Harita ve Kadastro Mühendisi Süheyl Kırkıcı, Silivri'de yıllardır çözülemeyen imar planlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Planlama sürecinin katılımcı ve şeffaf yürütülmediğini savunan Kırkıcı, “Bir kentin anayasası olan planlar halkın, meslek odalarının ve yerel aktörlerin görüşleri alınmadan hazırlanamaz” dedi.
Gazeteci Ahmet Refik Bek'in canlı yayın konuğu olan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Silivri Şube Başkanı ve Harita-Kadastro Mühendisi Süheyl Kırkıcı, Silivri gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İki bölüm halinde yayımlayacağımız söyleşinin ilk bölümünde Kırkıcı; yaşam öyküsünü, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı bünyesinde yürütülen çalışmaları, Muharrem ayının anlamını, Cemevi ve Kültür Merkezi'ndeki faaliyetleri ile Silivri'nin yıllardır çözülemeyen imar planlarına ilişkin görüşlerini anlattı. Kırkıcı, özellikle planlama süreçlerinde katılımcılık ve şeffaflık eksikliğine dikkat çekerek, Silivri'nin ortak akılla yönetilmesi gerektiğini vurguladı.
“36 YILDIR SİLİVRİ'DE YAŞIYORUM, KENDİMİ SİLİVRİLİ HİSSEDİYORUM”
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Silivri Şube Başkanı ve Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Silivri Temsilcisi Süheyl Kırkıcı, geçtiğimiz günler, gazeteci Ahmet Refik Bek'in canlı yayın konuğu oldu.
1963 yılında Antakya'da doğduğunu belirten Süheyl Kırkıcı, yaklaşık 36 yıldır Silivri'de yaşadığını ifade etti. Eşinin Silivrili olması nedeniyle kendisini artık bu kentin bir parçası olarak gördüğünü dile getiren Kırkıcı, çocuklarının da Silivri'de doğup büyüdüğünü söyledi.
Silivri'ye duyduğu sevgiyi vurgulayan Kırkıcı, “17 yıl Antakya'da yaşadım ama bugün 36 yıldır Silivri'de yaşayan bir kişiyim. Silivri'yi çok sevdiğimi söyleyebilirim. Silivri'nin daha da geliştirilmesi, daha yaşanabilir bir kent haline gelmesi için her zaman bir çalışma ve çaba içerisinde oldum” dedi.
“SİLİVRİ'Yİ GURURLA ANLATIYORUM”
Silivri'nin tanıtımına da önem verdiğini ifade eden Kırkıcı, ilçeyi dostlarına her zaman büyük bir gururla anlattığını belirtti.Kırkıcı, “Birçok dostuma Silivri'yi anlatırken büyük bir övünç ve gurur duyuyorum. Hatta bazı arkadaşlarımızın Silivri'ye yerleşmesinde de etkimiz oldu. Bu da Silivri açısından güzel kazanımlar oldu. Çünkü buraya gelen insanlar da çok iyi ve değerli insanlar” diye konuştu.
“EKMEĞİMİ BU KENTTE KAZANIYORUM”
Mesleğinin harita ve kadastro mühendisliği olduğunu belirten Kırkıcı, Silivri'de kendi bürosunda faaliyet gösterdiğini söyledi. Oğlunun da mühendis olduğunu ifade eden Kırkıcı, mesleki yaşamına ilişkin esprili bir değerlendirmede bulundu.Kırkıcı, “Kendime ait bir bürom var. Oğlum da mühendis oldu. Sanırım küçük oğlum üniversiteyi bitirene kadar ofisteki koltuğumda oturmaya devam edeceğim. Ondan sonra eşim izin verirse emekli olacağım” ifadelerini kullandı.
“KERBELA'YI HATIRLIYOR, BİR DAHA YAŞANMAMASI İÇİN ANMALAR YAPIYORUZ”
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Silivri Şube Başkanı Süheyl Kırkıcı, Muharrem ayının Alevi-Bektaşi inancındaki anlamını ve vakıf tarafından yürütülen etkinlikleri anlattı. Kerbela'nın yalnızca tarihsel bir olay değil, aynı zamanda zulme karşı duruşun simgesi olduğunu belirten Kırkıcı, yapılan anmaların temel amacının benzer acıların bir daha yaşanmaması olduğunu söyledi.
Kerbela olayının hem İslam coğrafyasında hem de Alevi-Bektaşi dünyasında derin izler bıraktığını ifade eden Kırkıcı, “Belki de bugün Ortadoğu'da yaşanan birçok çatışmanın fitili o günlerde ateşlendi. Tarih boyunca farklı katliamlar yaşandı. Yakın tarihimizde Maraş ve Sivas olayları da hafızalarımıza kazındı. Biz bunları unutmamak ve unutturmamak için anıyoruz” dedi.
