CHP İstanbul 3. Bölge Milletvekili Aday Adayı Selami Değirmenci, Mümin Tuğlu’nun Hürhaber’de yayınlanan açıklamalarına cevap verdi.
DEĞİRMENCİ: ADAY ADAYI
OLABİLMEK İÇİN İLLA BİRİNE
SATAŞMAK GEREKMİYOR
CHP Milletvekili Aday Adayı Selami Değirmenci, şöyle konuştu: “Mümin Bey, bana sataşan bu demecini hoş karşılamadım. Kendisine de yakıştıramadım. Aday adayı olabilmek için illa birine sataşmak gerekmiyor. O göreve layık olmak gerekiyor. Öyle bir iki üç, artık bu benim son şansım demeye de gerek yok. Son şansının olup olmadığına değil, hak edip etmediğine bakmak gerek. Milletvekili olabilmek için önce kendi bölgende, köyünde, yaşadığın çevrede halk tarafından sevilip sayılman, itibar görmen gerekiyor. Ayrıca tesadüfen bile olsa o göreve gelirsen, kendine değil halka hizmet etmen gerekiyor. Ve de yorulmadan, üşenmeden 24 saat halkın hizmetinde olman gerekiyor.
“BEN BU GÖREVE HALKA HİZMET
ETMEK İÇİN TALİP OLDUM”
Ben milletvekili adayı olurken halka hizmet etmek için bu göreve talip oluyorum. Yoksa ben politikada 30 yıl bulundum, Belediye Başkanlığı da yaptım, bir kere de bu millet beni milletvekili yapsın anlayışında değilim. Hizmete talibim, 24 saat bu halkın emrinde olmak istiyorum. Geçmişteki kusurlarımdan dolayı yargıda aldığım cezalar dokunulmazlık zırhıyla bana dokunmasın diye aday olmuyorum.
“KENDİNİ KURTARMAK
İSTEYENLERİN DEĞİL,
HİZMET ETME GÜCÜ OLANLAR
GÖREVE TALİP OLMALI”
Kendini kurtarmak isteyenlerin değil, kendinde o cesareti olan, hizmet etme gücü olan halktan kaçmayacak, yorulmayacak 24 saat mesaisini ayıracak insanların bu göreve talip olması lazım.
“İHRAÇ EDİLMEYEN
ARKADAŞLARIMDAN DAHA
FAZLA İTİBAR GÖRÜYORUM”
Ayrıca Tuğlu beni kuyudan falan çıkarmadı. Bu güne kadar kimsenin desteği ile siyaset yapmadım. Siyasette beni kimse bir yerlere taşımadı. Kendi gücümle, halka olan diyalogumla, aldığım destekle siyaset yaptım. Kuyuya da hiçbir zaman düşmedim. Partide ters durumlara düşmüş, ihraç edebilmiş olabilirim, ama partililer tarafından, ihraç edilmeyen birçok arkadaşımdan, daha fazla itibar gördüğümü herkes kabul eder.
“TUĞLU KENDİNDE BİR GÜÇ
GÖRSEYDİ, ORAYI BABASININ
OĞLUNA BİLE BIRAKMAZDI”
Tuğlu, 2009 Seçimlerinde aday gösterilmezsem sorun çıkaracağımı, başka partiye gidebileceğimden bahsetti ve o nedenle beni desteklediğini söylüyor. Oysa tüm Silivri halkı biliyor ki Tuğlu, kendinde bir güç görse, orayı babasının oğluna bile bırakmaz. Kendisi biliyordu böyle bir gücünün olmadığını, halktan aldığı hatta Değirmenköy’den aldığı destek yoktu. Sadece o ekip içinde olabilmek adına, bize destek verir göründü.
“BENİ KARALAYARAK
ODAY OLMAK TUĞLU’YA
FAYDA SAĞLAMAZ”
Adaylığı konusunda kendisine şöyle bir tavsiyede bulunayım; kendi hünerlerini, halka olan yakınlığını ve hizmet aşkını ortaya koysun. Bana sataşarak, beni karalayarak aday olmak ona bir şey getirmez, fayda sağlamaz. Bu işler bitecek, yüz yüze bakmaya devam edeceğiz. Birbirimize bakacak yüzümüz olsun.
