“İyi hekimlik değerleri aşınıyor”

“İyi hekimlik değerleri aşınıyor”

13.03.2026 14:24:59

Silivri'de 14 Mart Tıp Bayramı töreninde konuşan hekimler, sağlık sistemindeki sorunlara dikkat çekti. İstanbul Tabip Odası tarafından yapılan açıklamada hekimlerin ağır çalışma koşulları, artan hasta yoğunluğu ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddet gündeme getirildi.

İstanbul Tabip Odası Silivri Temsilciliği ev sahipliğinde düzenlenen programa hekimlerin yanı sıra Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, CHP Silivri İlçe Başkanı Doruk Bulut, ilçe yönetim kurulu üyeleri, CHP'li belediye meclis üyeleri ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
ATATÜRK ANITI'NA ÇELENK SUNULDU
14 Mart Tıp Bayramı münasebetiyle İstanbul Tabip Odası Silivri Temsilciliği, Anadolu Hastanesi ve Silivri Yaşam Tıp Merkezi yetkilileri tarafından Atatürk Anıtı'na çelenk sunuldu.
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile görevleri sırasında şiddet nedeniyle hayatını kaybeden sağlık çalışanları, Silivri halkına yıllarca hizmet eden ilçemizdeSağlık Grup Başkanlığı da yapmış olan doktor Recayi İsenkul ve tüm hekimler anısına saygı duruşunda bulunuldu. Ardından hep birlikte İstiklal Marşı okundu.
İYİ HEKİMLİK DEĞERLERİ AŞINIYOR
Törende günün anlam ve önemine ilişkin İstanbul Tabip Odası'nın hazırladığı basın açıklaması Dr. Meltem Irmak tarafından okundu. İstanbul Tabip Odası'nın basın açıklaması aynen şöyle: “14 Mart 1827'de modern anlamda ilk tıp okulunun (Tıbbiye-i Amire) açılma tarihi olan 14 Mart, yıllardır ülkemizde Tıp Bayramı olarak kutlanıyor.
İstanbul Tabip Odası, her yıl olduğu gibi bu yıl da 14 Mart Tıp haftasında birçok etkinlik yapıp, sağlık ortamı ile ilgili tespitlerini, görüşlerini ve hekimlerin yaşadıkları sorunları kamuoyu ile paylaşmaya çalışıyor.
2026 yılı 14 Mart Tıp Haftası “İyi hekimlik değerlerini savunmak için birlikte güçlüyüz” sloganıyla kamuoyuna sesleniyoruz. Sağlık Bakanlığının sağlığı piyasalaştıran ve sağlık çalışanlarını iş güvencesinden yoksun, performansa dayalı çalıştırma politikaları, iyi hekimlik değerlerini tahrip ediyor. İyi hekimlik değerlerini, hekim haklarını ve halkın sağlık hakkını birlikte savunmak için buradayız.
Hekimlerin ve tüm sağlık çalışanlarının, güvenli ortamda şiddete uğramadan, güvenceli çalışabileceği, emeğinin karşılığını tam alabileceği ücret için ve halkın, eşit, ücretsiz, ulaşılabilir iyi sağlık hizmeti alabilmesi için 7 Mart'ta Haydarpaşa'dan Kadıköy'e yürüdük. TTB çağrısıyla 14 Mart'ta Ankara'da olacağız.
“HASTA SAYISI OECD ORTALAMASININ İKİ KATI”
Sağlık Bakanlığının 2024 yılı verilerine göre Türkiye'de bir yıl içinde hekime başvuru sayısı 12,2 olup, korkunç bir sayıya ulaşmıştır. Maalesef ülkemizde başvuru sayısı OECD ülke ortalamasının iki katına çıkmış olup, aile hekimleri bile ortalama günde 70 hasta muayene etmek zorunda bırakılmıştır. Hekimler mevcut durumda hastalarına muayene için 5 dakika bile ayıramıyor.
