Arif olan ders alır

Arif olan ders alır

30.07.2026 09:16:39

Geçmiş dünya kupaları heyecan, coşku, iz bırakan yıldızlar, yenilikler, yeni sistemler yaratıyordu. Sün dünya kupasında bunların yerine siyasi etkiler öne çıktı.

Siyasetin bu kadar müdahale ettiği etkili olduğu bir organizasyondan geriye ne kaldı diye baktığımızda futbolda hedefe ulaşmak için yıldız oyuncuların yeterli olmadığı, iyi bir takıma ihtiyaç duyulduğu görülüyor.
Organizasyonun tanıtımında, pazarlanmasında yıldızların önemi inkar edilemez, ancak örneğin Ronaldo, Messi, Mbabbe, Hoaland, Kane, Lukaku gibi dünya yıldızlarının çabaları ülkelerinin hedefe ulaşmasına yetmedi.
Santraforu şudur, yıldıçı budur diyebileceğiniz bir ismi bulunmayan İspanya yaklaşık 16-17 yaşndan beri birlikte hareket eden ekibiyle hedefe ulaşan takım oldu…

Peki, İspanya'yı dünya şampiyonu yapan teknik direktör Luis'de La Fuentenin gazete ilanıyla işe aldığını biliyor musunuz?
Teknik direktörlüğe alt liglerde başlayan Fuente, Sevilla, Bilbao, Atletik ve Alve'te çalışıyor, fakat başarılı bulunmadığı için boşta kalıyor.

Gazetenin birinde federasyonun alt yapı için antrenör aradığı ilanını görüyor başvuruyor ve 2013 yılında U-19 takımının başına getiriliyor.
U-19 ve U-21 takımlarıyla Avrupa Şampiyonu oluyor.
U-23 takımıyla Olimpiyat Finali oynuyor.
Luis Enrige'den devraldığı A Milli takımla önce UEFA Uluslar Ligi sonra Avrupa Şampiyonu son olarak da turnuva boyunca sadece bir gol yiyerek hiç yenilmeden Dünya Şampiyonu oluyor…
Ve oyun felsefesini şu sözlerle açıklıyor, “Ben altyapı kökenliyim. Gençlik sisteminde güvendiğimiz insanlarla olan bağlılığımız bir duruştan ibaret değil, bir inanç meselesidir” diyor. Bu tablo karşısında bizim neye inandığımızı kime güvendiğimizi gözden geçirmek gerekmez mi?
Dünya sıralamasında 27. sıraya düşmüşüz.
Bu işin villa vererek, prim vererek, hamaset edebiyatıyla marşlar, şarkılar besteleyerek başarılamayacağını ne zaman anlayacağız?
Bakınız, dünya kupasında elenen ülkelerin neredeyse tamamına yakınının ilgili yetkilileri istifa etti, bizde hala ses yok!...
Giderken Toog'la tüfekle uğurladık, çocuklar gibi şendik. İklim değişikliği maç saatleri, jet-log gibi nedenlerle uyku düzeni bozulan bizim çocuklar sahada uyuyunca ilk turda elendik…
Gidişimiz muhteşemdi dönüşümüz suskun oldu ve sessizlik hala devam ediyor.
Bu arada Silivrispor'da işler yine karıştı. Başkan canlı yayında yönetim düştü dedi kongre kararı aldı.
Oysa ne güzel başlamıştı.
Canlı yayınlar, röportajlar, 40 milyonluk taahhütler, Silivrispor etiketiyle protokol ziyaretleri, Aziz Yıldırım ile yan yana gelmeler, vaatler vaatler vs…
Cicim aylarıyla geçti transfer ayı ayı sezon başı geldi ve aniden yönetim düştü!...
Düştü mü düşürüldü mü belli değil ama bu işler böyledir.
Başkalarının çıkardığı yerden kendin inemezsin DÜŞERSİN!...
Cahil olan tavır, Arif olan ders alır…

 

YORUM YAP