“ZALİME VE ZULME KARŞI DURUŞU ÖNE ÇIKARIYORUZ”
Muharrem ayındaki anmaların inançsal boyutuna dikkat çeken Kırkıcı, Kerbela'da yaşananların yalnızca bir tarih anlatısı olmadığını belirterek, “O günün direniş ruhunu anlamaya çalışıyoruz. Zalime ve zulme karşı duruşu, yaşam biçimi haline getiren bir anlayışı yaşatmaya çalışıyoruz. Dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan acıları da Kerbela'nın bir yansıması olarak görüyor ve hatırlıyoruz” diye konuştu.
“12 GÜN BOYUNCA LOKMALAR PAYLAŞILIYOR”
Muharrem ayı boyunca tutulan oruçlara ilişkin bilgi veren Kırkıcı, 12 gün boyunca Cem Evlerinde lokmaların paylaşıldığını söyledi.Kırkıcı, “Bu lokmalar tamamen yurttaşlarımızın bağışlarıyla hazırlanıyor. Her akşam güneş battıktan sonra insanlar bir araya geliyor, lokmalarını paylaşıyor ve Kerbela'yı anıyor. Buradaki amaç sadece yemek yemek değil; paylaşmak, dayanışmak ve birlikte olabilmek” ifadelerini kullandı.
“AŞURENİN VERDİĞİ MESAJ KARDEŞLİKTİR”
Muharrem ayının sonunda yapılan aşurenin de önemli bir anlam taşıdığını belirten Kırkıcı, farklı malzemelerin aynı kazanda birleşmesinin toplumsal birlikteliği simgelediğini söyledi.Kırkıcı, “Aşureyi oluşturan her ürünün ayrı bir tadı vardır. Ancak birlikte kaynadıklarında ortaya bambaşka bir lezzet çıkar. Buradaki mesaj da aynıdır; farklılıklarımızla birlikte yaşayabiliriz. Gerçek olan paylaşmak, dayanışmak ve kardeşçe yaşamaktır” dedi.
“SOFRAMIZ TÜM SİLİVRİ HALKINA AÇIK”
Muharrem ayı etkinliklerinin 12 gün boyunca devam edeceğini ifade eden Kırkıcı, tüm Silivrilileri Cem Evi'nde kurulan sofralara davet etti.“Geçtiğimiz günler İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nuri Aslan'ın katkılarıyla bir lokma paylaşımı gerçekleştirdik” diyen Kırkıcı, sözlerini şöyle tamamladı:“Bizim için unvanların, makamların bir önemi yok. Herkes bir candır. Bu günler matem günleridir; gösterişten uzak, mütevazı günlerdir. Amacımız insanların birbirine dokunması, bir araya gelmesi ve paylaşmasıdır. Alevi olsun ya da olmasın, Bektaşi olsun ya da olmasın bütün Silivri halkı soframızın misafiridir. Eşitliği, kardeşliği, barışı ve bir arada yaşamayı savunuyoruz.”
“CEMEVİMİZ ARTIK BİR KÜLTÜR VE EĞİTİM MERKEZİ KİMLİĞİNE KAVUŞTU”
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Silivri Şube Başkanı Süheyl Kırkıcı, uzun süredir yapımı devam eden Cemevi ve Kültür Merkezi'nin büyük ölçüde tamamlandığını belirterek, tesisin yalnızca inanç hizmetleri için değil, eğitim, kültür ve sosyal yaşam alanı olarak da kullanılacağını söyledi.
Cemevi yerleşkesindeki çalışmaların son durumuna ilişkin bilgi veren Kırkıcı, inşaat sürecinin son aşamaya geldiğini ifade etti.Kırkıcı, “İnşaat faaliyetleri büyük ölçüde tamamlandı. Ufak tefek eksikliklerimiz var ancak bunlar kısa sürede giderilebilecek eksiklikler. Artık yapının işlevlerini daha fazla geliştirmeye odaklanıyoruz” dedi.
Cemevi bünyesinde oluşturulan kültür sanat binasında çok sayıda sınıf bulunduğunu belirten Kırkıcı, Halk Eğitim Merkezi destekli kursların yanı sıra seminer ve konferansların da düzenlendiğini söyledi.Yaklaşık 12-13 sınıfın aktif olarak kullanılacağını ifade eden Kırkıcı, “Burada sadece inanç hizmetleri sunmuyoruz. Eğitim çalışmalarına önem veriyoruz. Kurslar, seminerler, konferanslar ve çeşitli sosyal faaliyetlerle insanların gelişimine katkı sağlamayı amaçlıyoruz” diye konuştu.
