Amaç Spor Olmalı, Siyasi Güdüm Olmamalı

Amaç Spor Olmalı, Siyasi Güdüm Olmamalı

14.07.2009 10:29:51

Yapılan kahvaltılı toplantıda önümüzdeki hafta gerçekleştirilecek olan İASKF seçimleri gündeme oturdu. Birbirinden değerli yöneticilerin ve idarecilerin buluştuğu kahvaltılı toplantıdan yapılacak olan İASKF olağan üstü genel kuruluna katılmama kararı çıktı. TASKK Başkanı Orhan Saka'nın da hazır bulunduğu toplantıda katılımcılara dağıtılan kitapçıkta yapılan usulsüzlükler belgeleriyle birlikte sunuldu. Kasımpaşa'daki toplantıya Silivri'den de katılımlar oldu. Kahvaltılı toplantının sonuç bildirgesinde ise; "Bilindiği gibi amatör spor, amatör ruhla yapıldığı sürece temiz ve başarılı olur. İstanbul Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (İASKF) son dönemde bu amatör ruhtan olabildiğince uzaklaşmış ve amatör sporun ilkeleriyle bağdaşmayacak şekilde bir iktidar hırsına sahne olmuştur.

SAHTE İMZALAR GÜNDEMDE

Şimdiki İASKF yönetiminin karşı karşıya kaldığı suçlamalar şunlardır: Sahteliği bilirkişi raporlarıyla saptanan delege imzalarıyla yeter çoğunluğu sağlamış gibi göstererek 14. Genel Kurulu yapmak. Yine bu sahte imzalar kullanılmak suretiyle sahte oy ihdas ederek yönetimi ele geçirmek. 14. kongredeki bu usulsüzlükler sebebiyle Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konferasyonundan (TASKK) ihraç edilmek. Türkiye Futbol Federasyonu tarafından İASKF'ne tanınan lisanslardan pay alma hakkını, yaptıkları usulsüzlükler sebebiyle güven yitirme suretiyle kaybederek, İASKF'nı maddi zarara uğratmak. Haklarında açılan ceza davalarında ve idari davalarda mahkemeleri yanıltma yoluna gitmek. İASKF bünyesinde ki bu usulsüzlükleri tespit ederek gerekli işlemleri başlatanlar hakkında çeşitli karalama kampanyalarına tevessül etmek ve kin ve düşmanlık beslemek. İASKF'nın kasasında Kongre'den önce bulunan 250.000 TL'yi bulan bütçenin nerelere hangi amaçla harcandığını kamuoyuyla paylaşmamak ve gelir getirici hiçbir faaliyette bulunmadıkları gibi; bütçeyi bir yıl içerisinde amatör spora faydalı olmayacak şekilde harcamak.

BİZ BİR AİLEYİZ

M. Sait Yücel başkanlığında bir önceki dönemden bu dönemki yönetime devam edenler şimdi son bir çabayla Olağanüstü Genel Kurul yapmaya ve kendi oylarıyla kendilerini aklamaya çalışmaktadırlar. Biz Bir Aileyiz Hareketi olarak kamu vicdanı ve yargı önünde aklanamayanların, şaibeli olağanüstü kongrede kendi kendilerini aklamalarına karşıyız!

Olağanüstü Genel Kurul'un şaibeli yöntemleri benimsediği gözlemlenen bir yönetime bırakılmayarak, kayyum denetiminde yapılmasını mahkemeler nezninde talep edegelmemize rağmen, mahkeme safahatı sonuçlanmadan yapılacak olan bu baskın şeklindeki Olağanüstü Genel Kurula katılmama kararı almamızın nedenlerini bu kitapçıkta açıklıyoruz.

14. Kongredeki usulsüzlükleri bizzat yaşamış kimseler olarak, kayyum denetimindeki yapılmayan bir Genel Kurul'a aynı usulsüzlüklerin tekrar yaşanacağı endişesiyle katılmayacağımızı şimdiden beyan ediyoruz. Bizler, gizli kalan her şeyin aşağıdaki sorunun cevaplarında olduğuna inanıyoruz: Kanunlar nezninde İASKF'nı 3 sene yönetme hakkını elde ettiğini iddia eden bu kişiler, yönetimi ele geçirmek için o kadar usulsüzlüğe başvurdukları hatta bu yönetimi kanunsuz şekilde ele geçirerek hapis cezasını ile göze aldıkları halde; neen hala 1. Yıllarında Olağanüstü Kongre'ye gitmek ihtiyacını hissetmektedirler?

