“SİSED, Silivri’nin markasıdır”

“SİSED, Silivri’nin markasıdır”

11.12.2025 09:51:56

Silivri Servisçiler Derneği Başkanı Cihan Tuncel, Silivri Gündem Söyleşileri'nde SİSED'in yalnızca bir meslek örgütü değil, Silivri'nin ortak değeri ve markası olduğunu vurguladı.
Byaytacproduction tarafından hazırlanan Silivri Gündem Söyleşileri'nin bu haftaki konuğu Silivri Servisçiler Derneği (SİSED) Başkanı Cihan Tuncel oldu. Hürhaber Gazetesi İmtiyaz Sahibi Sevginar Sali ile Silivri Haber Ajansı Sahibi Yusuf Eker'in sorularını yanıtlayan Tuncel, SİSED'in kuruluş sürecini, sektördeki komisyon sorununa karşı verdikleri mücadeleyi, hayata geçirdikleri “Koltuk Hissesi ile Eşit Kazanç Modeli”ni ve “SİSED, Silivri'nin markasıdır” sözleriyle özetlediği vizyonunu tüm ayrıntılarıyla kamuoyuyla paylaştı.
“HAMURUM KAPALIÇARŞI'DA YOĞRULDU”
Bu hafta Byaytacproductiontarafından çekimleri gerçekleştirilen Silivri Gündem Söyleşileri'nin konuğu, Silivri Servisçiler Dernek Başkanı Cihan Tuncel oldu. Hürhaber İmtiyaz Sahibi Sevginar Sali ile Silivri Haber Ajansı Sahibi Yusuf Eker'in sorularını yanıtlayan Cihan Tuncel kendisini şu sözlerle anlattı:
“1987 Silivri Kadıköy doğumluyum. Küçük yaşlarımdan beri ticaretin içerisindeyim, esnaflığın içerisindeyim. Gençliğimin bir dönemi, yaklaşık 7 yıl, Kapalıçarşı'da geçti. Asıl hamurumun orada yoğrulduğunu düşünüyorum. Hayatımın dönüm noktası olan işler Kapalıçarşı'da şekillendi.
Silivri'yi seviyorum. Silivri özlemiyle ticaretimi Kapalıçarşı'dan tekrar buraya taşıdım. 2014 yılından beri Silivri'de servis sektörünün içindeyim; servis taşımacılığı yapıyoruz.”
Cihan Tuncel, araba kullanmanın çocukluk tutkusunun mesleki tercihini nasıl etkilediğini ise şöyle anlattı:“Araba kullanmak benim için çocukluktan gelen bir tutku. Köy yerinde büyüdüğümüz için bu işlere çok daha yatkındık. 7 yaşından beri araba kullanarak büyüdük. Araba kullanmaktan hep zevk almışımdır. Bu tutku da bizi zaman içinde bu işin içine itti. Sektörden para kazanmaya başladık, çevremiz genişledi. Arkadaşlarımızla birlikte ‘daha farklı ne yapabiliriz?' diye düşünürken Silivri Servisçiler Derneği'nin kuruluşuna kadar uzanan bir yol açıldı.”
“SİLİVRİ'DE TAŞIMACILIĞI TEK ELDE TOPLAMAK İSTİYORUZ”
Yusuf Eker, Cihan Tuncel'e Silivri Servisçiler Derneği'nin kuruluş süreci, faaliyetleri ve etki alanlarıyla ilgili soru yöneltti. Eker, derneğin kısa adının SİSED olduğunu hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:“SİSED'in kuruluşu, faaliyetleri ve etki alanlarından da bahseder misiniz?”
Bu soru üzerine konuşan Cihan Tuncel, derneğin kuruluş sürecini şu sözlerle anlattı:“Silivri Servisçiler Derneği'ni, yani SİSED'i 2019 yılında kurduk. Aynı zamanda kurucularındanım. Şu anda derneğin görünen yüzünde başkanlık görevini yürütüyorum ama bu işin geri planında çok ciddi bir kadro var. Üyelerimizin desteğiyle, bir önceki yönetim kurulu kadrosunun desteğiyle, mevcut yönetimin katkılarıyla Silivri Servisçiler Derneği'ni Silivri'de taşımacılık anlamında bir ‘tek el'e çevirmek istiyoruz aslında.
