“Tek başına hiçbir şeysin”

“Tek başına hiçbir şeysin”

17.08.2013 10:42:41

Küpe FM’de Gündemdekiler programında Kamil Bilici’nin canlı yayın konuğu olan CHP Silivri Belediye Başkan Aday Adayı Selami Değirmenci önemli açıklamalara imza attı. 30 yıllık siyaset hayatını ve son olarak girdiği yeni seçim sürecini, "Kazanırsak halkımıza teşekkür ederiz, kaybedersek kabahati kendimizde ararız” sözleriyle değerlendirerek noktaladı.

DEĞİRMENCİ: GENÇLER MUTLAKA SİYASETTE YER ALMALI
Silivri siyasetinde yıllardır belirleyici konumunu muhafaza eden Selami Değirmenci programda siyasete atılma serüveni ile 35 yaşında nasıl ilçemizin en genç belediye başkanı seçildiğini anlattı. 1983 yılında SODEP kurucusu olarak atıldığı siyaset hayatında 1987-88 yıllarında ilçe yönetiminde üstlendiği çeşitli görevlerin ardından 1989, 1994 ve 1999 yılında belediye başkanı seçildiğini hatırlatan Değirmenci, "Siyasette 30. yılımı doldurdum. 34 yaşında aday adayı olduğumda dönemin siyasetçileri ve toplumsal algı, "Siyaset çoluk çocuk işi değil” şeklindeydi ancak biz bu anlayıştaki insanları ikna ettik. Bugün önümüze sürülen ‘gençlere fırsat verin’ şeklindeki tepkilere kesinlikle katılmıyorum. Çünkü bizim onlarının önünü kapatmak gibi bir durumumuz asla yok. Bütün genç arkadaşlarımız siyasi görevlere talip olabilir, olmalılar. Kimin görev alacağına karar veren parti tabanı ve Genel Merkez’dir. Gençlerin mutlaka siyasette yer alması gerektiğine inanıyorum en alt pozisyondan en tepeye kişisel becerileriyle yükselmeleri şartıyla. Tecrübe edinmeleri gerekiyor, siyasette teori yeterli olmaz. Görev talep eden her genç arkadaşımıza saygımız sonsuz” dedi.

"BİR İŞİ BİLENLERE NE KADAR FIRSAT VERİRSENİZ O KADAR BAŞARILI OLURSUNUZ”
Göreve geldiği ilk yıllarda ANAP hükümetinin ezici gücüne rağmen SODEP’ten aday olarak kazandığı belediye seçimlerine değinen Değirmenci, şöyle konuştu: "O zaman partimizde ciddi ön seçimler yapılıyordu. Silivri’de olmayan birçok hizmet ve yatırımı; kanalizasyon, su şebekesi, deniz deşarjları, su depolarını hayata geçirdik. Kent bilgi sistemini geliştirdik, bilgisayar sistemine geçen ilk belediyelerden biri olduk. Teknoloji kullanımında Türkiye üçüncülüğü ödülünü aldık. Adana Büyükşehir Belediyesi’nden sonra su sayaçlarını yerinde okuyan sistemi biz uygulamaya koyduk. Kültür Merkezi uygulamasını ilk başlatan belediyelerden biriydik. Başlangıç çok önemliydi, gelişmeler de devamında geldi. Bir işi bilenlere ne kadar katkı sağlar, fırsat verirseniz o kadar başarılı olursunuz. "Ben her şeyin en iyisini biliyorum. Sadece benim dediğim yapılacak” anlayışıyla gelişim sağlamanız mümkün olmuyor. Dolayısıyla işini düzgün yapan insanlara saygı duymak, çalışma fırsatını onlara vererek, olayları idare etmeye çalıştık. Uzaktan gözlemleyerek, müdahalede bulunmadan sadece yanlış yapılmasını önlüyorduk, gençlere ve çocuklara hizmet sunuyorduk.

