Silivri geçmiş dönem Belediye Başkanı Özcan Işıklar: Gidenler hain değil, kalanlar da butlancı değil

Silivri geçmiş dönem Belediye Başkanı Özcan Işıklar: Gidenler hain değil, kalanlar da butlancı değil

28.08.2026 14:22:39

Geçmiş dönem Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar, CHP ile Yeni Parti arasında yaşanan ayrışmaya ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi. Yeni Parti'ye geçenlerin CHP'nin seçime girememe ihtimaline karşı “nöbet tuttuğunu” söyleyen Işıklar, “Gidenler hain değil, kalanlar da butlancı değil” dedi.
Silivri siyasetinde son dönemin en çok tartışılan başlıklarından biri olan CHP–Yeni Parti sürecini, geçmiş dönem Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar'la konuştuk. Hürhaber Gazetesi İmtiyaz Sahibi Sevginar Sali'nin sorularını yanıtlayan Işıklar, CHP'de kalanlarla Yeni Parti'ye geçen partililer arasında yaşanan gerilime dikkat çekerek önemli mesajlar verdi.
Yaşananları bir kopuş ya da siyasi yol ayrımından çok, CHP'nin geleceğine ilişkin iki farklı sorumluluk alanı olarak değerlendiren Işıklar; Yeni Parti'ye geçenlerin olası bir erken seçimde CHP'nin seçime girememe riskine karşı “nöbet tuttuğunu”, CHP'de kalanların ise partiyi yeniden demokratik yapısına kavuşturmak için mücadele ettiğini ifade etti.
Işıklar, Silivri'de geçmişte aynı siyasi mücadeleyi birlikte vermiş insanların birbirlerini kırmaması gerektiğinin altını çizerek, tartışmalara damga vuracak şu sözleri kullandı: “Gidenler hain değil. Bir kere partilerini satmadılar. Onu çok net söyleyeyim. Kalanlar da butlancı değil.”
CHP'deki hukuki sürecin sonucuna göre izlenecek yol konusunda da dikkat çeken Işıklar, “Olmadı, Yeni Parti'de buluşup hep beraber orada devam edeceğiz” diyerek nihai hedefin ayrışmak değil, CHP'nin siyasi iradesini ve geleceğini korumak olduğu mesajını verdi.
SEVGİNAR SALİ: Bir süredir Silivri kamuoyunda CHP ile Yeni Parti ikilemi yaşanıyor. Bu konuda bizi bilgilendirecek, süreci değerlendirecek en etkili isimlerden biri olarak sizi konuk etmek istedik. Davetimizi kırmayıp geldiğiniz için teşekkür ederiz.
ÖZCAN IŞIKLAR:Ben teşekkür ederim. Türkiye'de canımızı sıkan, bizi demoralize eden, umudumuzu kıran birçok olayın konuşarak çözülmesi konusunda basın üzerine düşeni yapıyor. O anlamda size teşekkür ediyorum. Bunları konuşarak toparlayacağız, düzelteceğiz. Konuşmadığınız sürece bir şeyi çözme olanağınız yok.
Bir şeyleri konuşamıyoruz, bazı şeylerin üstünü örtmeye kalkıyoruz. Bunların arkasından da yapay gündemler oluşuyor. Bu da şimdi sorduğunuz konuda bana göre yapay bir gündem. Yani Türkiye'nin bugün konuşması gereken şeylerden uzağız.
“CUMHURİYET HALK PARTİSİ SEÇİME GİREMEMEK GİBİ BİR RİSKLE KARŞI KARŞIYA”
Cumhuriyet Halk Partisi bir kongre yaptı ve kongreden sonra seçimin sakatlandığı gündeme geldi. Bir dava açıldı, iptali istendi. Bu gerekçelere bakıyorsunuz; hatta dün üç tanesi itirazını geri çekmiş. Butlan kararına itirazını geri çekince, geri kalan üç kişi daha sanıyorum, yanılmıyorsam, onlar da çekerse süreç tekrar başa dönecek ve yeniden kongre yapılmasına dönecek.
Yani Özgür Özel'in seçildiği kongre yok sayılacak. Cumhuriyet Halk Partisi'nin de tekrar bir kongre yapması gerekecek. Seçime girmesi için o süreci tamamlayacak. Ama kongre; ilçe, mahalle delegeleri seçiminden başlayarak kurultaya kadar olan bir süreç. Bu da takdir edersiniz ki bir seneye yakın zaman alıyor. En iyi ihtimalle, en çabuk yapsanız 7-8 ayı geçer.
