“Daha çok okumak ve yazmak gerek”

“Daha çok okumak ve yazmak gerek”

21.05.2013 10:42:01
İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün "Yazarlar Okullarda” projesi çerçevesinde ilçemiz lise öğrencileri, Silivri’nin şair eğitimcilerinden Hasan Sabriye Gümüş Anadolu Lisesi Edebiyat Öğretmeni İhsan Tevfik Kırca ve Şerife Baldöktü Kız Teknik Meslek Lisesi Öğretmeni Cengiz Şağban’la söyleşi gerçekleştirdi. Toki Cumhuriyet Anadolu Lisesi’nin ev sahipliğinde dün iki oturumda gerçekleştirilen programa Toki Cumhuriyet Anadolu Lisesi, Hasan Sabriye Gümüş Anadolu Lisesi, Gümüşyaka Anadolu Lisesi, Silivri Lisesi, Şerife Baldöktü Kız Teknik Meslek Lisesi, Silivri Lisesi, Değirmenköy Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi, Silivri Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi, Necip Sarıbekir Lisesi, Atatürk Anadolu Lisesi, İMKB Otelcilik Turizm Meslek Lisesi, Prof. Dr. Fuat Sezgin Fen Lisesi, İbrahim Yirik Sağlık Meslek Lisesi ve Selimpaşa İmam Hatip Lisesi olmak üzere toplam 8 ortaöğretim kurumumuz öğrencileri şair öğretmenleri yakından tanıdı ve edebi eserleri hakkında sorularını yöneltme fırsatı buldu. Söyleşiyi İlçe Milli Eğitim Müdürü İkram Kayapınar, okul yöneticileri ve öğretmenler de takip edenler arasındaydı.
Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, şair konukların biyografi ve şiirlerinin de yer aldığı sunumla, okul temsilcilerinin konuklara çiçek sunması ve ardından İlçe Milli Eğitim Müdürü İkram Kayapınar’ın konuşmasıyla devam etti.

KAYAPINAR: ŞAİRLER, CESARETLİ İNSANLAR
Kayapınar, düşüncelerini şöyle ifade etti: "Şairler, duygusal ve cesaretli insanlar. Kadrolarımızda böyle arkadaşların olması çok güzel. Hepimizin duygu ve düşünceleri var. Aynı manzarayı seyrettiğimizi düşünün, asıl önemli olan oradan bir şiir ve ya bir öykü çıkarmak.” İlçe Milli Eğitim Müdürü, öğrencilere yaptıkları yazışmaları örnek göstererek bir çok ifadenin yanlış anlaşılabileceğini ve yazarların bunları göze almalarını takdirle karşıladığını ifade etti. Kayapınar, konuyla ilgili fıkra anlattı, unutulmaz şiir sözlerini paylaştı, konuk yazarlara sağlık, mutluluk ve başarılar dileyerek konuşmasını sonlandırdı.
Bilindiği gibi daha önce de gazetemizde yer verdiğimiz gibi şair İhsan Tevfik Kırca’nın birçok edebiyat dergisinde şiir ve araştırma yazıları yer aldı. Kendisi Silivri’de "Çıkın” adında ilk sayılı edebiyat dergisini yayımladı. İhsan Tevfik’in "Geçit-Cemil Kırca kitabı”, "Dipsuları” ve "Aşka Çırak, Ölüme Usta” adlı şiir kitapları var.
Şair Cengiz Şağban’ın ise yayımlanmış "Bir Gün Tutuklayacaklar Seni Aşk” adlı şiir kitabı, ikinci şiir kitabının hazırlıkları ise sürüyor.

KIRCA: ONURLU VE GURURLUYUM
Konuk şairlerden İhsan Tevfik Kırca ilk söz alarak, Silivri’nin yanı sıra birçok yerde ve en son Kırşehir’de etkinliğe katıldığını fakat 22 yıldır hizmet verdiği ilçede kendi öğrencileriyle ilk kez bir söyleşide bulunmaktan dolayı çok mutlu, heyecanlı olduğunu, onur ve gurur duyduğunu ifade etti.

ŞAĞBAN: BU SÖYLEŞİ, BANA BÜYÜK BİR ÖDÜL
Şair Cengiz Şağban, 2006 yılında Silivri’ye geldiğini ve o dönemlerde böyle bir söyleşiyi hayal dahi edemediğini paylaştı. Şağban, bu etkinliği ödül olarak gördüğünü ifade ederek sözü öğrencilere bıraktı.