"MEVCUT İMKÂNLARLA ELİMİZDEN GELENİ YAPTIK”
Aradan zaman geçince unutuluyor. 1958 yılında 2 bin 500 kişiye göre yapılan su şebekesini 15 yıl içinde tamamen değiştirerek 300 bin nüfusa yetecek şekle getirdik. Depo ve su kaynakları yapıldı. 1970 yılında yapımına başlanan ve %30’u tamamlanan kanalizasyonun tamamını yeniledik.
Toplu konutlar önemsediğim projelerimizdendi. Asgari ücretle çalışan insanlar konut sahibi oldu. Bununla birlikte kentimizde hemşeri gettolarının oluşumunu önledik. Aynı şehirde yaşayan insanların yabancılaşmasının önüne geçtik. Apartman çatısı altında ortak değerlerinin yaşatılmasını sağladık. Kendi kültürlerini desteklemek adına derneklere katkı sunduk.
Yeni mezarlık, Boğluca ve Tuzla derelerinin ıslah çalışmalarını yaptık, Öğretmenevi ve sahil düzenlemeleri ile daha çok insanımızın bu bölgelerden yararlanmasının önünü açtık. Limanda çekek yerlerinin oluşumunu sağladık, Toplu Konutlar bölgesinde üç köprü yaptık, liman derinliği çalışmaları, marina projesi dönemin mütevazı bütçeleriyle gerçekleştirdiğimiz yatırımlardı.

"UCUBE TANIMINI YAPANLARI AYIPLIYORUM”
Ne yazık ve üzücü bazı arkadaşların "ucube” diye tanımladığı New Center merkezinin en önemli anlamı 200 araçlık otoparkıdır. Son derece önemli bir işlev bu, Silivri’deki otopark sorununu göz önünde bulundurduğunuzda bunu daha net görüyorsunuz. Buraya "ucube” diyerek küçümseyen anlayış, her ne kadar kararların içinde olsalar da, burasını yıkmaya çalışacağına öncelikle böyle bir eser yaratması gerekiyor. "Ucube” değerlendirmelerini ayıpladığımı söylemek istiyorum.
Toplu Konutlar bölgesindeki sağlık ocağını kazandırdık. Silivri ilk defa bizim dönemimizde kreş ile tanıştı.
Ambulans merkezimiz en önemli hizmetlerimizden biriydi. İşlevini tamamladı ve şu anda yok ancak o dönemde özel hastanelerin yokluğunda bir çok insanın hayatını kurtaran bir imkândı, sunduğumuz üç ambulans ile 24 saat hizmet veriyorduk.
Güçlü bir itfaiye teşkilatımız vardı. Yasak olmasına karşın köylerimizin birçok ihtiyacına yetişmeye çalışıyorduk.
Halk Ekmek’i biz kurduk. Fiyat ve kalite rekabeti yönünden çok önemliydi. Bugün artık olmasa da olur, misyonunu tamamladığını düşünüyorum.
2003’te büyük mücadelelerin ardından Trakya’nın ilk düzenli Çöp Depolama alanını biz kurduk.
Hayvan kısırlaştırma merkezi, yağmur suyu kanalları, harita ve imar planlarının dijital ortama taşınması, ilçemizin zemin etütleri ilk kez bizim dönemimizde gerçekleşti.
Kent Konseyi çalışmalarımız son derece etkileyici ve belediyeden bağımsızdı. Burada görev üstlenecek kişilerin belli kıstasları vardı ve kararları meclisimiz için tavsiye niteliğindeydi. Aleyhimize çıkan kararlara rağmen bu yapının bağımsız çalışma ortamına uyduk. Meclisimizde sivil toplum kuruluş temsilcileri ve ilçe başkanları katılım gösterip, görüş belirtme imkânına sahipti.
Engellilerle ilgili çalışmalar yaptık, bir okul kazandırdık Silivri’ye.
Yerel radyo kuruluşuna öncülük ettik.
1994 yılında hazır beton uygulamasını başlattık.
Kardeş şehir ve festival programlarını hayata geçirdik. Festival sürecini imkânlarımızı daha acil hizmetlerde değerlendirmek üzere bir süre askıya da aldık.
Amatör spor kulüplerine her türlü destek verdik, akrobatik jimnastikte önemli başarılar elde ettik.
Yollar, mahalle düzenlemeleri, okul yapımlarında büyük katkılar sunduk.
25 bin nüfusla göreve geldik devrederken 60 bin’e çıkmıştı. Alınan göçlerle birlikte artan ihtiyaçların yanı sıra günlük talepleri ve sorunların çözümünü de sağlamak için çalıştık. Kısıtlı imkânlar, deprem, ekonomik krizlere rağmen elimizden gelenin en iyisini yaptık.”

