Silivri AK Parti Grup Başkan Vekili Yazıcı: Çimleri biçemiyorsak başka neyi konuşalım?

Silivri AK Parti Grup Başkan Vekili Yazıcı: Çimleri biçemiyorsak başka neyi konuşalım?

03.06.2026 10:52:01

AK Parti Grup Başkan Vekili Celalettin Yazıcı, Haziran Meclisi'nde Silivri Belediyesi'nin hizmet ve planlama anlayışını eleştirdi. Sahil projelerinden mesire alanlarına, karavan ve otopark sorunundan tarım politikalarına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulunan Yazıcı, “Silivri'nin sahili de, sokağı da, doğası da sizlere emanet. Silivri'nin ihtiyacı günü kurtaran değil, geleceği planlayan bir vizyondur” ifadelerini kullandı.

Silivri Belediye Meclisi Haziran ayı oturumunda konuşan AK Parti Grup Başkan Vekili Celalettin Yazıcı, gündemdeki konuları bir arada değerlendirerek belediye yönetimine eleştiriler yöneltti.
“SİLİVRİ'DE ÇOK BÜYÜK BİR PLANLAMA AKLI SORUNU VAR”
AK Parti Grup Başkan Vekili Celalettin Yazıcı, Haziran Meclisi'nde yaptığı konuşmada ot biçme çalışmalarından Selimpaşa Sahili'ne, karavan sorunundan mesire alanlarına kadar birçok konuyu değerlendirerek başladı. Yazıcı, Silivri'nin temel sorununun yalnızca hizmet eksikliği değil, planlama eksikliği olduğunu savundu.
Konuşmasının başında LGS, YKS ve DGS'ye girecek öğrencilere başarılar dileyen Yazıcı, öğrencilerin başarısında emeği bulunan öğretmenleri de kutladı.Silivri'nin eğitim alanındaki başarı ortalamasının birçok ilçenin üzerinde olduğunu belirten Yazıcı, bu başarının yapılacak sınav sonuçlarına da yansımasını temenni etti.
Konuşmasının ana eksenini belediyecilik hizmetleri ve şehir planlaması üzerine kuran Yazıcı, Selimpaşa Sahili, mesire alanları, Çamurlu Dere, yöresel ürün şenlikleri, karavan düzenlemeleri ve ot biçme çalışmalarının birbirinden bağımsız konular gibi görünse de ortak bir noktada birleştiğini söyledi.Yazıcı, “Bunların hepsi farklı başlıklar gibi görünse de aslında ortak bir noktaya işaret ediyor. Silivri'de hizmet sorununun yanı sıra çok büyük bir planlama aklı sorunu ile karşı karşıyayız” dedi.
Ot biçme çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yazıcı, bayram süresince vatandaşlarla bir araya geldiğini ve en çok karşılaştığı şikâyetlerden birinin bu konu olduğunu söyledi.İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin ve Silivri Belediyesi'nin sorumluluk alanlarıyla ilgili tartışmaların vatandaş açısından bir anlam taşımadığını belirten Yazıcı, sahadaki görüntünün vatandaş nezdinde memnuniyet oluşturmadığını ifade etti.“Bayram boyunca sokaklardaydım. Vatandaşlarımızla bayramlaştık. Gittiğimiz her yerde çimlerin, otların büyüklüğünden ve belediyenin bu konudaki yetersizliğinden bahsedildi. Mezarlıkları da gördük, sokakları da gördük, caddeleri de gördük” diye konuştu.
“ÇİMLERİ BİÇEMİYORSAK BAŞKA NEYİ KONUŞALIM?”
Ot biçme çalışmalarının artık temel belediyecilik hizmetlerinden biri olduğuna dikkat çeken Yazıcı, yaşanan aksaklıkların kabul edilemez olduğunu söyledi.İBB'nin binlerce çalışanına rağmen yetişemediğini, Silivri Belediyesi'nin de devreye girmesine rağmen sorunun çözülemediğini savunan Yazıcı, “Bir ot biçme işini bile konuşuyorsak burada ciddi bir sorun vardır. Çimleri biçemiyorsak artık başka neyi konuşacağız? Sabah akşam otları konuşalım” ifadelerini kullandı.Yazıcı, büyüyen otların yalnızca estetik bir problem oluşturmadığını, aynı zamanda halk sağlığı ve güvenliği açısından da risk taşıdığını dile getirdi.Otların arasında yılan, böcek ve çeşitli zararlıların barınabildiğini belirten Yazıcı, çevre düzenlemesinin belediyeciliğin en temel görevlerinden biri olduğunu söyledi.