“ENGELSİZ SINIFIMIZLA FARKLI BİR MODEL OLUŞTURUYORUZ”
Merkezde hayata geçirilen Engelsiz Sınıf uygulamasının kendileri için ayrı bir önem taşıdığını vurgulayan Kırkıcı, özel gereksinimli bireylerin sosyalleşmesine katkı sağlayacak bir model oluşturduklarını anlattı.Kırkıcı, “Çocuklarımız aileleriyle gelecek, belirli sürelerle öğretmenlerimizin gözetiminde eğitim ve sosyal etkinliklere katılacak. Bu süreçte aileleri de farklı alanlarda vakit geçirebilecek. Hem çocuklarımız için sosyalleşme hem de aileler için nefes alma imkânı oluşturmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Sunulan hizmetlerin herhangi bir üyelik şartına bağlı olmadığını belirten Kırkıcı, merkezin tüm Silivrililere açık olduğunu söyledi.“Kim olursa olsun, hangi inanca sahip olursa olsun, nerede yaşarsa yaşasın tüm Silivrili kardeşlerimiz bu imkânlardan yararlanabilir” diyen Kırkıcı, tesisin toplumsal dayanışmayı güçlendiren bir merkez olmasını hedeflediklerini kaydetti.
“TÜRKİYE'NİN ORTAK TINISINI OLUŞTURMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Merkez bünyesinde faaliyet gösteren koronun da farklı bir anlayışla kurulduğunu belirten Kırkıcı, koroda yalnızca vakıf üyelerinin değil, farklı yörelerden ve kültürel geçmişlerden insanların yer aldığını söyledi.
Karadeniz'den Güneydoğu Anadolu'ya, Balkan göçmenlerinden Kafkas kökenli vatandaşlara kadar geniş bir katılım sağlandığını ifade eden Kırkıcı, “İstedik ki yalnızca bir koro değil, Türkiye'nin ortak tınısını oluşturan bir topluluk olsun. Farklı kültürlerin seslerini bir araya getirmeye çalışıyoruz” dedi.
Bu amaçla çok sayıda hemşehri ve yöre derneğini ziyaret ettiklerini anlatan Kırkıcı, kültürel çeşitliliği ortak bir zenginlik olarak gördüklerini sözlerine ekledi.
“PLANLAMA SÜRECİ KATILIMCI VE ŞEFFAF OLMADIĞI İÇİN SONUÇ ALINAMIYOR”
Harita ve Kadastro Mühendisi, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Silivri Şube Başkanı Süheyl Kırkıcı, Silivri'de yıllardır tartışma konusu olan imar planlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Kırkıcı, temel sorunun planların hazırlanış yönteminde olduğunu belirterek katılımcılık ve şeffaflık eksikliğine dikkat çekti.
İmar planlarının şehirlerin geleceğini belirleyen en önemli belgeler olduğunu ifade eden Kırkıcı, planlama sürecinin dar bir çevre tarafından yürütülmesinin doğru olmadığını söyledi.Kırkıcı, “Planlama bir kentin anayasası demektir. Bir kentin anayasasını hazırlarken bu süreci birkaç kişi ya da birkaç şirketle yürütmeye kalkarsanız ortaya bugün yaşanan sorunlar çıkar. Kimseyi suçlamak istemiyorum ama yöntemin yanlış olduğunu düşünüyorum” dedi.
“ORTAKÖY'ÜN PLANI YAPILIYOR, ORTAKÖY'ÜN HABERİ OLMUYOR”
Üç dönem belediye meclis üyeliği ve uzun yıllar İmar Komisyonu Başkanlığı yaptığını hatırlatan Kırkıcı, planlama süreçlerinde yerel katılımın sağlanamadığını savundu.“Katılımcılık planlamanın temelidir” diyen Kırkıcı, “Ortaköy'ün planı yapılıyor ama Ortaköy'ün haberi olmuyor. Muhtarın haberi olmuyor. Bölgenin temsilcilerinin haberi olmuyor. İnsanlar kendi mahallelerinde ne planlandığını bilmiyor. Böyle bir yöntemle sağlıklı sonuç almak mümkün değil” ifadelerini kullandı.
“PLANLAR ŞEFFAF OLMALI”
Planların hazırlanma ve değerlendirme aşamalarının kamuoyuna açık olması gerektiğini vurgulayan Kırkıcı, gizlilik algısının çeşitli soru işaretlerine yol açtığını söyledi.Kırkıcı, “Planları insanlardan saklarsanız, yapılanları paylaşmazsanız doğal olarak çeşitli kuşkular ortaya çıkar. Şeffaflık olmazsa insanların sürece güven duyması da zorlaşır. Oysa planlar herkesin görebileceği, tartışabileceği şekilde hazırlanmalıdır” diye konuştu.
