Sağlıklı Çocuklar Yetiştirmek İçin Yapmamız Gerekenler

Sağlıklı Çocuklar Yetiştirmek İçin Yapmamız Gerekenler

15.09.2009 10:31:44

Çocuklarımızın gelişimini,  eğitimini  engelleyen ya da geciktiren nedenler arasında görme ve işitme bozukluklarının payı büyüktür. Çocukluk yıllarında konuşma yeteneğinin gelişimi, çocuğun duygusal ve sosyal açılardan olgunlaşması ve kendini rahatça ifade etmesi ileriki yıllardaki mutluluğunu, eğitim ve meslek yaşamındaki başarısı  yakından  ilgilendirmektedir. Çocuğumuz görüyor, duyuyor  gibi hissetsek  bile  netlik ve seviye azlığı görmede, duymada kaliteyi düşürdüğünden,  bozuklukların zamanında teşhis edilip,  tedaviye hemen başlanması gerekmektedir. Bu amaca yönelik olarak bazı üniversite hastanelerinde bebeklere doğar doğmaz  işitme testi uygulaması başlatılarak çok önemli bir adım atılmıştır.

Diğer bir önemli husus daha önceki yazılarımda da değindiğim  gibi  DenverII gelişim tarama testini 0-6 yaşları arasında en az 4 kez uygulatarak, çocuklarımızın zihinsel, sosyal, duygusal, psikomotor,  dil, özbakım  becerileri  yönünden  gelişimlerinin seviyesini öğrenip  Çocuk Gelişim Uzmanından alınacak danışmanlık hizmetleri ile onların eksiksiz ve doğru bir biçimde gelişimlerinin desteklenmesini  sağlamalıyız..

Bunun dışında çocuklarımızı  diş, ağız ve çene kemiği hastalıkları yönünden erken tanı amaçlı muayene ettirerek  beslenme, ağız hijyeni ve florür takviyesi konularında  bilinçli davranmak son derece yararlı olacaktır.

Bedensel  sağlılığı koruyucu önlemlerden en önemlisi ise  aşıyla önlenebilir bulaşıcı hastalıklara karşı çocuklarımın aşılanmasıdır.  Aşılar,  yaşadığımız dünyada sağlığımızı tehdit edecek mikroplara karşı mucizevi  bir koruma kalkanı vazifesi görürüler. Çünkü bulunduğumuz ortam ve çevremiz bizim tahmin bile edemeyeceğimiz çoklukta ve çeşitlilikte mikrobik risk taşımaktadır.  Doğar doğmaz başlatılan aşılama  periyoduyla  bebekleri, çocukları ve gençleri dolayısıyla biz yetişkinleri de  olumsuz etkileyebilecek pek çok hastalığa karşı koruma sağlanmaktadır. 

Aşı ile korunabildiğimiz  hastalıklara  Hepatit, tüberküloz, difteri, tetanos, boğmaca,  çocuk felci, menenjit ve larenjit, Enflüanza,  rahim ağzı kanseri,  pnömokok,  kızamık, kabakulak, kızamıkçık,   suçiçeğini örnek verebiliriz.. Bu hastalıklar,  yapılan aşılar sayesinde tehdit olmaktan çıkmıştır.  Hatta bir zamanlar insanoğlunun kabusu olan çiçek hastalığı,  düzenli olarak tüm dünyada tam aşılanma sağlandığı için ne mutlu ki yer yüzünden silinmiştir ( eradike edilmiştir ) Yine Hepatit  hastalığı (sarılık )  ülkemizde çok yaygın olarak görüldüğü  için ömür boyu korunmaya yönelik olarak yapılan hepatit-B aşısı,  doğar doğmaz yapılan ilk aşı olma özelliğini kazanmıştır. ( Bu aşı sadece çocuklarımızı korumak için düşünülmemeli, kendimize kan testi yaptırarak bağışık olup olmadığımızı öğrenmeli, değilsek mutlaka aşılarak  bu hastalıktan korunmalıyız )

İşin özü, biz yetişkinler  birbirimizi sevip sayarak oluşturduğumuz güven ortamında, çocuğumuzu  sevgi ve şefkatle sarmalıyorsak, onunla az bile olsa kaliteli vakit geçiriyorsak,  hareket etmesi, kendini ve  çevresini keşfetmesi  için olanak tanıyorsak, başardıklarını fark edip övüp, yüceltiyorsak, dozunda koruyup kolluyorsak, eğitici, öğretici ortamlar hazırlıyorsak, örnek davranışlar sergiliyorsak, sağlıklı yiyecek ve içeceklerle besliyorsak ( temiz, taze ve 4 ana besin grubunu içeren protein, karbonhidrat, yağ, mineral- vitaminlerin dengeli verilmesi ) mevsime uygun giydiriyorsak, hijyenik ortamda  büyütüyorsak, sağlık kontrollerine düzenli götürüyorsak, gelişim  testlerini  yaptırıyorsak,  aşılarını aksatmıyorsak,  düzenli uyumasını sağlıyorsak  çocuğumuzun tüm sağlığı için gerekeni zaten yapıyoruz demektir. Kendimizle gurur duymanın keyfini sürebiliriz.

Çocuk yüreği dolusu sevip, sevilmeniz dileği ile hoşça kalın.

  • ETİKETLER
PAYLAŞ
« Önceki Selin Bilançosu
Sonraki » Minikler Dersbaşı Yaptı

YORUM YAP