“SELİMPAŞA SAHİLİ YAŞANACAK BİR KAMUSAL ALAN OLMALIDIR”
Selimpaşa Halaskargazi Caddesi'nde devam eden sahil düzenleme çalışmalarına da değinen Celalettin Yazıcı, yapılan yatırımları önemsediklerini ancak projelerin daha kapsamlı düşünülmesi gerektiğini söyledi.Vatandaşların denizle daha nitelikli şekilde buluşmasının, ailelerin daha kaliteli vakit geçirebileceği alanların oluşturulmasının önemli olduğunu belirten Yazıcı, Selimpaşa'nın bu tür yatırımları hak ettiğini ifade etti.Sahil düzenleme projesinde belediyeye ait bir sosyal tesis planlanıp planlanmadığını soran Yazıcı, mevcut haliyle projenin yalnızca yürüyüş yolları, oturma alanları ve peyzaj düzenlemelerinden oluştuğunu gördüklerini söyledi.“Bu kadar güzel ve değerli bir alanı sadece banklar, bahçeler ve yürüyüş yollarıyla mı değerlendirmeyi düşünüyorsunuz?” diye soran Yazıcı, sahilin yalnızca fiziksel düzenlemelerle sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı.
Selimpaşa sahilinin ailelerin vakit geçirebileceği, vatandaşların denizle buluşabileceği, sosyal yaşamı destekleyen bir merkez haline getirilmesi gerektiğini dile getiren Yazıcı, belediyeye ait sosyal tesislerin bu vizyonun önemli bir parçası olduğunu söyledi.“Selimpaşa sahili yaşanacak, nefes alınacak, ailelerin vakit geçireceği, vatandaşın denizle buluşacağı bir kamusal alan olmalıdır. Sahil düzenlemesi yalnızca banklar ve yürüyüş yollarıyla sınırlı kalmamalıdır” diyen Yazıcı, proje içerisinde sosyal tesis planlamasının bulunması gerektiğini ifade etti.Yazıcı, eğer proje içerisinde henüz böyle bir planlama yoksa değerlendirilmesini istedi, “Umarım bu projede bir sosyal tesis de vardır” sözleriyle beklentisini dile getirdi.
“SİLİVRİ'NİN DÜZENLİ VE GÜZEL BİR MESİRE ALANINA İHTİYACI VAR”
Konuşmasında vatandaşlardan gelen taleplere de değinen Celalettin Yazıcı, Silivri'de sosyal tesis ihtiyacının yanı sıra düzenli ve güvenli mesire alanlarına yönelik beklentilerin de arttığını söyledi.Sahada vatandaşlarla yaptıkları görüşmelerde mesire alanı taleplerinin sık sık gündeme geldiğini belirten Yazıcı, Silivri'nin sahip olduğu doğal zenginliklerin yeterince değerlendirilemediğini savundu.Silivri'nin denizi, ormanları, bağları, bahçeleri ve doğal güzellikleriyle önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Yazıcı, buna rağmen vatandaşların aileleriyle güvenli şekilde vakit geçirebilecekleri, belediye hizmetlerinin sunulduğu düzenli mesire alanlarının eksikliğinin hissedildiğini dile getirdi.
