Türk Eğitim-Sen: Yönetmelik, tam bir ucube

Türk Eğitim-Sen: Yönetmelik, tam bir ucube

15.08.2014 10:47:05

Yönetici Atama Yönetmeliği’ni Eğitim Sen’den sonra Türk Eğitim-Sen Silivri temsilcilerine sorduk. Yeni yönetmeliği ucube olarak gören sendika, adil bir görevlendirmenin olmayacağını, asıl kriterlerin süreç öncesinden ortaya çıktığını söylerken, haksızlıklar karşısında sessiz kalmayacakları ve yasal yollara başvuracaklarını açıkladılar.

"YENİ YÖNETMELİK TAM BİR UCUBE ÇIKTI”

Renginar Sali: Son çıkan "Yönetici Atama Yönetmeliği” hakkında ne düşünüyorsunuz?

Türk Eğitim-Sen: MEB yetkilileri, bu yönetmeliğin okul yöneticileri için objektif kriterler getireceğini, başarılı kişilerin okul yöneticisi olarak devam edeceğini bildirse de, durumun hiç de böyle olmadığı zaman içinde görüldü. MEB’in yayınladığı Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği tam bir ucube çıktı.Çünkü bu yönetmelik; objektif kriterler yerine, yandaşlık kriterleri getiren, başarılı kişileri değil, candaş, sırdaş olanlara görev veren, MEB’de emir kulu ordusu yaratan, iktidara biat etmeyenleri cezalandıran, görev süresi uzatılacak müdürleri ilçe milli eğitim müdürleri ve ilçe milli eğitim şube müdürlerinin insafına terk eden, okul müdür yardımcılarını ve müdür başyardımcılarını belirlemede başarı ya da başarısızlığı değil, kurum müdürünün kiminle çalışmak istediğini dikkate alan, yazılı sınavı yerle yeksan eden, nasıl yapıldığı, komisyonda kimlerin yer aldığı herkesin malumu olan, sendika temsilcilerinin komisyonda yer almadığı, görüntü ve ses kaydının olmadığı sözlü sınavı esas alan, torpili, sempatiyi, ikili ilişkileri, masa başı arkadaşlıkları, kariyeri, ehliyeti, liyakati ortadan kaldıran, referans noktası aynı dünya görüşüne ve aynı ideolojiye sahip olmak olan, sendikal ve siyasi tercihleri örtüşenleri bir araya getiren bir yönetmelik.

"NE SİLİVRİ’DE, NE DE TÜM TÜRKİYE’DE ADİL BİR GÖREVLENDİRME OLACAĞINI DÜŞÜNMÜYORUZ”

Renginar Sali: Yönetici Değerlendirmelerin ülke genelinde ve Silivri’de adil olacağına inanıyor musunuz?

Türk Eğitim-Sen: Objektif kriterler yerine yandaşlık kriterleri getirdiği için ne Silivri’de, ne de tüm Türkiye’de adil bir görevlendirme olacağını düşünmüyoruz.

""BENDEN OLSUN ÇAMURDAN OLSUN” ANLAYIŞI İLE TASFİYE UYGULANIYOR”

Renginar Sali: Asıl amacın "Paralelci” ve "Gezici” olarak nitelendirilen yöneticilerin görevlerinden uzaklaştırılması mı?

Türk Eğitim-Sen: Görünüşte öncelikli olarak Paralelci ve Gezici olarak nitelenen idareci arkadaşlar tasfiye edilecekmiş gibi görünmekle beraber esas amaç "Benden olsun çamurdan olsun” anlayışıyla kendileri gibi düşünmeyen ve biat etmeyen tüm idarecileri tasfiye etmek.

"GÖREVLENDİRME SÜRECİ ÖNCESİ BAŞLAYAN BASKILAR KRİTERLERİ ORTAYA KOYDU”

Renginar Sali: Değerlendirmeye tabi tutulan yöneticilere Eğitim Bir Sen’e geçmeleri yönündeki baskılar kabul edilebilir mi?

