Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, mahalle buluşmaları kapsamında Cuma akşamı ekibiyle birlikte Fener Mahallesi'nde vatandaşlarla bir araya geldi. Muhtar İsmet Altınkoç'un ev sahipliğindeki toplantıda “Fener, samimiyetin ve komşuluğun kalesi” vurgusu yapan Balcıoğlu; sosyal desteklerden tarıma, altyapıdan gençlik projelerine kadar yürütülen çalışmaları anlattı, Harmanpınar Caddesi'ne kaldırım ve bazı sokaklarda asfalt başta olmak üzere 2026 planlamasını paylaştı.
Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, mahalle buluşmaları kapsamında Cuma akşamı ekibiyle beraber Fener Mahallesi'nde vatandaşlarla bir araya geldi. Muhtarİsmet Altınkoç, mahalle sakinleri, basın mensupları ve belediye ekiplerinin katıldığı toplantıda Balcıoğlu, birlik ve komşuluk vurgusu yaptı.
“FENER, SAMİMİYETİN VE KOMŞULUĞUN KALESİ”
Başkan Balcıoğlu, Fenerlilere şöyle seslendi: “Değerli komşularım, kıymetli ablalarımız, basınımızın çok değerli temsilcileri, değerli çalışma arkadaşlarım; Silivri'mizin gülen yüzü, samimiyetin ve komşuluğun kalesi Fener mahallemizde bulunmaktan, bu güzel havayı sizlerle birlikte soluduğum için son derece mutlu olduğumu bilmenizi isterim. Hepiniz bizleri böylesine sıcak ve samimi bir şekilde karşıladığınız için yürekten teşekkür ediyorum. Hoş geldiniz.
“BURASI KOMŞULUĞUN VE DOSTLUĞUN YAŞADIĞI KIYMETLİ BİR YUVA”
Burası sadece bir mahalle değil, aynı zamanda komşuluk ilişkilerinin, arkadaşlıkların daha kuvvetli şekilde yaşandığı, dostluğun ve birliğin hâlâ dipdiri olduğu mahallelerden bir tanesi ve çok kıymetli bir yuva. Ben bugün burada sizin karşınızda sadece bir belediye başkanı olarak değil, bu topraklarda doğmuş, burada büyümüş birGazitepeli olarak bulunuyorum. Yani haddimizi biliyoruz, geldiğimiz yeri unutmuyoruz. Burada çocukluğum geçti, birçok anıları, üzüntüleri, sevinçleri beraber yaşadığım birçok arkadaşım, büyüğüm var. Hepinizi isim isim biliyorum. Hatta bizim Trakya'da meşhurdur, lakabıyla anılır; işte Kaygısız Abide burada…
“BU ŞEHRİN TOZUNU YUTMUŞ BİR KARDEŞİNİZ OLARAK KARŞINIZDAYIM”
O yüzden, bu şehrin tozunu yutmuş, sizinle aynı dertle dertlenen bir kardeşiniz, bir evladınız olarak geldim. Biliyorsunuz yola çıkarken bir söz vermiştim; ‘Allah nasip ederse, milletimiz de teveccüh gösterip o koltuğa oturursam, ilk önce parti rozetimizi çıkaracağız.' 1 Nisan sabahı o rozeti çıkardım, çekmeceye koydum; herkesin belediye başkanı olduk. Silivri'mizde, evet gururla söylüyorum, ben 15 yıldan bu yana Cumhuriyet Halk Partisi'nden belediye meclis üyesi olarak sizlerin karşısına geldim. Sizlerin desteğiyle belediye başkan yardımcılığı görevinde bulundum. Geçen dönem Büyükşehir Belediye Meclis üyesi olarak Ekrem Başkanımla birlikte çalışma fırsatım oldu. Sizlere hizmet ettik ve bugün de yine sizlerin desteğiyle, Allah nasip etti sizler de destek verdiniz, şimdi karşınızda Silivri Belediye Başkanı olarak geldim Silivri'mizde yaşayan 300.000 kişinin belediye başkanıyız.