Mesire alanlarının yalnızca piknik yapılacak yerler olarak görülmemesi gerektiğini belirten Yazıcı, bu alanların güvenlik hizmetlerinin bulunduğu, yangın önlemlerinin alındığı, lavabo, duş, oturma alanları ve sosyal donatılarıyla vatandaşların konforlu vakit geçirebileceği yaşam alanları olarak planlanması gerektiğini söyledi.Sinekli Mesire Alanı'nın bu anlamda önemli bir potansiyel taşıdığını ifade eden Yazıcı, yıllardır Silivri'nin sahip olduğu doğal değerlerin konuşulduğunu ancak bu potansiyelin yeterince hayata geçirilemediğini savundu.Silivri'nin sahip olduğu doğal zenginliklerin daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yazıcı, ilçeye yakışan, düzenli, güvenli ve modern mesire alanlarının oluşturulmasının artık bir ihtiyaç haline geldiğini söyledi.Vatandaşların aileleriyle birlikte huzur içinde vakit geçirebilecekleri sosyal yaşam alanlarının artırılması gerektiğini ifade eden Yazıcı, belediyenin bu konuda daha kapsamlı planlamalar yapması gerektiğini dile getirdi.
“VATANDAŞLAR MAHKEMEYE GİTTİ, YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI ÇIKTI”
Konuşmasında Çamurlu Dere İşletme Bandı düzenlemesine de değinen Celalettin Yazıcı, konunun geçtiğimiz yıl mecliste uzun süre tartışıldığını hatırlattı.İSKİ tarafından hazırlanan dere işletme bandı düzenlemesinde yapılan itiraz değerlendirmelerinin kamuoyunda tartışmalara neden olduğunu belirten Yazıcı, o dönemde sürecin şeffaf ve vatandaşların lehine yürütülmesi gerektiğini savunduklarını söyledi.Mecliste yaptıkları uyarıların dikkate alınmadığını ifade eden Yazıcı, plan değişikliğinin oy çokluğuyla kabul edildiğini hatırlattı.Düzenleme sürecinde vatandaşların yeterince ikna edilemediğini ve kamuoyunda soru işaretleri oluştuğunu dile getiren Yazıcı, özellikle yapılan itirazların değerlendirilme biçiminin tartışmalara yol açtığını söyledi.“Biz o gün de bu kararların vatandaşın lehine olması gerektiğini, planlama süreçlerinin açık ve şeffaf yürütülmesinin önemini ifade ettik” diyen Yazıcı, oluşan tablonun kamuoyunda kişiye özel düzenleme algısını güçlendirdiğini öne sürdü.
“ISLAH PROJESİ ŞİMDİ BEKLEMEYE ALINDI”
Kararın ardından bazı vatandaşların yargı yoluna başvurduğunu hatırlatan Yazıcı, mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı verdiğini ve dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere ilgili kuruma iade edildiğini söyledi.Çamurlu Dere düzenlemesinin yalnızca bir plan değişikliği olmadığını, aynı zamanda dere ıslahı ve taşkın güvenliği açısından önemli bir proje olduğunu vurgulayan Yazıcı, yaşanan hukuki süreç nedeniyle çalışmanın gecikeceğini savundu.“Vatandaşlarla mutabakat sağlanamadığı için, kamuoyunda soru işaretleri oluştuğu için proje şimdi beklemek zorunda kalacak. Oysa burası yatırım programına alınmış, uygulanması planlanan bir projeydi” ifadelerini kullandı.Yaşanan sürecin yerel yönetimler açısından önemli bir ders niteliğinde olduğunu söyleyen Yazıcı, planlama süreçlerinde şeffaflığın ve toplumsal uzlaşının önemine dikkat çekti.
“GERÇEKTEN O BÖLGENİN KÜLTÜRÜNÜ YANSITMIYOR”
Celalettin Yazıcı, geçtiğimiz günlerde Silivri'de düzenlenen Yöresel Ürünler ve Yemek Şenliği'ni de gündemine aldı. Etkinliğin ismi ve amacı itibarıyla olumlu bir fikir olduğunu belirten Yazıcı, içerik açısından ise aynı görüşü paylaşmadığını söyledi.Silivri'nin Anadolu ve Rumeli'den gelen farklı kültürlerin bir arada yaşadığı önemli bir kültür mozaiği olduğunu vurgulayan Yazıcı, bu zenginliğin etkinliklerde doğru şekilde yansıtılması gerektiğini ifade etti.“Yöresel Ürünler ve Yemek Şenliği başlığına baktığınız zaman harika bir başlık. Buna kim itiraz edebilir? Ancak mesele başlık değil, içeriğin gerçekten o kültürü ne kadar yansıttığıdır” dedi.
