Silivri Çevre Derneği’nden Yamaçtepe 2 res’e sert itiraz

Silivri Çevre Derneği’nden Yamaçtepe 2 res’e sert itiraz

04.02.2026 15:47:42

Silivri'de çevre mücadelesi yürüten Silivri Çevre Derneği, Yamaçtepe 2 Rüzgâr Enerji Santrali (RES) Kapasite Artışı Projesi'ne ilişkin hazırlanan nihai Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporu'na kapsamlı bir itiraz dilekçesi sundu. Dernek, projeye “ÇED Olumsuz” kararı verilmesini talep etti.
İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü internet sitesinde 28 Ocak 2026 tarihinde halkın görüşüne açılan Yamaçtepe 2 RES Kapasite Artışı Projesi kapsamında; mevcut 11 türbinin 12'ye çıkarılması, kurulu gücün ise 38,7 MWe'den 44,40 MWm / 41,40 MWe'ye yükseltilmesi planlanıyor. Silivri Çevre Derneği, 5 Şubat 2026 tarihli dilekçesiyle rapora resmî itirazlarını iletti.
SU HAVZASI VE TERKOS BARAJI VURGUSU
Dernek dilekçesinde, projenin Silivri'nin kuzeyinde Danamandıra ve Gümüşpınar köyleri sınırlarında, ormanlık ve sulak alanlarda yer aldığına dikkat çekildi. Yeni kurulması planlanan T12 türbini ile santral sahasının, Mandıra Deresi'nin önemli kollarından biri olan Kuru Dere havzasında bulunduğu belirtilerek, bu durumun ‘Mandıra Deresi–Binkılıç Deresi sistemi üzerinden Terkos Barajı'nı olumsuz etkileyeceği vurgulandı. Dilekçede, Terkos Barajı'nın Avrupa Yakası'nda yaklaşık 10 milyon kişinin içme suyunu karşıladığı hatırlatıldı.
ORMAN TAHRİBATI VE YOL AÇMA ETKİSİ
Kapasite artışı kapsamında, türbinlere yaklaşık 4 kilometre mesafede yeni santral sahasına ulaşım için yaklaşık 20 metre genişliğinde yollar açılmasının planlandığı, bunun da en az 8 hektar orman alanının yok olması anlamına geldiği ifade edildi. Zemin yapısının yumuşaklığı nedeniyle on binlerce ton dolgu ve taş kullanılacağı, bunun doğal yapıyı geri dönülmez biçimde bozacağı belirtildi.
YABAN HAYATI VE KUZEY ORMANLARI UYARISI
Dernek, Gümüşpınar Köyü “Orta Mekân” olarak bilinen bölge ile çevresinin, insan müdahalesinin en az olduğu ve karaca gibi hassas türlere ev sahipliği yapan alanlar olduğunu vurguladı. Danamandıra, Gümüşpınar, Pınarca, Kurfallı, Bekirli ve Kabakça köyleri arasında kalan bölgenin önemli bir ekolojik koridor olduğuna dikkat çekildi. Projenin, Kuzey Ormanları ekosistem bütünlüğünü bozacağı ve mevcut RES'ler ile taş ocaklarıyla birlikte kümülatif etki analizinin yapılmadığı kaydedildi.
GÜRÜLTÜ, GEÇİM VE GÖÇ KAYGISI
Mevcut T1, T2 ve T3 türbinlerinin özellikle gece saatlerinde gürültüye yol açtığı, yeni T12 türbininin bu etkiyi artıracağı belirtilirken; Danamandıra Köyü'nde ormancılıkla geçinen vatandaşların gelir kaynaklarının zarar gördüğü, genç nüfusun köyü terk ettiği ve öğrenci sayısındaki düşüşün bunun göstergesi olduğu ifade edildi.
“HALKIN KATILIMI İHLAL EDİLDİ”
Dilekçede, ÇED sürecinde halkın etkin katılımının sağlanmadığı, ÇED Raporu'nun 228. sayfasında yer alan “Halkın katılım toplantısı her kesime açık olduğundan ayrıca görüşlerine başvurulacak bir taraf olmadığı düşünülmektedir” ifadesinin hukuka aykırı olduğu savunuldu.
ÇED OLUMSUZ TALEBİ
Silivri Çevre Derneği, Anayasa'nın 56. maddesi, 2872 sayılı Çevre Kanunu ve ÇED Yönetmeliği hükümlerine dayanarak;
• Nihai ÇED Raporu'nun bilimsel ve hukuki yetersizlik nedeniyle geçersiz sayılmasını,
• Proje hakkında “ÇED Olumsuz” kararı verilmesini,
• Bölgenin ekolojik hassas alan olarak değerlendirilmesini,
• Kümülatif çevresel etki analizi yapılmadan yeni kapasite artışlarına izin verilmemesini,
• Doğal ve kültürel varlıklar tespit edilene kadar inşai faaliyete başlanmamasını talep etti.
Dernek Başkanı Ali Korsan imzasıyla sunulan dilekçede, İstanbul'un içme suyu havzaları ve Kuzey Ormanları'nın korunmasının yalnızca Silivri için değil, İstanbul'un geleceği için hayati önemde olduğu vurgulandı.
Sevginar SALİ

YORUM YAP