“İMAR KOMİSYONU BAŞKANIYDIM, PLANLARI GÖRMEKTE ZORLANDIK”
Geçmiş dönemde yaşanan bazı uygulamalara da değinen Kırkıcı, belediye meclis üyelerinin ve ilgili komisyonların yeterince bilgilendirilmediğini savundu.“Ben yıllarca İmar Komisyonu Başkanlığı yaptım. Bazen planları görmek istediğimizde bile çeşitli sıkıntılar yaşanıyordu. Oysa meclis üyeleri halk adına görev yapıyor. Süreçlerin daha açık yürütülmesi gerekiyor” dedi.
“2009'DAN BERİ DEVAM EDEN BİR KANGREN VAR”
Silivri'deki planlama sorunlarının uzun yıllardır çözülemediğini belirten Kırkıcı, özellikle bazı mahallelerde vatandaşların mağduriyet yaşamaya devam ettiğini söyledi.Kırkıcı, “2009 yılından bu yana devam eden bir kangren var. Aradan 17 yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ plan sorunları çözülemeyen bölgeler bulunuyor. Selimpaşa'da, Kavaklı'da ve farklı mahallelerde insanlar çeşitli nedenlerle imar konusunda sıkıntılar yaşamaya devam ediyor. Bu kadar uzun süren bir belirsizlik kimseye fayda sağlamıyor” değerlendirmesinde bulundu.
“KATILIMCI VE SAHİPLENİLEN PLANLAR ÜRETİLMELİ”
Sorunun çözümünün daha geniş katılımlı bir planlama anlayışından geçtiğini ifade eden Kırkıcı, yerel yönetimler, meslek odaları, muhtarlar ve vatandaşların sürece dahil edilmesi gerektiğini belirtti.“Katılımcı, şeffaf ve toplum tarafından sahiplenilen planlar üretmek mümkün. Bunun yolu da tüm tarafların sürece dahil edilmesinden geçiyor” dedi.
“HALKA RAĞMEN PLAN YAPILAMAZ”
Kırkıcı, Silivri'de yıllardır çözülemeyen planlama sorunlarının temelinde katılımcılık eksikliği bulunduğunu belirterek, planlama süreçlerine belediye meclisinin, meslek odalarının ve sivil toplum kuruluşlarının dahil edilmesi gerektiğini söyledi.
“ŞİRKETLER PLAN YAPABİLİR AMA DENETİMSİZ OLMAZ”
Planların özel firmalar tarafından hazırlanmasının tek başına yanlış olmadığını ifade eden Kırkıcı, asıl sorunun denetim ve katılım mekanizmalarının işletilmemesi olduğunu söyledi.Kırkıcı, “Şirketler elbette plan hazırlayabilir. Ancak belediyenin denetimi, belediye meclisinin iradesi ve yerel aktörlerin katkısı sürecin içinde olmalıdır. Bunlar yoksa sağlıklı bir sonuç beklemek mümkün değildir” dedi.
“2009'DAN BERİ BÜYÜK BİR ZAMAN KAYBEDİLDİ”
Silivri'de planlama süreçlerinin yıllardır sonuçsuz kaldığını belirten Kırkıcı, bunun ilçe adına ciddi bir kayıp olduğunu dile getirdi.“Büyük bir enerji kaybediliyor, büyük bir zaman kaybediliyor. 2009'dan bu yana süren sorunlar var. Bunun bedelini vatandaş ödüyor. Bu kadar uzun süre çözümsüzlük kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
“MESLEK ODALARI SÜRECİN DIŞINDA BIRAKILMAMALI”
Planlama süreçlerinde teknik kuruluşların görüşlerinin alınmasının zorunlu olduğunu vurgulayan Kırkıcı, ilgili meslek odalarının dışarıda bırakılmasını eleştirdi.Kırkıcı, “Mimarlar Odası yok, Şehir Plancıları Odası yok, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası yok. Bu işin teknik tarafında bulunan kurumlar sürecin içinde yer almıyor. Sonra da bir şirket tarafından hazırlanan planlarla yol alınmaya çalışılıyor. Böyle olunca planlar çeşitli aşamalarda tıkanıyor ve geri dönüyor” dedi.