Etkinlikte yer alan stantların ve sunumların yöresel kültürü yeterince temsil etmediğini savunan Yazıcı, organizasyonun profesyonel ekipler tarafından standart bir formatta hazırlandığını öne sürdü.Karadeniz, Hatay ya da Gaziantep gibi farklı yörelere ait kültürlerin aynı şablonla sunulmasının doğru olmadığını belirten Yazıcı, “Gerçekten o bölgenin tarihini, kültürünü ve gastronomisini yansıtan bir içerik göremiyoruz. Daha çok hazır bir organizasyon mantığıyla hazırlanmış görüntüler ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.
“BU İŞİ SİLİVRİ'NİN ESNAFIYLA YAPMALIYIZ”
Silivri'de çok sayıda esnaf, kadın girişimci, üretici kooperatifi ve yöre derneği bulunduğunu hatırlatan Yazıcı, bu tür etkinliklerin öncelikle ilçenin kendi dinamikleriyle yapılması gerektiğini söyledi.Belediyenin yerel esnafı, üreticileri ve dernekleri sürece dahil etmesi gerektiğini belirten Yazıcı, böylece hem hijyen ve denetim süreçlerinin daha sağlıklı yürütülebileceğini hem de gerçek yöresel kültürün ortaya çıkarılabileceğini ifade etti.“Silivri'de bu işi yapabilecek esnafımız da var, kadın girişimcilerimiz de var, kooperatiflerimiz de var. Öncelikle onların envanterini çıkarmalı, bu organizasyonları onlarla birlikte planlamalıyız” dedi.
“YAPILMASI GEREKEN ŞEY DIŞARIDAN GEZİCİ SATICI GETİRMEK DEĞİL”
Yazıcı, kültürel zenginliğin dışarıdan getirilen gezici stantlarla değil, Silivri'de yaşayan insanlar ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla yaşatılması gerektiğini söyledi.“Eğer gerçekten kültürel zenginliği önemsiyorsanız yapılması gereken şey dışarıdan gezici satıcı getirmek değil, Silivri'deki yöre dernekleriyle, üreticilerle, esnafla ve mahalle kültürüyle bu değeri oluşturmaktır” dedi.
“YEREL EKONOMİYİ GÜÇLENDİRMEMİZ GEREKİRKEN PARA DIŞARIYA GİDİYOR”
Organizasyonun ekonomik boyutuna da dikkat çeken Yazıcı, ilçede vergi veren, kira ödeyen ve istihdam sağlayan esnafın göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.Dışarıdan gelen profesyonel organizasyonların Silivri ekonomisinden pay aldığını savunan Yazıcı, bunun yerel esnaf açısından haksız rekabet oluşturduğunu ifade etti.“Bizim yapmamız gereken Silivri ekonomisini büyütmek ve yerel üreticiyi desteklemektir. Ancak dışarıdan gelen gruplar burada kazanç elde edip ilçeden ayrılıyor. Bu da ekonomik değerin Silivri dışına çıkması anlamına geliyor” değerlendirmesinde bulundu.
“DERNEKLER YERLEŞKESİ BU VİZYONA HİZMET EDEBİLİR”
Konuşmasının sonunda Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun daha önce açıkladığı Dernekler Yerleşkesi projesine de değinen Yazıcı, söz konusu yatırımın hayata geçirilmesi halinde kültürel etkinlikler açısından önemli bir merkez oluşturabileceğini söyledi.Derneklerin kendi yörelerine ait ürünleri ve kültürel değerleri sürekli olarak tanıtabileceği bir alanın Silivri'ye katkı sağlayacağını belirten Yazıcı, “Eğer bu proje hayata geçerse vatandaşlarımız Türkiye'nin farklı bölgelerine ait kültürlerle ve doğal ürünlerle yılın her döneminde buluşma imkânı bulabilir” dedi.