KIRCA: "BABAMIN KİTAPLIĞI”NIN HAYATIMDA ÇOK BÜYÜK ÖNEMİ VAR
Öğrencilerin sorularına geçildi. İhsan Tevfik’e, babasının bir edebiyat öğretmeni olarak kendisine nasıl bir katkıda bulunduğu gibi birçok soru geldi. Tevfik, sözlerine Orhan Pamuk’un "Babamın Bavulu” tanımını hatırlatarak kendi durumunu "Babamın Kitaplığı” olarak ifade etti şöyle konuştu: " Bir konakta yaşıyor ve bir odamız kitaplarla doluydu. Ben gözümü kitaplar içinde açtım diyebilirim. Bilirsiniz baba oğul ilişkileri biraz gergin olur. Bizim de babamla pek edebi konuşmalarımız olmadı. Kuzenim, "Büyünce ne olacaksın?” diye sorduğunda edebiyatçı demiştim. "Peki öğretmen mi, profesör mü?” diye sorduğunda ise Cahit Sıtkı ve Sait Faik’ten etkilenerek şair olacağımı gururla söylemiştim. Okumak beni yazmaya da itti. Düşüncelerim ve yaşantım edebiyat üzerine geçti.”
Öğrenciler, Kırca’ya üniversitede arkadaşlarının kendisini "Rint” olarak gördüğü hatırlatıldı. İhsan Tevfik, gülümseyerek doğruladı, "Rint”in tasavvuf kavramı olduğunu, kalıplarına sığmayan bir gönül adamını tarif ettiğini açıkladı.

"TEKNOLOJİYLE OLAN İLİŞKİMİZİ GÖZDEN GEÇİRMELİYİZ”
İhsan Tevfik’in, sosyal paylaşım sitesi facebook üzerine yazdığı şiiri de gündeme geldi. Tevfik, facebook ve diğer siteleri "beni bensiz görmek… beni artık bende aramayın…” sözlerine şiirinde yer vererek hayatımızda çok fazla kapsamış olan teknoloji ile olan ilişkilerimizi gözden geçirmemiz gerektiğini savundu.

ŞAĞBAN: OKUMAYI, YAZMAYI VE PAYLAŞMAYI ÇOK SEVİYORUM
Şair Cengiz Şağban, hayatında şiirin çok büyük bir önem taşıdığını, buna şiire adanmışlık da denebildiğini, okumayı, yazmayı ve paylaşmayı çok sevdiğini anlattı. Şağban, verimli olabilmek için hayat sevincinin kaybedilmemesi gerektiğini açıkladı.
Şağban’a, aşka bakışı soruldu. Şair, aşkın birçok tanımının ve anlamının olduğunu, bu sadece sevgiliye duyulan yoğun duygularla sınırla kalmadığını ifade ettiği.
İhsan Tevfik ve Cengiz Şağban’a, öğrenciler şiir yolculuklarının nasıl başladığını sordu.

ŞAĞBAN: HAYAT MALZEMEYİ SUNUYOR, BİZ İŞLİYORUZ
Cengiz Şağban, bu yolculuğun öykü ve roman gibi disiplin istediğini, ilhama inanmadığını, hayatın verdiği malzemeyi işlediklerini söyledi. Bazen bu işlemlerin geceler boyu sürdüğünü, aylar sonra tekrar şiirlerin gözden geçirildiğini, bazen bir kitabın bile bir şiirin kapısını araladığını ve okumanın yazmayı beslediğini anlattı.

TEVFİK: OKURA MUTLAKA AÇIK KAPI BIRAKILMALI
İhsan Tevfik, Dağlarca’nın "Şiir ilhama bırakılmayacak kadar ciddi bir iş” sözlerini hatırlattı ve katıldığını ifade etti. Tevfik, yazar ve şairlerin kullandıkları ve edebiyata taşıdıkları imgeye de değinerek, günümüzde sınırsız kullanılmasını eleştirdi. Yazarların duygu ve düşüncelerini yazılı eserlere taşıdığında okuyuculara mutlaka açık kapı bırakmak zorunda olduğunu söyledi.
Şair İhsan Tevfik, ilçemizden geçen yaklaşık 10-15 yazarın olduğunu ve yaşamlarını burada sürdürdüklerine rağmen Silivri’nin farkında olmadığı üzüntüsünü paylaştı.
Soru üzerine Ahmet Erhan’ın yaşamı dolu dolu kucaklayan bir yanının olmasını çok sevdiğini ve kendisine olan hayranlığını dile getirdi ve insani ilişkilerin geliştirilmesi, daha çok okumak ve yazmak gerektiğini söyleyerek sözlerini sonlandırdı.
Söyleşi kitapların imzalanmasıyla son buldu.

Renginar SALİ

YORUM YAP