Şimdi ne oluyor? Erken bir seçim söz konusu. Şu kesinlikle; seçim erken olmak zorunda. Çünkü Cumhurbaşkanı başka türlü aday olamıyor. Aday olmak gibi bir iradesini söylediğinden dolayı seçim de erken olacak.
O zaman erken yapılması muhtemel bir seçimde, bu halde butlan olduğu dönemde kabulü olursa, Özgür Özel'in seçildiği kurultay yok sayılırsa, o zaman Cumhuriyet Halk Partisi seçime girememek gibi bir durumla karşı karşıya kalacak.
Bu çok ilginç bir durum. Gelmeden, programın konusu bu olduğu için özellikle baktım. Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir kongre sürecine girmesi gerekecek. Seçime girememek gibi bir riskle karşı karşıya.
“PEKİ YENİ PARTİ NEDEN İHTİYAÇ OLDU?”
Erken bir seçim ihtimaline karşı, Cumhuriyet Halk Partisi'nin de bu butlan kararıyla seçime girememe ihtimali üzerine; seçime girme yeterliliğini edinmiş, yeterli sayıda ilde örgütlenmiş, seçime girme yeterliliği kazanmış bir partiye ihtiyaç vardı.
SEVGİNAR SALİ: Yani alternatif bir çözüm gibi geliştirildi diyorsunuz. Yalnız bugün kamuoyunda ciddi bir sıkıntı yaşanıyor. CHP'de bir kısım kalırken, bir kısım Yeni Parti'ye geçti. Kasaba kültürüyle yaşayan Silivri'de, eskiden aynı yolda mücadele etmiş insanların birbirini kırdığı, hırpaladığı bir süreci yaşıyoruz şu anda. CHP'de kalanlar “butlancı” olarak nitelendiriliyor. Gidenlerin de bir şekilde üzgün olduğunu düşünüyorum. Sonuçta CHP'den kim ayrılmak ister? Yıllardır içinde oldukları partilerinden ayrılıyorlar. Bu süreçte partililerinize ne tavsiye edersiniz?
ÖZCAN IŞIKLAR: Çok güzel bir soru. Gündemi tariflediniz.
Doğru, biz Cumhuriyet Halk Partisi'nde uzun yıllar birlikte çalışmış, bir arada yaşamış insanlarız. Bir de ilçedeyiz biz. Yani birbirimizi her gün gören; çok yakın akraba, eş, dost, arkadaş, iş yeri, birçok hukukla beraberiz ve birlikte yaşamışız.
Çevremizi değiştirme, dönüştürme, güzelleştirme gibi iddialar koymuşuz. Bir siyasi partinin Türkiye'ye umut vermesinin, yerelde o görevleri burada anlatarak partimizi iktidara taşımanın, Türkiye'ye alternatif politikalar geliştirme konusunda ilçe bazında ne düşüyorsa onu yapmanın gayretini göstermişiz.
Ben de bir yerel yönetici olarak üç defa seçime girdim. Bu insanların hepsi çalıştılar, emek verdiler. Birlikte Silivri'yi de bir yere taşımaya çalıştık. Böyle bir hafızamız var bizim.
Şimdi bu anlattığım gerekçeyle Yeni Parti'nin orada bir güvence, bir garanti, sigorta gibi durması; erken bir seçim olduğunda CHP'nin girememe ihtimaline karşı kurulması demek, oradaki arkadaşlarımızın bir nöbet tutması demek. Diyorlar ki, “CHP seçime giremezse biz burada girelim.”
“SADECE GÖREVDEYKEN EMEK VERİLMEZ”
Biz ne yapıyoruz? Ben de bir CHP'li olarak, kendimi bildim bileli bu partide üyeyim. Bu parti bana bu onuru, bu görevleri yaşatmış bir parti olarak benim bir borcum var. Bu partiye bir emek vermem lazım.
Sadece görevdeyken emek verilmez. Dışında da o katkıyı sağlamanız gerekir. Çünkü bu bir borçtur. Ben öyle görüyorum.
Şimdi bizim burada kalıyor olmamız, butlan kararını kabul ediyorum anlamına gelmiyor. Kesinlikle.
Şöyle bir şey düşünelim; mahkeme kararlarını beğenmeyebilirsiniz, kabullenmeyebilirsiniz, içinize de sindirmeyebilirsiniz ama hukuk karar vermiş. Doğrudur, yanlıştır; o tartışılır, ona bakarsınız. Biz karar veremeyiz.
Bir karar var mı? Ortada mahkeme kararı var. Bu karar ne diyor? Kemal Kılıçdaroğlu'nu genel başkan olarak kabul ediyor, Özgür Özel'in seçildiği kongreyi yok sayıyor. Bunu kabul etseniz de böyle, kabul etmeseniz de böyle.