“SİLİVRİ ARTIK ESKİ SİLİVRİ DEĞİL”
Silivri'miz büyüdü, nüfusumuz arttı. Artık bizim o çocukluğumuzdaki Silivri gibi değil. Eskiden sahilde yazlık evlerde ışık sadece 3 ay boyunca yanardı ama şimdi 12 ay insanlar yaşıyor. Yani şu anda kış nüfusu 500.000, yazın tahmin edersiniz 1 milyonu geçiyor artık. Bu arada dışarıdaki kalabalık içeriden daha fazla, hepinize selam, iyi akşamlar diliyorum.
“BELEDİYECİLİĞİN HER KADEMESİNDE ÇALIŞTIM”
Evet, 15 yıllık belediyecilik geçmişimde mutfağında piştim, her kademesinde çalıştım ama inanın şu anda burada sizin karşınıza geçip sizin gözlerinize baktığımdaki o duygu hiçbir makamdan değerli değildir. Belediye başkanlığı bir meslek değil. Allah nasip etmiş, sizler de uygun görmüşsünüz. Biz hiçbir zaman koltuktan güç almadık; tam tersi kişiliğimizle, karakterimizle, hani dediğim gibi nereden geldiğimizi bilerek buradaki hemşehrilerimize, 81 ilden yaşayan hemşehrilerimize hizmet etmek için bir yola çıktık.
“EN BÜYÜK MOTİVASYONUMUZ VATANDAŞIN HAYIR DUASI”
Allah razı olsun, sizin dualarınızı almak kadar kıymetli değil. Benim en büyük motivasyonum sokakta yürüdüğümde bir teyzemizin —işte burada teyzelerimiz var— onların hayır duasını almak, gençlerimizin omuzuna vurup ‘Başkanım yanınızdayız' demesi; bu çok kıymetli. Tek gayemiz bu güzel topraklara olan vefa borcumuzu çok çalışarak ödemektir. Elbette bu iş ekip işidir. Ben ‘her şeyin en iyisini bilirim' hiçbir zaman demedim. Öyle bir yeteneğimiz de yok zaten, Allah öyle bir yeteneği hiç kimseye de vermedi ama en iyi ekiple çalışırsanız önünüzde hiçbir engel yoktur.
“VATANDAŞA TEPEDEN BAKAN BU YOLDA BENİMLE YÜRÜYEMEZ”
O yüzden çalışma arkadaşlarıma hep şunu söylerim; özellikle buradaki yaşam şeklini, yerelliğini de göz önüne aldığımızda: ‘Dert etmeyen, çözüm aramayan, vatandaşa tepeden bakan biri bu yolda benimle yürüyemez.' Sizlerin bana vermiş olduğu yetkiyi —hani ‘halka rağmen hiçbir şey olmaz' diyoruz ya, ben onun en iyi temsilcisiyim— sizlerin bana vermiş olduğu yetkiyi ben de arkadaşlarıma dağıttım. Onları başkan yardımcısı görevlerine getirdik, meclis üyesi oldular, birim müdürü olarak görev yapıyorlar ve tek dertleri sizlere hizmet etmek.
“35 MAHALLEDE BİRİNCİ PARTİ OLARAK BÜYÜK SORUMLULUK ALDIK”
“Silivri Belediyesi'nde 35 mahallemizde sizlerin büyük teveccühüyle 35 mahallede de birinci parti olarak çıktık. Sorumluluğumuz fazla, biliyorum. 35 mahallede ve Silivri tarihinin en fazla oyunu alan belediye başkanıyım. En fazla meclis üyesi çıkaran belediye başkanıyım ve bu sorumluluk üzerimizde, biliyorum, çok ağır ama biz gücümüzün farkındayız, gücümüzü sizden alıyoruz. O yüzden 35 mahallemize de elimizden geldiğince imkânlar dâhilinde ve planlı bir şekilde hizmet edeceğiz.
“GENEL SİYASETE GİRMEYECEĞİM, BİZ İŞİMİZE BAKTIK”
Bir yıl boyunca yaşadıklarımızı biliyorsunuz. Genel siyasete çok girmeyeceğim, ben yerel yöneticiyim. Ama bunları da yaşadık yani; bir yıldır İstanbul belediyelerinde yaşanan olayları hepiniz biliyorsunuz. Biz işimize baktık. Buraları ağlama yerleri değildir. Allah insanı zor zamanda denermiş, farklı kapılar açarmış; biz de öyle yaptık. Biz işimizin doğruluğuna, kendimizin, arkadaşlarımızın hep beraber ekip arkadaşlarımızın vicdanıyla birlikte biz bu yola dedik ki: ‘Hemşehrilerimize hizmet edeceğiz.'
