Belediye Önünde İşçi Protestosu

Belediye Önünde İşçi Protestosu

11.04.2010 10:32:35

İşten çıkartılan 20’ye yakın işçi dün protesto amaçlı Silivri Belediyesi önüne siyah çelenk bıraktı. Silivri Belediyesi Eski Basın Danışmanı, Başkan şoförü, Beyaz Masa çalışanları ve Satın Alma Müdürü’nün aralarında bulunduğu eylemciler adına Reşat Kaya şu bildiriyi okudu:

“Türkiye Cumhuriyeti Kanun ve Anayasası Silivrili İdareciler tarafından tanınmamaktadır.

Zira: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 10. maddesi "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet. siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşinir" hükmünü içerir.

4857 sayılı İş Kanunumuzun 18. maddesi d bendi "Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükten, hamilelik, doğum, din, siyasi görüş ve benzeri nedenler iş akdinin feshi için geçerli neden oluşturmaz" hükmünü içerir.

Oysa: 29 Mart 2009 seçimleri neticesinde Silivri Belediyesi yönetimine geçen kadro, hukuk ve etik tanımaz bir şekilde işçi kıyımını sürdürmektedir. Aradan geçen bir yıl zarfında işine son verilen, çalışma şartlan değiştirilen ve istifaya zorlanan işçi sayısı 100'ün üzerindedir.

Silivri Belediyesi tarafından bu tarz yasadışı ve insanlık dışı eylemlere maruz kalan kişiler Silivrili hemşerilerdi. Ankara'da gösteri yapan Tekel İşçileri değil, Silivri Belediyesi’nin işçileridir. Silivri Belediyesi’ni hâlihazırda yöneten kişilerin komşu ve hemşerileridir. Tekel işçileri konusunda açıklamada bulunan Silivri Belediye Başkanının kendi idaresinde çalışan işçilerin halini görmemesinin", sesini duymamasının gerekçesi ne olabilir? Bu utancı taşıyabilen kişilerin onur ve kişilik kavramlarına ilişkin tanımları nedir? Bu çifte standarda son verilmesini istiyoruz. Silivri Belediyesi, gerek tek tek, gerek gruplar halinde iş sözleşmelerini feshettiği kişilerin tazminat haklarını, sosyal haklarını teslim etmekte bile fütursuzca davranmakta ve bu insanlara adeta düşman muamelesi yapmaktadır. Türk siyasi tarihinin hiç bir döneminde bir yerel yönetim, siyaseti bu derece halkına düşmanlık etme aracı olarak kullanmamış ve hemşeriler arasında siyasi görüş farklılığı nedeniyle ayrımcılık yapmamıştır. Bu ayrımcılık yüzünden Silivri halkı arasında oluşan nifak, Silivri Belediyesi idarecilerinin bir yıllık faaliyetlerini özetleyen bir durumdur. Silivri Belediyesi’nin şu anki idarecileri Türk siyasi tarihine bu tavırları ile kara bir leke olarak geçmişlerdir. Bu kara leke Silivrililerin hafızasından silinmeyecek, işine son verilen bunca insanın aile ve akrabaları Silivri Belediyesi idarecileri üzerinden ilencini eksik etmeyecek. Bu ilencin sandığa yansıyan sonuçları da bugünkü idarecileri memnun etmeyecektir.

Silivri Belediyesi tarafından işine son verilerek mağdur edilen çok sayıda işçi örgütlenerek Silivri'de politik ayrımcılığa ve işçi kıyımına son verilmesini haykırmaktadır. Bu kıyım durdurulmadıkça bu şehrin yerel yöneticileri bizim yöneticilerimiz değildir.”

Eylemciler “Seçim Meydanlarında partizanlığa son diyenler nerede?”, “Siyasi baskılara son verin”, “İşten çıkartılanların suçunu öğretmek istiyoruz”, “Başkan amca babamı tekrar işe geri al” yazılı dövizler taşırken, basın açıklamasının okunmasından sonra olaysız bir şekilde dağıldı.

Cemile KAYAR

YORUM YAP