“MESELE KARAVAN DEĞİL, KAMUSAL ALANLARIN KULLANIMINDAKİ KURALSIZLIK”
Celalettin Yazıcı, konuşmasının devamında Silivri'de son dönemde büyüyen karavan ve otopark sorununu gündeme taşıdı. Faaliyet raporu görüşmeleri sırasında da bu konuya değindiğini hatırlatan Yazıcı, vatandaşlardan gelen geri dönüşlerin sorunun düşündüğünden daha büyük boyutlara ulaştığını gösterdiğini söyledi.İlk bakışta yaşanan durumun bir karavan sorunu gibi göründüğünü ancak asıl meselenin kamusal alanların kuralsız şekilde kullanılması olduğunu ifade eden Yazıcı, sahil bölgelerinde, mahalle aralarında ve ortak kullanım alanlarında yaşanan düzensizliğin vatandaşların yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini belirtti.Karavan sahiplerini hedef alan bir yaklaşım içinde olmadıklarını vurgulayan Yazıcı, karavan turizminin doğru planlandığında Silivri için önemli bir fırsata dönüşebileceğini söyledi.“Karavan sahipliğine de karavan turizmine de karşı değiliz. İnsanlar seyahat edebilir, tatil yapabilir, Silivri'ye gelebilir. Doğru planlandığında bu durum ilçemize katkı da sağlar” diyen Yazıcı, sorunun uzun süreli ve kontrolsüz kullanımlardan kaynaklandığını ifade etti.
“BU TABLO SİLİVRİ'NİN YAŞAM KALİTESİNİ DÜŞÜRÜYOR”
Karavanların uzun süre aynı noktalarda bulunmasının yalnızca görüntü sorunu yaratmadığını belirten Yazıcı, durumun yaya güvenliğini, trafik akışını ve mahalle düzenini de etkilediğini söyledi.“Bu durum yayayı da etkiliyor, sürücüyü de etkiliyor, trafik güvenliğini de etkiliyor. Ortak yaşam düzenini bozuyor ve en önemlisi Silivri'nin yaşam kalitesini düşürüyor” ifadelerini kullandı.
Karayolları Trafik Kanunu'nda karavanların cadde ve sokaklarda park etmesini genel olarak yasaklayan bir hüküm bulunmadığını belirten Yazıcı, bunun kamu kurumlarının hiçbir işlem yapamayacağı anlamına gelmediğini söyledi.Trafik güvenliğini tehlikeye düşüren, görüşü kapatan, geçişleri engelleyen veya çevre düzenini bozan durumlarda gerekli müdahalelerin yapılabileceğini ifade eden Yazıcı, belediye, UKOME, emniyet ve ilgili kurumların koordinasyon içinde hareket etmesi gerektiğini belirtti.
“YÖNETİCİLİK YENİ ŞEHİR SORUNLARINA ÇÖZÜM ÜRETMEKTİR”
Silivri Belediyesi'nin bu konuda inisiyatif alması gerektiğini savunan Yazıcı, yerel yönetimlerin yalnızca mevcut mevzuata bakarak hareket etmemesi gerektiğini söyledi.“Karavan kelimesi yönetmelikte geçmiyor diye bu sorunu görmezden gelemezsiniz. Yöneticilik sadece açık yasağı görünce harekete geçmek değildir. Yöneticilik ortaya çıkan yeni şehir sorunlarına çözüm üretmektir. Yöneticilik kamusal alanları sahipsiz bırakmamaktır” dedi.
“SORUN YİNE PLANSIZLIK”
Karavan sorunuyla bağlantılı olarak Mimar Sinan Köprüsü güneyinde uygulanan ücretli otopark sistemini de eleştiren Celalettin Yazıcı, mevcut uygulamanın trafik sorununu çözmek yerine farklı bölgelere taşıdığını savundu.Otopark alanına bariyer konularak ücretlendirme yapılmasının tek başına çözüm olmadığını belirten Yazıcı, bu uygulamanın araçları çevredeki ücretsiz cadde ve sokaklara yönlendirdiğini söyledi.“Oraya bir bariyer koyup ücret tarifesi belirleyerek otopark sorununu çözemezsiniz. Çünkü çevredeki caddeler ücretsiz. Siz aslında sürücülere ‘Burayı son seçenek olarak kullanın, gidin sokaklara park edin' demiş oluyorsunuz” ifadelerini kullandı.
