Bu bir tanıtımdır
YKS 2026 sonuçları, adayların yalnızca yüzde 19'unun ilk tercihine yerleşebildiğini gösterdi. İstanbul Rumeli Üniversitesi Öğrenci İşleri Daire Başkanı Dilek Aksakal, adayların “mezuna kalmak” ile “bu yıl mutlaka üniversiteye başlamak” arasında sıkışmadan, kendileri için doğru kararı vermeleri gerektiğine dikkat çekti.
2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla milyonlarca aday için tercih süreci sona ererken, açıklanan veriler üniversiteye yerleşmenin değerini bir kez daha ortaya koydu. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından açıklanan 2026-YKS yerleştirme sonuçlarına ilişkin sayısal verilere göre adayların yalnızca yüzde 19'u ilk tercihine yerleşirken, yüzde 12'si ikinci, yüzde 9'u üçüncü, yüzde 8'i dördüncü ve yüzde 7'si beşinci tercihine yerleşti. Buna göre adayların yüzde 40'ı ilk üç tercihinden, yüzde54'ü ise ilk beş tercihinden birine yerleşme başarısı gösterdi.
Her yıl değişen kontenjanlar, başarı sıralamaları ve adayların sınav performansları dikkate alındığında, üniversiteye yerleşmek giderek daha dikkatli planlama gerektiren bir süreç haline geliyor. Açıklanan veriler de adayların önemli bir bölümünün ilk tercihinden farklı bir programa yerleştiğini ortaya koyarken, üniversiteye yerleşmenin yalnızca bir tercih sonucundan ibaret olmadığını gösteriyor.
İstanbul Rumeli Üniversitesi Öğrenci İşleri Daire Başkanı Dilek Aksakal, YKS sonuçlarının ardından adayların yalnızca ilk tercihlerinin gerçekleşip gerçekleşmediğine odaklanmamaları gerektiğini belirterek, doğru kararın öğrencinin geleceği açısından en önemli unsur olduğunu söyledi.
“İLK TERCİHİNE YERLEŞEMEMEK, DOĞRU BİR ÜNİVERSİTE HAYATINA BAŞLAMAYA ENGEL DEĞİL”
YKS sonuçlarının adaylar açısından yalnızca bir sıralama ya da tercih başarısı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Dilek Aksakal, “YKS uzun ve yorucu bir hazırlık sürecinin ardından öğrencilerin hayatında önemli bir dönüm noktası. Açıklanan sonuçlara baktığımızda adayların yalnızca yüzde 19'unun ilk tercihine yerleştiğini görüyoruz. Bu da bize ilk tercihin gerçekleşmemesinin oldukça doğal bir durum olduğunu gösteriyor. Önemli olan, öğrencinin yerleştiği programın kendi hedefleri, beklentileri ve gelişim alanlarıyla ne kadar örtüştüğünü doğru değerlendirebilmesi” dedi.
Üniversite tercihinin yalnızca bölüm adı veya başarı sıralaması üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Aksakal, adayların programın akademik içeriğinin yanı sıra üniversitenin sunduğu burs ve ücret koşullarını, yerleşke ve ulaşım olanaklarını, sosyal ve kültürel imkânlarını, çift anadal ve yan dal fırsatlarını, staj uygulamalarını ve mezuniyet sonrası kariyer seçeneklerini de birlikte değerlendirmeleri gerektiğini ifade etti.
“MEZUNA KALMAK DEĞİL, DOĞRU KARAR VERMEK ÖNEMLİ”
YKS sonrasında ilk tercihlerini kazanamadıkları için yeniden sınava hazırlanmayı düşünen öğrencilerin kararlarını aceleyle vermemeleri gerektiğini belirten Aksakal, bir yıl daha hazırlanmanın her aday için otomatik olarak daha iyi bir sonuç anlamına gelmediğini söyledi.
“Bir yıl daha hazırlanmak elbette bazı öğrenciler için doğru bir seçenek olabilir. Ancak bu karar yalnızca ilk tercihin gerçekleşmemiş olmasına dayanarak verilmemeli. Bir sonraki yıl daha yüksek bir başarı sıralaması elde edileceğinin garantisi yok. Kontenjanlar, başarı sıralamaları, sınava giren adayların genel başarı düzeyi ve öğrencinin bireysel koşulları değişebilir. Bu nedenle önemli olan ‘mezuna kalmamak' ya da ‘bu yıl mutlaka üniversiteye başlamak' değil, öğrencinin mevcut başarısı ve hedefleri doğrultusunda kendisi için doğru kararı verebilmesidir” diye konuştu.
Aksakal, adayların yalnızca bir yükseköğretim programına yerleşmiş olmak amacıyla ilgi duymadıkları veya eğitim almak istemedikleri programları tercih listelerine eklemelerinin de doğru olmadığını vurguladı. Tercih listesinde yer alan her programın, “Bu programa yerleşirsem burada eğitimime devam etmek ister miyim?” sorusuyla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“ÜNİVERSİTEYE YERLEŞMEK, YENİ BİR BAŞLANGIÇTIR”
Üniversiteye yerleşmenin öğrencinin akademik hayatında yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu belirten Aksakal, öğrencilerin kazandıkları üniversite ve bölümü bu açıdan değerlendirmeleri gerektiğini ifade etti.