Esnafın bireysel yaptığı işi ortak bir çatı altında, sorumluluklarını bilen, kalitesini yükselten bir anlayışla sürdürmek istiyoruz…”
“DAHA KURUMSAL VE ŞEFFAF BİR YAPI AMAÇLIYORUZ”
Programda Sevginar Sali'nin “Daha kurumsal bir yapı şeklinde mi?” sorusu üzerine Cihan Tuncel, Silivri Servisçiler Derneği'nin hedeflediği yapıyı ve kuruluş sürecini şu sözlerle anlattı:“Kurumsal bir yapıya çevirip, hizmet alanın da hizmet verenin de şeffaf olduğu bir noktaya getirmek istiyoruz. Silivri Servisçiler Derneği'nin asıl amacı bu.
SİSED'i, 2019 yılında tam pandeminin başlamak üzere olduğu zamanda çok büyük zorluklarla kurduk. 14 kurucumuz var. Onlara da buradan emekleri ve fedakârlıkları için teşekkür ederiz. İnsanların sokağa çıkamadığı zamanlarda biz toplanıp bu sektörün geleceği için ne yapabiliriz diye çok mesailer harcadık.Şu anki mevcut yerimizi tutmak, orayı dekore etmek, insanları bir araya toplayabilmek o dönem için çok zordu. Zoru başarmış olmak tabii daha kıymetli oluyor.”
Sevginar Sali'nin “SİSED'in faaliyetlerini biraz anlatabilir misiniz?” sorusu üzerine Cihan Tuncel, derneğin sosyal sorumluluk yönüne dikkat çekti:“Faaliyetlerimiz aslında pandemi zamanında bazı görevlerle başladı. Sivil toplum kuruluşu olmanın görevlerini üstlendik. O dönemlerde emekli vatandaşlarımız sokağa çıkamadığı için emekli maaşlarının dağıtılması, Kaymakamlık tarafından maske ve kolonya dağıtımı gibi sosyal sorumlulukları yürüttük. Bunu tamamen kâr gözetmeksizin yaptık.
Deprem zamanında da bölgeye kendi aramızda topladığımız yardımların götürülmesi, dağıtılması ve orada bizzat bu işin içinde yer alınmasıyla ilgili çalışmalarımız oldu. Biz ticaretimizi yapıyoruz, belli bir miktar para kazanıyoruz ama bu işi halka da yansıtmak, halkın dertleriyle dertlenmek için bu sivil toplum kuruluşunun içerisinde yer aldık.”
“KOMİSYONSUZ, ARACISIZ BİR SİSTEM KURMAK İSTİYORUZ”
Cihan Tuncel, servis taşımacılığı sektöründeki komisyonculuk sorununa dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:“Her meslekte olduğu gibi bizim sektörümüzün içinde de bir komisyoncu kesim var. Bu işe yatırım yapıp komisyon alan da var, hiç yatırım yapmayıp elinde çantasıyla bizim üzerimizden para kazanmaya çalışanlar da var. Bugün tarlada domates 5 lirayken tezgahta 25 lira oluyorsa, bizim de sokakta yaptığımız işin bedelinin üstüne bizden fazla para kazanıp bunu hizmet alan tarafa yansıtan bir güruh var.”
Cihan Tuncel, SİSED'in bu yapıyla mücadele etmek için kurulduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:“Biz o güruhu ortadan kaldırıp hizmet alan ve hizmet verenin ara noktasıyız. Komisyonsuz, aracısız, alanın aldığını bildiği, verenin ne kadar verdiğini bildiği bir sistemi kurmakla mücadele içerisindeyiz. Bir veli de olsanız, öğrencinizi taşıttığınızda; bir fabrika sahibi de olsanız, personelinizi taşıttığınızda bizimle çalıştığınızda verdiğiniz paranın yüzde 99'unun işi yapan kişinin cebine gittiğini bilerek yaptırıyorsunuz bu işi. Ben her zaman şunu söylüyorum: Bize işi verip vermemeniz önemli değil, işi yaptırdığınız kişiye ne kadar para verdiğini araştırın, sorun.”