“YÖNETİM ANLAYIŞIMIZIN MERKEZİNDE İNSAN VAR”
Hizmeti yapacağız ama ne yaparsanız yapın önemli olan özel hissettirmektir. Bunu da göz ardı etmedik. Bizim yönetim anlayışımızın merkezinde beton binalar değil insan var, sizler varsınız. Biz ‘ben yaptım oldu' zihniyetini elimizin tersiyle ittik çünkü bu sokağın tozunu yutan sizsiniz, en doğrusunu da siz bilirsiniz. Biz olaylara makam odasından değil bizzat buradan, Fenerköy mahallemizin kahvesinden, sizin yanınızdan bakıyoruz.
“KONUŞMAYA DEĞİL, DİNLEMEYE DE GELDİK”
Şurada samimiyetle söylüyorum; hepimiz insanız, eksiğimiz olacaktır tabii ki. Dört dörtlük hiç kimse olamaz ama bizim kitabımızda kulağının üzerine yatmak kesinlikle yazmaz. Önemli olan eksiği görüp anında müdahale etmektir; işte bu yüzden tam kadro olarak buradayız, sizin karşınızdayız. Başkan yardımcılarım, müdürlerim yanımda, meclis üyelerim yanımda; yani sadece konuşmaya değil, aynı zamanda sizi can kulağıyla da dinlemeye geldik.
“FENER MAHALLESİNE VEFA BORCUMUZ VAR”
Bizim bu yılki planlamamızda Fener mahallemize olan bir vefa borcumuz var, onu yerine getireceğiz. Onun için buraya geldik. Herkesin içi rahat olsun, içi ferah olsun. Bizim dönemimizde israf yok, hizmet var.
“SAĞLIKTAN DAHA ÖNEMLİ HİÇBİR ŞEY YOK”
Bugün özellikle benim sosyal medyamıza da meclisten sonra duyurusunu da yaptık. Hani dedim ya yol yaparsınız, bina yaparsınız, her şeyi yapabilirsiniz ama insandan daha değerlisi yoktur. İnsanı merkezimize koyduk. Bakın sağlıktan önemlisi yok. Bugün işte Mustafa Özmert evladımız, Zeynel arkadaşımın çocuğu, uzun zamandan beri, bir kas hastalığıyla mücadele ediyor, DMD hastası. Biz de muhtarım sağ olsun geldiler, konuştuk; gerekli yasal izinleri de almışlar. Bizim de bundan sonraki görevimiz, belediye başkanı olarak buradaki bu ilaç tedavisinin başlaması adına olan yardımın bir an önce toplanması noktasında çaba sarf edeceğiz. Büyük bir aileyiz, Silivri büyük bir ilçe. 700'e yakın sanayi kuruluşumuz var, iş insanlarımız var; dayanışmayla bunun üstesinden geleceğimize ben inanıyorum çünkü üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorun yoktur. Yeter ki bu birlik ve beraberliğimizi koruyalım. O yüzden evladımıza da inşallah en yakın zamanda sağlığına kavuşmasını ben gönülden diliyorum.
“FENER MAHALLESİ BİZİM İÇİN KIYMETLİ”
Fener mahallesi bizim için kıymetlidir. Silivri'mizin nüfus yoğunluğunu oluşturan en büyük mahallelerden bir tanesi Fener mahallesi.