Türk Eğitim-Sen: Özellikle sendikalar için yetki dönemi olan Mayıs ayında bu tür baskılar çok yoğundu. Sendika yöneticileri tarafından tüm okullar gezilerek çoğu idareci arkadaşımıza eğer tekrar idareci olarak görevlendirilmek istiyorlarsa Eğitim Bir-Sen’e geçmeleri gerektiği, görevlendirmelerin sadece bu sendika üyeleri arasından yapılacağı vurgulandı. Nitekim bu süreçte mevcut sendikasından istifa ederek Eğitim Bir-Sen’e üye olan idareciler bulunduğu gibi çoğu idareci arkadaşımız duruşlarını koruyarak sendikalarında kalmaya devam ettiler. Yönetici görevlendirme süreci başlamadan yaşanan bu olaylar bile bu görevlendirmelerin hangi kriterlere dayanarak nasıl yapılacakları konusunda ipuçları vermekte.

"SÜRECİN EN AHLAKSIZ BOYUTU DA BUDUR”

Renginar Sali: Yönetici Değerlendirme Süreci daha sonlandırılmadan yöneticilikten öğretmenliğe dönecek isimlerin dillendirilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türk Eğitim-Sen: Maalesef bu sürecin en ahlaksız boyutu da budur. Süreç başladığı andan itibaren sendika ve parti içinden farklı kaynaklardan servis edilen pek çok liste olduğu iddiaları ortada. Yönetici atama sürecinde puan verme yetkisi olmayan pek çok kişi mevcut okul idarecilerinden birilerinin üstünü çizmekte, kendi yandaşlarını da kafalarına göre okullara dağıtmakta. Bu durum okullardaki çalışma barışını bozmakta, mevcut idarecilerin çalışma şevki ve heyecanını kırmakta.

"YENİ MÜDÜRLERİMİZ ÇOK AZ TANIDIKLARI OKUL MÜDÜRLERİNİ HANGİ KRİTERLERE GÖRE DEĞERLENDİRECEKLER?”

Renginar Sali: Bu süreçte tüm ilçe yöneticilerin değişmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türk Eğitim-Sen: Bu yönetmelikle birlikte öncelikli olarak tüm ilçe ve il milli eğitim müdürleri değiştirildi ve görevlendirilen tüm müdürler aynı kaynaktan yani iktidara yakınlığı ile bilinen bir sendikanın şube ve ilçe yöneticilerinden seçildi. Ayrıca bu süreç öncesinde iki tane yeni şube müdürümüz ilçemize atandı, mevcut iki şube müdürümüz de rotasyonla ilçe dışına gönderilerek yerlerine ilçe dışından yeni şube müdürleri geldi. Böylece Silivri Milli Eğitim Müdürlüğü’nün kurumsal hafızası sıfırlandı. Bu şartlar altında ilçemize yeni gelen müdürlerimiz çok az tanıdıkları okul müdürlerini hangi kriterlere göre değerlendirecekler? Acaba basına da yansıdığı gibi sendika ve partiden gelen telkin ve yönlendirmelere göre mi yapılacak bu görevlendirmeler?

"SİSTEM İTAAT ETMEYENLERİN TASFİYESİ ÜZERİNE KURULU”

Renginar Sali: Yeni İlçe Müdürü ve şube müdürlerinin doğru bir puanlama yapabileceklerine inanıyor musunuz?

Türk Eğitim-Sen: Yeni İlçe Milli Eğitim Müdürümüzün kurum amiri olması nedeniyle, puan verecek şube müdürlerimizin de yönetici görevlendirme süreci başlayınca istifa etmelerine rağmen her üçü de Eğitim Bir-Sen kökenli. Kendileriyle yaptığımız görüşmelerde ellerinden geldiğince tarafsız olmaya çalışacaklarını belirttiler. Ancak sendika ve parti içindeki farklı güç odaklarından çok büyük baskılar geldiğini biliyoruz. Bu süreçte ne kadar tarafsız bir puanlama yapacaklarını zaman gösterecek ancak bizim bu konudaki görüşümüz maalesef baskılara boyun eğecekleri yönünde çünkü sistem itaat etmeyenlerin tasfiye edilmesi üzerine kurulu.