Yusuf Eker de bu sorunun yalnızca servis sektörüne özgü olmadığını vurgulayarak, üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına dikkat çekti. Eker'in sözlerine kısa bir ek yapan Cihan Tuncel, “İşi yapan” diyerek asıl kazananın sahada çalışan olması gerektiğine vurgu yaptı.
“ÇOĞU ZAMAN PATRONUN, BİZİM VERDİĞİMİZ TEKLİFTEN HABERİ BİLE YOK”
Servis taşımacılığında komisyonculuk sorununun devamı olarak Yusuf Eker, SİSED'in aracı maliyetlerini düşüren bir yapı olduğuna dikkat çekti. Eker, “İşi yapan birebir muhatap oluyor. Fabrika sahibinin ya da velinin cebinden daha az para çıkmasını sağlayan bir kuruluş diyebilir miyiz?” ifadelerini kullandı.
Bu tespitin ardından Cihan Tuncel, özellikle fabrikaların bu konudaki farkındalık eksikliğine dikkat çekerek şunları söyledi:“Veli bunun biraz daha farkında ama fabrika sahipleri için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Kimseyi zan altında bırakmak istemiyorum ama bazı fabrikalarda birebir karşılaştığımız bir sorun bu. Patronun, bizim verdiğimiz tekliften haberi bile yok. İşini kaça yaptırdığını, piyasa bedelinin ne olduğunu hiç bilmiyor. Zaten takip etmek de onun görevi değil; birine güvenmiş ve bu işi ona teslim etmiş. ‘Benim alım-satım işlerimi sen kontrol et' demiş. Pazarlığını o kişi yapıyor.”
Tuncel, fiyatların doğru analiz edilmesi için basit bir yönteme işaret etti:“Ben hep şunu söylüyorum: Bir rayiç bedeli, piyasa bedelini toplayın. Birisi 1000 lira, biri 2000 lira, biri 5000 lira veriyorsa bunun ortalaması vardır. Ne en alt ne en üst; ortalama bir fiyat bu işin yapılabilirlik bedelidir.”
Cihan Tuncel, fabrika sahiplerine ve yöneticilere pratik bir kontrol önerisi de sundu:“Her projenizde zaten kapınıza gelen bir servisçiniz var. Ruhsatına bakın. Ruhsatta kimin adı yazıyor? İşi yaptırdığınız şirketin mi, yoksa şahsın mı? O şahsa diyebilirsiniz ki: ‘Arkadaşım, ben sana bu işi yaptırıyorum ama birinin aracılığıyla. Bu işi kaça yapıyorsun?' En azından gerçeği öğrenmiş olursunuz.”
“15 AYRI KİŞİYLE UĞRAŞMAK İSTEMEYENİN MUHATABI BİZİZ”
Sevginar Sali, SİSED'in aracısız şekilde Silivri ve bölgedeki fabrikalara ve kurumlara hizmet sunma iddiasını hatırlatarak, bu hizmetin en uygun ve en kaliteli şekilde, sorumluluk alınarak verildiğini vurguladı. Sali, herhangi bir aksaklık durumunda da muhatabın doğrudan SİSED olacağı bir sistemden söz etti.Bu değerlendirme üzerine konuşan Cihan Tuncel, özellikle fabrika sahiplerinin tek muhatap arayışına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:“Zaten durum şöyle oluyor; bazı fabrika sahipleriyle konuşuyoruz, diyor ki: ‘Benim kapımda 15 tane aracım var, 15 tane ayrı kişiyle bu konuyu konuşup tartışıp sorun çözmekle uğraşamam. Bir muhatap istiyorum.' İşte o muhatap biziz.”