Hastalar yetersiz muayene süreleri ve hekimler üzerindeki performans baskısı yüzünden defalarca başka hekimlere muayene olup, aynı tetkikleri defalarca yapmak durumunda kalıyor. Bu sistemden hasta fayda görmediği gibi hekimler de kısa sürede çok hasta muayene etmek, çok ameliyat yapmak zorunda kaldığı için tükenmeye başlıyor. Türkiye'de kışkırtılmış sağlık hizmeti nedeniyle her yıl giderek artan başvuru sayılarına rağmen sağlıklı yaşam süresi 65 yılı geçmiyor.
“HEKİMLERDE TÜKENMİŞLİK VE ŞİDDET ARTIYOR”
Sağlıkta piyasalaşma, çalışanlara performans baskısı, kışkırtılmış sağlık politikaları hekimlerde mesleki bıkkınlık, tükenme ve bitmek bilmeyen şiddete uğrama tablosu yaratmıştır. Hekimlik değerleri giderek aşınmış, hekimler aleyhine malpraktis davaları artmış, mesleki tatminsizlik, idari baskı ve gelecek kaygısı nedeniyle genç hekimler çare olarak ülkeyi terk etmeye başlamıştır.
Sağlık Bakanlığının bu politik tercihinden hem hekimler hem halk zarar görüyor ama sağlık piyasası, endüstrisi, firmaları bu durumdan ciddi karlar elde ediyorlar.
Sağlık Bakanlığına sesleniyoruz; küresel sağlık firmalarına fayda sağlayan ama sağlık çalışanlarının ve halkın yararına olmayan sağlık politikalarından ne zaman vazgeçeceksiniz?
“YOKSULLUK HALK SAĞLIĞINI DOĞRUDAN ETKİLİYOR”
Şubat 2026 dönemine ilişkin enflasyon verisi %54,14 olarak açıklandı. Türk-İş, Şubat 2026 açlık ve yoksulluk sınırı araştırması sonucuna göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması 32 bin 365 TL'ye, yoksulluk sınırı 105 bin 424 TL'ye yükseldiğini açıkladı.
Ancak kamu çalışanlarına yapılan ücret artışı %11 gibi çok düşük düzeyde kaldı. 2026 yılı asgari ücret ise net 28.075,50 TL gibi açlık sınırının altında kaldı.
Bu rakamlar, çalışanların ve emeğiyle geçinen halkın yoksulluğunun giderek derinleştiğini göstermeye yetiyor. Derin yoksulluk, halkın yeterli ve dengeli beslenememesine, kötü barınma koşullarına, temel ihtiyaçların yeterince karşılayamamasına yol açtığını biz hekimler görüyoruz. Gelir adaleti sağlanmadıkça toplumun sağlıksız hali hekimlerin yapacağı tedavi veya vereceği ilaçla giderilmesi olanaklı değildir.
SAVAŞ VE ŞİDDETE KARŞI ÇAĞRI
Savaşın bir halk sağlığı sorunu olduğunu bir kez daha söylüyoruz. Yaşam hakkını savunuyor, tüm savaşların son bulmasını istiyoruz. Herkesi, canlılara yönelik şiddete ve doğa tahribatına karşı duyarlı olmaya, sesini çıkarmaya çağırıyoruz.
KAMUSAL VE EŞİT SAĞLIK HİZMETİ TALEBİ
Koruyucu ve kamusal sağlık hizmetinin, herkese eşit, ücretsiz sunulmasını istiyoruz. Bunun olanaklı olduğunu biliyoruz ve iyi hekimlik yapmak istiyoruz.
Sağlık çalışanlarının şiddetsiz bir sağlık ortamında çalışma hakkı; nitelikli tıp ve uzmanlık eğitim hakkı, gün içi dinlenebilme hakkı ve angaryaya dönüşmeyen nöbet tutma hakkı, vergide adaletin sağlandığı, izin ve hastalıkta kesinti içermeyen, güvenceli ve emekliliğe yansıyan temel bir ücret hakkı için mücadele etmeye devam edeceğiz.”
Sevginar SALİ

 

YORUM YAP