"BÖLGEM VE PARTİME HİZMET EDEBİLECEĞİME İNANDIĞIM İÇİN MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYI OLDUM”
CHP ile yollarının ayrılma sürecini anlatan Değirmenci, "2003’te partimden ihraç edildim, partisiz bırakıldım. 2007’de tekrar dönemin ilçe başkanı ve genel başkanının talebi üzerine üyelik başvurusunda bulundum, kabul edildi. 2007 ön seçim olmadığı için yerel adaylara da listelerde yer verilmediğinden milletvekili adaylık şansı bulamadık. Bölgemiz ve partimize hizmet edeceğime inandığım için milletvekili adayı oldum” dedi.

"KIRDIĞINIZ HER KİŞİYE GÜN GELECEK İHTİYACINIZ OLACAK”
Mümin Koçoğlu’nun ilçe başkanlığını desteklediği CHP İlçe Kongre sürecine de değinen Değirmenci, belediye başkanının bu dönemde makam imkânlarını baskı aracı olarak kullanmasına atıfta bulunarak, "Çıkan sonuçtan memnunsa, başarılı olduğuna inanıyorsa tebrik ederiz. Yapacak bir şey yok ama mutlaka olumsuz etkileri olur. Umarım yaptıklarından ders almışlardır. Kırdığınız, karşısında durduğunuz her kişiye gün gelecek ihtiyacınız olacak.
2009’da birlik ve beraberliğin ne kadar çok işe yaradığını gördük. MYK’dan adaylığım çıktığı ve bana tebliğ edildiği halde, anketlerde de öndeydik bir takım oyunlarla engellendik. Son 12 gün meydanlara çıktık ne olduğunu gördük.

"TEK BAŞINIZA HİÇBİR ŞEYSİNİZ”
Seçimi kazanmak için sizin iyi olmanız yetmiyor. Başkalarının sizin için bir şeyler yapması gerekiyor. Onların katkısı sizi asıl başarıya taşıyan unsur. Tek başına hiçbir şeysiniz. 2009’ın çok isimsiz kahramanı var. "Selami Değirmenci meydanlara çıktı” değil, beni oraya çıkaran insanlar vardı onların katkıları başarıyı getirdi. Bir siyasi görüşün temsilcisi olduğumuz için bu destek şahsımıza değil. O siyasi görüş çerçevesinde eylemde bulunup, çalışacağız, parti tüzüğüne uyacağız diye destek veriyorlar bize. "Ben çok mükemmel bir adamım, parti kuralı, tüzüğü tanımam” derseniz çıkarsınız bağımsız aday olursunuz. Bizim bölgede arkanızda bir siyasi güç olmadan kazanmak mümkün değil.