“EKONOMİK SIKINTI ARTIK MUTFAĞIMIZDA”
Ülke olarak tarihimizin en zor ekonomik sınavlarından bir tanesini veriyoruz. Yangın artık sadece haberlerde izlediğimiz televizyonlarda izlediğimiz gibi değil, bültenlerden ibaret değil; tam şuramızda, mutfağımızda, cüzdanımızda. Görüyorum ki milletimizin gündeminde ne siyaset var ne de Ankara'daki polemikler var. İnanın hiç yok. Akşam tek dert var; akşam tencere kaynayacak mı kaynamayacak mı? Evladıma harçlık verebilecek miyim veremeyecek miyim? Emekli amcam torunuma harçlık veremiyorum diye mahcup, analar beslenme çantası boş diye çaresiz… Bunları yaşıyoruz. Gençler ‘günü kurtaralım yeter' diyorlar. İşte bu tabloda bir yerel yönetici olarak hepimiz insanız, yüreğim dağlanıyor. Ben bu şehrin şehremini olarak ‘komşusu açken tok yatan bizden değildir' diyen bir kültürün evladı olarak buna seyirci kalamam.”
“MAZERETİN ARKASINA SIĞINMADIK”
O yüzden ‘bütçe yok', ‘kriz var', ‘Ankara'da tasarruf genelgesi var' demeden, mazeretlerin, bürokratik engellerin arkasına hiçbir zaman sığınmadık. Çünkü adımız gibi biliyoruz ki açlığın siyaseti olmaz, yoksulluğun tasarrufu olmaz. Ancak burada bir virgül koyup sizinle açık bir yüreklilikle konuşmak gerekirse, bir kardeşiniz olarak dertleşmek isterim; elimizde sihirli değnek yok. Elbette her sorunu, her beklentiyi bir gecede şıp diye çözemiyoruz, bunun farkındayım.
“KRONİKLEŞMİŞ SORUNLARI TEK TEK ÇÖZÜYORUZ”
Bazı meseleler vardır; işte mahalle toplantıları yapıyoruz, Gümüşyaka'da da söylendi, 20 yıllık, 25 yıllık kronikleşmiş sorunlar var. Hatta orada dediler ‘Rahmetli Hüseyin Agu başkan döneminden beri hiç el değmemiş sokaklarımız var, caddelerimiz var.' Biliyorum, 20 yıldır halının altına süpürülmüş, birike birike dağ gibi olmuş sorunlar var. Yılların ihmaliyle adeta kangren olmuş işler var. Ama şundan adınız gibi emin olun; biz bu zorlukları görüp ‘bu çok zor, yapılamaz' diyerek arkamızı dönmüyoruz kesinlikle. Sorunları halının altına süpürmüyoruz. Sabırla, inatla belediyemizin tüm imkânlarını kullanarak hemşehrilerimize hizmet ediyoruz, o kördüğümleri tek tek çözüyoruz.
“VİCDAN BELEDİYECİLİĞİ”
Bizim anlayışımızın tek bir adı vardır: Vicdan Belediyeciliği. Videoda da bahsettik; nedir vicdan belediyeciliği? Komşusu dardayken kapıyı kapatmamaktır. Bu parayı biz betona değil halkın yarasına merhem olmaya harcadık. Bakın kısaca; çocuk açsa yol altın olsa ne yazar? Her şeyi altın döşesen ne yazar? Beslenme çantası desteğini başlattık, bu kıymetli. 2.500 evladımıza beslenme çantasını dolduruyoruz, sayı daha da artacak. Liseli gençlerimize sabah çorba ikramı yapıyoruz. Aslında burada verilmek istenen mesaj nedir biliyor musunuz? Çocuklarımıza ‘sizin yanınızdayız', motive ediyoruz, ‘Allah zihin açıklığı versin' diyoruz. Hepimizin evlatları var, empati yapın; empati yaptığınızda bunun ne kadar kıymetli bir iş olduğunu görüyorsunuz.
“ÜNİVERSİTELİ GENÇLERİMİZE KESİNTİSİZ DESTEK VERİYORUZ”
Üniversiteli kardeşlerimize ‘siz okuyun, arkanızdayız' dedik, ayda 1.000 TL burs veriyoruz. Belki çok büyük bir para değil ama kesintisiz olarak yılda 12.000 lira. Sınav ücretlerini de çocukların biz ödüyoruz, 1.000'den fazla üniversite öğrencimiz…
“GENÇLER VE KIZ ÖĞRENCİLER İÇİN YENİ PROJELER”
Gençlerimiz için son teknoloji e-spor merkezini kuruyoruz. Kızlarımız güvenle okusun diye ilk defa Silivri'mizde kız öğrenci yurdunu, Leyla ve Mehmet Sökmen bağışçılarımızla birlikte —yer Silivri Belediyemizin, hepimizin ortak yeri— kız öğrenci yurdunu inşa ediyoruz. Bu yıl eğitim öğretime başlayacak hızlı bir şekilde. Evlatlarımız güvenle, huzurla okusun diye bunu başlatıyoruz.