"SÜRECİN TAKİPÇİSİYİZ, SESSİZ KALMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL”

Renginar Sali: Yönetici Değerlendirme puanlamasında haksızlık yapıldığını tespit ettiğiniz yöneticilerle ilgili bir girişimde bulunmayı düşünüyor musunuz?

Türk Eğitim-Sen: Sendikamız bu yapılan adaletsizliğe, kul hakkı yemeye, MEB’in torpil, adam kayırma ile birlikte anılmasına hiçbir şekilde göz yummayacak. Türk Eğitim-Sen olarak yönetmeliğin eksikliklerini her fırsatta dile getirmiş, hatta yönetmelik yayınlanmadan önce genel merkezimiz yönetici görevlendirme kriterleri ile ilgili tekliflerimizi sunmuştu. Ancak bizim tekliflerimizi dikkate almayan, kafasına göre, ölçülebilmesi mümkün olmayan yönetici görevlendirme kriterleri getiren, yıllardır yöneticilik yapan insanları kendilerini tanımayan kişilerin puanlamasına imkân veren bir yönetmeliği kabul etmemiz mümkün değil. Bu nedenle sendika genel merkezimiz Yönetici Görevlendirme Yönetmeliğinin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle 16 Temmuz tarihinde Danıştay nezdinde dava açtı. Bundan sonraki süreçte de bu yönetmeliğe dayanarak yapılacak ve üyelerimizi mağdur edecek tüm görevlendirmelerde yargı yoluna başvuracağız. Bundan önce olduğu gibi bundan sonra da sendika olarak sürecin takipçisiyiz, sessiz ve tepkisiz kalmamız mümkün değil.

"İDARECİLERİN GÜNAH KEÇİSİ DURUMUNA GETİRİLECEĞİ VE TEPKİLERİ AZALTMAK İÇİN YERLERİNİN DEĞİŞTİRİLECEĞİNE İNANIYORUZ”

Renginar Sali: AKP kulislerinde İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Ay’ın "Yönetici Kıyım Süreci”nin ardından görev yerinin değişeceği sık sık dillendiriliyor. Diğer ilçelerde de durum aynı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Türk Eğitim-Sen: Aynı duyumları biz de aldık, ancak ne kadar gerçeklik payı olduğunu bilmiyoruz. Ancak bilinen bir gerçek var ki o da sendika olarak açtığımız dava sonucunda sadece mülakat puanına göre yapılan Şube Müdürlüğü atamalarını iptal ettirmiş olduğumuzdur. Her halükarda bakanlık yaptığı bu atamaları geri çekecek ve sübjektif bir puanlama olan mülakat puanlarıyla birlikte sınav puanını da baz alan bir değerlendirme yaparak şube müdürlüğü atamalarını tekrarlayacak. Bu durumda ilçemize yeni atanan iki şube müdürümüzün yerlerinin değişmesi muhtemel. Ayrıca mevcut görevlendirmeleri yapılan ilçe milli eğitim müdürlerinin öncelikli olarak 6 aylık bir süreyle görevlendirildiği ve bu sürenin sonundan performansları doğrultusunda görevlendirmelerinin tekrar uzatılıp uzatılmayacağının kararlaştırılacağı bilgisi var. Yönetici atama sürecinin tamamlanmasıyla puanlamaları yapan mevcut idarecilerin günah keçisi durumuna getirileceği ve tepkileri azaltmak için yerlerinin değiştirileceğine inanıyoruz.

"SÜRECİN HAKKANİYET ÇERÇEVESİNDE TAMAMLANMASI EN BÜYÜK İSTEĞİMİZ”

Türk Eğitim-Sen olarak bu görevlendirmelerin her ortamda farklı kişi ve guruplar tarafından dile getirildiği gibi bir yönetici kıyım sürecine dönmemesini temenni ediyoruz. Bu sürecin hakkaniyet çerçevesinde tamamlanması en büyük isteğimiz. Aksi halde karışıklık içinde bulunan eğitim sistemimiz daha da karışacak ve büyük bir kaosa doğru ilerleyecektir.


YORUM YAP