Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkan Adayı Neşe Bayraktar, havada kalan söylemler yerine hitap ettiği esnaflara yönelik ayağı yere basan projelerini Hürhaber aracılığıyla kamuoyuna anlattı. Adaylığı ile ilgili gazetemize değerlendirme yapan Bayraktar, yol haritasını açıklayarak ‘Bu hizmet yarışında ben de varım” dedi.
"3 BİN ESNAFIMIZA ULAŞMAK İSTİYORUM”
"Gelin Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nı birlikte yönetelim” diyen Başkan Adayı Neşe Bayraktar, esnaflara şöyle seslendi: "Esnaflarımızı ziyaret ederken fark ettim ki herkes bir vaat bekliyor. Ben bu sözü pek sevmem ama haklılar; "Neden aday oldun? Neden seni seçelim? Anlat bakalım.” diyorlar. Her esnafımızla oturup sohbet etmek istiyorum ama zamanımız kısıtlı. 3 bine yakın esnafımız var ve ben hepsine gitmek, elini sıkmak istiyorum. Önce ekibimizi ve beni tanısınlar sonra projelerimizi açıklayalım ve tartışalım istedim. Ama ziyaretlerim sonucu önceliğim değişti.
"ÇALIŞMAYAN ODA YOKTUR, ÇALIŞTIRAMAYAN ESNAF VARDIR”
Her şeyden önce esnafımıza şeffaf, dürüst ve paylaşımcı bir yönetim sözü veriyoruz. Diyorum ki; gelin beraber çalışalım. Oda’mızı beraber çalıştıralım. "Oda çalışmıyor, hiçbir şey yapmıyor.” diyen esnaflarımıza sesleniyorum; Çalışmayan Oda yoktur, Oda’yı çalıştırmayan, çalıştıramayan esnaf vardır. Geleceksiniz, soracaksınız, sorgulayacaksınız, sorunlarınızı getireceksiniz, çözüm isteyeceksiniz ve Oda’yı çalıştıracaksınız.
"ESNAFIMIZ NE KADAR DEĞERLİ OLDUĞUNUN FARKINDA DEĞİL”
İnsan önce kendi değerinin farkına varmalı derim hep. Esnafımız ne kadar değerli olduğunun farkında değil. Bu kurumlar sizlerle var ve sizin için var. Kendi işyerinizin kapısını nasıl rahatça açıp giriyorsanız Oda’yı da öyle düşünün. Gelin, konuşalım, tartışalım, beraber üretelim.
"MEMUR ARKADAŞLARIMLA AYNI KATTA ÇALIŞMAK İSTERİM”
Herkesin farklı düşüncesi ve bakış açısı vardır, saygım var. Ama ben bu tür konularda Başkan Odası’nın 2’inci 3’üncü katta olmasına çok karşıyım. Ben memur arkadaşlarımla aynı ortamı paylaşmak isterim. Ve bu yüzden camlı bir bölme şeklinde oda istiyorum. Esnafımız geldiğinde beni görsün isterim. Faaliyet Belgesi almaya geldiğinde imza alıp gitmesin, bir çayımı içsin, sohbet etsin isterim.
"MAKAM KOLTUĞUYLA SAYGI SAĞLAYAMAZSINIZ”
Ben saygının kişinin kendisinin sağlayacağına inanıyorum. Sıfatlarla ya da ‘koltuk’la saygınlık sağlayamazsınız. O size değil sıfatınıza, makamınıza olan saygıdır. Ben isterim ki insanlar Neşe Bayraktar’ı sevsin, saygı duysun. Sıfatlar gelip geçicidir çünkü.
"OTURDUĞUNUZ YERDEN ESNAF ODASI’NI YÖNETEMEZSİNİZ”
Nasip olursa seçimi kazandığımız takdirde esnafımızla hep iletişim halinde olmak istiyorum. Silivri’deki esnafımızı haftanın belli bir gününde Oda’mızda ağırlamak, sohbet etmek, sorunlarını dinlemek istiyorum. Uzak olan mahalle ve köylerimize bizzat gidip, misafir olup, bir yerde toplanıp, aynı sohbetleri gerçekleştirmek istiyorum. Her hafta bir bölgemizi ziyaret ettiğimizde bir ayda Silivri’yi toparlamış ve esnafla birebir sürekli diyalog halinde olmuş oluruz. Bu çok zor değil. Esnaflarımızın sorunlarını birebir kendilerinden öğrenmek, çözüm üretmek istiyoruz. Esnaf Odası’nı oturduğunuz yerden yönetemezsiniz. Esnafın içinde olmak zorundasınız.
"SPOR OLSUN DİYE ‘ADAY’ OLMADIK”
Vaat sözünü sevmiyorum ama tabi ki bizler de spor olsun diye katılmadık bu yarışa. Elbette söyleyecek sözümüz yapmak istediklerimiz var ki bu göreve talip olduk. Gençliğimize, heyecanımıza, enerjimize, hizmet etme arzumuza güvenerek bu yola çıktık. Aday olduğumuz kurumun bize yükleyeceği sorumlulukların farkındayız ve bunun bilincindeyiz. Ve bu bilinçle; "Biz cesaret ettik, takdir siz esnaf ve sanatkârlarımızın” dedik.
"Yapmak istediklerimize ‘vaat’ demiyorum çünkü hepsi en kısa süre içerisinde sırasıyla gerçekleştirmek istediğimiz hizmetlerimizdir.” diyen Bayraktar’ın hizmet açılımları şöyle:
·Öncelikle devralacağımız ve devam ettireceklerimiz var. Oda’mızın kaba inşaatı bitmiş olan binasını esnaflarla yapacağımız görüşmeler neticesinde ya en kısa zamanda tamamlayacağız ya da farklı seçenekler için çalışmalar yapacağız.
