Milletvekillerinden darbe analizi

Milletvekillerinden darbe analizi

30.09.2016 10:38:49

CHP Silivri İlçe Başkanlığını ziyaret eden İstanbul 3. Bölge Milletvekilleri Sibel Özdemir ve Zeynel Emre, 15 Temmuz'da yaşanan darbe kalkışması ve sonrasında yaşanan süreci değerlendirdi.

Kış sezonunun ilk toplantısını 27 Eylül Salı günü saat 17.00'da kaydeden CHP Silivri İlçe Başkanı Suna Göçengil, hizmet binasında bölge milletvekillerinden Sibel Özdemir ve Zeynel Emre'yi ağırladı. 15 Temmuz gecesi yaşanan FETÖ'cü teröristlerin darbe girişimiyle alakalı açıklamalarda bulunan vekilleri dinlemeye gelenler arasında CHP İlçe Kadın Kolları Başkanı Elif Yılmazer, CHP İlçe Gençlik Kolları Başkanı Berker Esen, ilçe yönetim kurulu üyeleri, CHP'li Belediye Meclis Üyesi Devrim Uzun, Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar'ın eşi Esma Işıklar ve parti üyeleri vardı.

GÖÇENGİL MİLLETVEKİLLERİNİ TANITTI
Parti üyelerine ve programı takip eden basın mensuplarına hoş geldiniz diyen İlçe Başkanı Suna Göçengil, ardından konuk bölge milletvekillerini tanıttı. Ön seçimle milletvekili seçilen Sibel Özdemir'in Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Eğitim Komisyonu, Kadın-Erkek Eşitliği Komisyonu, FETÖ Mağdurları Komisyonu ve Avrupa Birliği Uyum Yasaları Komisyonu'nda; Zeynel Emre'nin Adalet Komisyonu, Darbe Girişimi Araştırma Komisyonu ve Milletvekili Davalarını İzleme Komisyonu'nda görev almakta olduğunu açıkladı. “Çıkmış oldukları bu yolda başarılar diliyor, kolay gelsin diyorum. Ülkemizin yaşadığı bu şartlar altında çok zor bir süreçte görev yapmaktalar” diyerek selamlama konuşmasını noktalayan Göçengil, sözü ilk olarak kadın milletvekiline verdi.

ÖZDEMİR: TÜRKİYE'Yİ BU NOKTAYA ÜLKEYİ YÖNETTİĞİNİ ZANNEDEN İKTİDAR GETİRDİ
AK Parti'nin yanlış politikaları sebebiyle ülkenin kaosa sürüklendiğini öne süren Milletvekili Sibel Özdemir, şunları söyledi: “1 Ekim Cumartesi günü itibariyle yasama yılı çalışmalarımıza başlıyoruz. Hepimizi yoğun bir dönem bekliyor. Başkanımızın da belirttiği gibi bizler farklı komisyonlarda çalışmalar yapıyoruz. Temel komisyonların dışındaki komisyonlarda da çalışmaları takip ediyoruz. Elimden geldiği kadar komisyon çalışmalarına katılıyorum. Ülke olarak farklı bir süreçten geçiyoruz. Seçileli neredeyse 1 yıl oldu. AKP iktidarının getirdiği bir kaos sürecinin son aşamasıydı. Hepimiz bu yaz ayı ortasında ülkeyi büyük bir kaosun içinde bulduk. Bu öngörülen bir şeydi. 14 yıldır bu ülkenin kurumlarının nasıl çökertildiğini anlatıyoruz. Ben bir akademisyenim ve şanssızlığım AKP iktidarıyla birlikte üniversite görevine başlamış olmam. Bütün bu kaosun sebebine cemaat yapılanması dediler ve bıraktılar.
Biz biliyoruz ki ülkenin bu konuma gelmesinin temel sebebi ülkeyi yönettiğini sanan bu iktidar.


“TÜRKİYE'NİN CHP'YE İHTİYACI VAR”
Bu ülkenin geleceği için CHP'nin varlığının ve temsiliyetteki gücünün olması gerektiğini biliyoruz. Bize çok önemli bir sorumluluk yüklediniz. Büyük bir mücadele içerisindeyiz. Silivri'den önce Büyükçekmece İlçe Örgütü'müzdeydik. Ülkemizin sorunlarına çözüm üretmek için çabalıyoruz. Ben aynı zamanda parti meclisindeyim. Genel başkanımız, bu ülkenin aydınlık geleceği için mücadele ediyor. Bu beni motive ediyor, daha fazla ne yapabiliriz diye bir çaba içerisine giriyorum. Gerçekten bu ülkenin CHP'nin iktidar ortağı olduğu bir yapıya ihtiyacı var. Çalışıyoruz ama karar alma süreçlerine sayısal azınlıktan dolayı dahil olamıyoruz. İnanın en sert muhalefeti yapıyoruz ki bunu yapan da sadece CHP, ama biz söylediklerimizle kalıyoruz.


