CHP İlçe Örgütü, Selami Değirmenci Başkanlığı’nda, Silivri
Belediye Başkanı Özcan Işıklar ve sivil toplum örgütlerinin de katımıyla Uğur
Mumcu’yu andı. Hava şartlarının kötü olması dolayısıyla anma töreni CHP İlçe
Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Silivri Şubesi, Alevi
Kültür Dernekleri Silivri Şubesi, Eğitim-İş Silivri Temsilciliği, İnşaat
Mühendisleri Silivri Temsilciliği, ÖDP Silivri İlçe Başkanlığı, İSMMMO Silivri
Temsilciliği, Harita Mühendisleri Silivri Temsilciliği etkinliğe destek verdi.
DEĞİRMENCİ: MUMCU ÇIKARA DAYALI GAZETECİLİĞİ
REDDETMİŞ, MESLEĞİNİ HALKIN VE İNSANLIĞIN ORTAK DEĞERLERİ UĞRUNA KULLANMIŞTIR
Katılımcılara teşekkür ederek konuşmasına başlayan CHP
İlçe Başkanı Selami Değirmenci, şu açıklamalarda bulundu: “Bundan 17 yıl önce
24 Ocak 1993 sabahı haince katledilen, Demokrasinin ve Laik Cumhuriyetin yılmaz
savunucusu Türk basınında araştırmacı gazeteciliğinin önderi, sembol olmuş
ismi, Uğur Mumcu' yu bir kez daha saygıyla anıyoruz.
O, bundan 20-25 yıl önce ülkemizin bugün içine düştüğü
durumu, Mafya-Siyaset-Ticaret ilişkisini, dinci akımların, terörün, yolsuzlukların,
karmaşık ilişkilerin ülkeyi ne hale getireceğini halkının gözleri önüne
sermişti.
O, dürüstlüğü, ilkeleri, Atatürkçü, Cumhuriyetçi ve
Devrimci kişiliği ile hep halkını aydınlatmaya çalışmış, toplumda değişen güç
dengeleri karşısında ilkelerinden asla taviz vermemiş, günümüzde maalesef çok
olağan olan günün şartlarına uyan, çıkara dayalı gazeteciliği reddetmiş,
mesleğini halkın ve insanlığın ortak değerleri uğruna kullanmış, güç
odaklarının, sömürünün yeni emperyalizmin karşısında dimdik durmayı başarmış,
hatta bilebile hayatını feda etmiştir.
O, olayların sadece görünen yüzüyle değil, hiçbir
önyargıya kapılmadan, görünenin arkasındaki gerçekleri araştıran, bulan,
kanıtlarıyla ortaya koyan gerçek bir araştırmacı gazeteciydi.
Ne yazık ki, ölümünden bu yana bunca yıl geçmesine
rağmen katillerinin bulunması konusunda yetkililerin duyarsız kalmaları, hatta
zaman zaman Hrant Dink cinayetinde de çok net gördüğümüz gibi cinayet
kanıtlarını yok etmeye çalışmaları toplum vicdanını yaralamaktadır.
Sadece o değil, onun gibi demokratik, laik,
cumhuriyetten, bağımsızlıktan, özgürlükten, çağdaşlaşmadan yana ödünsüz tavır
koyan Abdi İpekçi, Muhammer Aksoy, Bahriye Üçok, Ahmet Taner Kışlalı gibi
aydınlarımız da gerçek katillerinin bulunmaması son derece düşündürücüdür.
Bu duygularla ülkemizi yönetenlerin bir an önce
aydınlarımızın katillerini bulamama ayıbından kurtulmalarını dilerken, bir kez
daha Uğur Mumcu'yu özlemle ve saygıyla anıyoruz.”
ÇEŞMECİOĞLU: BİZLER DE UĞUR MUMCU GİBİYİZ
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Silivri Şube Başkanı
Mübeccel Çeşmecioğlu yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Uğur Mumcu için hep
bir şeyler söyledik, söylemeye devam ediyoruz. Uğur Mumcu, bitmeyen bir inançla
yazdı. Ölümünün üzerinden 17 yıl geçmesine rağmen biz de hala bitmeyen bir inançla
diyoruz ki o, karanlık Pazar sabahından bu yana onu anmaktan başka bir şey
yapamıyoruz. 17 Yıldır anıyoruz ama sonuçta hiçbir yere varamadık. Bizler de
onun gibi Atatürkçüyüz, insan hakları savunucusuyuz, Cumhuriyetçiyiz,
Özgürlükçüyüz, törenin karşısındayız, yobazların, vurguncuların, çıkarcıların
düşmanıyız. Huzur içinde yatsın.
“BALBAY’IN EN KISA ZAMANDA ÖZGÜRLÜĞÜNE KAVUŞMASINI
İSTİYORUM”
Şu anda cezaevinde suçsuz yatan birkaç isimden biri
olan, şu an Cumhuriyet Gazetesi’nde Uğur Mumcu’nun yerinde yazan Mustafa
Balbay’a seslenmek istiyorum: “En kısa zamanda özgürlüğüne kavuşmasını
istiyorum. Biz vatandaş olarak ona hiçbir şey yapamadık.”
KÖROĞLU: İSTERİM Kİ ACILAR DEĞİL SEVİNÇLER BİZİ BİR
ARAYA GETİRSİN
Alevi Kültür Dernekleri Silivri Şube Başkanı Tamam
Köroğlu söz alarak şu konuşmayı yaptı: “Acılar bizi hep bir araya getiriyor.
