Önceki dönemler CHP Silivri Belediye Meclis Üyesi Eczacı Semih Ayeş, gazeteci Cem Güner'in programında Seymen'deki katı atık tesisine ilişkin geçmişte yürütülen hukuki mücadeleyi anlattı. Tesisten kaynaklanan koku ve çevre sorunlarına dikkat çeken Ayeş, Silivri'ye getirilen atık miktarının azaltılması gerektiğini belirterek siyasi ayrım gözetmeden ortak hareket edilmesi çağrısında bulundu.
2014–2019 yılları arasında CHP Silivri Belediye Meclis Üyeliği görevinde bulunan Eczacı Semih Ayeş, 10 Ekim 2026 Cumartesi günü Cem Güner'in programına konuk oldu. Seymen'deki katı atık tesisinin metan salımına ilişkin İngiliz basınında yer alan haberlerin değerlendirildiği yayında Ayeş; tesisin planlama sürecine yönelik itirazları, yargıya taşınan kararları, çevre ve sağlık konusundaki kaygılarını değerlendirdi.
Konunun yalnızca bir tesisin faaliyetleri üzerinden ele alınamayacağını ifade eden Ayeş, tartışmanın Silivri'nin geleceği ve ilçede yaşayanların yaşam kalitesiyle doğrudan ilgili olduğunu vurguladı.
“İTİRAZIMIZI İMAR PLANLARI ÜZERİNDEN YAPTIK”
Seymen'deki tesisle ilgili sürecin 2013 yılında başladığını belirten Ayeş, ilk aşamada itirazlarını imar planları üzerinden geliştirdiklerini anlattı. Tesisin bugünkü boyutlara ulaşmadığı dönemde hukuki mücadelenin planlama kararlarına odaklandığını ifade eden Ayeş, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlara yönelik dava sürecini hatırlattı.
Ayeş'in aktardığına göre, planlara ilişkin ilk yargı kararının ardından dönemin İBB yönetimi konuyu Danıştay'a taşıdı. Sürecin devamında, 2019 yılında planların iptaline ilişkin karar alındığını söyleyen Ayeş, kararın yürütmenin durdurulmasıyla sınırlı olmadığını savundu.
Bu kararın tesisin ruhsat durumuna ilişkin soru işaretleri doğurduğunu ileri süren Ayeş, dava sürecini sonuna kadar takip eden avukat Hanife Özdin'in emeğine de dikkat çekti. Özdin'in aynı zamanda teyzesi olduğunu belirterek, hukuki mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti.
2016'DAKİ TOPLANTIYI HATIRLATTI: “SİLİVRİ DURUŞU SERGİLENDİ”
Ayeş, 2016 yılında Seymen'deki köy kahvesinde gerçekleştirilen ÇET toplantısını, ilçenin ortak tepki gösterdiği önemli bir buluşma olarak değerlendirdi.
Dönemin Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar ile dönemin AK Parti Silivri İlçe Başkanı Mutlu Bozoğlu'nun da yer aldığı toplantıda, farklı siyasi görüşlerden temsilcilerin tesisle ilgili kaygılar karşısında birlikte hareket ettiğini hatırlattı.
O dönemdeki itirazlarının, tesisin kabul edeceği atıkların kapsamının genişletilmesine yönelik olduğunu belirten Ayeş, biyolojik atıkların yanı sıra kimyasal atıkların da gündeme gelmesinin endişeleri artırdığını söyledi.
“Bir Silivri duruşu sergilendi” diyen Ayeş, geçmişte ortaya konulan ortak tavrın bugün de sürdürülebilmesi gerektiğini vurguladı.
“BAZI SABAHLAR KÖTÜ KOKUYLA UYANIYORUZ”
Tesisin Silivri merkezinden görülmemesinin, etkilerinin hissedilmediği anlamına gelmediğini belirten Ayeş, özellikle koku sorununa dikkat çekti.
Bazı sabahlar ilçede ekşi ve rahatsız edici bir kokuyla karşılaşıldığını anlatan Ayeş, vatandaşların kapı ve pencerelerini açmakta zorlandığı dönemler yaşandığını ifade etti. Benzer şikâyetlerin halen devam ettiğini dile getirdi.
