Silivri Türk Eğitim-Sen’den Ortak Sınav Sistemine tepki

Silivri Türk Eğitim-Sen’den Ortak Sınav Sistemine tepki

20.10.2026 11:33:45

Türk Eğitim-Sen Silivri İlçe Temsilcisi Ahmet Öngel, Ortak Yazılı Sınav Sistemi'ne ilişkin yaptığı açıklamada “Sahadan kopuk alınan kararları ve Ortak Yazılı Sınav Sistemini doğru bulmuyoruz” dedi.

Türk Eğitim-Sen Silivri İlçe Temsilcisi Ahmet Öngel, Ortak Yazılı Sınav Sistemi'nin öğretmenlerin iş yükünü artırdığını, öğrencilerin bireysel farklılıklarını ve okullar arasındaki imkân eşitsizliklerini göz ardı ettiğini belirtti.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın uyguladığı Ortak Yazılı Sınav Sistemi'ni eleştiren Ahmet Öngel, kararların öğretmen ve okul yöneticilerinin görüşleri alınmadan hayata geçirildiğini savundu.
ÖNGEL: MAĞDURİYETLER VE AKSAKLIKLAR HER GEÇEN GÜN DAHA DA DERİNLEŞMEKTE
Öngel'in konuya ilişkin açıklaması şöyle: “Milli Eğitim Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan Ortak Yazılı Sınav Sistemi, sahadaki gerçekliklerden, sınıf içi dinamiklerden ve pedagojik esaslardan uzak bir şekilde yürütülmektedir. Alınan kararların öğretmenlerimizin, okul yöneticilerimizin ve velilerimizin görüşleri alınmadan, istişareden yoksun bir anlayışla hayata geçirilmesi sahadaki mağduriyetleri ve aksaklıkları her geçen gün daha da derinleştirmektedir.
TEMEL İTİRAZLARIMIZ
Türk Eğitim-Sen Silivri İlçe Temsilciliği olarak, eğitim sistemimizi ve öğretmenlerimizi olumsuz etkileyen bu uygulamaya dair temel itirazlarımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz:
Ortak Yazılı Sınav Sistemi Öğretmene Yüktür: Sınavların hazırlanması, uygulanması ve değerlendirilme süreçleri öğretmenlerimizin asli görevi olan nitelikli eğitime odaklanmasını engellemekte, üzerlerindeki bürokratik iş yükünü artırmaktadır.
Pedagojik Gerçeklik ve Bireysel Farklılıklar Yok Sayılmaktadır: Eğitimin en temel ilkesi; her öğrencinin öğrenme hızının, ilgisinin, yeteneğinin ve gelişim düzeyinin farklı olduğudur. Her çocuğu tek bir standart sınava ve kalıba sokmaya çalışmak, bireysel potansiyelleri ve farklılıkları tamamen göz ardı etmektir.
Fırsat ve İmkân Eşitsizliği Derinleşmektedir: Okullarımızın fiziki şartları, sosyo-ekonomik çevreleri, imkânları ve öğrenci profilleri eşit değilken; tüm şartlar eşitmiş gibi merkezi ve tek tip değerlendirme yapmak adalet ilkesini zedelemektedir.
İstişare ve Katılımcılık Eksiktir: Sahada bizzat görev yapan öğretmenlerin, okul idarecilerinin, uzmanların ve velilerin fikri alınmadan, masa başında alınan kararlar uygulamada büyük kargaşaya yol açmaktadır.
Asıl Hedef Okullar Arası İmkân Farklarını Kapatmak Olmalıdır: Çözüm, sınav sistemini sürekli değiştirmek ya da merkezileştirmek değildir. Asıl yapılması gereken, okullarımız arasındaki nitelik ve imkân farklarını ortadan kaldırarak her çocuğumuza kendi okulunda eşit ve nitelikli eğitim imkânı sunmaktır.
“SAHANIN VE EĞİTİM ÇALIŞANLARININ HAKLI TALEPLERİNİN TAKİPÇİSİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Eğitimde nitelik ve adalet; sahadan kopuk planlamalarla değil, sahanın sesine kulak veren, öğretmenini merkeze alan ve sürdürülebilir politikalarla mümkündür. Türk Eğitim-Sen olarak, çocuklarımızın geleceğini etkileyen bu tür kararlarda sahanın ve eğitim çalışanlarının haklı taleplerinin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
Renginar SALİ

 

YORUM YAP