“BİLMEDEN YÖNETEMEZSİNİZ”
Sorunun temelinde planlama eksikliği bulunduğunu savunan Yazıcı, Silivri genelinde kapsamlı bir trafik ve park yoğunluğu çalışması yapılması gerektiğini ifade etti.Belediyenin öncelikle ilçedeki araç hareketliliğini ve park yoğunluğunu analiz etmesi gerektiğini belirten Yazıcı, “Her zaman söylediğimiz gibi bilmeden yönetemezsiniz. Silivri'nin hangi mahallelerinde, hangi caddelerinde ve hangi sahil bölgelerinde yoğunluk yaşandığını ortaya koyan bir yoğunluk haritası hazırlanmalıdır” diye konuştu.
“OTOPARKIN ÇEVRESİNİ DE PLANLAMAK ZORUNDASINIZ”
Mimar Sinan Köprüsü güneyindeki ücretli otopark uygulamasının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Yazıcı, kısa süreli ve uzun süreli park kullanımının ayrıştırılmasının önemine dikkat çekti.“Sadece otopark yaptım diyerek sorunu çözemezsiniz. Otoparkın çevresini de bütüncül olarak planlamak zorundasınız. Hem mahalle sakinlerini koruyacaksınız hem kamusal alanları koruyacaksınız hem de trafik düzenini sağlayacaksınız” diyen Yazıcı, yaşanan mağduriyetlerin doğru planlama ile kolaylıkla çözülebileceğini ifade etti.
“SİLİVRİ'NİN İHTİYACI GÜNÜ KURTARAN DEĞİL, GELECEĞİ PLANLAYAN BİR BELEDİYECİLİK AKLIDIR”
Konuşmasının sonunda gündeme getirdiği tüm başlıkların aslında aynı noktada birleştiğini ifade eden AK Parti Grup Başkan Vekili Celalettin Yazıcı, Silivri'nin temel ihtiyacının günü kurtaran uygulamalar değil, uzun vadeli ve bütüncül bir planlama anlayışı olduğunu söyledi.Sahil düzenlemelerinden mesire alanlarına, Çamurlu Dere'den yöresel ürün şenliğine, otopark ve karavan sorunundan şehir planlamasına kadar birçok konunun aynı bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yazıcı, belediyecilikte planlama vizyonunun önemine dikkat çekti.
“SOSYAL HAYATI DA PLANLAMAK ZORUNDASINIZ”
Yazıcı, yapılan her yatırımın kendi içinde değil, çevresiyle birlikte düşünülmesi gerektiğini belirterek, “Sahilleri ve piknik alanlarını yapıyorsanız sosyal hayatı da ona göre planlamalısınız. Plan yapıyorsanız kamu vicdanını da gözetmelisiniz. Şenlik düzenliyorsanız Silivri esnafını, üreticisini ve derneklerini merkeze almak zorundasınız” dedi.Otopark ve karavan sorunlarına da değinen Yazıcı, yalnızca yasaklarla değil, çözüm üreten ve düzen sağlayan yaklaşımlarla hareket edilmesi gerektiğini ifade etti.
“SİLİVRİ'NİN SAHİLİ DE, SOKAĞI DA, DOĞASI DA SİZLERE EMANETTİR”
Silivri'nin sahip olduğu tüm değerlerin korunarak gelecek nesillere aktarılması gerektiğini belirten Yazıcı, kamusal alanların etkin ve adil şekilde yönetilmesinin önemine vurgu yaptı.“Sahili de, sokağı da, meydanı da, doğası da, emeği de sizlere emanettir” diyen Yazıcı, daha planlı, daha adil, daha şeffaf ve daha yaşanabilir bir Silivri için güçlü bir vizyona ihtiyaç olduğunu söyledi.
“SİLİVRİ'NİN İHTİYACI BİR VİZYONDUR, PLANLAMADIR”
Konuşmasını geleceğe yönelik bir çağrıyla tamamlayan Yazıcı, Silivri'nin daha güçlü bir kent kimliğine kavuşmasının ancak planlı belediyecilik anlayışıyla mümkün olacağını ifade etti.“Daha planlı bir Silivri, daha adil bir kamusal yönetim, daha şeffaf planlama süreçleri, daha güçlü bir esnaf yapısı, daha temiz, daha güvenli ve daha yaşanabilir bir kent hedefi ortaya koymalıyız. Silivri'nin ihtiyacı da tam olarak budur; bir vizyondur, planlamadır” diye konuştu.