Ama ben içime sindiremiyorum. Çünkü benim gibi çok insan zaten, işte 500 binden fazla üye istifa etti. Bunu içine sindiremeyen binlerce insan var. Doğal olanı, o kongrenin doğal yollarla seçilmesi veya gelmesi, gitmesi.
Şimdi ben sorarım: Bütün siyasi tarihimizde hangi kongrede üyeye, delegeye birtakım etkiler yapılmadığını kim söyleyebilir? Doğru mu? Değil. Ama tek gerekçe buysa bence bu yetersiz kalıyor, havada kalıyor.
Yani koskoca 103 yıllık bir partide delegenin iradesini sakatlayacak 3-5 delegenin iradesiyle partinin bütün politikası belirlenemez.
“BUTLAN KARARINI KABULLENMİYORUM, DOĞRU BULMUYORUM”
O zaman butlan kararına şöyle bakıyoruz: Butlan kararı çok yerinde değil. Hukuki gerekçeleri, belki tabanı olsa da vicdani olarak yerinde değil. Onun için ben bunu kabullenmiyorum. Doğru bulmuyorum.
Ama ne yapacağız peki? CHP seçime giderse, az önce söylediğimiz gibi bir kongreye giderse ne yapacağız?
CHP'yi tekrar delegenin iradesine, partinin demokrasi, demokratik geçmişine, hafızasına ve geleceğine teslim etmek için kim yapacak bu görevi? Kim girecek kongreye? Kim alıp bu görevi yapacak?
“GİDENLER HAİN DEĞİL, KALANLAR DA BUTLANCI DEĞİL”
Onun için özetlemek gerekirse; gidenler hain değil. Bir kere partilerini satmadılar. Onu çok net söyleyeyim. Kalanlar da butlancı değil.Peki nedir?Biz CHP'yi kongrede geri alırsak onlara diyeceğiz ki, “Buyurun baba ocağınıza geri dönün. Partiniz burada.”
Olmadı, butlan kararı kabul edildi, tedbir kalkmazsa ne olacak? O zaman Cumhuriyet Halk Partisi o butlan mantığına teslim olmak durumunda kalır.
“O ZAMAN HEPİMİZ YENİ PARTİ'YE GİDİP SEÇİME GİRERİZ”
O zaman hepimiz Yeni Parti'ye gidip, Yeni Parti'de seçime gireriz. Çünkü CHP, seçime girememe riskiyle karşı karşıya. Kongresi yetişmeyecek.
O zaman amaç CHP'yi seçime sokmamaksa, onun alternatifi Yeni Parti'de seçime girip demokrasinin temel güvencesi olan siyasi partilerin yaşaması konusunda; yeni bir hayal, yeni bir umut, yeni bir Türkiye kurma konusunda muhalefet görevini yapmak anlamında Yeni Parti'ye katılacağız.
SEVGİNAR SALİ: Aslında bunu bir ayrışma değil, süreç içerisinde birbirini tamamlama, birbirini destekleme olarak görüyorsunuz. Belki de genel merkez düzeyinde ve ilçe yöneticileri düzeyinde kamuoyuna daha sakin olunması, daha yapıcı şekilde telkinler verilmesi gerekiyor.
ÖZCAN IŞIKLAR: Tabii. Benim görevim gereği Silivri'de Cumhuriyet Halk Partisi'nin oyu belli. Ama benim seçildiğim dönemde aldığım oy da belli. Hatta son seçimde, 2019 seçiminde bile 44 oy almışız. Yani toplumun yaklaşık iki kişiden bir tanesini temsil etmişiz, onların rızasını almışız. Böyle bir görevimiz de var; aydınlatmak gibi.
Biz burada kalanlar için kullanılan şu “butlancı” kelimesi… Siyasi partilerle ilgili hukuki mahkeme kararları tabii ki geçerli. Ona boynumuz kıldan ince. Hukuk, adalet yücedir. Ama o kararlar vicdani olmak zorunda.
Şimdi devletin, demokrasinin vazgeçilmez unsurları siyasi partiler. Bunu halk açar, halk kapatsın. Çok büyük suistimalleri olmadıktan sonra parti kapatmak demokrasi kültürüne uymuyor. Yani onu sakatlamak, o iradeyi yok etmek...
“CUMHURİYET HALK PARTİSİ KURUCU İRADE”
O zaman ne yaparız? Cumhuriyet Halk Partisi devleti kuran bir parti. Ben geçen toplantımızda Fırat Abi'den dinledim, söylemişti, çok hoşuma gitmişti: “Diğerleri siyasi parti ama Cumhuriyet Halk Partisi kurucu irade.”