AMAÇ SPOR OLMALI

Amatör Kulüplerimizin örgütlenerek ortak sorunlarının çözülebilmesi ve spor adına var olduklarını kabul ettirebilmeleri için, başta Sayın Kemal BEKTAŞ olmak üzere 1978 yılında İstanbul'da kurulmuş olan Amatör Spor Kulüpleri Federasyonumuz 2000 yılına kadar kısıtlı imkânlarla çalışmalarını sürdürmüş yönetici ve sporcularımıza futbol müsabakaları için serbest giriş kartları ile başlayan katkıları Türkiye genelinde de örgütlenerek federasyonların genel kurallarında temsil edilme ve yönetim kurullarında temsilci bulundurma amaçlarını sürdürmüşlerdir. Hedeflerini daima en üst düzeye çıkartmayı planlayan Konfederasyon Başkanı Sn. Orhan SAKA ve zamanın yönetim kurulu üyeleri hiçbir menfaat gözetmeden iyi niyetli çalışmaları ile sosyal faaliyet içerisinde bulunup, İstinye'de Amatör Spor Kulüplerimizin her türlü ihtiyaçlarını karşılayabilecek amatörler evini gelecekteki yöneticilere miras olarak bırakmışlardır. Bu amaç ile İ.A.S.K.F. Genel Başkanlığına 2001 yılında getirilen Sn. M. Sait YÜCEL ve yönetiminde bulunan bazı arkadaşları 11 Haziran 2008 tarihinde çoğunluk vardır diye yapılan Olağan Genel Kurulda 7 yıllık faaliyetlerine dönük amatör kulüplerimize hiçbir hizmeti sunamadan çalışmalar.

SİYASİ GÜDÜM OLMAMALI

Siyasi bir parti örgütünü Genel Kurula Taşıyarak delegelerin yerlerine imza attırmaları,

Üye kulüplerimizin bildirmedikleri kişileri, kendileri isim belirleyerek delege diye yazıp, yerlerine imza atmaları. Bazılarından şikâyette bulunacakları endişesi ile tutanaklarında belirlenmiş olan sehven imzalatılmıştır diye 24 imzaları iptal ettirmeleri. Bazı yöneticilerin getirmiş olduğu bilinmeyen kişilere kimlik sorulmadan üzerinde sadece delege nosu yazılı adı ve soyadı belirtilmeyen delege kartı vermeleri. Genel Kurulda çoğunluk yoktur diye önerge verilmesine rağmen yoklama yaptırmamaları genel kurulu mahkemeye taşımıştır. Toplanan deliller neticesi birçok sorumlu delegemizin avukatlara vekâlet vererek imzalarının kendilerine ait olmadıkları görülmüş olup, genel kurul faaliyet raporundan da anlaşıldığı gibi en az 200 ün üzerinde sahte imzalara rağmen ekseriyeti 10 kişi ile tamamladıkları görüldüğünden, kliminer araştırmanın kişi başı 1000 YTL sı olmasından dolayı fazlaca ödeme yapmamamız için gerekli görülen 16  arkadaşımın imza tetkikine 16.000 YTL sı ödenerek yapılan laboratuar incelemesi ile imzaların sahte olduğu meydana çıkmış ve raporlar mahkemeye sunulmuştur.

KONFEDERASYON BİLE TANIMIYOR

Bu hususta şunu ispat etmektedir, Haziran cetvelinden 16 imzanın da düşürülmesi ile genel kurulda çoğunluğun olmadığı hukukende anlaşılacaktır. Federasyonumuz ayrıca Konfederasyona karşı sorumlu olduğundan haksızlığa tahammül edemeyen Amatör kulüplerimizin başkan ve yöneticileri TASKK'na vermiş oldukları dilekçeler ile genel kurulda yapılan hak hırsızlığına karşı şikâyette bulunmuşlardır. Konfederasyonca dikkate alınan dilekçeler yönetim kurulunca kabul edilmiş ve kurulan komisyona tam yetki verilerek konunun incelenmesi ve tarafların iddiaları dinlenerek savunmaların alınmasına karar verilmiştir. Komisyona sunulan deliller ve iddialara karşı İstanbul Federasyon Yönetim Kurulu savunma yapmamış daha kötüsü samimiyetsiz bir anlayış sergileyerek mahkemeye savunma yapmayacaklarını bu nedenle Türkiye'de bizleri temsil eden Konfederasyon Yönetim Kurulunun oy birliği ile oluşturduğu komisyona cevap vermeyeceklerini beyan etmişlerdir. Bu duruma karşılık elde edilen somut deliller karşısında komisyon raporunu inceleyen Konfederasyon Yönetim Kurulu İstanbul Federasyonunu disiplin kuruluna sevk etmiştir.

YAPILANLAR ÜZÜNTÜ YARATTI

Türkiye genelinde önemli bir konumda olan İstanbul Amatör Federasyonu Konfederasyon Genel Başkanlarını da kendi önerileri ile seçtirme gücünü elinde bulundururken bu defa yalnızca koltuk sevdası uğruna yapmış oldukları sahtekarlıklar ve kabul edilemez çirkin oyunlarla Federasyon yönetimi olarak itibar ve kredisini kaybedip, disiplin kuruluna verilmeleri amatörlüğün tarlasından yetişmiş ülke çapında her kesimden itibar gören amatör sporun duayeni Konfederasyonumuzun Genel Başkanı Sn. Orhan SAKA'yı da derinden üzüntüye sevk etmiş olduğunu öğrenmiş bulunmaktayız. Disiplin kurulu dosyaları ve belgeleri incelemiş savunma istemiştir. Konfederasyon Disiplin Kuruluna da savunma vermeyen ve dikkate almayan İ.A.S.K.F. yi komisyon raporu ve deliller ışığında Türkiye Amatör Spor Kulübü Konfederasyonu Disiplin Kurulu 13.09.2008 tarih 3 nolu kararı ile tüzüğün 3/a,e6 ve 8. maddeleri gereği ve tüzüğün 79/e maddesine göre İstanbul Amatör Spor Kulüpleri Federasyonunu suçlu bulup, Konfederasyon üyeliğinden çıkarılması ile cezalandırılmışlardır.