“KENT LOKANTASI, AŞEVİ VE SOSYAL DESTEKLERİ GENİŞLETİYORUZ”
Kent lokantasını açtık Silivri Belediyesi ile birlikte, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ortaklığında; işçimiz, öğrencimiz ucuza yemek yesin dedik. Yetmiyor bir tane, farkındayım; birkaç tane daha yer bulabilirsek açacağız. Aşevimizde her gün 800 kişilik sıcak yemeği vatandaşlarımıza ulaştırıyoruz, ihtiyaç sahibinin kapısına kadar götürüyoruz. Gıda Bankasında 7.000 tane haneye giriyoruz. Çocuklarımıza bayramlıklarını giydirdik. Her yıl 3.500 tane evladımızın çantasını, kırtasiye malzeme desteğini biz veriyoruz, formasını ellerimizle teslim ettik. Genç kadınlarımız için HPV aşısı desteğini sağladık, başlattık.
“SİLİVRİ TARIMDA İSTANBUL'UN EN BÜYÜK GÜCÜ”
1.5 yılda tohumdan mazota tam 150 milyon liralık destek sağladık. Göğsümü gere gere söylüyorum; Silivri Belediyesi artık İstanbul'un en büyük yüzölçümüne sahip ilçesidir, İstanbul'un da en büyük çiftçisidir. Bizim 4.000 dönüm tarlamız var ve bu 4.000 dönüm tarlamızda neler yapıyoruz? Koruyoruz tarlamızı; işte buğday ekiyoruz, buğdaydan elde ettiğimiz unu hemşehrilerimize tekrar geri döndürüyoruz. Ayçiçeğimizde de aynı şekilde… Özellikle tohumluk malzemelerimizi veriyoruz. Büyükşehir Belediyemizle de omuz omuza daha fazla bu sene yardımları arttırmaya çalışıyoruz; yeter ki toprağınızı koruyun, siz üretin, biz yanınızdayız mesajı aslında bu.
“GENİŞ COĞRAFYADA HİZMET ETMEK BÜYÜK EMEK İSTİYOR”
Göreve geldiğimizde bismillah dedik, çizmeleri giydik ve sahaya indik ama bir gerçeği de konuşmamız lazım. Silivri artık coğrafi yüzölçümü bakımından 900 kilometrekarelik bir alana sahip. Yani iki mahalle arası 70 kilometre. 30.000 ton asfaltı yollarımıza serdik, tam 170.000 metrekarelik alanı parke taşıyla ilmek ilmek işledik ama bu 30.000 ton asfaltı Şişli'de, Beşiktaş'ta, Beyoğlu'nda, Bakırköy'de yapsaydık biz o şehri tamamen baştan aşağı yenilemiş olurduk. Fakat bizim öyle değil, çok büyük alan; Allah ne verdiyse alacak konumda Silivri, çünkü görünmüyor; çöldeki bir vaha gibi buhar oluyor gidiyor. O yüzden doğru planlama yaparak, doğru bir yol haritası çizerek yolumuza devam etmeye çalışıyoruz.
“ZORLUKLARA RAĞMEN HİZMETTEN VAZGEÇMİYORUZ”
Coğrafyamız o kadar geniş, sorumluluk alanımız o kadar büyük ki hizmeti her noktaya ulaştırmak bazen zor oluyor. O devasa mesafeleri kapatmak büyük bir emek istiyor. Bu koca coğrafyada ne kadar yapsan ne kadar döksen bazen ihtiyaç bitmiyor ama biz buna sığınmadık, ‘biz buna yetişemeyiz' demedik. Silivri genelinde çalışmalarımızı yapıyoruz.