Cihan Tuncel, bu sistemi kâr odaklı değil, hakkaniyet temelinde kurduklarını vurgulayarak örnek verdi:“Örnek vermek gerekirse, 1500 TL'ye yaptırdığınız işi bizim üyemiz sokakta 1000 TL'ye yapıyorsa, biz bu işi 1100 TL'ye yapalım diyoruz. 400 TL hizmet alanın cebinde kalsın, 100 TL de işi yapanın cebinde kalsın. Biz bunun tarafındayız.”
Şeffaflık vurgusu yapan Tuncel, sözlerini şöyle sürdürdü:“Açık ve şeffaf bir şekilde söylüyoruz; verdiğimiz parayı denetleyebilirsiniz, kontrol edebilirsiniz. Sonuçta biz bu sözümüzün arkasındayız. Biz bir günlük iş yapmıyoruz. Biz başladığımız zaman yıllarca çalışıp bir aile gibi oluyoruz. Aile içinde birinin sözünün itibarı neyse, bizim size olan taahhüdümüz de odur.”
Cihan Tuncel, SİSED'in çalışma anlayışını da şu sözlerle özetledi:“Biz yarı yolda bırakıp sizi mağdur edelim diye bu işi yapmıyoruz. Sizin de yükünüzü alalım, bizim de biraz kazancımız artsın diye bu işi yapıyoruz.”
“KOLTUK HİSSESİ İLE EŞİT KAZANÇ MODELİ”
Yusuf Eker, Cihan Tuncel'in “aile gibi birlikte kazanma” vurgusuna dikkat çekerek, son dönemde hayata geçirilen “Koltuk Hissesi ile Eşit Kazanç Modeli”ni gündeme getirdi. Eker, bu sistemin artık meyvelerinin alınmaya başlandığını belirterek, modelin izleyicilere anlatılmasını istedi.
Bu soru üzerine konuşan Cihan Tuncel, sistemin ortaya çıkış sürecini şu sözlerle anlattı:“Biz aile olmakla ilgili gerçekten bazı şeyleri başardık. Kendi yönetim kadromuzla, üyelerimizle, çalıştığımız fabrikalarla, okullardaki öğrencilerimizle bir aile olmanın ne demek olduğunu öğrendik. Kalabalığın gücüyle neleri başarabileceğimizi de gördük. Ticaretin içinde bazı olumsuz noktalar bizi farklı projeler üretmeye itti.”
Sektörün son dönemde zor bir süreçten geçtiğini ifade eden Tuncel, bu sürece karşı pasif kalmadıklarını vurguladı:“Sektörümüz 2024-2025 yılları içerisinde biraz zor bir noktada. Biz bu sürecin geçmesini bekleyelim demedik. Elimizi kolumuzu bağlayıp rüzgâr bizi nereye götürürse oraya gidelim demedik. Yelkenimizi açalım, A noktasından B noktasına kendi bildiğimiz şekilde gidelim dedik ve bu sistemi kurduk.”
Mevcut projelerde yükün birkaç kişinin omzuna binmesini istemediklerini belirten Cihan Tuncel, eşit kazanç fikrinin buradan doğduğunu söyledi:“Bazı işlerimiz çok uygun fiyatlı oluyor, hatta neredeyse yapılamayacak rakamlara denk geliyor. Bu işleri genelde en yakın çevremizin fedakârlıklarıyla yürütüyorduk. Bu sefer bütün yük onların üstüne biniyordu. İstedik ki yük tek bir kişinin üstünde olmasın. Madem birbirimize güvenimiz var, ticaretimiz var; ortak araçlarımızla bu işleri yapalım dedik. ‘Neden daha fazla insanla bu işi yapıp da eşit kazanmayalım?' sorusu buradan doğdu.”
