminde de çok kişi gönül koymamı bekledi ama kesinlikle çok sahip çıktım, mücadele ettim, partimin ve yerel yönetimin arkasında durdum. Yine dururum. Siyaset yapımda var, yapmayı çok istiyorum. Hedeflerim var tabi ama zamana bağlı şeyler.

Sevginar SALİ: İş hayatı, siyaset, spor kulübü derken ailenize nasıl zaman ayırabiliyorsunuz?
Devrim UZUN: Valla çocukların büyüdüğünü anlayamıyorsunuz.
Sevginar SALİ: Çocuklar nasıl etkileniyor
babanın bu yoğun temposundan?
Devrim UZUN: Etkilenmez olur mu? Sınıf başkanlığı seçimini kaybediyor, “Baba Başkanlığı kaybettim. İyi çalışamadım herhalde” diyor. Kazandığında mutlu geliyor, “Ben de Başkanım” diyor. Ne kadar belli etmeseniz de çocuk siyasetle yaşamaya alışıyor. Hafta sonu ve gece vakit ayırabiliyorum. Gündüz pek katkı sunamıyorum. Okul hayatında iş anneye kalıyor. Elimden geldiğince hissettirmemeye çalışıyorum ama ailece siyaset yaşıyoruz. Aile daha fazlasını hak ediyor, biraz onların zamanından çalıyorum.

Sevginar SALİ: Fenerbahçe Üniversitesi'ne değinelim mi?
Devrim UZUN: O konuyla ilgili çok yoğun çabalarımız vardı. Üniversite bizim içimize girdiğinden beri bir tartışma konusu. “Kaçıncı protokol bu” diyorlar. Sayın Başkan zamanında, “Buyurun siz getirin” de dedi. Olmadı. Rumeli Üniversitesi'nin olması Silivri için katkı. Bu konuda hakikaten emek vardı. Olmasına çok sevindim. Yavaş yavaş değişime bunları da katıp götürürsek Silivri'nin güzellikleri daha iyi ortaya çıkar diye düşünüyorum. Bu konuda da başta Sayın Başkan olmak üzere emeği geçen başkan yardımcılarına, arabuluculuk yapan ağabeylerime, derneklere teşekkür ediyorum. Aziz Bey ve Şekip Mostaroğlu da bu konuyla yakından ilgilendi, istediklerini biliyorum. Meclisten geçti. Silivri'mize hayırlı olsun diyorum. Artık “Protokol yapıyorsunuz olmuyor” mantığı kalkacak. Bunun rahatlığını yaşayacağız. Diğer üniversitelere de emsal olacak diye düşünüyorum. Yerler var, daha cesur davranacaklar. O zaman da daha önce gelmeyi düşünüp vazgeçen bazı üniversiteler üzülecektir.

Sevginar SALİ: Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Devrim UZUN: İyi bir sohbetti. Çayınız, kahveniz, güzel sohbetiniz için teşekkür ederim. Silivri benim gözümde her şeyi hak ediyor. Elimizden geleni yapıyoruz. Kavgaya gürültüye ihtiyaç yok. Yerel yönetimi, iktidarı, muhalefeti Silivri'ye ne katabiliriz diye hareket edersek iyi şeyler olacağını düşünüyorum. Ülkenin bu kötü gündeminde Silivri sessiz sakin yol alıyor diye düşünüyorum. İnşallah bu düzen bozulmaz.

YORUM YAP