“FENERKÖY HİZMETİN EN İYİSİNİ HAK EDİYOR”
Gelelim asıl meselemize, evimize, göz bebeğimiz Fenerköy'ümüze. Hani atalarımız der ya ‘İnsanın evi kalesidir' diye; biz de göreve geldiğimizde dedik ki ‘en kalitelisini sonuna kadar hak ediyor.' Evet, aradan bir yıl, bir buçuk yıl geçti ama biz bu bir buçuk yılda boş durmadık; hem sizi dinleyip hem de buradaki yapmamız gereken işlerin neler olduğunu, neler yapabileceğimizi planladık.
“MAHALLEYE YAKIŞAN YATIRIMLAR YAPILACAK”
Okulumuza dokunacağız, muhtarlığımıza dokunacağız, mahalle evimize, spor sahamıza devam edeceğiz. Düğün salonumuzun çatısı akıyorsa çatısını yapacağız. Mahalle evimizde kadınlarımızın, ablalarımızın bir arada olabilmesi için neler gerekiyorsa onu harekete geçireceğiz. İşte muhtarımızın bahsettiği çok güzel etüt merkezi camimizin altına… Bizzat notlarını hepsini tek tek aldı arkadaşlarımız; bunları yapacağız. Alın teriyle toprağını işleyenlerin yurdu burası; hizmetin en kralını, en güzelini, en kalitelisini hak ediyor.
“VERDİĞİMİZ SÖZLERİ YERİNE GETİRECEĞİZ”
Özellikle muhtarımızla istişare halindeyiz, gerçekten o bizi hiç bırakmıyor sağ olsun. Çünkü yaşam şeklinin yerel olduğu küçük yerlerde muhtara ulaşmak daha kolaydır, istediğinizi söyleyebilirsiniz çünkü onların partisi yoktur, muhtarımız herkesi kucaklamak zorundadır aynı benim gibi. O da bize bütün talepleri iletiyor; bazen sıkılıyor, biliyorum, bazen o refleks halinde o heyecanına yenik düşmemek adına ben diyorum ki ‘Bizim daha yürüyecek çok yolumuz var onunla.' Hizmet edeceğiz, sizlere hizmet etmek zorundayız. O yüzden bunları da planladık; hiçbir şekilde burada verdiğimiz sözlerin yerine getirmeme gibi bir derdimiz yok, sözü havada bırakmayacağız, buraya layık olacağız.
“2026 YILINDA HİZMETLER HAYATA GEÇECEK”
Artık Fenerköylühemşehrilerim, burada gerek düğün salonuyla gerek bahsetmiş olduğumuz konularla en yakın zamanda —2026 yılında planladık— bu hizmeti getireceğiz buraya.
“TARLA YOLLARI VE PARKLARDA ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR”
‘Çiftçinin halinden en iyi biz anlarız' dedik ve Bağlar mevkiinde yıllardır süren tarla yolları sorunları vardı. Büyükşehir Belediyemizle omuz omuza verdik, üreticimiz tarlasına bahçesine çile çekmeden gitsin diye gereğini yaptık; devam edeceğiz. Burada mahallemizdeki üç çocuk parkı dahil tam 11 noktada bakım ve onarım çalışmalarına Park Bahçeler Müdürlüğümüz devam ettiriyor, periyodik olarak sürdürüyoruz. ‘Yaptık bitti' demiyoruz; sürdürülebilir şekilde sürekli bakımını da yapmak zorundayız.
“FENERKÖY'DE ÜRETİCİYE GÜÇLÜ TARIMSAL DESTEK”
“Bakın üreticimiz girdi maliyetleri altında ezilmesin diye gövdemizi taşın altına koyduk, ‘toprak boş kalmasın' dedik. Fenerköy'de yaklaşık 135 tane üreticimize tam 27 ton arpa tohumu dağıttık. Yetmedi; 84 üreticimize yaklaşık 17 ton buğday tohumu verdik. Ayçiçek tohumunda 46 üreticimizin yanında olduk. Hayvancımız yem fiyatlarından belini doğrultamıyordu; samanı da bizden olsun dedik, 2 yılda toplamda 5.000 balyaya yakın saman desteği sağladık. 67 üreticimize yem bitkisi tritikale dağıttık. Bostanlarımız şenlensin, yerli üretim sürsün dedik; 100'den fazla üreticimize 1.200 paket atalık tohum, yaklaşık 7.000 adet sebze fidesi ulaştırdık. Hatta 1 ton gübre desteğiyle toprağımıza can olduk.
