Silivri, Uğur Mumcuyu Unutmadı

Silivri, Uğur Mumcuyu Unutmadı

26.01.2010 11:32:11


 


 

CHP İlçe Örgütü, Selami Değirmenci Başkanlığı’nda, Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar ve sivil toplum örgütlerinin de katımıyla Uğur Mumcu’yu andı. Hava şartlarının kötü olması dolayısıyla anma töreni CHP İlçe Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Silivri Şubesi, Alevi Kültür Dernekleri Silivri Şubesi, Eğitim-İş Silivri Temsilciliği, İnşaat Mühendisleri Silivri Temsilciliği, ÖDP Silivri İlçe Başkanlığı, İSMMMO Silivri Temsilciliği, Harita Mühendisleri Silivri Temsilciliği etkinliğe destek verdi.

 

DEĞİRMENCİ: MUMCU ÇIKARA DAYALI GAZETECİLİĞİ REDDETMİŞ, MESLEĞİNİ HALKIN VE İNSANLIĞIN ORTAK DEĞERLERİ UĞRUNA KULLANMIŞTIR

Katılımcılara teşekkür ederek konuşmasına başlayan CHP İlçe Başkanı Selami Değirmenci, şu açıklamalarda bulundu: “Bundan 17 yıl önce 24 Ocak 1993 sabahı haince katledilen, Demokrasinin ve Laik Cumhuriyetin yılmaz savunucusu Türk basınında araştırmacı gazeteciliğinin önderi, sembol olmuş ismi, Uğur Mumcu' yu bir kez daha saygıyla anıyoruz.

O, bundan 20-25 yıl önce ülkemizin bugün içine düştüğü durumu, Mafya-Siyaset-Ticaret ilişkisini, dinci akımların, terörün, yolsuzlukların, karmaşık ilişkilerin ülkeyi ne hale getireceğini halkının gözleri önüne sermişti.

O, dürüstlüğü, ilkeleri, Atatürkçü, Cumhuriyetçi ve Devrimci kişiliği ile hep halkını aydınlatmaya çalışmış, toplumda değişen güç dengeleri karşısında ilkelerinden asla taviz vermemiş, günümüzde maalesef çok olağan olan günün şartlarına uyan, çıkara dayalı gazeteciliği reddetmiş, mesleğini halkın ve insanlığın ortak değerleri uğruna kullanmış, güç odaklarının, sömürünün yeni emperyalizmin karşısında dimdik durmayı başarmış, hatta bilebile hayatını feda etmiştir.

O, olayların sadece görünen yüzüyle değil, hiçbir önyargıya kapılmadan, görünenin arkasındaki gerçekleri araştıran, bulan, kanıtlarıyla ortaya koyan gerçek bir araştırmacı gazeteciydi.

Ne yazık ki, ölümünden bu yana bunca yıl geçmesine rağmen katillerinin bulunması konusunda yetkililerin duyarsız kalmaları, hatta zaman zaman Hrant Dink cinayetinde de çok net gördüğümüz gibi cinayet kanıtlarını yok etmeye çalışmaları toplum vicdanını yaralamaktadır.

Sadece o değil, onun gibi demokratik, laik, cumhuriyetten, bağımsızlıktan, özgürlükten, çağdaşlaşmadan yana ödünsüz tavır koyan Abdi İpekçi, Muhammer Aksoy, Bahriye Üçok, Ahmet Taner Kışlalı gibi aydınlarımız da gerçek katillerinin bulunmaması son derece düşündürücüdür.

Bu duygularla ülkemizi yönetenlerin bir an önce aydınlarımızın katillerini bulamama ayıbından kurtulmalarını dilerken, bir kez daha Uğur Mumcu'yu özlemle ve saygıyla anıyoruz.”

ÇEŞMECİOĞLU: BİZLER DE UĞUR MUMCU GİBİYİZ

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Silivri Şube Başkanı Mübeccel Çeşmecioğlu yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Uğur Mumcu için hep bir şeyler söyledik, söylemeye devam ediyoruz. Uğur Mumcu, bitmeyen bir inançla yazdı. Ölümünün üzerinden 17 yıl geçmesine rağmen biz de hala bitmeyen bir inançla diyoruz ki o, karanlık Pazar sabahından bu yana onu anmaktan başka bir şey yapamıyoruz. 17 Yıldır anıyoruz ama sonuçta hiçbir yere varamadık. Bizler de onun gibi Atatürkçüyüz, insan hakları savunucusuyuz, Cumhuriyetçiyiz, Özgürlükçüyüz, törenin karşısındayız, yobazların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyız. Huzur içinde yatsın.

“BALBAY’IN EN KISA ZAMANDA ÖZGÜRLÜĞÜNE KAVUŞMASINI İSTİYORUM”

Şu anda cezaevinde suçsuz yatan birkaç isimden biri olan, şu an Cumhuriyet Gazetesi’nde Uğur Mumcu’nun yerinde yazan Mustafa Balbay’a seslenmek istiyorum: “En kısa zamanda özgürlüğüne kavuşmasını istiyorum. Biz vatandaş olarak ona hiçbir şey yapamadık.”

KÖROĞLU: İSTERİM Kİ ACILAR DEĞİL SEVİNÇLER BİZİ BİR ARAYA GETİRSİN

Alevi Kültür Dernekleri Silivri Şube Başkanı Tamam Köroğlu söz alarak şu konuşmayı yaptı: “Acılar bizi hep bir araya getiriyor. İsterim ki sevinçler bir araya getirsin.