"BAŞKASI GİBİ OLMAYA ÇALIŞMAMAK LAZIM”
Sadece sizin partinizden değil başarılı olacağınıza inanan başka partinin insanları da size destek veriyor. Bu destekleri almak da önemli biz bunu başardık. 1999 seçimlerinde CHP milletvekili seçimlerinde barajın altında kaldı %8,5 oyla, ben CHP’nin adayı olarak belediye seçimlerinde 29,5 oranında oy alarak iktidar oldum. Siyasi ilkelerimizden taviz vermeye gerek yok oy almak için. Tam bağlılık esas olmalı. Başkası gibi olmaya çalışmamak lazım. Temel konu samimi olmak, insanlara güven verebilmek, dokunabilmek sizi kendinden kabul etmeleri. Siyasi ilişkiler yumuşadı eskisi gibi bir katılık söz konusu değil. Geçmişte MHP’li kardeşlerimizin bana sahip çıktığı dönemler de oldu” değerlendirmelerinde bulundu.

DEĞİRMENCİ’DEN SİYASİ YAŞAM VE ÇALIŞMA İLKELERİ VURGUSU
2014 seçimleri ve belediye başkan aday adaylığına açıklık getiren Selami Değirmenci, "Şeffaflık ve katılımcılık temel prensiplerimiz olacak. Tüzüğümüzün 4. ve 5. Maddesinde belirtildiği üzere;
Siyasi yaşam anlayışımızı: Cumhuriyet Halk Partisi ve üyeleri için siyasal yaşamda görev almak, onurlu bir toplum hizmetidir. Siyasal görevler, özel çıkarlar için kullanılamaz. Siyasal yaşamda etkinlik kazanmak için kimseye kişisel yarar sağlanamaz. Toplumsal ve siyasal yaşamda erdemli olmak, erdemliliği savunmak, korumak ve gerçekleştirmek Cumhuriyet Halk Partili olmanın ön koşuludur.
Çalışma ilkelerimizi: Partinin bütün görevleri, tüzük kuralları içinde, partililerin tümüne açıktır. Partili için başarı, partinin başarısıdır. Siyasal eylem partinin eylemidir. Partililer; özel yaşamlarında, görevlerinde, işlerinde ve üyesi bulundukları kuruluşlarda, partinin ilkelerine ve doğrultusuna uygun davranırlar ve çalışırlar. Partililer toplum hayatının ve parti görevlerinin gerektirdiği yetenekleri kazanmak; sorumluluk yerlerine, partinin başarılı, bilgili ve yetenekli üyelerinin seçilmelerini sağlamak için sürekli çaba harcarlar. Siyasal yaşamda; erdemliliğe, üretkenliğe, yeteneğe ve emeğe uygun yükselmek esastır. Partililer, bu ilkelere uymakla, parti yöneticileri de bu ilkeleri uygulamakla yükümlü ve sorumludurlar şeklinde benimsedik.
Gençlerin ve kadınların ağırlıkta olduğu bir ekiple, CHP’nin temel prensiplerini uygulayacağız.”

"15 YIL BOYUNCA KİMSE KAPIMDAN DÖNMEDİ”
Silivri Belediye Başkanı olarak görev yaptığı 15 yıl boyunca kapısından hiç kimsenin kendisiyle görüşmeden dönmediği, insanların telefonlarına çıktığını vurgulayan Değirmenci, "Diyebilirsiniz ki o zamanın Silivri’siyle bugünün ki aynı değil. Kendiniz yetişemiyorsanız insanların beklentilerini karşılayacak sistemi kuracaksınız. Çok acayip talepler de gelebilir bunların neden olmadığını, olamayacağını insanlara anlatacaksınız.

"BELDE BELEDİYELERİNİN KAPATILMASI KONUSUNDAKİ AVANTAJI SAVUNUR VE KANITLARIM”
Belde belediyelerinin merkeze bağlanması sürekli olarak bir dezavantaj ve güçlük olarak lanse edildi. Oysaki bu sürecin kaynakların tek noktada toplanması gibi sağladığı çok büyük avantajı da var. Belde belediyeleri kapatıldıktan sonra tasarruf ve yatırım yapmak fırsatı vardı yeterince değerlendirilip değerlendirilmediği konusuna girmek istemiyorum. Avantajlarını savunur ve ispat ederim. Beldelerdeki halkın belediye ile irtibatı kesildi. Biz göreve geldiğimizde bu irtibat sorununu çözecek, yerinde yönetim imkânı sunan yeni bir sistem uygulayacağız” dedi.