Atatürk'ün “Benim iki büyük eserim var” dediği; biri Cumhuriyet, biri Cumhuriyet Halk Partisi.
Rahmetli İsmet Sezgin'den dinlemiştim. 55 yıllık demokrat, “Cumhuriyet Halk Partisi kurucu irade” demişti. Gerçekten öyle.
Savaş meydanlarında kurulmuş bir parti. Bizim varlık sebebimiz. Onu yok ettiğimizde biz de kendimiz boşluğa düşeriz. Bizim hafızamız orada yaşayacak.
İktidar olur, olmaz... Ben sizinle konuşurken çok güzel bir ifadenizi hatırlıyorum: Sadece iktidarda görev yapılmaz, muhalefette de yapılır. Muhalefette yol göstererek yapılır.
AK Parti 25 yıldır iktidarda. Peki Cumhuriyet Halk Partisi de 25 yıldır ana muhalefet. Yani bu da bir görev. Şimdi o zaman buna da ihtiyaç var.
Hep söylerim: Bir kuşun uçmak için iki kanadı var. Ama o kanadın biri zayıfsa uçamaz ki bu kuş. Biz güçlendirelim. Türkiye'nin buna ihtiyacı var.
“GİDENLER BİZİM KARDEŞİMİZ, BİR GÖREV YAPIYORLAR”
Şimdi biz ne yapıyoruz? Çok özet şunu söylemek istiyorum: Silivri'de arkadaşlarımla, dostlarımla konuşuyoruz. Gidenler hain değil. Gidenler bizim kardeşimiz, bir görev yapıyorlar.
Onların da işi gerçekten kolay değil. Onlara da destek olmamız lazım. O yapıyı korumaları lazım.
Ama bir tarafta da Cumhuriyet Halk Partisi'nin tekrar demokratik yapısına, demokratik unsurlara yakışır bir şekilde devam etmesi için o süreci takip edecek, görev yapacak bir yapının orada olması lazım.
Bu süreç ne zaman tükenir? Ben tarih tam olarak veremeyebilirim ama Kasım sonu gibi Yargıtay'ın vereceği karardan sonra bu netleşecek.
Cumhuriyet Halk Partisi bu tedbir kararını kaldırırsa kongreye gidecek. Biz de kongreye girip Cumhuriyet Halk Partisi'nin demokratik raya tekrar oturması konusunda mücadele edeceğiz.
“OLMADI, YENİ PARTİ'DE BULUŞUP HEP BERABER ORADA DEVAM EDECEĞİZ”
Olmadı, olmadı; Yeni Parti'de buluşup hep beraber orada devam edeceğiz.Onun için bir üç ay beklemeliyiz... Bunu Genel Başkanımız Özgür Özel çok net söyledi: “Üç aylık süre içinde katılanlar kurucu üye olacak.”
Bu ne demek? “Üç ay bekleyin” diyor. Yani durumu bir netleştirelim, ona göre gelin dedi. Ben o mesajını o şekilde aldığımı düşünüyorum.
Bir de ben size başka bir şey daha söyleyeyim. Konu oraya gelecek. Peki biz ne düşünüyoruz? Yeni bir hayal, yeni bir umut... Onları konuşmamız lazım.
Özetle: Mahkeme kararı tamam, mahkeme kararı olarak. Ama vicdani olarak Cumhuriyet Halk Partisi'ni halk kurdu. Savaş meydanlarında kuruldu. Yine mücadele ile devam etsin, sonsuza kadar da yaşasın. Bu devletin temel kurucu iradesi olarak yaşaması gerektiğini düşünüyorum.
Kalanların kesinlikle bu butlan konusunu içimize sindirmemiz mümkün değil.
Ama gidenler de, Yeni Parti'ye gidenler de bir sigorta görevi yapıyorlar. Bir seçim ihtimaline karşı seçime girebilmek için, Türkiye'nin bir ana muhalefet partisi olarak görev yapmak için orada nöbet tutuyorlar.
SEVGİNAR SALİ: Zaten Yeni Parti seçimlerde başarılı olduğunda da bu yine CHP olarak Türk siyasi tarihinde devam etmeyecek mi?
ÖZCAN IŞIKLAR: Tabii, tabii, tabii.
SEVGİNAR SALİ: Yani eninde sonunda nihai hedef CHP'yi geri kazanmak gibi anlıyorum.
Bu bölümü burada bitiriyoruz. Bir iki bölüm daha çekeceğiz gibi görünüyor. Özcan Başkan'ı hazır yakalamışken devam edelim istiyoruz. Hoşça kalın.
ÖZCAN IŞIKLAR: Teşekkür ediyorum.

 

YORUM YAP