UĞUR MUMCU KİMDİ?

Uğur Mumcu, halkını aydınlatan bir gazeteciydi. Kalemine ışık tutan, kalemini satmayan, onurlu bir gazeteciydi. Yolsuzluklara, terörü, faili meçhulleri ortaya çıkarmak için araştırmalar yapan, hayali ihracatların dosyalarını gündeme taşıyan, darbeleri sorgulayan, ilkeli ve gerçekleri korkusuz yaşayan bir gazeteciydi. Uğur Mumcu, bir vatanseverdi. Cumhuriyetçiydi, Atatürk ve ilkelerine bağlıydı. Emperyalizme karşıydı. Atatürkçülüğü savunurken vuruldu.”

IŞIKLAR: UĞUR MUMCU KALICI DEĞERLERİ BU GÜNE TAŞIDI VE KALICI BİR İZ YARATTI

Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar söz alarak şu konuşmayı yaptı: “1980 tarihinde yapılan bir askeri harekatla, darbeyle Türkiye’nin belli bir projeye önü açıldı. Türkiye, 1960 Anayasasıyla bu günkü durumda bile o anayasayı aratacak anayasayı bir deli gömleği giydirildi. Yüzde 93 oyla halkın onayından geçti. Ama maalesef o proje o zaman başladı. Türkiye’yi bir yeşil kuşak projesiyle Bulgaristan’a kadar olan süreçte Avrupa’dan dünyanın aydınlık yüzünden koparma projesiydi. 1980 yılında başlayan bu proje İslamlaştırma, ayrıştırma, atomize bir toplum yapısı haline getirerek parçalayarak, yönetecek açık hale getirmekti. 1980 yılında soğuk savaş dönemi vardı. Türkiye’nin bütün yapısı, askeri, devlet organizasyonu, Emniyeti bütün güçleri soğuk savaş durumuna göre şekillendi. Terörü ülkemizde kim kurdu? Kimler yeşertti bunları? Devletin bütün kademelerinde nasıl yer aldı? Devlet içinde devlet organizasyonu kuran Amerikan Emperiyalizmi, şimdi bunu tasfiye etmeye çalışıyor. Çünkü soğuk savaş dönemi bitti, şimdi başka bir yapı kurma peşinde.

1993 yılına gelene kadar Uğur Mumcu’nun bu yeşil kuşak projesini yıllarca ısrarla mafyasıyla, devlet ilişkileriyle, Amerika ve diğer ülkelerle uzantısıyla ortaya koyması ve sonuca yaklaştığı anda öldürüldü. Öldürüldüğü tarih de çok önemli. Ayrıştırma dediğimiz bu gün Kürt açılımı adı altında etnik kökene bölerek atomize bir toplum yapısını parçalayarak, bölerek bu hale getirmek ve bir anlamda da Balkanize etmek, Balkanlar’da yaşanan acı bir tecrübeyi Türkiye’ye sokmak ve bölme amacının o zamanlar daha farkına vardı. Gençliğimiz Uğur Mumcu’nun yazılarıyla geçti. O, anlamda aydınlanmamızın, bunların farkına varmamızın, onun yazılarıyla açığa çıktı. Köşesinde bunlarla büyük bir mücadele verdi. Hayatını bir bombayla alıverdiler.

Yeşil kuşak projesi, Türkiye’yi İslamlaştırma’dır. Kimse İslam’a karşı değil. İslam dini ile Arap kültürü ayrı şeyler. Biz Türk’üz, Mustafa Kemal’in 1923’te büyük mücadeleyle kurduğu genç bir Cumhuriyet’in çocuklarıyız. Arap kültürüyle yetişmedik. Arap kültürü bu ülkede terörle iliklerine yerleştirilmeye çalışılıyor. 1980 sonrası insanları İslam anlayışı içerisinde uyutarak, bir anlamda karnının doyurup, kafasını boşaltan bir mantıkla ilerlemeye çalışıyorlar. Boş kafayı çekince, vücut da gelir.

Bu sonucu yeşik kuşak projesi ile beraber getiren İslamlaştırma, bölme, ayrıştırma projesinin hatta başında Ortadoğu Projesi’nin eşbaşkanı olan bir yönetimle beraber gidiyoruz. Uğur Mumcu’nun cenazesine bir milyon insan gitmişti. 80 milyonluk bir toplumda bu sayıyı çok daha fazlalaştırmak zorundayız. Bu planı açık ve net bir şekilde krizlerle, terörle, ayrıştırmalarla etnik kökene bölerek dağıtmayla tekrar gündemimize getirecekler. Türkiye ne zaman güçlense başına böyle krizler geliyor. Güçlenerek, toplumun bütün parçalarıyla gündemi değiştirmek hepimizin elinde. Yakın gelecekte böyle bir fırsatla karşı karşıyayız. Bilmek acıyı arttırır derler. Bu sorunu eğitimle çözeceğiz. Açlıkla terbiye edilip, kafası boşaltılıp sandığa giden bir paket erzakla alınan oy sonuçlarını ancak bilgiyle, eğitimle beraber yapacağız.

Uğur Mumcu kalıcı değerleri bu güne taşıdığı ve kalıcı bir iz yarattığı için kendisini şükranla anıyorum. Ruhu şad olsun.”

Renginar M.SALİ

 

 

  • ETİKETLER
PAYLAŞ
« Önceki Özcan Işıklar, Mumcuyu Unutmadı
Sonraki »

YORUM YAP