“MUHTARIN TALEBİYLE EK KONTENJAN AÇTIK”
Burada bir parantez açmak istiyorum kıymetli hemşehrilerim; buğday ve tritikale dağıtımlarında listeler muhtarlıklarımız ve Ziraat Odası'ndan aldığımız listeler vardı. Kontenjan dolmuştu. Muhtarım geldi, dedi ki: ‘Listeye giremeyen ama gerçekten ihtiyaç sahibi olan çiftçilerimiz var.' Bu tarz taleplerde ‘mevzuat böyle', ‘yok bu bizde yok' falan demedik. Haşa, Kur'an-ı Kerim değil bunlar. Muhtarımızın talebi başımızın üstünedir dedik ve ek kontenjan açtık. Böyle de devam edeceğiz; mevcut listelere ek olarak onlarca üreticimizi dahil ettik.
“SOSYAL YARDIMLARLA VATANDAŞIN YANINDAYIZ”
Sadece tarım mı? Hayır. İnsana dokunmadığımız hiçbir hizmetin kıymeti yoktur. Belediyecilik zorda kalanın kapısını çalmaktır dedik ve dile kolay kıymetli dostlarımız; Sosyal Yardım Mağazamızdan sabah okula giden öğrencilerimizin kahvaltı desteğine kadar… Hastanız olmuş, başınız sıkışmış; ‘nerede bu belediye?' dememişiz. Hasta nakil hizmetlerimiz noktasında… Darda kalan, tenceresi kaynamayan 154 hanenin mutfağına Birlikte Dayanışma Marketimiz yardımıyla yardımcı olmuşuz. Bu rakamları neden veriyorum? Bu belediyenin gücünü, şefkat elini nereye kadar uzandığını herkes bilsin diye. Ama şunu da açıkça söylüyorum; bunlar benim için övünülecek rakamlar değil. Vallahi de değil billahi de değil. Allah herkesin —özellikle gönül ister ki— Fener'de tek bir hane yardıma muhtaç olmasın, tek bir çocuk bayramlığı eksik diye üzülmesin. O yüzden keşke şartlar bu kadar ağır olmasaydı da ben de karşınızda bu sayıları hiç telaffuz etmeseydim.
“FENERKÖY'DE YOL, TEMİZLİK VE ALTYAPI DÜZENLEMELERİ YAPILACAK”
Evet, özellikle muhtarımızın bahsettiği gibi; ana caddemiz olan —ben notlarımı aldım— Harmanpınar Caddesi'ne yayalarımız rahat yürüsün diye bir kaldırım beklentiniz var, haklısınız. Oraya Fenerköy'ümüze yakışır bir şekilde bir düzenleme yapacağız. Yine Eski Kurfallı Sokak ve Eğriçimen Caddesi'nde asfalt beklentinizin olduğunu, tozdan çamurdan kurtulmak istediğinizi biliyorum. O yolları modern hale getirmek boynumuzun borcu olsun. ‘Başkanım köyümüz büyük' dedi muhtarım, ‘bir temizlik görevlisi yetmiyor'; doğru, Fener'e bir temizlik görevlisi yeter mi? Yetmez. O yüzden takviye yapmamız, personel sayısını arttırmamız lazım. Büyük Kılıçlı yolu üzerinde özellikle yaşanan sıkıntıyı, orada biriken suyu biliyorum; oraya acilen bir su kanalı yapılması lazım. Fen İşleri Müdürümüz de burada, notlarını alıyorlar; teknik ekibim notunu aldı, oraya neşteri vurmamız gerekir.