“ALIM GARANTİSİ VE SATIŞ NOKTALARI NEREDE?”
Konuşmasının son bölümünde Silivri Belediyesi'nin tarım politikalarını da eleştiren AK Parti Grup Sözcüsü Celalettin Yazıcı, yapılan çalışmaların daha çok fide ve tohum dağıtımıyla sınırlı kaldığını savundu.Belediye yönetiminin tarım vizyonunu sık sık anlattığını ancak seçim döneminde verilen bazı önemli vaatlerin hayata geçirilmediğini öne süren Yazıcı, “Ortada ne var? Fide dağıttık ve miktarı tam olarak belli olmayan tohum destekleri verdik. Peki seçim döneminde açıklanan tarım vizyonunun diğer başlıkları ne oldu?” diye sordu.
Seçim sürecinde üreticilere alım garantisi verilmesi ve ürünlerin doğrudan tüketiciyle buluşturulacağı satış noktalarının oluşturulmasının vaat edildiğini hatırlatan Yazıcı, bu projelerin hayata geçirilip geçirilmediğini sordu.Canlı hayvan desteği, yerli tohum geliştirme çalışmaları ve Anadolu'daki belediyeler ile kooperatiflerle ortak projeler kurulması gibi vaatleri de hatırlatan Yazıcı, bu alanlarda somut adımlar göremediklerini söyledi.“Niye yapılmadı? Çünkü bunlar meşakkatli işler. Kafa yoracaksınız, planlayacaksınız ve sonucunu hemen alamayacaksınız. Belki birkaç yıl sonra karşılığını göreceksiniz” diyen Yazıcı, belediyenin daha çok kısa vadeli ve görünür projelere yöneldiğini öne sürdü.
“ASIL OLAN ÇİFTÇİNİN KENDİ GÜCÜYLE AYAKTA DURMASIDIR”
Fide ve tohum desteklerinin tamamen yanlış olmadığını belirten Yazıcı, ancak bunların tek başına bir tarım politikası olarak sunulamayacağını ifade etti.Bu destekleri motoru çalıştırmak için yapılan ilk hamlelere benzeten Yazıcı, “Fide ve tohum desteği elbette değerlidir. Ancak asıl önemli olan üreticinin kendi gücüyle ayakta kalabilmesini sağlayacak sistemi kurmaktır. Çiftçiye sürekli balık vermek değil, balık tutmayı mümkün kılacak düzeni oluşturmak gerekir” dedi.Tarım ve Orman Bakanlığı'nın tarımsal destekler konusunda önemli bütçeler ayırdığını ifade eden Yazıcı, hükümet tarafından yürütülen projelerden örnekler verdi.
“İSTANBUL'U HAFTA SONLARI SİLİVRİ'YE YIĞMALIYIZ”
Tarımın yalnızca fide ve tohum desteğiyle gelişemeyeceğini savunan Celalettin Yazıcı, Silivri'nin sahip olduğu tarımsal potansiyelin çok daha büyük hedeflerle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.Silivri'nin yaklaşık 16 milyonluk İstanbul pazarının hemen yanında bulunduğunu hatırlatan Yazıcı, ilçenin tarımsal üretim gücünün doğru planlama ve pazarlama stratejileriyle çok daha büyük ekonomik değer oluşturabileceğini ifade etti.“Yıllardır Silivri'de 16 milyonluk bir pazarın yanında olduğumuzu konuşuyoruz. Yüz binlerce dönüm tarım alanımız olduğunu anlatıyoruz. Ama Silivri Belediyesi'nin yapması gereken İstanbul'u hafta sonları buraya çekmektir. İnsanları organik ürün almak için, üreticiyle buluşmak için, köylüyle temas kurmak için Silivri'ye getirmektir” dedi.Üreticiden doğrudan alım yapılması, kooperatiflerin güçlendirilmesi ve tarımsal ürünlerin pazarlanmasına yönelik projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Yazıcı, bunun emek ve uzun vadeli çalışma gerektirdiğini söyledi.
