Eğitim-İş: Resen atamalarda geri adım, plansızlığın itirafıdır

Eğitim-İş: Resen atamalarda geri adım, plansızlığın itirafıdır

23.01.2026 10:10:57

Eğitim-İş Sendikası, Milli Eğitim Bakanlığı'nın engelli öğretmenlerin resen atamalarına ilişkin geri adımını değerlendirerek, sürecin baştan sona plansız, veriye dayanmayan ve insan odaklılıktan uzak yürütüldüğünü vurguladı.

Eğitim-İş Sendikası, Milli Eğitim Bakanlığı'nın, İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri kadrosunda görev yapan engelli öğretmenlerin, görev yaptıkları ilçe dışına resen atanmış olmaları halinde dilekçe vermeleri koşuluyla bu atamaların iptal edileceğini açıklamasına sert tepki gösterdi.
Sendika tarafından yapılan açıklamada, söz konusu iptal şartlarının, atama sürecinin en başından itibaren ne kadar plansız, veriye dayanmayan ve sahadaki insani gerçeklikten kopuk şekilde yürütüldüğünün açık bir itirafı olduğu ifade edildi.
“PLANSIZLIĞIN BEDELİ ÖĞRETMENE ÖDETİLİYOR”
Açıklama şöyle: Milli Eğitim Bakanlığı, İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri kadrosunda bulunan engelli öğretmenlerin, görev yaptıkları ilçeden başka bir ilçeye resen atanmış olmaları halinde; öğretmenlerin dilekçe vermeleri suretiyle resen atamaların iptal edileceğini açıklamıştır. Açıklanan iptal şartları, sürecin en başından itibaren ne kadar plansız, veriye dayanmayan ve sahadaki insani gerçeklikten kopuk bir şekilde yürütüldüğünün açık bir itirafıdır.
Norm kadro fazlası olarak tespit edilip 9 Ocak 2026 tarihine kadar norm kadroya dahil olan öğretmenlerimizin resen atamalarının, ancak dilekçe vermeleri suretiyle iptal edilecek olması; idarenin plansızlığının bedelini emekçiye ödetmesidir. Bakanlığın norm kadroların değişken niteliğini bildiği halde, öğretmenleri önce yerinden etmekte, sonra da hatayı düzeltme yükünü öğretmenin omzuna yükleyerek sistemin ne denli istikrarsız olduğunu göstermektedir.
“ENGELLİ VE SAĞLIK SORUNU OLAN ÖĞRETMENLER GÖZ ARDI EDİLDİ”
Bakanlığın, kendi personelinden ne kadar bihaber olduğunu ortaya koyan bir diğer husus ise engelli ve sağlık sorunu olan meslektaşlarımızın maruz bırakıldığı uygulamalardır. Engelli meslektaşlarımızın görev yaptıkları ilçe dışına resen atandıktan sonra bu işlemin ancak sağlık sorunlarını belgelemek suretiyle iptal edilecek olması, idarenin kendi personeline dair veri eksikliğini ve engelli çalışanlara yönelik hassasiyetin atama sürecinde gözetilmediğini ortaya koymaktadır. Engelli meslektaşlarımızın görev yaptıkları ilçe dışına resen atandıktan sonra bu işlemin iptal edilecek olması, idarenin veri eksikliğini ve engelli çalışanlara yönelik hassasiyetin gözetilmediğini ortaya koymaktadır. Öğretmenlerimiz, hiç yaşanmaması gereken bir stres ve yer değişikliği baskısı altına alınmıştır.
İdarenin üzerine düşen görev; öğretmenleri “sayısal veri” olarak görmekten vazgeçip, sağlık durumlarını ve özel koşulları atama sürecinden önce tespit etmek ve söz konusu mağduriyetlere yol açmamaktır.
“ASİL SORUN DAYATMANIN KENDİSİDİR”
İdarenin üzerine düşen görev; öğretmenleri “sayısal veri” olarak görmekten vazgeçip, bu "düzeltme" maddeleri, resen atamaların yarattığı yıkımın sadece küçük bir bölümüne merhem olmaktadır. Asıl sorun, öğretmenlerin iradesi dışında, aile ve sosyal düzenlerini bozan bu zoraki dayatmanın kendisidir.
Eğitim-İş olarak, üyelerimizin ve tüm eğitim emekçilerinin haklı taleplerinin takipçisiyiz; tüm resen atamalar iptal edilene kadar mücadelemiz sürecektir.”
Renginar SALİ

YORUM YAP