"KAZANACAĞIMA İNANDIĞIM İÇİN ADAY OLDUM”
Kendisiyle birlikte 30 kişinin aday adaylık başvuru ücretini AK Parti’den para alarak yatırdığı iddiasına da yanıt veren Değirmenci, "Kendisini basın mensubu sanarak durmadan iftira atan bu kişi daha önce Hüseyin Turan ve Özcan Işıklar’a da ağıza alınmayacak şeyler yazdı. O iftiralara maruz kalanların dolduruşuyla şimdi bizi hedef alıyor.
Birincisi ben CHP’nin zayıf adayı değilim. Daha çok oy alacağıma, partiye seçim kazandıracağıma inandığım için aday oldum.

"30 KİŞİNİN ADAYLIK PARASINI YATIRMIŞ OLMAM MÜMKÜN DEĞİL”
İkincisi ben partiye adaylık müracaatında bulunan 20. kişiyim. Öncesinde 2 belediye başkan aday adayı ve 18 meclis üyesi aday adayı başvurusunda bulunan vardı. Benimle birlikte başvuran arkadaşlarım 8 kişi. Yani 30 kişinin parasını yatırmış olmam mümkün değil. İlçe başkanını böyle bir bilgiyi sızdırdığı için ayıplıyorum. 2-3 kişinin parası benim hesabımdan yattı, kendi işlemlerimi yaparken onlarınkini de gerçekleştirdim.

"BORCUM OLDUĞU İDDİASINI İSPATLAMAYAN ŞEREFSİZDİR”
Çevreye borcum varmış başkasının adaylık parasını yatıracak durumum yokmuş! Kime ne borcum varmış ispat etsin iddia eden. İspat edemeyen şerefsizdir. 15 yıl belediye başkanlığı yaptım bu işlerden zengin olmadım, zevk, sefahat içinde yaşamadım bu bir gerçek. Belediye kaynaklarını halkın yararına kullandım. Belediyeden zengin olmamamı bir ayıp gibi gösterme çabası var.

"YAZIYI BELEDİYE BAŞKANI YAZDIRIYOR”
İşin garibi ona bu yazıyı yazdıran belediye başkanı, üç gün önce Ortaköy’den bir arkadaşıma aynı şeyi söylüyor: "Elimde belge var aday adayı olmak için parayı AK Parti’den alıyor” diyor. Bir insanın onuruyla bu kadar oynanmaz. Bunu söyleyenler hakkında biz gerçekleri ortaya koymaya başlarsak çok farklı bir noktaya çekeriz işi, bunu çirkin buluyorum.

"BELEDİYE BAŞKANI ELİNDEKİ BELGEYİ GÖSTERSİN”
Belediye başkanı elinde ne belge varsa göstersin. Ben hayatımı onurlu bir şekilde sürdürmek istiyorum” dedi.

DEĞİRMENCİ’NİN ELEŞTİRDİĞİ KONULAR
Değirmenci, gelen sorulara da cevap vererek Silivri’nin en önemli sorunlarının işsizlik ve imar konularında olduğunu belirtti. Kaldırım genişletme çalışmalarını, festival bütçesinin şeffaf bir şekilde kamuoyuna açıklanmamasını, eski belediye binası yerine İSKİ’nin tanışmasından sonra katlı otopark projesinin bir türlü hayata geçirilememesini eleştirdi.

Haber:
Sevginar UYGUN

  • ETİKETLER
PAYLAŞ
« Önceki
Sonraki » “Silivri’de sağlık kıyımı”

YORUM YAP