Silivri'de faaliyet gösteren dernekler, muhtarlıklar ve Silivri Kent Konseyi, Yamaçtepe-2 RES Kapasite Artışı Projesi'nin ÇED sürecinin hukuka aykırı yürütüldüğünü belirterek sürecin iptal edilmesini talep etti.
Silivri'de çeşitli sivil toplum kuruluşları ve yerel temsilciler, Yamaçtepe-2 RES Kapasite Artışı Projesi'nin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecine ilişkin ortak bir itiraz açıklaması yaptı. Açıklamada, projenin su havzaları, yaban hayatı ve orman ekosistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturacağı belirtilirken, halkın katılımı sürecinin de usule uygun yürütülmediği ifade edildi.
Açıklama; Silivri Tarihi Kültürel Mirası Koruma Eğitim ve Araştırma Derneği, Danamandıra Köyü Yardımlaşma, Dayanışma ve Çevre Koruma Derneği, Silivri Çevre Derneği, Danamandıra Muhtarlığı, Gümüşpınar Mahalle Muhtarlığı ve Silivri Kent Konseyi tarafından ortak imzayla kamuoyuna duyuruldu.
HALKIN KATILIMI TOPLANTISI YAPILMADI İDDİASI
Ortak açıklamada, ÇED sürecinin en önemli aşamalarından biri olan halkın katılımı toplantısının yapılmadığının resmi tutanaklarla kayıt altına alındığı belirtildi. 30 Ocak 2025 tarihinde Danamandıra Köyü Düğün Salonu'nda gerçekleştirilmesi planlanan toplantının, halkın katılımı sağlanamadığı için yapılamadığına ilişkin tutanak tutulduğu ifade edildi.
Söz konusu tutanakta çok sayıda dernek başkanı, avukat, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve çevre gönüllüsünün imzasının bulunduğu belirtilerek, toplantının fiilen gerçekleşmediğinin açık biçimde kayıt altına alındığı vurgulandı.
“TOPLANTI YAPILDI” BEYANI GERÇEĞE AYKIRI
Açıklamada, İstanbul İl Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü tarafından verilen cevabi yazıda ise halkın katılımı toplantısının yapıldığı ve halkın görüşleri doğrultusunda ÇED Nihai Raporu'nun hazırlandığının ifade edildiği hatırlatıldı.
Bu beyanın resmi tutanaklarla çeliştiği belirtilerek, söz konusu durumun gerçeğe aykırı olduğu ve sürecin hukuka uygun yürütülmediğini gösterdiği ifade edildi.
SU HAVZALARI, ORMANLAR VE YABAN HAYATI İÇİN RİSK VURGUSU
İtiraz metninde, proje sahasının yer seçiminde ciddi sakıncalar bulunduğu belirtilerek, kapasite artışı planlanan alanın su havzaları, orman ekosistemi ve yaban hayatı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği kaydedildi.
Ayrıca, kültürel mirasın korunmasına yönelik yükümlülüklerin de yeterince gözetilmediği ifade edildi.
ÇED YÖNETMELİĞİNE AYKIRILIK İDDİASI
Açıklamada, ÇED Yönetmeliği gereği halkın bilgilendirilmesi ve sürece katılımının zorunlu olduğu hatırlatılarak, halkın katılımı toplantısı yapılmadan sürecin ilerletilemeyeceği vurgulandı.
Gerçeğe aykırı beyanlarla hazırlanan raporların mevzuata aykırılık oluşturduğu belirtilen açıklamada, idarenin hukuka uygunluk ilkesine uygun hareket etmesi gerektiği ifade edildi.
“ÇEVREMİZİ VE KÜLTÜREL MİRASIMIZI KORUMAK ANAYASAL HAKKIMIZDIR”
Açıklamanın sonunda, resmi tutanaklarda toplantının yapılmadığının kayıtlı olmasına rağmen aksi yönde beyanda bulunulmasının sürecin hukuka aykırı yürütüldüğünü gösterdiği belirtilerek şu çağrı yapıldı:“Çevremizi, suyumuzu, ormanlarımızı ve kültürel mirasımızı korumak anayasal hakkımızdır. Bu nedenle söz konusu ÇED sürecine itiraz ediyor ve ilgili kurumların gerekli incelemeyi yaparak süreci iptal etmesini talep ediyoruz.”
Sevginar SALİ