İsterim ki sevinçler bir araya getirsin.
UĞUR MUMCU KİMDİ?
Uğur Mumcu, halkını aydınlatan bir gazeteciydi.
Kalemine ışık tutan, kalemini satmayan, onurlu bir gazeteciydi. Yolsuzluklara,
terörü, faili meçhulleri ortaya çıkarmak için araştırmalar yapan, hayali
ihracatların dosyalarını gündeme taşıyan, darbeleri sorgulayan, ilkeli ve
gerçekleri korkusuz yaşayan bir gazeteciydi. Uğur Mumcu, bir vatanseverdi. Cumhuriyetçiydi,
Atatürk ve ilkelerine bağlıydı. Emperyalizme karşıydı. Atatürkçülüğü savunurken
vuruldu.”
IŞIKLAR: UĞUR MUMCU KALICI DEĞERLERİ BU GÜNE TAŞIDI VE
KALICI BİR İZ YARATTI
Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar söz alarak şu
konuşmayı yaptı: “1980 tarihinde yapılan bir askeri harekatla, darbeyle
Türkiye’nin belli bir projeye önü açıldı. Türkiye, 1960 Anayasasıyla bu günkü
durumda bile o anayasayı aratacak anayasayı bir deli gömleği giydirildi. Yüzde
93 oyla halkın onayından geçti. Ama maalesef o proje o zaman başladı.
Türkiye’yi bir yeşil kuşak projesiyle Bulgaristan’a kadar olan süreçte
Avrupa’dan dünyanın aydınlık yüzünden koparma projesiydi. 1980 yılında başlayan
bu proje İslamlaştırma, ayrıştırma, atomize bir toplum yapısı haline getirerek
parçalayarak, yönetecek açık hale getirmekti. 1980 yılında soğuk savaş dönemi
vardı. Türkiye’nin bütün yapısı, askeri, devlet organizasyonu, Emniyeti bütün
güçleri soğuk savaş durumuna göre şekillendi. Terörü ülkemizde kim kurdu?
Kimler yeşertti bunları? Devletin bütün kademelerinde nasıl yer aldı? Devlet
içinde devlet organizasyonu kuran Amerikan Emperiyalizmi, şimdi bunu tasfiye
etmeye çalışıyor. Çünkü soğuk savaş dönemi bitti, şimdi başka bir yapı kurma
peşinde.
1993 yılına gelene kadar Uğur Mumcu’nun bu yeşil kuşak
projesini yıllarca ısrarla mafyasıyla, devlet ilişkileriyle, Amerika ve diğer
ülkelerle uzantısıyla ortaya koyması ve sonuca yaklaştığı anda öldürüldü.
Öldürüldüğü tarih de çok önemli. Ayrıştırma dediğimiz bu gün Kürt açılımı adı
altında etnik kökene bölerek atomize bir toplum yapısını parçalayarak, bölerek bu
hale getirmek ve bir anlamda da Balkanize etmek, Balkanlar’da yaşanan acı bir
tecrübeyi Türkiye’ye sokmak ve bölme amacının o zamanlar daha farkına vardı.
Gençliğimiz Uğur Mumcu’nun yazılarıyla geçti. O, anlamda aydınlanmamızın,
bunların farkına varmamızın, onun yazılarıyla açığa çıktı. Köşesinde bunlarla
büyük bir mücadele verdi. Hayatını bir bombayla alıverdiler.
Yeşil kuşak projesi, Türkiye’yi İslamlaştırma’dır.
Kimse İslam’a karşı değil. İslam dini ile Arap kültürü ayrı şeyler. Biz
Türk’üz, Mustafa Kemal’in 1923’te büyük mücadeleyle kurduğu genç bir
Cumhuriyet’in çocuklarıyız. Arap kültürüyle yetişmedik. Arap kültürü bu ülkede
terörle iliklerine yerleştirilmeye çalışılıyor. 1980 sonrası insanları İslam
anlayışı içerisinde uyutarak, bir anlamda karnının doyurup, kafasını boşaltan
bir mantıkla ilerlemeye çalışıyorlar. Boş kafayı çekince, vücut da gelir.
Bu sonucu yeşik kuşak projesi ile beraber getiren
İslamlaştırma, bölme, ayrıştırma projesinin hatta başında Ortadoğu Projesi’nin
eşbaşkanı olan bir yönetimle beraber gidiyoruz. Uğur Mumcu’nun cenazesine bir
milyon insan gitmişti. 80 milyonluk bir toplumda bu sayıyı çok daha
fazlalaştırmak zorundayız. Bu planı açık ve net bir şekilde krizlerle, terörle,
ayrıştırmalarla etnik kökene bölerek dağıtmayla tekrar gündemimize
getirecekler. Türkiye ne zaman güçlense başına böyle krizler geliyor.
Güçlenerek, toplumun bütün parçalarıyla gündemi değiştirmek hepimizin elinde.
Yakın gelecekte böyle bir fırsatla karşı karşıyayız. Bilmek acıyı arttırır
derler. Bu sorunu eğitimle çözeceğiz. Açlıkla terbiye edilip, kafası boşaltılıp
sandığa giden bir paket erzakla alınan oy sonuçlarını ancak bilgiyle, eğitimle
beraber yapacağız.
Uğur Mumcu kalıcı değerleri bu güne taşıdığı ve kalıcı
bir iz yarattığı için kendisini şükranla anıyorum. Ruhu şad olsun.”
Renginar M.SALİ