“Koltuk Hissesi ile Eşit Kazanç Modeli”nin adaletsizlikleri ortadan kaldırdığını vurgulayan Tuncel, sistemi şöyle özetledi:“Bizim sektörümüzde kronik bir sorun var: Misal ‘Yusuf'un arabası çok çalıştı çok kazandı, Sevginar'ın arabası niye yattı az kazandı?' gibi adaletsizlikler oluyordu. Bu sistemi kurarak bunu dağıtmış olduk. Bizim sistemimizde koltuk kazancı, herkesin yatırımına bağlıdır. Yusuf Bey'in 10 koltuğu varsa kazancı 10 birimdir, Sevginar Hanım'ın 1 koltuğu varsa 1 birimdir. Birim herkes için aynıdır. Kim ne kadar yatırım yaptıysa, o kadar kazanır. Burada akılda hiçbir soru işareti kalmadan adil bir sistem kurmuş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.”
“ARAÇ KAZANCI HAVUZDA TOPLANIYOR, KOLTUK SAYISINA GÖRE DAĞITILIYOR”
Yusuf Eker, Cihan Tuncel'in anlattığı sistemi sadeleştirerek izleyicilerin daha net anlaması için örnek verdi. Eker, “Bir araç alınıyor, koltukları hisselere bölüyorsunuz. Kazanç aylık mı, yıllık mı? En basit şekilde anlatır mısınız?” diyerek modelin matematiğini sordu.
Cihan Tuncel, “Koltuk Hissesi ile Eşit Kazanç Modeli”nin nasıl işlediğini şu sözlerle açıkladı:“Bizim ticaretimiz bir bakkal ya da tekstil dükkânı açmak gibi değil. Açıp müşteri bekleyip para kazanmayı beklemiyoruz. Var olan sistemin üzerine çalışan bir araç olarak sistemi alıyoruz. Bu aracı alırken de dediğiniz gibi; koltuk sayısı kaçsa, kaç katılımcı varsa ona bölüyoruz. 16 koltuk varsa, Sevginar Hanım 2 koltuk alır, Yusuf Bey 2 koltuk alır, Aytaç Bey 2 koltuk alır, ben 3 koltuk alırım… Böylece aracın maliyeti ortaklaştırılır.”
Aracın çalışmaya başlar başlamaz gelir ürettiğini belirten Tuncel, sistemin işleyişini şöyle anlattı:“Araç zaten çalışmaya devam ediyor. Şoförüyle, işiyle, tahsilatıyla, sanayideki işlemleriyle ne varsa hepsiyle biz ilgileniyoruz. Ay sonunda — şu anda sistemimizde 7 aracımız var — bu 7 aracın yaptığı işlerden şoför parası, sigorta, muhasebe ve sarf giderlerini düşüyoruz. Kalan kazancı ortak bir havuzda topluyoruz.”
Kazanç paylaşımının tamamen koltuk sayısına göre yapıldığını belirten Tuncel modelin sonucunu şöyle açıkladı:“Bu havuzda toplam kaç koltuk var? Örneğin 200. Kazancı 200'e bölüyoruz. Sevginar Hanım'ın sistemde 5 koltuğu varsa, 5'le çarpıyoruz. Karşılığında Sevginar Hanım bize faturasını kesiyor, tahsilatını yapıyor. Aldığınız bir evin kira getirisi gibi düşünün: Hemen para kazandıran bir sistem.”
“BU İŞİN RESMİ DAYANAĞI ANONİM ŞİRKET”
Modelin hazır müşterili ve kazançlı bir yapı sunduğu yönündeki değerlendirmelerin ardından Yusuf Eker, sistemin hukuki güvencesini sordu. “Yarın bir gün SİSED kapandı, yönetim değişti ve bu sistemi kimse tanımazsa ne olacak?” diyerek resmi dayanağı gündeme getirdi.
Bu soru üzerine konuşan Cihan Tuncel, sistemin tamamen yasal bir zemin üzerinde kurulduğunu şu sözlerle açıkladı:“Biz bu işi yaparken bir anonim şirket kurduk. Silivri Birlik Turizm Anonim Şirketi diye. Bu şirket, Silivri Servisçiler Derneği'nin yani SİSED'in iktisadi işletmesi olarak geçiyor. Zaten kuruluş amacı bu tarz organizasyonları yönetmek.”