“GENÇLER VE ÜRETİCİLER İÇİN YENİ PROJELER YOLDA”
Gençlerimiz, öğrencilerimiz başımızın tacı; yeri de söyledi muhtarımız, Merkez Camii'nin hemen altında atıl durumda bulunan yere; bilgisayarı, etüt merkezi, oturma grupları, çalışma masaları olan gençlerimizin çalışabilecekleri bir etüt merkezine ihtiyacımız var. Evet, biliyorum; hemen orayı da planlıyoruz. Üreticimiz diyor ki: ‘Başkanım Alipaşa yolu üzerindeki —muhtarımızın da bahsettiği gibi— köy pazarı konusu; ürünümüzü orada satalım, orada değerlendirilsin ürünlerimiz' dendi. Çok güzel bir fikir. Bence üreticimiz kazansın diye bu projeyi de gündemimize aldık. Çünkü saydık; fide veriyoruz, tohum veriyoruz, tarımı destekleyecek olan mazot veriyoruz, ekipman desteği veriyoruz; e bunları verince ne yapacak, nerede satacak? Bunların satılması noktasında da destek olmak zorundayız. Mevcut parklarımızla ilgili yenileme talepleriniz var, biliyorum; çocuklarımız daha güvenli, daha modern parklarda oynasın diye onları da elden geçireceğiz.
“SİZİN DERDİNİZ BİZİM DERDİMİZ”
Başta da söylemiştim, sizin derdiniz bizim derdimiz. Sizin talebiniz bizim için emirdir. Böyle bakıyorum ben olaya. Dün yaptık, bugün yapıyoruz; yarın da eksikler olacaktır, onları da biz tamamlayacağız, onun için buradayız. Bu iş bir ekip işidir. Sizden aldığımız güçle, sizlerin dualarıyla evvelallah biz bu işin üstesinden geliyoruz. Engellere, yasaklara, krizlere inat gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz. Yola çıktığım ilk günden beri söyledim; birlikte karar alacağız, birlikte üreteceğiz, birlikte yöneteceğiz. Ben buradayım, sözümün arkasındayım. Sizleri böylesine coşku ve samimi bir şekilde bizleri karşıladığınız için sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Her birinizi Allah'a emanet ediyorum. Fener benim için gerçekten kıymetli; çünkü inanıyoruz ki inandığınız şeyi başarırsınız. Fener birlikte güzel, Silivri birlikte güzel diyorum. Sağ olun, var olun.
“BİRLİK VE BERABERLİKLE HER ZORLUĞUN ÜSTESİNDEN GELİRİZ”
Şimdi sözü size vereceğiz, mikrofonu size bırakacağım ama ondan önce bırakmadan önce; aday olduğumda da burada bir hava kötüydü, yağmurlu bir hava vardı, bir miting yapmıştık. Onun öncesinde de yine bu kahvedeydim, sohbet ediyorduk Barış burada… Aynı şekilde o ana gittim yani, bir iki yıl, iki buçuk yıl öncesine gittim, o heyecanı yaşadım. O zaman da demiştim, yine burada söylüyorum: Bakın çok güzel Türk bayrakları var, biz üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorunumuz yok. Bu millet öyle bir güçlü millettir ki her zorluktan başarıyla çıkmıştır; bizler de öyleyiz. Yeter ki bu birlik ve beraberliğimizi koruyalım, yeter ki isteyelim, yeter ki bizi biz yapan değerlerimizi unutmayalım.
“DEĞERLERİMİZE VE DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKACAĞIZ”
Nedir onlar? İşte Türk bayrağımız. Nedir onlar? Bizi biz yapan en büyük değerlerimizden bir tanesidir Reisimiz, Türkiye Cumhuriyeti'mizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Biz bayrağımıza da, ezan sesimize de, İstiklal Marşı'mıza da, Atatürk'ümüze da, demokrasimize de sahip çıkacağız. Demokrasiye sonuna kadar inanan bir arkadaşınızım, kardeşinizim. Nedir demokrasi? Seçenlerin yönettiği ama seçmeyenlerin de var olduğu, korunduğu bir sistemdir. Bazen öyle büyük projeler anlatırsınız heyecan uyandırmaz ama küçük başarı öykülerine ihtiyacımız vardır. İnsanlarımızın şu anda yaşadıkları işte tam da bu; küçük başarı öyküleri ama biz büyük başarı öykülerini de yazacağız, küçük başarı öykülerine de sahip çıkacağız… Seviyoruz sizleri, çok teşekkür ediyorum. Evet, mikrofon sizde.”
Sevginar SALİ