“BİLGİLERİ SAKLAMAK SORUNU ÇÖZMÜYOR”
Planlama süreçlerinin açık yürütülmesi gerektiğini belirten Kırkıcı, bilgi paylaşımından kaçınmanın çeşitli söylentileri ve güvensizlik ortamını beslediğini söyledi.“Planları kamuoyundan saklamanın kimseye faydası yok. Tam tersine şeffaflık sağlanmalı. Zaten vatandaşın ulaşamadığı birçok bilgi farklı yollarla dolaşıma giriyor. O nedenle süreçlerin açık ve denetlenebilir olması gerekiyor” diye konuştu.
“ALİPAŞA'DAKİ TABLO PLANLAMA HATALARINI GÖSTERİYOR”
Silivri'de bazı bölgelerde yaşanan çelişkili uygulamaların planlama sorunlarının somut örnekleri olduğunu ifade eden Kırkıcı, sanayi ve konut alanlarının iç içe geçtiği bölgelerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.“Bir tarafta sanayi planlanıyor, hemen yanında çok katlı konutlar yükseliyor. Bu tür örnekler planlama anlayışının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor” değerlendirmesinde bulundu.
“KARARLILIK GÖSTERİLİRSE SORUNLARIN BÜYÜK KISMI ÇÖZÜLÜR”
Kırkıcı, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun planlarla ilgili yaptığı mahalle toplantılarını takip ettiğini belirterek, özellikle “Halka rağmen plan yapılamaz” yaklaşımını önemli bulduğunu söyledi.Bu anlayışın doğru bir yaklaşım olduğunu ifade eden Kırkıcı, “Katılımcılık esas alınır ve kararlılık gösterilirse sorunların çok büyük bölümü çözülebilir. Mesele irade ortaya koyabilmektir” dedi.
“ORTAK AKLI YAKALAYABİLİRSEK SİLİVRİ'NİN SORUNLARINI ÇÖZEBİLİRİZ”
Kırkıcı, Silivri'nin geleceği için ortak akıl ve katılımcı yönetim anlayışının önemine dikkat çekti. Farklı siyasi görüşlerden ve toplumsal kesimlerden insanların bir araya gelmesi halinde ilçenin birçok sorununun çözülebileceğini söyledi.
Silivri'de ortak aklın oluşturulması gerektiğini belirten Kırkıcı, farklı görüşlerin bir araya gelmesinden doğacak sinerjinin ilçeye önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.Kırkıcı, “Aklın yolu birdir. Ortak aklı yakalayabilirsek sorunlarımızın büyük bölümünü çözebiliriz. Farklı siyasi partilerden, farklı çevrelerden çok değerli insanlar var. Neden bir araya gelip Silivri için ortak bir çalışma yürütmeyelim? Sonuçta kazanan Silivri olur” dedi.
“DENEYİMLİ İSİMLERİN BİRİKİMİNDEN YARARLANILMALI”
Geçmiş dönemlerde görev yapmış siyasetçilerin, meslek odalarının ve sivil toplum temsilcilerinin bilgi ve tecrübelerinden yararlanılması gerektiğini söyleyen Kırkıcı, bu birikimin çoğu zaman yeterince değerlendirilmediğini belirtti.“İnsanlar görevlerini tamamlıyor ve kendi kabuklarına çekiliyor. Oysa yılların deneyimi var. Bu bilgi ve tecrübelerden yararlanılmadığında kaybeden Silivri oluyor” diye konuştu.
“100 BİN ÖLÇEKLİ PLAN TOPLANTISI DOĞRU BİR ADIMDI”
Yakın zamanda Kent Konseyi öncülüğünde gerçekleştirilen 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı toplantısını olumlu bulduğunu belirten Kırkıcı, toplantıya eski belediye başkanları, eski ilçe başkanları, meslek odaları ve çeşitli kesimlerden temsilcilerin katıldığını söyledi.Kırkıcı, “Herkes fikrini özgürce ortaya koydu. Bu tür toplantılar çoğalmalı. Çünkü Silivri'nin geleceğini ilgilendiren konular ancak geniş katılımla sağlıklı şekilde değerlendirilebilir” ifadelerini kullandı.
“SİLİVRİ'NİN POTANSİYELİ YÜKSEK”
Silivri'nin toplumsal yapısının ortak çalışma kültürüne uygun olduğunu belirten Kırkıcı, ilçenin hoşgörülü ve uzlaşmacı bir yapıya sahip olduğunu söyledi.“Silivri bu anlamda şanslı bir yer. Farklılıklarıyla birlikte yaşayabilen, birbirine saygı duyan bir kent yapısı var. Bu potansiyeli doğru değerlendirebilirsek çok daha güçlü bir Silivri ortaya çıkacaktır” dedi.
Sevginar SALİ






