Eğitim-Bir-Sen Silivri Temsilcisi Erdal Karabacak, Silivri'de bazı okullarda yaşanan akran zorbalığı olaylarına dikkat çekerek öğrenci, veli ve eğitimcilerin ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı. Sorunların yalnızca cezalandırıcı tedbirlerle çözülemeyeceğini belirten Karabacak, “Bir çocuğun mutluluğu, diğer çocukların huzurunu çiğneme pahasına inşa edilemez” diyerek velilere önemli uyarılarda bulundu.
Eğitim-Bir-Sen Silivri Temsilcisi Erdal Karabacak, son günlerde ilçedeki bazı okullarda yaşanan akran zorbalığı vakalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Yaşanan olayların öğrencilerde tedirginliğe, velilerde kaygıya ve eğitimcilerde huzursuzluğa neden olduğunu belirten Karabacak, sorunların kalıcı hale gelmemesi için ailelerin, öğretmenlerin ve okul yönetimlerinin ortak hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
Karabacak, açıklamasında şu değerlendirmede bulundu:“Son günlerde bazı okullarımızda yaşanan münferit akran zorbalığı vakaları, öğrencilerimizi tedirgin etmekte, velilerimizde kaygı uyandırmakta ve eğitimcilerimizin huzurunu kaçırmaktadır. Ancak bilinmelidir ki bu sorunların çözümü cezalandırıcı tedbirlerde değil; ancak ve ancak eğitimin yapıcı ve dönüştürücü gücündedir. Davranış bozuklukları, ancak köklü bir eğitim vizyonu, disiplin süreci ve ortak bir bilinçle düzeltilebilir.”
“ÖĞRETMENLERİN UYARILARI CİDDİYE ALINMALI”
Akran zorbalığı olaylarının önlenmesinde öğretmenlerin gözlem ve uyarılarının büyük önem taşıdığını belirten Karabacak, velilerin okuldan gelen bildirimlere duyarlı yaklaşması gerektiğini vurguladı.
Karabacak, “Sınıfta öğrencileri pedagojik gözlemlerle takip eden öğretmenlerimizdir. Bir eğitimci münferit bir problemi tespit edip bildirdiğinde, velinin bu uyarıya derhal dikkat kesilmesi ve okulun yönlendirmelerine harfiyen uyması şarttır” ifadelerini kullandı.
Öğretmenlerin öğrencilerin davranışlarını yakından gözlemlediğini hatırlatan Karabacak, sorunların erken aşamada tespit edilmesinin ve ailelerin sürece katılmasının olumsuzlukların büyümesini engellemek açısından önemli olduğunu belirtti.
“SADECE BENİM ÇOCUĞUM DEMEK OKULDAKİ ADALET DUYGUSUNU ZEDELER”
Velilerin yaşanan olaylara yalnızca kendi çocuklarının açısından yaklaşmasını eleştiren Karabacak, okul ortamındaki bütün öğrencilerin huzurunun ve güvenliğinin gözetilmesi gerektiğini ifade etti.
Karabacak, açıklamasında şu sözlere yer verdi: “Bir olumsuzluk yaşandığında ‘Sadece benim çocuğumun mutluluğu önemli' diyerek bencilce bir yaklaşım sergilemek, okul içi adalet duygusunu zedeler. Veliler olarak kendi çocuğumuz kadar, sürecin bütününe ve okul kültürüne odaklanmak zorundayız. Bir çocuğun mutluluğu, diğer çocukların huzurunu çiğneme pahasına inşa edilemez.”
Ailelerin bireysel kaygılarının ötesine geçerek okulun ortak kurallarına ve bütün öğrencilerin haklarına saygı göstermesi gerektiğini vurgulayan Karabacak, sağlıklı bir eğitim ortamının ancak ortak sorumluluk bilinciyle oluşturulabileceğini kaydetti.
“REHBERLİK SERVİSLERİNİN YETKİLERİ GENİŞLETİLMELİ”
Okullarda disiplin anlayışının yalnızca ceza vermek üzerine kurulmaması gerektiğini savunan Karabacak, disiplinin aynı zamanda eğitici ve yönlendirici bir süreç olduğunu belirtti.
“Okulda disiplin, çocukları baskı altına almak değil; onlara sınırları ve başkalarının haklarına saygı duymayı süreç içinde eğiterek öğretme sanatıdır” diyen Karabacak, okullardaki rehberlik birimlerinin yetki ve hareket alanlarının genişletilmesi çağrısında bulundu.
Öğrencilerin davranış sorunlarının çözümünde rehberlik hizmetlerinin daha etkin hale getirilmesi gerektiğini ifade eden Karabacak, eğitim merkezli disiplin anlayışının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
“DİJİTAL DENETİMİN EN BÜYÜK SORUMLUSU AİLELER”
Çocukların kontrolsüz sosyal medya kullanımı ve dijital ortamlarda karşılaştıkları içeriklerin davranışları üzerindeki etkilerine de değinen Karabacak, ailelerin bu konuda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti.
Karabacak, “Çocukların davranışlarını olumsuz etkileyen kontrolsüz sosyal medya dünyasında en büyük ve etkili denetçi ailedir. Ebeveynler, çocuklarının dijital ayak izlerini ve telefon kullanımını aktif olarak takip etmekle yükümlüdür” dedi.
Çocukların dijital dünyadaki faaliyetlerinin aileler tarafından takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Karabacak, evde sağlanan denetim ile okuldaki eğitim ve disiplin anlayışının birbirini tamamlaması gerektiğini ifade etti.
“GÜN, EĞİTİMCİLERİ YALNIZ BIRAKMA GÜNÜ DEĞİLDİR”
Açıklamasının sonunda öğrenci güvenliğinin sağlanması ve akran zorbalığının önlenmesi için ortak hareket edilmesi çağrısında bulunan Eğitim-Bir-Sen Silivri Temsilcisi Erdal Karabacak, eğitimcilerin bu süreçte yalnız bırakılmaması gerektiğini vurguladı.
Karabacak, sözlerini şöyle tamamladı:“Gün, yaşanan bu olaylar karşısında eğitimcileri yalnız bırakma günü değildir. Bugün; bencil kaygıları bir kenara bırakıp ortak disiplini ve ortak bilinci savunma günüdür. Evde verilen denetim, okuldaki kurallarla ve öğretmenlerin rehberliğiyle desteklenmediği sürece kalıcı bir güven ortamı inşa edilemez.”
Karabacak'ın açıklaması, Silivri'deki okullarda akran zorbalığına karşı öğretmen, veli ve okul yönetimleri arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği yönündeki çağrısıyla öne çıktı.
Renginar SALİ