Geçmişte yetkililerle yapılan görüşmelerde toprağın membranla korunacağı ve çevreye atık sızıntısının önleneceği yönündeki açıklamaları hatırlatan Ayeş, yalnızca toprağa yönelik önlemlerin yeterli olmayacağını savundu. Hava kirliliği ve koku sorununun da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
SAĞLIK KAYGILARINA DİKKAT ÇEKTİ
Eczacı kimliğiyle de değerlendirmelerde bulunan Ayeş, tesisle ilgili tartışmaların yalnızca metan gazına bağlı patlama riskiyle sınırlandırılmaması gerektiğini söyledi.
Çocuklar ve kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşlar açısından kaygı duyduğunu ifade eden Ayeş, hava kalitesindeki sorunların solunum sağlığı üzerindeki olası etkilerinin önemle ele alınması gerektiğini vurguladı. Tesisin ilk gündeme geldiği dönemde de çocukların gelecekte yaşayabileceği solunum sorunlarına ilişkin endişelerini dile getirdiğini aktardı.
Ayeş, çevre ve sağlık konusundaki kaygıların siyasi tartışmaların önüne geçmesi gerektiğini belirterek, “Bunun siyaseti olmaz Cem Bey. Bunun siyasetini yapamayız” dedi.
BÖLGESEL ATIK YÖNETİMİ ÖNERİSİ
Programda Cem Güner, İstanbul'un birçok ilçesinden her gün kamyonlarla Seymen'e çöp getirildiğini belirterek Silivri'nin taşıdığı atık yüküne dikkat çekti.
Ayeş ise atık taşıyan araçların ana ulaşım güzergâhlarından doğrudan tesise yöneldiğini, bu nedenle Silivri merkezinde görülmemelerinin taşınan atık miktarını gözden uzak tutabildiğini ifade etti.
Çözüm konusunda bölgesel atık yönetimi modelini gündeme getiren Ayeş, birbirine yakın ilçelerin atıklarının belirli bölgelerde kurulacak tesislerde yönetilmesini önerdi. Avrupa'daki uygulamalara ilişkin değerlendirmesinde, bütün yükün tek bir bölgede toplanması yerine daha dengeli bir dağılım sağlanabileceğini savundu.
“İstanbul'un Avrupa Yakası'nı herhalde biz temizliyoruz ve ben bir Silivrili olarak gerçekten bundan muzdaribim” diyen Ayeş, Silivri'ye getirilen atıkların kapsamının ve miktarının yeniden ele alınması gerektiğini belirtti.
Tesisin kamu kaynaklarıyla kurulduğunu da hatırlatan Ayeş, mevcut yatırımın maliyetinin göz ardı edilemeyeceğini ifade ederek, en azından kabul edilen atıkların biyolojik atıklarla sınırlandırılması yönündeki kişisel görüşünü paylaştı.
KENT KONSEYİNDE GÖRÜŞMELER BAŞLADI
Silivri Kent Konseyi Sağlık Komisyonu Başkanı olarak da görev yaptığını belirten Ayeş, konuyla ilgili Kent Konseyi Başkanı Nursel Erel ve Çevre Komisyonu Başkanı Yavuz Çengel ile değerlendirmelerde bulunduklarını açıkladı.
Ayeş, Kent Konseyi üzerinden İBB yönetimi ve ilgili çevre birimleriyle görüşülmesi için ilk çalışmaların başlatıldığını ifade etti. Bu temasların Silivri açısından olumlu sonuç vermesini temenni etti.
“NASIL BİR SİLİVRİ PLANLAMAK İSTİYORUZ?”
Ayeş, Seymen tartışmasının ilçenin gelecekte nasıl bir kent olacağı sorusuyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Silivri'nin geçmişte temiz çevresi ve yaşam olanaklarıyla öne çıktığını, İstanbul'dan gelenlerin tercih ettiği bir yer olduğunu hatırlatan Ayeş, çevresel yüklerin artmasının bu kimliği zayıflatabileceği görüşünü dile getirdi.
Sorunların yalnızca mevcut sakinleri etkilemediğini belirten Ayeş, ilçeye yerleşmeyi düşünen insanların tercihleri üzerinde de belirleyici olabileceğini ifade etti.
“Nasıl bir Silivri planlamak istediğimizle alakalı aslında bu konu” diyen Ayeş, ilçenin yaşam kalitesini ve gelecek kuşaklarını ilgilendiren meselelerde ortak sorumluluk alınması çağrısında bulundu.
Sevginar SALİ