“13 İLÇE ARASINDA
DESTEK ALAMAYACAĞIM
HİÇBİR İLÇE YOK”
Yaklaşık 6 ay önce İlçe Başkanlarına milletvekili aday adayı olmak istediğimi söylemiştim. Yine bundan 4 ay önce bölgemizdeki Belediye Başkanları Özcan Işıklar, Cem Kara, Hasan Akgün ve Çatalca İlçe Başkanı toplantı yaptım. Onlara bu düşüncemden bahsettim, benim milletvekili aday adaylığıma nasıl bakabileceklerini sordum. Belediye Başkanımız Özcan Işıklar’ın benim aday adaylığıma çok sıcak baktığını biliyordum, Büyükçekmece ve Çatalca Belediye Başkanları da kendi adayları olarak kabul edeceklerini ve sonuna kadar destek vereceklerini söylediler. Özellikle Hasan Akgün, bu güne kadar kendi seçimlerinde çalıştığından daha fazla çalışacağını, kapı kapı dolaşıp herkesten oy isteyeceğini söyledi. İlçe Başkanı arkadaşlarımızla da daha önce yaptığımız konuşmalarda hiç olmazsa üç tane ilçe başkanının milletvekili sıralamasında seçilecek yerde yer alması gerektiğini ve kendilerine destek vereceklerini söylediler. O günlerde az çok hemen hemen benim adaylığım kesinleşmiş gibiydi, diğer iki kişi için tartışmalar olacaktı. Fakat o arada bizim istifaları istediler ve ayrıldık. Diğer iki kişi üzerinde bir netlik kazanılmamıştı. Şu anda yönetim kurulu arkadaşlarla yaptığım görüşmelerde olası bir ön seçimde kendi adayları olarak kabul edip destek vereceklerini söylüyorlar. 13 ilçe arasında destek alamayacağım hiçbir ilçe yok. Bir iki ilçede ilçe başkanları kendi adaylarından dolayı belki sıcak bakmaya bilir, ama herkes biliyor ki ilçelerde tek bir grup yok. Bazı yerler Silivri kadar da şeffaf ve net değil. Aldığım destek sadece ilçe yönetimlerinden değil, ilçe yönetimlerine alternatif gruplarla da görüşmelerim sürüyor.
“İL YÖNETİM KURULUMUZ
EMEKTEN YANA”
İl Yönetim Kurulumuz zaten emekten yana. Emek veren, adı hiçbir yolsuzluğa bulaşmamış, halk tarafından sevilen ve de Genel Başkanın yelkeninden, rüzgârından pay katmak isteyenler değil, o yelkene biraz daha hava pompalayacak adaylar peşinde. Onlar da kabul ediyor ki, partiye katkı verme gayreti içinde olacağız. Verebileceğiz de.
“BİRİNCİ DE
SONUNCU DA OLABİLİRİZ”
O konuda merkez yoklaması da olsa hiçbir tereddüt yaşamıyorum. Ön seçim bizim için daha kabul edilebilir olacak. Merkez yoklaması olursa hiç kimseye karşı olmasa, aday adayı olan arkadaşlarımıza karşı boynumuz bükük olacak. Sanki biz onlardan daha değerliydik de Genel Merkez onun için bizi destekledi gibi onlara karşı mahcup olacağız. Olayı onlara yapılmış bir haksızlık olarak göreceğiz, ama bir ön seçimde kimsenin kimseye bir şey deme hakkı yok. Birinci de sonuncu da olabiliriz. Sonuncu da olsak bunun kabahatini hiç kimsede bulmayacağız. Partililerimize kendimizi kabul ettirememişiz, sevdirememişiz demektir. Sonucunda sadece kendimiz üzüleceğiz. Bazı düşünceler hakim, Selami bu kadar ön seçimi savunuyor, herhalde Genel Merkez’den çekincesi var diye. Tam tersine mesela herkes Genel Merkez’e gidiyor, ben hiç gitmiyorum. Buna ihtiyaç hissetmiyorum, çünkü zaten başta Genel Başkan olmak üzere partinin üst yöneticileriyle çok iyi görüşüyorum. Beni gayet iyi tanıyorlar. Hiç biri benim yabancım değil. Onlara kendimi anlatacak durumda değilim. Zaten beni tanıyorlar, ama Merkez yoklaması kararı alınırsa biz de tabi doğal olarak Ankara yollarına düşeceğiz.”