“HER ZAMAN DOĞRULARI SÖYLEDİK”
Bireysel kaygılarımız yok, cumhuriyetin değerlerini bu ülkede hâkim kılmak istiyoruz. O yüzden alnımızın akıyla her yerde konuşabiliyoruz. Bu çok önemli. İktidarla hiçbir çıkar ilişkimiz olmadı, biz hep doğruları söyledik ve söylemeye devam edeceğiz.

“DARBE TEŞEBBÜSÜNE KARŞI NET DURUŞ SERGİLEDİK”
Ülkemizin geleceğini tehlikeye sokan, bize bütün sorunlarımızı unutturan bir darbe kalkışması geçirdik. Bizim duruşumuz netti. Demokratik, laik, yargının bağımsız, Atatürk ilkelerinin hakim olduğu bir ülke için çabalıyoruz. Buna zarar veren, devlete hakim olmaya çalışan bütün yapıların karşısındayız.

“İKTİDAR BU ZEMİNİ KENDİ ELİYLE HAZIRLADI”
Bu farklı bir yapıydı. Mevcut iktidarın kendisinin beslediği, nemalandığı ortağının yapmış olmaya çalıştığı bir girişimdi. Bunun karşısında olduğumuzu ve CHP'nin varlığının ne kadar değerli olduğunu sokaktaki insanlar gördüler. Sayın genel başkanımız gerek Beştepe'de gerek Yenikapı'da bunları bütün dünyaya haykırdı. Sokaktaki insanla özgürce konuşabilen tek parti CHP. Bu süreçten siyasal bir fırsat yaratıp önümüzdeki seçimlerde oylarının yükseldiği, iktidar ortağı olduğu bir yapıyı oluşturmak adına ne yapabiliriz noktasındaki çalışmalara ağırlık vermemiz gerektiğini düşünüyorum.

“EMEKLERİMİZİN KARŞILIĞINI ALACAĞIZ”
Zor bir dönem ancak bizde zaten bu zorlukları aşmak için sorumluluk üstlendik. Bu nedenle umuyorum emeklerimizin karşılığını alacağız. Tek isteğimiz partimizin iktidar olmasıdır. İnanın sokaktaki insanlar da bunu düşünüyor. Bizim onları sandıkta bize oy vermeleri için ikna etmemiz gerekiyor.”

EMRE: BU KADAR DA OLMAZ DEDİĞİMİZ HER ŞEY OLDU
Muhalefet olarak iktidarı pek çok konuda uyardıklarını ancak dikkate alınmadığını vurgulayan Milletvekili Zeynel Emre, “Haklı çıktık” dedi. Emre, 15 Temmuz darbe girişimini şöyle değerlendirdi: “Sayın ilçe başkanım, değerli milletvekili arkadaşım, çok kıymetli partili yol arkadaşlarım hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Türkiye dünyanın en güzel ülkelerinden biri ama yaşamak da bir o kadar zor. Siyaset mekanizması da farklı güçlükler barındırıyor. Özellikle son 14 yıllık iktidar dönemi içerisinde, “Bu kadar da olmaz!” dediğimiz şeyler maalesef gerçekleşti.

“15 TEMMUZ TERÖR ÖRGÜTÜFETÖ'NÜN ROL ALDIĞI BİR SALDIRIDIR”
Geçmişten bugüne bu iktidar döneminde CHP olarak uyardığımız her konu gerçekleşti. F Tipi yapılanma var dedik, o zaman böyle deniyordu, bizleri alıp F Tiplerine attılar. Biz devlette liyakat sistemi esastır dedik, onlar başarıya giden her yol mubahtır dediler. İktidarda kalma düşüncesiyle kadroları dağıttılar. Bir tanesi başladı, diğerlerinin ne yaptığını da şu anda bilmiyoruz. Türkiye'de işsizlik, sosyal adalet, ekonomi sorunu var ama güvenlik problemi ön plana çıktı. Çünkü yaşam hakkı bütün hakların üstünde, o olmadığı zaman diğerlerinin bir anlamı olmuyor. Ülke, ciddi saldırılar altında. Bu açıdan bakıldığında 15 Temmuz terör saldırısı olarak da kabul edilebilir. Türkiye, büyük bir tehlike atlattı.

“DESTEĞİMİZ İKTİDARA DEĞİL TÜRKİYE'YE…”
O saldırıya karşı bütün partiler bir arada oldu. Bizim gösterdiğimiz refleks de buydu. Ne olursa olsun CHP kayıtsız şartsız Türkiye'nin yanındadır dedik ve elbirliğiyle bu saldırıyı önledik. Orada gösterdiğimiz tepki sanki iktidara bir destekmiş gibi algılanmış. Hâlbuki bu tamamen Türkiye'ye bir destekti.