Cihan Tuncel, sisteme dahil olanların doğrudan şirket ortağı olduğunu da vurguladı:“Şimdi siz bu şirkete para verdiğiniz zaman size hisse senedi veriyoruz. Yani siz artık şirketin ortağı oluyorsunuz.”
“ŞİRKETİN TÜZEL KİŞİLİĞİ DEVAM ETTİĞİ SÜRECE HAKKINIZ BAKİDİR”
Sevginar Sali'nin, “Yani hissedar oluyorsunuz” ifadesi üzerine Cihan Tuncel, sistemin ortaklık yapısını ve hukuki güvencesini şu sözlerle anlattı:“Tabii, hissedar oluyorsunuz. Bugün Cihan gitse, Ahmet gelse, Mehmet gelse; o şirketin tüzel kişiliği devam ettiği sürece sizin hakkınız orada bakidir. Kimse sizin hakkınızı gasp edemez. Yarın bir gün satmak istediğinizde, hissenizi devretmek istediğinizde yine o günkü rayiç bedeller üzerinden hissenizi şirkete geri satabilirsiniz veya üçüncü bir şahsa satabilirsiniz. Hukuki olarak da karşınızda bir şirket ve devletin tanıdığı bir ortaklık yapısı var.”
Sevginar Sali'nin, bu sisteme yalnızca servisçilerin mi girebildiğine yönelik sorusu üzerine Cihan Tuncel, modelin tüm Silivri halkına açık olduğunu vurguladı:“Hayır, sadece servisçilere açık değil. Zaten halka arz dedik ya, işin en güzel tarafı o. Biz istiyoruz ki bu işten Silivri halkı da faydalansın. Bir ev hanımı da, kenarda birikmiş parası olan bir teyzemiz de, bir öğretmenimiz de, bir doktorumuz da, bir avukatımız da bu işe girebilir. İlla servisçi olmasına gerek yok.”
Servisçi olmayan yatırımcılar açısından sistemin daha da cazip olduğunu belirten Tuncel, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:“Zaten servisçi olmayanlar için daha cazip. Çünkü onlar bu işin zorluğunu, sıkıntısını, derdini çekmeden sadece yatırımcı olarak bu işten para kazanıyorlar. İşin hamallığını biz yapıyoruz, sefasını onlar sürüyor diyelim.”
“SİSED, SİLİVRİ'NİN BİR MARKASI VE DEĞERİDİR”
Yusuf Eker'in, sisteme dahil olmak isteyenler için bir koltuk bedelinin ne olduğu yönündeki sorusu üzerine Cihan Tuncel, fiyatların sabit olmadığını belirterek şu açıklamayı yaptı:“Koltuk bedeli her araç alımında o günkü piyasa koşullarına göre belirleniyor. Aracın kasko değeri, plaka değeri, o günkü masrafları neyse hepsini topluyoruz, koltuk sayısına bölüyoruz. Yani bu değişkendir. Bugün 100 lira olan şey yarın 110 lira olabilir, 90 lira olabilir. O yüzden net bir rakam söylemek doğru olmaz. Ama ilgilenen arkadaşlarımız, dostlarımız derneğimize gelip çayımızı, kahvemizi içerken o günkü şartlarda ne olduğunu net şekilde öğrenebilirler.”
Programın sonunda Sevginar Sali'nin, izleyicilere ve Silivri halkına son mesajını sorması üzerine Cihan Tuncel şu ifadeleri kullandı:“Silivri halkına şunu söylemek istiyorum; SİSED, Silivri Servisçiler Derneği; Silivri'nin bir markasıdır, Silivri'nin bir değeridir. Biz bu değeri yükseltmek, Silivri'ye katma değer sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz. Kapımız herkese açık. Buyursunlar gelsinler, bir çayımızı, kahvemizi içsinler. Tanışalım, ne yapıyoruz, ne ediyoruz anlatalım. Yerimiz Devlet Hastanesi'nin yanında. Herkesi bekleriz.”

TANITIM

YORUM YAP