Bütün bu suçluluk duyguları içerisinde bugüne kadar amatör kulüplerimizi hiçbir konuda dikkate almayan federasyonumuz bu genel kuruldan sonra ne hikmetse kulüplerimize şirin gözükmek ve onların gerçekleri görmemeleri maksadı ile iftar yemekleri vermeleri ve de bu minvalde hizmet verdiklerini çevrelerine anlatarak vicdanlarını rahatlatmaktadırlar.

Bizlerde kulüplerimize hizmet adına yapılan her şeye daima olumlu bakarak kim olursa olsun, kimden gelirse gelsin teşekkür etmeyi vazife bildik.

İYİ NİYET İSTİSMAR EDİLDİ

Ancak; 7 yıldır görevde bulunan Sn. Federasyon Başkanı bugüne kadar kulüplerimize kalıcı katkı sunabilecek hiçbir projeyi sunmadan kulüplerimizden her yıl transfer dönemlerinde kişi başı almış oldukları 100 YTL dan ortalama 300.000 ile 400.000 YTL sı gelir ile (faiz gelirleri hariç) amatör kulüpler adına hiçbir yatırımı düşünmeyip, kendilerine sunulan önerileri de borçlanma korkusu veya fikir başkasından gelmiştir endişesi ile kabul etmemiştir. Yönetimde bulunan sağ duyulu bazı arkadaşlarımızın bu olumsuzluğa tepki göstermelerinden dolayı farklı düşünce içerisine giren Sn. Başkan ve yakın arkadaşları bütün bu olayların kongrede somut ve de detaylı bir şekilde anlatılabileceğini bildiklerinden spor ile bağdaşmayan siyaseti ön plana çıkartıp, mensubu bulundukları siyasi partiyi de kullanarak kendilerini gizlemiş, kulüplerimizin de iyi niyetini istismar etmişlerdir.

ŞİMDİ KENDİLERİNE SORUYORUZ;

Madem karşınızda açıkça beyan ettiğiniz gibi hukuken başka bir aday yok ise, neden sahte imzalar ile hazirunu doldurup buna rağmen çoğunluk olmadığı halde genel kurulu ikinci toplantıya bırakmadan ilk toplantıyı baskın bir anlayışla yaptığınızı ilan ettiniz?

Haziran listelerini yönetimle ilgisi olmayan kişilere teslim ederek ne yapmak istediniz, bu gençler kimdi, federasyonumuzla ne ilgisi vardı? Genel Kurul salonuna en az 50 kişiden fazla tek tip giyinmiş siyah gözlüklü hiçbirimizin tanımadığı gençlere veya mensubu bulunduğu şirketine ne kadar ücret ödeyerek, kimleri korumak için tuttunuz? En önemlisi her şeyiniz yasal ise mahkeme hakimliğinin ve savcılığın istemiş olduğu genel kurul evraklarını süresi içerisinde niçin vermediniz? Buna mukabil çilingir marifetiyle federasyonun  genel sekreterlik ve yönetim odalarını açtırmak size ne kazandırdı? Yaptıklarınızdan duyduğunuz pişmanlıktan mı bugüne kadar yapmayı hiç düşünmediğiniz kulüplerimize sosyal ve ekonomik yardım adı altında katkı yapmayı planlıyorsunuz, yoksa mağduru oynayıp, kulüplerimize kendinizi mi acındırmayı düşünüyorsunuz? Yukarıda sıraladığımız bütün bu olumsuzluklar içerisinde ne kadar inandırıcı olabilirler bilemiyoruz. İnancımız ve dileğimiz ne yaparlarsa yapsınlar genel kurulumuzu yasal olmayan çirkin oyunlarından dolayı zor duruma sokarak Federasyonumuzu Konfederasyondan ihraç ettiren ve çalıştırılamaz hale getirip, zaman kaybettiren bu yönetim kurulunu önce Amatör Spor Kulüp ve temsilcilerimizin düşüncelerine sevk edip, iddialarımızı araştırmalarını, soruşturarak tafrasız bir anlayış ile muhakeme etmelerini ve bu gerçekler neticesi Federasyonumuzun Başkan ve Yöneticileri hakkında kararlarını vermelerini temenni ediyoruz. Ayrıca Yüce Türk Adaletine intikal etmiş davalarla ilgili bilgileri kamuoyunda paylaşacağız. Sporun etik değerlerini düşünen tüm değerli spor yöneticilerinin vicdanlarında bu kararları vereceklerine inanıyoruz" şeklinde oldu.

Engin AKIN

YORUM YAP