“ÇOĞUNLUĞU SAĞLAYAMAZSAK KALICI ÇÖZÜMLER GETİREMEYİZ”
Şu an ana muhalefet partisiyiz, anayasa gereği seçimlere girdik, bu yetkiyi bize halk verdi, bize başka bir görev verinceye kadar da bu görevi yapmak bizim namus borcumuzdur. Ana muhalefet partisi olarak Türkiye'deki tüm yanlışları söylemekle sorumluyuz. Belli noktalarda karşı tarafın direncini kırıp sonuç alabiliyorsunuz ama bunlar geçici çözümler. Sandalye sayımız şu anda 133. Bunu iki yüzlerin üstüne çıkartamadığımız sürece çok kalıcı çözümler getiremeyiz. Bu da işin gerçekçi kısmı.

“UYARMIŞTIK, HAKLI ÇIKTIK!”
Ama öte yandan önümüzdeki seçim dönemi açısından bence CHP tarihinin en şanslı seçim dönemine girecektir. Bugüne kadar hangi konuda uyarılarımızı yaptıysak bütün konularda haklı çıktık. Türkiye'nin sınır güvenliği önemli, komşularla ilişkiler önemli, camınız kırıkken dışardan gelen soğuktan etkilenirsiniz dedik bizi dinlemediler. Bugün gelinen noktada haklı çıktığımız ortada. Devlete liyakat esasına göre hak edenin yerleştirildiği bir sistem kurulsun dedik yine bizi dinlemediler. Soruları çaldılar, elbirliğiyle yerleştirdiler. Bunlar aynı ağacın farklı dallarıydı. Sızma falan yok. Hatta sızmayı şöyle de yorumlayabiliriz; devleti FETÖ ele geçirmiş, bunlar sızmaya çalışmış. Görünen o.

“FETÖ'YE YÖNELİK OPERASYONLAR SIRASINDA KURUNUN YANINDA YAŞI DA YAKMAMASI İÇİN KOMİSYON OLUŞTURDUK”
Seçim öncesi CHP Türkiye'nin birleştirici gücü dedik bugün toplumun tüm kesimiyle temas edebilen tek parti biziz. İşin ilginç tarafına bakın ki, geçmişte FETÖ'nün mağduriyetini yaşamış insanlar olarak komisyonlar oluşturuyoruz ki hak eden hak ettiği cezayı alsın. Bu iş affedilir bir iş değil ama bu bahaneyle de yanlış insanlar içeriye girmesin, hukukun temel prensipleri uygulansın, biri suçlu diye anası babası tutuklanmasın, Türkiye'nin evrensel hukuktan ayrılacağı hamlelerde bulunulmasın, yeni nefret tohumları ekilmesin. Böylesine bir konjonktürde haksız yere içeri düşen bir insan ve ailesi yarın öbür gün sistemle de problemli hale gelebilir. Bir yerden önlenen kutuplaşma başka bir yerden toplumsal patlamaya sebebiyet vermiş olur.

“DARBEYE ERKENDOĞUM MU YAPTIRILDI?”
Devlet yönetimi ciddi iştir. Devlet yönetimi sadece duble yol, köprü yapmakla olacak şey değildir. Bunlar önemli ulaşım yatırımları olarak kabul edilebilir ama Türkiye'nin içinde bulunduğu durumdan çıkabilmesinin aklı başında, sağlıklı, bilimsel projelere dayalı bir yönetim şekliyle olabileceğini her platformda anlatmamız lazım. “Acaba bu darbe gerçek miydi?” şeklinde sorular geliyor. Bu darbe girişimi gerçek bir darbe girişimiydi. Bu sürecin aydınlanması lazım. Sizin bildiğiniz, haberinizin olduğu, daha sonra olabilecek bir darbeye erken doğum mu yaptırdınız? Çünkü elinizde listeler var, darbenin ertesi günü bu kadar insanı tespit edebildiyseniz daha önce niye tespit etmediniz? “Darbeyi eniştemden duydum” gibi açıklamalar tatmin edici değil.

“GERÇEKLERİN ORTAYA ÇIKARILMASI VE MAĞDURİYET YAŞANMAMASI İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ”
Gözümüzle gördük, meclise atılan bombalar var, insanlarımız öldü, toplum buna topyekûn tepki gösterdi ama burada CHP'lier olarak sorumluluğumuz en başta topluma doğru bilgiyi verebilmek. Gerçeklerin gün yüzüne çıkarılması için mücadele edeceğiz. Bu bahaneyle dikta rejimi kuralım, bize muhalif olan medyayı, akademisyenleri sindirelim, bunları görevden alalım, tutuklayalım gibi bir anlayışı da kabul etmemiz mümkün değil. Mağduriyetlerin önlenmesi de bizim sorumluluğumuz içinde.”


Konuşmalardan sonra mikrofon örgüt mensuplarına uzatıldı. Partililerin görüşleri dinlendi, soruları cevaplandırıldı.
Haber:
Hazal BAŞARAN

YORUM YAP