·Sanayideki Okul’umuzdan İşkur ve KOSGEB işbirliği ve desteğiyle yapılan Meslek Edindirme Kursları devam edecektir.
·Basit Usule Tabii esnaflarımızın muhasebeleri Oda’mızda tutulmaktadır ve tutulmaya devam edilecektir.
·Esnafımızın İstanbul’a giderek zaman kaybı yaşamamaları için Oda’mız bünyesinde görevli arkadaşlar esnafımız adına sicil işlemlerini yapmaya devam edeceklerdir.
·Meslek Edindirme Kurs’larının bitiminde sertifika alan arkadaşlarımıza iş bulmaları konusunda firmalarla görüşüp yardımcı olmak. Bu bizim görevimiz olmayabilir ama ben bu sorumluluğu hissediyorum. Hatta firmalarla görüşerek hangi branşta eleman sıkıntısı çektiklerini belirleyerek, İş Garantisi ile insanlara bu kursları vermek.
·Esnaflarımızdan ihtiyaç sahibi olanların çocuklarına verilen bursların sayılarını artırmak. Oda olarak dışarıdan burs verebilecek firmalarla görüşüp, bu sayıyı çoğaltmak. Esnafımızın evladını okutmasındaki yükünü hafifletmek.
·Şu anda Oda’mızın Avukatı var ama bizim şöyle bir düşüncemi var; Oda’mız adına anlaşma sağlayacağımız bir Avukatlık Bürosu ile esnafımızın mesleki faaliyetleri ile ilgili uğradıkları haksızlıklar karşısında Ücretsiz Avukatlık Hizmetleri almalarını sağlayabiliriz.
"HEPİMİZ EKMEĞİMİZİN PEŞİNDEYİZ”
Ben ve ekibimdeki arkadaşlarım hepimiz küçük esnafız. Aktif olarak ticaret hayatındayız dolayısıyla derdimiz, sorunlarımız aynı. Birbirimizin dilinden çok iyi anlarız. Aramızda atalarımızın sözü ile ‘Ununu elemiş eleğini asmış”, emekliliği yaklaşmış kimse yok. Hepimiz ekmeğimizin peşindeyiz. Bu yüzden beklentileri, sorunları, sıkıntıları çok iyi biliyoruz.
"ESNAFLARIMIZIN ZARAR GÖRMESİNİ ENGELLEMEK AMACIYLA DANIŞMANLIK HİZMETİ VERECEĞİZ”
Sadece Kayıtlı Esnaflarımıza yardımcı olmanın dışında istiyorum ki bir firma işyeri açacağı zaman da esnaflarımız önce bize gelsin. Çünkü insanlar işyerlerini açıyorlar 6 ay sonra kapatmak zorunda kalıyorlar. Bunun en önemli sebebi fizibilite çalışması ve yanlış finansal düşünceler. 10 bin lirası olan bir insan 30-40 bin liralık bir işe giriyor, 3-4 ay sonra tıkanıyor. Ya bankalara gitmeye başlıyor ya da kapatıyor. Gelsinler, açacakları işler hakkında fikir sahibi olalım. Araştırmalarını yapalım. Bir sokakta 5 tane aynı işi yapan insan varsa ona farklı bir yerde dükkân arayalım. Fizibilite çalışması yapalım; "Bak arkadaşım bu 5-10 milyarla yapılacak iş değil. Zarar görürsün.” diyelim. Ona göre bir iş açmalarını sağlayalım ki Oda kaydını yaptıktan 6 ay sonra bu esnafımızı kaybetmeyelim. Ne kendisi ne ailesi zarar görsün. Bir nevi Danışmanlık Hizmeti vererek esnaflarımızı ortak akıl ile yönlendirmek istiyoruz.
"ENERJİMİ ADAYLARA HARCAMAM”
Bu söylediklerim lütfen yanlış anlaşılmasın. Hiçbir Aday’a sataşmıyorum. Kendi düşüncelerimi paylaşıyorum. Kimse üzerine alınmasın. Seçim sürecinde en dikkat ettiğim nokta bu olacaktır. Kimseyle tartışmaya girmek istemiyorum, girmeyeceğim. Hiçbir söyleme, demece cevap vermeyeceğim. Ben enerjimi bu şekilde Adaylarla konuşarak harcamak istemiyorum. Adaylara değil esnafımıza kendimi anlatmak ve ifade etmek istiyorum. Önceliğim budur, olması gereken de bence budur. Güzel bir seçim süreci olmasını temenni ediyorum. Şimdilik paylaşacaklarımız bu kadar. Devamı tabi ki gelecek ama bilinsin ki hobi olsun diye Aday olmadık. Belki bir Belediye Seçimi değil ama Oda Seçimi’nin de ciddiyetinin ve yükleyeceği sorumlulukların farkındayız. Bütün esnafımıza hayırlı işler, bol kazançlar diliyorum.
"ODA’NIN CİDDİ BİR ETKİ POTANSİYELİ VAR”
Yetkilerimiz belki sınırlı ama Oda’mız Oda Mevzuatı ve Kanunlar çerçevesinde çalışan bir kurumdur. Bazı konularda yetkimiz yok belki ama farkında olmadığımız çok ciddi bir etki potansiyelimiz var. Arkamızda 3 bin esnafımızın desteği olduğu sürece gidemeyeceğimiz, zorlayamayacağımız hiçbir makam yoktur. Esnaflarımız isteyecek, sorunlarını paylaşacak biz de elimizden geleni yapacağız. Çözdüğümüz takdirde ne mutlu bize. Çözemezsek de "Ben elimden geleni yaptım” diyebilmenin vicdani mutluluğunu yaşarım.”
Hazal BAŞARAN






