19 Mayıs Güven, Sevinç, Hareket Günüdür

19 Mayıs Güven, Sevinç, Hareket Günüdür

19.05.2010 10:32:43



“19 Mayıs yeni Türkiye’nin ve Atatürk’ün doğum günüdür” diyen Adnan Güneysu, açıklamasında bayramı şöyle anlattı:

 

TARİHSEL BOYUTU

“1. Dünya Savaşı sonunda müttefikimiz olan devletlerin yenilenmesi üzerine Osmanlı devleti de yenilenmiş sayıldı. Yapılan Mondros Mütarekesi ile ülkemiz adeta paylaşılıyordu. İngiliz, Fransız ve İtalyanlar İstanbul’u işgal ettiler. Çanakkale ve İstanbul boğazları düşman donanmalarına açıldı. Fransızlar, Hatay, Gaziantep, Şanlıurfa, Kahramanmaraş ve Adana’yı işgal ettiler.

İngilizler Mersin’e, İtalyanlar Antalya ve Konya’ya bu arada Yunanlılar 15 Mayıs 1919 da İzmir’e asker çıkardı.

Bu üzücü ve kabullenilmesi mümkün olmayan durum karşısında Kurtuluş Savaşı’nı başlatmak isteyen Mustafa Kemal Atatürk, 16 Mayıs 1919 akşamı 18 arkadaşı ile büyük bir sorumluluk ve görev aşkıyla Bandırma vapuruna binerek Karadeniz’e açıldı.

Bandırma vapurunun çok eski olduğunu ve yola dayanamayacağını söyleyenlere, Atatürk, “İstanbul’da kalıp düşmana esir olacağıma, Karadeniz’de boğulurum daha iyi” cevabını verdi.

Meşalesini burada yakmış oldu. Bu meşale yurdun her yerini hatta dünyayı bir güneş gibi aydınlattı. Gerçek anlamda bir deha olan Atatürk’ümüz, dünyaya örnek olarak genç devletimizin kuruluşunu dantel dantel oluşturmaya başladı. Bu oluşum halen diğer ülkeler ve bağımsızlık mücadelesi veren uluslar tarafından örnek alınmakta.

Yoktan yarattığı ülkemiz, onun ilke ve eserleriyle sonsuza dek gelişerek yolunda devam edecektir.

 

GENÇLİK VE SPOR BOYUTU

Atatürk Türk Gençliğine çok güveniyordu. Genç Türkiye’nin kalkınıp yükselmesini gençlerin sağlayacağına inanıyordu.

“Milletin bağrında temiz bir nesil yetişiyor. Bu eseri onlara bırakacağım, gözüm arkada kalmayacak” diyebilecek kadar büyük ve temiz bir güven.

Spor gençliğin kuvvet kaynağıdır, ulusumuzun geleceğinde önemli yer tutacak; düşüncesinde Atatürk, gelişen zaman içinde spor yasalarını oluşturmaya başladı.

Atatürk, dünyada ilk defa beden eğitimini (sporu) zorunlu kılan devlet adamıydı. Söylem ve kağıt üzerinde kalmayan icraatlarıyla, stadyumlar ve spor tesisleri yaptırdı. Döneminde Türkiye’de spor önem ve değer kazandı.

Türkiye’nin ilk çok amaçlı spor örgütü “TİCİ” (Türkiye İdman Cemiyeti İttifakı) 1922’de İstanbul’da kuruldu. Cumhuriyet ilkelerine bağlı olarak kurulan bu ilk spor cemiyetinin yöneticileri seçimle belirlenmekte, bu yöneticilerde seçimle her federasyonun (atletizm, futbol, güreş) yöneticilerini seçmekteydi.

İlk idman cemiyetlerinin başkanlığına Ali Sami Yen, as başkanlıklara Burhan Felek ve Ali Seyfi getirildi. Bu kişiler ki o zamanın kısıtlı ve çok zor şartlarında ulusumuza ve gençlerimize büyük katkılar sağlamış, anahtar kişiler olarak spor ufkumuzu açtılar. Halen de değişik illerdeki spor tesislerinde isimleri yaşamakta.

Büyük önder; “Esas olan, her yaştaki Türkler için beden terbiyesini sağlamaktadır” diyerek sporda hedefin halkın sağlığı ve toplum sporu olduğuna işaret etti.

Bugün gençlik açısından içinde bulunduğumuz sorunların birçoğu spora bakışımızdan kaynaklanmakta. Ulusumuz için, geleceğimiz için böyle önemli konularda bile hala günlük düşünüyor, günlük hareket ediyoruz. Kalıcı, uzun vadeli ve gelişimci ulusal spor programımız yok.

Anaokulu, ilköğretim ve ortaöğretimde okuyan çocuklarımıza, gençlerimize yetişme çağlarında sporu sevdirebilirsek, spor terbiyesini verirsek tüm hayatları boyunca yasal olmayan hiçbir şeye tenezzül etmez ve hayat, beden terbiyesini almış olurlar. Yüzyıllar sonra biz öğrendik ki “Spor bir lüks değil bir gereksinimdir”. Çağımız dünyasında bu gereksinim daha da çok artmakta. Teknolojinin getirdiği olanaklar insanoğlunu hareketsizliğe itmekte. Sağlıksız bireyler olmamıza yol açmakta. Çocuklarımız heyecanı televizyon ve bilgisayar ekranlarında aramakta, gerçek yaşamdan uzaklaşmakta, yabancılaşmaktadır, psikolojik baskılar altında kalarak mutsuz bireyler olmakta.

Sonuç olarak; gençlik bir ilkenin geleceği ise, ki öyledir, onları iyi ve mükemmel yetişmeliyiz. Bedenen ve ruhen iyi eğitilmiş bireyler 21. yüzyılda ülkemizin başta sosyal ve kültürel olmak üzere her alanda rekabet gücünü arttıracak. Bu nedenle beden eğitimi ve spor sektörünü gelecek asrın gereksinimlerine yanıt verecek şekilde yeniden yapılandırılmasının gerekliliğine inanıyorum. Büyük bir genç nüfusa sahip olan ülkemizde eğitimin önemi ön plana çıkmakta. Eğitim çağdaş olması gereken ve yararları uzun dönemde görülen bir hizmet, gerekli bir yatırımdır. Beden eğitimi ve spor da eğitimin önemli öğelerinden biridir.

Ayrıca sosyal barışın sağlanmasında, günümüzde en fazla gereksinim duyulan uzlaşmacı yaklaşımların benimsenmesinde sporun olumlu katkılarının olacağı da bilimsel bir gerçek. Bu gün ülkemizde spor açısından verilere bakıldığında tesis, sporcu sayısı ve spor bilinci ölçülerinde gelişmiş ülkelerin gerisinde kalındığını ifade etmek gerekir.

Türk Gençliği olarak; sporun verdiği öz güven ve güçle; uzlaşmacı, barışçıl, sevecen duygularla Atatürk’ün açtığı yolda, gösterdiği hedefe ulaşmaya kararlıyız.”

  • ETİKETLER
PAYLAŞ
« Önceki
Sonraki » Metin Karakaştan 19 Mayıs Mesajı

YORUM YAP