Sevginar Sali

Eski çamlar bardak olmuş!

“ ‘Siyasi aktörler' değerlendirmende büyük bir eksik var” dedi okuyucum.
Özcan Işıklar'ı sürecin dışında tutmuş olmamı kast ederek.
-‘Eksik değil bilerek katmadım hatlar karışmasın diye' yanıtını verdim. ‘Sırayla…'
-“Yalnız” dedi… “Kutlu'yu ‘En başarılı ilçe başkanı seçmişsin. Işıklar'a ‘başarısız' dersen saçma olur”…
(Bazı arkadaşlar dünkü yazımı tam anlamamış veya biraz hızlı okumuş galiba; ‘mevcut ilçe başkanları arasında' Kutlu'yu en başarılı olarak nitelendirdim… Yoksa kendi çapında bir efsane durumu yok tabi… Başaramamış olması, başaramayacağı anlamını da taşımaz tabi…)
***
Saçma olur tabi…
Kutlu ve temsil/bugün başkanlık ettiği teşkilat Işıklar'dan daha başarılı olsa yerleri değişmiş olurdu. Bunu çocuklar bile bilir; ben mi bilmeyeceğim?
Kaldı ki… Neyse ya…
***
-‘Asıl sen genelde beni hep Işıklar'ı koruyup/kolladığım/desteklediğim için eleştirirken şimdi ne oldu da ‘Başarısız' olarak nitelendireceğim için telaşlandın onun bir cevabını ver?' dedim…
Güldü… Korkarım ben de yanıtını bilmek istemiyorum!
***
Yeminle başımı taşlara vurasım var… Bilmiyorum ki derdimi hangi kör kuyuya çağırayım ???
Düne kadar Işıklar'ı savunuyoruz diye hakaretlerine maruz kaldığımız kimseler olmuş mu sana baş Özcan'cı!
Işıklar da az değil tabi… Daha dün kendisine hareketi bırak küfür eden kişilerin iltifatlarına bir muhtaçmış gibi davranışlar!
Ey seçim, ah koltuk sevdası sen nelere kadirsin!
Bu da Silivri aşkıdır da biz kalpsiz, akılsız olduğumuz için anlamıyoruz!
***
Sevgili meclis üyem'i geç, arkadaşım sen haklıydın; “Özcan Işıklar işini bilir, çok akıllı bir adam…” derken…
Dün düşmanı olanlar bugün destekçisi olmuş, bir kısmı da af ile özür taleplerini sunmuş kabulünü bekliyor…
Ben ise öğrendiğim bir şeye sevinemeden, hiçbir şey bilmediğim gerçeğiyle yüzleşmenin mutluluğundan yere göğe sığamıyorum!
Adil Abi ile yıllar önce bir Kazananlar, Kaybedenler Kulübü üyeliği muhabbetimiz vardı. Zaman içinde benim Kaybedenler, Kazanan oldu. Onun Kazananları, Kaybeden… İnsan kaybederken hissettiği duygudan emin de, kazanırken kaybeden olmak çok garip bir his! Ya da esasen kazanmak veya kaybetmek diye bir şey yok…
Önümüzde bir hayat var her yönüyle kabul edip, yolumuza devam etmemiz gerekiyor.
***
Dün bir vesile ile görüştüğümüz Silivri'nin değerli büyüklerinden birinin kurduğu cümle aklıma takıldı. Gazetenin durumu, işleri sordu nezaketen. ‘Şükür, her şey yolunda' dedim. “Ne kadar güzel” dedi. “Bir yere gelmek önemli de bir de orada kalmayı başarmak...” diye devam etti.
Evet, bir yere geliyorsunuz, çıktığınız merdivenin basamakları kırılınca çıktığınız gibi inme şansınız yok. E, yemiyor tabi yere çakılmak da… Dolayısıyla çıktığınız yerde kalıyorsunuz : ))
Güzel sözleri için teşekkür edeyim; içimde kalmasın. Sevgili Başkanımız bile düne kadar kendisine edilmedik hakaret bırakmayanlar bugün övünce mutluluktan ne yapacağını şaşırıyor. Biz her daim takdir gördüğümüz insanlara ne kadar teşekkür etsek az : )
***
Çok küçük ve önemsiz şeyleri kendimize dert ediyoruz; yapmamak lazım!
Dün Ceylan Öndül Yalçıntaş'ı ziyaret ettim. Sağlığı için dua eden, kendisini merak eden herkese selamı var. Tatlı tatlı sohbet ettik. Geçmişten, gelecekten konuştuk. Hayata eskisi gibi çok güzel gülümsüyor… Daha güçlü bir şekilde aramıza dönmek için biraz daha zamana ihtiyacı var ama tünelin ucundaki ışık tüm güzelliğiyle görünmüş : )
İyi hafta sonları… Hayırlı Cumalar...

YORUM YAP