“RESİM ÇEKTİRMEKLE TARIM POLİTİKASI OLMAZ”
Tarım alanında yapılan çalışmaların daha çok görünür desteklerle sınırlı kaldığını öne süren Yazıcı, kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini söyledi.“Hemen elimizde biraz fide ve tohum dağıtalım, fotoğraf çektirelim, ‘tarımın yanındayız' diyelim anlayışıyla bu işler olmaz. Bunlar tarımın gerçek sorunlarını çözmez” diyen Yazıcı, üreticinin sürdürülebilir gelir elde etmesini sağlayacak projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini savundu.Tarım konusunda yapılacak yapıcı çalışmalara destek vermeye hazır olduklarını da belirten Yazıcı, muhalefet olarak eleştirmek kadar çözüm üretmeye de açık olduklarını söyledi.
“CHP'NİN İKİ MAZERETİ VAR”
Konuşmasının son bölümünde CHP'li meclis üyelerinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik soruşturma ve operasyonların hizmet akışını engellediği yönündeki değerlendirmelerine yanıt veren Celalettin Yazıcı, yaşanan sorunların temelinde bütçe yetersizliği bulunmadığını savundu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin gelirlerinin önemli bölümünün merkezi idare tarafından aktarıldığını belirten Yazıcı, hizmet üretilememesinin yalnızca kaynak eksikliğiyle açıklanamayacağını söyledi.“Eğer merkezi hükümet Büyükşehir Belediyesi'nin gelirlerini kesmiş olsaydı, ödenek göndermeseydi ben de bu eleştirilere katılırdım. Ancak bugün Büyükşehir Belediyesi'nin gelirlerinin çok büyük bölümü merkezi idareden geliyor. Dolayısıyla yaşanan her sorunu bütçe yetersizliğiyle açıklamak doğru değildir” dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ilişkin yargı süreçlerine de değinen Yazıcı, kamuoyunda gündeme gelen iddialara doğrudan cevap verilmesi gerektiğini savundu.“Bir takım iddialar ortaya atılıyor. Bu iddialara cevap vermek yerine sürekli başka tartışmalar açılıyor. CHP'nin bu konuda iki temel savunma geliştirdiğini görüyoruz; birincisi bunun milli iradeye karşı yapıldığı söylemi, ikincisi ise demokrasiye müdahale olduğu iddiası” ifadelerini kullandı.Yazıcı, ortaya atılan iddiaların içeriklerinin kamuoyu önünde açıklığa kavuşturulmasının daha doğru olacağını belirterek, siyasi tartışmaların yargı süreçlerinin önüne geçirilmemesi gerektiğini söyledi.
“ATATÜRK'ÜN KOYDUĞU HEDEFLERE DAHA FAZLA LAYIK OLMALIYIZ”
Konuşmasının sonunda Mustafa Kemal Atatürk'ün devlet yönetimi ve kamu ahlakına ilişkin anlayışına değinen Yazıcı, kamu görevinde bulunan herkesin bu anlayışa uygun davranması gerektiğini ifade etti.Atatürk döneminden örnekler vererek dürüstlük ve kamu ahlakı vurgusu yapan Yazıcı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusunun ortaya koyduğu ilkelerin bugün de yol gösterici olduğunu söyledi.
Toplumun ve siyaset kurumunun Atatürk'ün işaret ettiği muasır medeniyet hedeflerine ulaşmak için daha güçlü bir ahlaki duruş sergilemesi gerektiğini belirten Yazıcı, konuşmasını şu mesajla tamamladı:“Mustafa Kemal Atatürk'ün ortaya koyduğu hedeflere, gösterdiği muasır medeniyet seviyesine hem ahlaken hem de davranışlarımızla daha fazla layık olmalıyız. Bu ülkeye emek verenlere, şehitlerimize ve kurucularımıza olan borcumuzu ancak dürüstlükle, çalışkanlıkla ve ilkelerimize bağlı kalarak ödeyebiliriz.”

Sevginar SALİ

 

YORUM YAP