“Üniversiteye yerleşmek, bir sınavın sonucundan çok daha fazlasıdır. Öğrencinin yeni bir çevreye girdiği, farklı deneyimler kazandığı, kendisini tanıdığı ve mesleki geleceğini şekillendirmeye başladığı yeni bir dönemin başlangıcıdır. Bu nedenle öğrencilerimiz kazandıkları üniversiteyi değerlendirirken yalnızca bölüm adına veya başarı sırasına değil, kendilerine sunulan bütün eğitim ve gelişim olanaklarına bakmalı” dedi.
Aksakal, kampüs yaşamından öğrenci kulüplerine, uygulamalı eğitim imkânlarından staj ve kariyer olanaklarına kadar pek çok unsurun üniversite deneyiminin bir parçası olduğunu belirterek, adayların kararlarını bütüncül bir bakış açısıyla vermelerinin önem taşıdığını dile getirdi.
İLK YERLEŞTİRMEDE SONUÇ ALAMAYAN ADAYLAR İÇİN SÜREÇ DEVAM EDİYOR
İlk yerleştirmede herhangi bir yükseköğretim programına yerleşemeyen adayların önünde ek yerleştirme seçeneğinin bulunduğunu hatırlatan Aksakal, adayların ÖSYM tarafından yapılacak duyuruları ve yayımlanacak güncel Ek Yerleştirme Kılavuzu'nu dikkatle takip etmeleri gerektiğini söyledi.
“İlk yerleştirmede istediği sonucu alamayan adaylar için süreç tamamen sona ermiyor. Merkezi yerleştirme sonrasında boş kalan veya kayıt yaptırılmaması nedeniyle boşalan kontenjanlar için ÖSYM tarafından ek yerleştirme süreci yürütülüyor. Bu nedenle herhangi bir programa yerleşemeyen adayların ek yerleştirme dönemini de değerlendirmeleri önemli” dedi.
Ancak merkezi yerleştirme sonucunda bir yükseköğretim programına yerleşen adayların, kayıt yaptırmamış olsalar dahi aynı yıl gerçekleştirilen ek yerleştirmeden yararlanamayacaklarına dikkat çeken Aksakal, bu nedenle ilk tercih listesinin bilinçli hazırlanmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
“Merkezi yerleştirmede bir programa yerleşen aday, kayıt yaptırmamış olsa dahi aynı yıl gerçekleştirilen ek yerleştirmede tercih yapamıyor. Bu nedenle adayların ilk tercih döneminde ‘Nasıl olsa kayıt yaptırmam' düşüncesiyle istemedikleri programları listelerine eklememeleri gerekiyor. Tercih listesine yalnızca yerleşilmesi hâlinde gerçekten eğitim almak istenen programlar eklenmeli” diye konuştu.
“SONUÇ NE OLURSA OLSUN, ÖNEMLİ OLAN DOĞRU KARARI VEREBİLMEK”
YKS 2026 sonuçlarının gençler açısından yeni bir karar döneminin başlangıcı olduğunu belirten Dilek Aksakal, adaylara sonuçlarını gerçekçi ve bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmeleri çağrısında bulundu.
Aksakal sözlerini şöyle tamamladı:“Öğrencilerimizin önünde artık yeni bir yol var. Kimi ilk tercihine, kimi ikinci veya üçüncü tercihine, kimi ise daha gerideki tercihlerine yerleşti. Burada önemli olan yalnızca hangi sıradaki tercihin gerçekleştiği değil, öğrencinin kendisi için doğru kararı verebilmesi. Üniversiteye yerleşmiş olmak önemli bir kazanımdır. Özellikle üniversiteye yerleşmenin her yıl daha dikkatli planlama ve daha bilinçli tercih yapmayı gerektirdiği bir dönemde, adayların elde ettikleri sonucu küçümsememeleri gerekiyor. Ancak bu, istemedikleri bir programa mutlaka kaydolmaları gerektiği anlamına da gelmiyor. Önemli olan mevcut seçenekleri doğru değerlendirmek, alternatifleri bilmek ve geleceğe ilişkin bilinçli bir karar vermek. Doğru değerlendirildiğinde bugün bir tercih sonucu olarak görünen yerleşme, yarının güçlü bir kariyer başlangıcına dönüşebilir.”
ADAYLARA KRİTİK UYARI
Merkezi yerleştirmede bir yükseköğretim programına yerleştirilen adaylar, kayıt yaptırmasalar dahi aynı yıl gerçekleştirilen ek yerleştirme sürecinde tercih yapamaz. Bu nedenle tercih listesine yalnızca yerleşilmesi hâlinde gerçekten eğitim alınmak istenen programların eklenmesi önem taşır.
İlk yerleştirmede herhangi bir programa yerleşemeyen adayların ise ÖSYM tarafından açıklanacak ek yerleştirme kontenjanlarını ve güncel kılavuzu takip etmeleri, tercihlerini bu doğrultuda yeniden değerlendirmeleri gerekir.
Adaylar için süreç, sonuçların açıklanmasıyla sona ererken; doğru üniversite ve doğru program seçimi, bundan sonraki eğitim ve kariyer yolculuğunun ilk adımını oluşturuyor. Bu nedenle YKS 2026 sonuçları, yalnızca “hangi tercihe yerleşildiği” üzerinden değil, öğrencinin önündeki seçenekleri ne kadar doğru değerlendirdiği üzerinden okunmalı.






